Metin Günday ve Ali Özkaya arasında 'eski yargı daha iyiydi' tartışması

İdare Hukuku Profesörü Metin Günday'ın güncel bir karardan yola çıkarak yaptığı "eski yargı" vurgusuna, hukukçu Ali Özkaya'dan geçmişe dönük örneklerle yanıt geldi. Özkaya, 90'lı yıllardaki mülakat ve yargı uygulamalarını hatırlatarak Günday'ın eleştirilerini "gerçekçi" bulmadığını ifade etti.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 25 Ocak 2026 20:06, Son Güncelleme : 25 Ocak 2026 20:08
Metin Günday ve Ali Özkaya arasında 'eski yargı daha iyiydi' tartışması

Yargı bağımsızlığı ve hukuki kararların niteliği üzerine başlayan tartışma, iki önemli hukuk figürünü karşı karşıya getirdi. Profesör Doktor Metin Günday, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda mevcut idari yargı kararlarını eleştirirken 80'li ve 90'lı yılların yargı sistemine atıfta bulundu. Bu çıkışa yanıt veren hukukçu ve avukat Ali Özkaya ise, o yıllarda bizzat şahit olduğu ve davacı vekili olarak takip ettiği "mülakat mağduriyetleri" üzerinden yargı tarihine ışık tutan bir tartışma başlattı.

Metin Günday: "İdari Yargı 90'lı Yıllara Rahmet Okutuyor"

Tartışmanın fitilini ateşleyen açıklama, Prof. Dr. Metin Günday'ın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasına yönelik açılan davanın reddedilmesi üzerine yaptığı yorum oldu. Günday, paylaşımında idari yargının mevcut tutumunu eleştirerek, "İdari yargı 80'li-90'lı yıllardaki yargıya bir kez daha 'rahmet' okutmuştur" ifadelerini kullandı. Günday'ın bu çıkışı, eski Türkiye'deki hukuk standartlarının günümüzden daha kapsayıcı olduğu imasını taşıması sebebiyle hukuk çevrelerinde yankı uyandırdı.

Ali Özkaya'dan Yanıt: "90'lı Yılların Yargı Sicili Parlak Değil"

Günday'ın "rahmetle andığı" yıllara dair somut hukuk mücadelelerini anlatan Ali Özkaya, o dönemin idari yargı sistemindeki çelişkileri maddeler halinde sıraladı. Özkaya, 1991 yılındaki koalisyon hükümeti döneminde yaşanan mülakat sınavlarına dikkat çekerek, Ankara Hukuk Fakültesi'ni dereceyle bitiren öğrencilerin "ideolojik ve dini tercihler" gerekçesiyle hakimlik sınavlarından elendiğini savundu.

Özkaya, "Genç bir avukat olarak o dönem iptal davası açtığımda, Danıştay 'mülakat sınavları idari yargı denetimine tabi değildir' diyerek başvurularımızı reddetmişti" hatırlatmasında bulunarak, yargının o dönemki tutumunun denetimden uzak olduğunu vurguladı.

Mülakat ve "Çifte Standart" Eleştirisi

Hukukçu Özkaya, açıklamasında sadece sistem eleştirisi yapmakla kalmadı, aynı zamanda o döneme ait çarpıcı iddiaları da gündeme taşıdı. Dönemin Adalet Bakanlığı bürokratlarının ve siyasi figürlerin mülakat süreçlerindeki etkisini örnekleyen Özkaya, yazılı sınavda düşük puan alan bazı isimlerin itirazlarla puanlarının yükseltilerek başarılı sayıldığını, buna karşın sınav birincilerinin elendiğini belirtti.

Aynı Danıştay'ın AK Parti döneminde "mülakatlara kamera konulmalı ve denetlenmeli" şeklinde görüş değiştirdiğini hatırlatan Özkaya, yargıdaki bu "değişken" tutumun tutarlılık açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Geçmişin Mağduriyetleri ve "Gerçekçilik" Tartışması

Tartışmanın sonunda Özkaya, kişisel bir anısına da değinerek ağabeyi Muharrem Özkaya'nın 1991 yılı mezuniyet albümünde sadece sakallı fotoğraf verdiği için yer alamadığını hatırlattı. Özkaya, yargı kararlarının her zaman tartışmaya açık olduğunu ancak geçmişin antidemokratik uygulamalarını görmezden gelerek yapılan bir kıyaslamanın "gerçekçi" olmadığını savundu.

Özkaya, Günday'a hitaben; "Yargımızın iyi sınavlar veremediği dönemler hep olmuştur. Ancak geçmişteki kötü uygulamaları eleştirmeyip bugünkü kararlar üzerinden eskiyi yüceltmenizi gerçekçi bulmuyorum" diyerek eleştirisini noktaladı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber