CİMER başvuruları memurlar üzerinde baskı mı oluşturuyor? DMM'den açıklama
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), CİMER başvurularının kamu çalışanları üzerinde "baskı aracı" oluşturduğu ve bir "ihbar kültürü" yarattığı yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Yapılan açıklamada, sistemin vatandaşın doğrudan geri bildirim mekanizması olduğu vurgulandı.
Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medyada, CİMER üzerinden
yapılan başvuruların memurları mobbinge maruz bıraktığı ve asılsız ihbarların
işleme alınarak çalışanların mağdur edildiği iddiaları gündeme gelmişti. DMM,
17 Şubat 2026 itibarıyla yaptığı resmi açıklamayla bu iddiaların "manipülasyon"
amacı taşıdığını belirtti.
"Otomatik Disiplin İşlemi" Diye Bir Şey Yok
DMM'den yapılan bilgilendirmede, CİMER'in bir cezalandırma sistemi olmadığı,
her başvurunun doğrudan bir soruşturma veya yaptırım anlamına gelmediği ifade
edildi. Başvuruların ilgili kurumlar tarafından mevzuat çerçevesinde incelendiği
ve hukuki dayanağı olmayan şikayetlerin işleme alınmadığı kaydedildi.
Filtreleme Mekanizması: 5690 Sayılı Yönetmelik
Açıklamada, asılsız ve dayanaksız ihbarların önüne geçmek için uygulanan yasal bariyerlere dikkat çekildi. 5690 sayılı CİMER Yönetmeliği kapsamında şu kriterlere uymayan başvurular işleme alınmıyor:
- Somut Bilgi ve Belge: Yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren, kanıt sunulmayan başvurular.
- Anlaşılırlık: Başvuru amacı ve konusu açıkça belirtilmeyen, anlaşılmaz nitelikteki talepler.
- Yasal Kapsam: Mevzuat dışında kalan veya yargı organlarının görev
alanına giren konular.
Manipülasyona Karşı Uyarı
CİMER'in dünyanın en büyük katılımcı demokrasi platformlarından biri olduğunu belirten Merkez, sistemin işlevsizleştirilmeye çalışılmasının kamuoyunu yanıltma amacı taşıdığını vurguladı. Vatandaşların bu tür spekülatif haberlere itibar etmemesi istenirken, sistemin hem idari denetimi hem de vatandaşın karar alma süreçlerine katılımını desteklediği hatırlatıldı.