Eğitim-Bir-Sen: Kadın kamu çalışanları için hafta 4 gün olsun!
Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile kariyerleri arasında sıkışmaması için haftalık çalışma süresinin 32 saate indirilmesi ve çalışma günlerinin 4 güne düşürülmesi gerektiğini savundu. Saha araştırmalarına dayanarak hazırlanan öneri paketinde; analık izninin toplamda 60 haftaya çıkarılması, süt izninin iki yıla uzatılması ve tüm kamu kurumlarında kreş hizmetinin zