Danıştay: Öğretim üyesi atamalarında puan üstünlüğü esas!
Danıştay Sekizinci Dairesi, doçent kadrosuna birden fazla adayın başvuru yaptığı süreçle ilgili olarak akademik faaliyet puanı üstün olayın değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti!
Dava konusu olayda, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğünce Fen Fakültesi Kimya
Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen Doçent kadrosuna birden
fazla aday başvuru yapmıştır.
Hacettepe Üniversitesi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; akademik
faaliyet olarak puanı yüksek adayın yerine puanı daha düşük bir adayın ataması
yapılmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından yapılan değerlendirmede; yükseköğretim
kurumlarının takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran
adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda mevzuatın
tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceğinin tartışmasız olduğu;
ancak bu takdir yetkisinin öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde,
2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere
dayanılarak ve bu suretle takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının
yargısal denetimine imkan verecek şekilde belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu çerçevede, davaya konu olayda adayların akademik ve bilimsel çalışmalar
neticesinde elde edilen akademik puanları itibariyle yapılan karşılaştırmada;
davacıya ait puanın, anılan kadroya atanan kişilere ait puanın çok üzerinde
olduğu; davalı idarece, anılan kadroya atanmalarının tercih edilmesine
ve kadro için bilimsel ve akademik anlamda daha uygun olduğuna ilişkin gerekli
ve yeterli gerekçenin ortaya konulamadığı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda, Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından ilk derece ve istinaf mahkemeleri
tarafından verilen karar bozularak, bu hususlar gözetilerek yeni bir karar verilmesi
istenmiştir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/174
Karar No : 2025/7810
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğünce Fen Fakültesi Kimya
Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosuna
başvuran davacı tarafından, anılan kadroya müdahil Doç. Dr. ... ve müdahil Doç.
Dr. ...'in atanması ile kendisinin atanmamasına ilişkin davalı idare işleminin
iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davalı idare Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosuna, davacının da dahil olduğu üç kişi tarafından atanma istemiyle başvurulduğu, başvuran adaylardan Doç. Dr. ...'ün diğer adaylar ile kıyaslandığında etki değeri yüksek dergilerde yayımlanmış birçok makalede sorumlu yazar olarak yer aldığı, Q1 kategorisindeki dergilerde yayımlanmış makalelerine ait toplam puanının en yüksek olduğu, Q1 kategorisindeki bir dergide yayımlanmış tek yazarlı makalesinin bulunduğu ve en yüksek atıf puanına sahip olduğu ve özellikle üniversiteler dışındaki kamu kuruluşları ile yapılan dört adet projede yürütücülüğü nedeni ile adaylar arasında sıralama yapıldığında birinci sırada yer aldığından dava konusu işlemin ...'ün doçentlik kadrosuna atanmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; karşılaştırılan adaylardan davacının, toplam makale sayısı ve Q1/Q2 kategorisindeki dergilerde yer alan makalelerinin toplam sayısı bakımından diğer adaylara üstünlük sağlamasına rağmen, üniversiteler dışındaki kamu kuruluşları ile yapılan sadece bir projede yürütücü olması nedeni ile adaylar arasında sıralama yapıldığında ikinci sırada yer aldığı, diğer aday Doç. Dr. ...in ise toplam makale sayısının 1. sırada önerilen Doç. Dr. ...'ten fazla olmasına rağmen, Doç. Dr....in en düşük toplam Q1/Q2 makale sayısına ve en düşük atıf sayısına sahip olduğu ve proje yürütücülüğü olmadığından diğer adaylar arasında sıralama yapıldığında üçüncü sırada yer aldığı, yürütülen hizmetin niteliği, önemi ve özelliği ve liyakat esasları dikkate alındığında dava konusu işlemin anılan kadroya Doç. Dr. ...'in atanması, davacının atanmamasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin Doç. Dr. ...'ün doçentlik kadrosuna atanmasına ilişkin kısmı bakımından davanın reddine, dava konusu işlemin doçentlik kadrosuna Doç. Dr....'in atanması, davacının atanmamasına ilişkin kısmı yönünden ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyada yer alan jüri raporları ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; söz konusu raporlar arasında adayların akademik çalışmaları ile ilgili yapılan tespitler bakımından belirgin düzeyde farklılıkların bulunmadığı, bilirkişi raporlarında belirtilen kanaatlerin ise Mahkemeleri bağlayıcı niteliğinin olmadığı, atama yapma hususunda davalı idareye tanınan takdir yetkisinin, davalı idarece davacının ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmaması diğer iki adayın atanması yönünde kullanılmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, davanın tamamen reddi gerekirken, aksi yönde değerlendirme ile dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idare ile müdahil ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, akademik çalışmalarının atanan her iki adaydan fazla olduğu ve onlardan daha liyakatli olduğu, bilirkişi raporunda da atanmaya uygun olduğunun belirtildiği, bilimsel çalışmaları yanında tez danışmanlıkları ve Tübitak ile BAP proje yürütücülükleri olduğu, jürinin objektif değerlendirme yapmadığı, farklı üniversiteden atanan jüri üyesinin kendisinin atanması yönünde görüş bildirdiği, takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, jüri üyelerince, adaylar
hakkında nitelik, öz geçmiş, bilimsel katkı gibi hususlara göre değerlendirme
yapıldığı, puana göre sıralama yapılması halinde bilim jürisinin değerlendirmesine
ihtiyaç olmayacağı, bunu herhangi birinin de yapabileceği, puan esas alınsa
dahi ... ile davacı arasında 4-5 yıllık bir deneyim farkı olduğundan puan fazlalığı
olmasının doğal olduğu, davacının çalışmalarının doktora tezine yakın çalışmalar
olduğu, davacının diğer adayların tersine yurt dışı deneyiminin olmadığı, takdir
yetkisinin hukuka uygun kullanıldığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek
istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Müdahil ... tarafından, idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullandığı, kadroya
başvurusunda sunduğu yayınların dokuz tanesinde çarpıtma yaptığı gerekçesi ile
davacı hakkında etik ihlal kararı verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun
olduğu belirtilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten
ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin
durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı'na
iki adet Doçent öğretim üyesi alımı için 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi
Gazete ile akademik personel alım ilanı yapılmıştır.
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak
görev yapmakta olan davacı, söz konusu kadro için başvuruda bulunmuştur. Yapılan
ön değerlendirme sonrasında davacı ile birlikte koşulları sağlayan diğer adaylara
ait dosyalar değerlendirilmek üzere bilim jürilerine gönderilmiştir. Bilim jürilerinden
gelen raporlar doğrultusunda anılan Doçent öğretim üyesi kadrosuna Doç. Dr.
... ve Doç. Dr. ... atanmıştır.
Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu kadroya Doç. Dr. ... ve Doç. Dr....'in
atanmasına ilişkin işlem ile kendisinin atanmamasına ilişkin işlemin iptali
istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı
24. maddesinin (e) bendinde, "Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim
kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna
başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri
ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç
profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer
rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler.
Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz
önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer
verilmiştir.
12/6/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Öğretim Üyeliğine Yükseltilme Ve Atanma Yönetmeliği'nin doçent kadrolarına atanmanın
düzenlendiği 3. bölümünde yer alan "Atanma şartı" başlıklı 8. maddesinde;
"(1) Doçent kadrolarına atanabilmek için, 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi
uyarınca doçentlik unvanını almış bulunmak veya yurt dışında alınan doçentlik
unvanının, 2547 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince Üniversitelerarası Kurul
tarafından Türkiye'de geçerli sayılmış olması gereklidir." hükmü; "İlan
ve başvuru" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Bir üniversite veya yüksek
teknoloji enstitüsündeki açık bulunan doçent kadroları, Resmi Gazete'de ve üniversite
veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında rektörlükçe ilan
edilerek duyurulur. Bu ilanda adaylara on beş günden az olmamak üzere başvuru
süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir. (2) Adaylar özgeçmişlerini,
bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan bir dosyayı dört nüsha olarak, ilanda
belirtilen süre içerisinde rektörlüğe teslim eder." hükmü; "Atama
süreci" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Rektör, ilan edilen doçent kadrosuna
başvuran adayların durumlarının incelenmesi için en az biri başka üniversite
veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı
ile ilgili olan üç profesörü, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün
içinde, sözlü sınavın yapılması halinde ise sözlü sınavların bitiş tarihinden
itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin
bölüm başkanının profesör olması halinde, tespit edilecek üç profesörden birinin
bölüm başkanı olması zorunludur. (2) Rektör, aday veya adayların özgeçmişlerini,
bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan dosyaları bu profesörlere göndererek
kişisel raporlarını bir ay içinde bildirmelerini ister. Bu profesörler aday
veya adaylar hakkında ayrı ayrı tercih ve görüşlerini rektöre bildirir. (3)
Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit
edilen başka profesörlere dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Rektör dosya
inceleme sonuçlarına dayanarak, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim
kurulunun gerekçeli görüşünü de aldıktan sonra atama hakkındaki kararını verir."
hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına
karar verildiği, bilirkişi incelemesi sonrasında dava dosyasına sunulan bilirkişi
raporunda özetle; "Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Fen Fakültesi
Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için 30/12/2021 tarihinde ilan edilen
iki kişilik Doçent kadrosu için başvuruda bulunan üç adayın (Doç. Dr. ..., Doç.
Dr.... ve Doç. Dr. ...) dosyalarını değerlendirmek üzere Prof. Dr. ..., Prof.
Dr. ... ve Prof. Dr. ...'ın görevlendirildiği, üç jüri üyesinin de adayların
başvurduğu bilim alanında çalıştığı, Prof. Dr....'ın, başka bir üniversitede
(Gazi Üniversitesi) görev yapmakta olup mevzuat gereği "Jüri üyelerinden
en az birinin başka üniversiteden olma" koşulunu sağladığı, Prof. Dr. ...
ve Prof. Dr....'ın ise Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik
Kimya Anabilim Dalı'nda görev yaptığı, oluşturulan jüri üyelerinden Prof. Dr....'ın,
aday...'in Yüksek Lisans ve Doktora tez danışmanı olduğu ve dolayısı ile ortak
makaleleri ve bildirileri bulunduğu, ancak, Yükseköğretim Kurulu'nun Öğretim
Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 11/1. maddesinde "İlan
edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının Profesör olması halinde,
tespit edilecek üç Profesörden birinin Bölüm Başkanı olması zorunludur"
ifadesinin yer alması nedeniyle Prof. Dr. ...'ın bölüm başkanı olması sebebiyle
jüri üyesi olarak görevlendirilmesinin uygun bulunduğu, dolayısıyla adayların
akademik çalışmalarını incelemek için belirlenen jüri üyelerinin mevzuat dikkate
alınarak oluşturulduğu, ilan edilen kadroya özgü spesifik bir koşul bulunmamakta
olup kadroya başvuran tüm adayların ilanda belirtilen açıklamaya göre "Doçentlik
ünvanını Kimya alanında almış olmak, Anorganik Kimya alanında çalışmalar yapmış
olmak" niteliğini taşıdığı, Doçent kadrolarına atanmak için başvuruda bulunan
her üç adayın da bilimsel çalışmalarının söz konusu kadrolara atanmak için yeterli
olduğu, adayların bilimsel etkinlikleri değerlendirildiğinde; etki değeri yüksek
dergilerde yayımlanmış birçok makalede sorumlu yazar olarak yer alması, Q1 kategorisindeki
dergilerde yayımlanmış makalelerine ait toplam puanının en yüksek olması, Q1
kategorisindeki bir dergide yayımlanmış tek yazarlı makalesinin bulunması ve
en yüksek atıf puanına sahip olması ve özellikle, üniversiteler dışındaki kamu
kuruluşları ile yapılan dört adet projede yürütücülüğü nedeni ile Doç. Dr. ...'ün
ilk sırada yer aldığı; toplam makale sayısı ve Q1/Q2 kategorisindeki dergilerde
yer alan makalelerinin toplam sayısı bakımından diğer adaylara üstünlük sağlamasına
rağmen üniversiteler dışındaki kamu kuruluşları ile yapılan sadece bir projede
yürütücü olması nedeni ile Doç. Dr. ...'ün ikinci sırada yer aldığı; puanlama
tablosuna göre, Doç. Dr. ...'in toplam makale sayısı 1. sırada önerilen Doç.
Dr....'ten fazla olmasına rağmen Doç. Dr. ...'in en düşük toplam Q1/Q2 makale
sayısına ve en düşük atıf sayısına sahip olması ve proje yürütücülüğünün olmaması
nedeni ile 3. sırada yer aldığı, sonuç olarak; Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi
Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent
kadrosuna birinci sırada Doç. Dr. ...'ün, ikinci sırada Doç. Dr. ...'ün atanması
gerektiği" görüş ve kanaatine yer verildiği görülmektedir.
İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde,
sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve
verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya
konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda -ilgili kanununda bağlı yetki
içinde bulunduğu belirtilmediği takdirde- birden çok seçenekten birisini tercihte
takdir yetkisiyle donatılmışlardır.
Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği
anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi,
bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile
sınırlıdır.
Bir başka deyişle; idarelerin işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen
çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de, bu takdir hakkı,
serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir durumu ifade etmeyip, kamu
yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla
desteklenmelidir.
Yukarıda yer alan hükümlerden de anlaşıldığı üzere; idarenin takdir yetkisi
kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran ve jüri değerlendirmesi
sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en
uygun adayın tercihi konusunda yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte
bulunabileceği tartışmasız olup; uyuşmazlıkta, bu takdir yetkisinin öncelikle
ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü
amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle takdir
yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının yargısal denetimine
imkan verecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden;
Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Fen Fakültesi, Kimya Bölümü, Anorganik Kimya
Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosuna davacı ve müdahiller
dahil olmak üzere üç kişi tarafından atanma istemiyle başvurulduğu, bilim jürisinde
yer alan ve Gazi Üniversitesi'nde görev yapan Prof. Dr. ...'ın, davacının atanması
yönünde görüş bildirdiği, mahkeme tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde
de yine davacının atanması gerektiği yönünde görüş bildirildiği görülmektedir.
Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; adayların
akademik çalışmaları ile ilgili yapılan tespitler bakımından belirgin düzeyde
farklılıkların bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,
dosyadan ...'ün 353.5 ve...'in ise 350.09 toplam puanının olduğu, davacının
puanının diğer iki adaydan daha yüksek olup, toplam 553,50 puanının olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; adayların akademik ve bilimsel çalışmalar neticesinde elde edilen
akademik puanları itibariyle yapılan karşılaştırmada; davacıya ait puanın, anılan
kadroya atanan kişilere ait puanın çok üzerinde olduğu görülmekte olup; uyuşmazlığa
konu doçent öğretim üyesi kadrosu için gerekli bütün şartları sağlayan adaylar
arasından kadroya atanan adayların görece daha düşük akademik puana sahip olmasına
rağmen; davalı idarece, anılan kadroya atanmalarının tercih edilmesine ve kadro
için bilimsel ve akademik anlamda daha uygun olduğuna ilişkin gerekli ve yeterli
gerekçenin ortaya konulamadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla; dava konusu iki adet doçent kadrosu için adayların çalışmaları ve puanlarına göre bir değerlendirme yapılması gerektiği, davacının akademik yayın, atıf ve puan açısından diğer iki adaydan önde bulunduğu, bilirkişi raporunda da davacının atanması yönünde görüş bildirildiği anlaşıldığından; puan üstünlüğü dikkate alındığında kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından anılan kadroya davacının atanma talebinin uygun bulunmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte; temyiz aşamasında müdahil ... tarafından verilen dilekçede;
davacının kadroya başvuru sırasında davalı idareye sunduğu dokuz yayınında çarpıtma
suretiyle etik ihlalde bulunduğunun, bunun da bilimsel dürüstlük ve akademik
liyakat ilkesine uygun olmadığının belirtildiği ve davacının etik ihlalde bulunduğuna
dair 22/07/2025 tarihli Yayın Etiği Komisyonu(Fen ve Mühendislik) Toplantı kararlarının
eklendiği görülmektedir.
Ayrıca İdare Mahkemesince dava konusu işlemin Doç. Dr. ...'ün doçentlik kadrosuna
atanmasına ilişkin kısmı bakımından davanın reddine karar verildiği, kararın
bu kısmına ilişkin olarak davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı
ve kararın bu kısmının kesinleştiği anlaşıldığından, temyize konu olan dava
konusu işlemin doçentlik kadrosuna Doç. Dr....'in atanmasına yönelik kısmı yönünden
temyiz incelemesi yapılması gerekmektedir.
Bu durumda; öncelikle davacı hakkındaki etik ihlal iddiasının ve buna ilişkin
verilmiş idari ya da adli bir karar olup olmadığının araştırılması, bu hususun
değerlendirilmesi ve gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, etik
ihlal olmaması halinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen rapor
esas alınmak suretiyle davacı ve Doç. Dr....'in çalışmaları ve puanlarına göre
bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin kısmen iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi
kararına yönelik davalı idare ve müdahil ...'in istinaf istemlerinin kabulü
ile davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi kararında
hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...
sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare
Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 21/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.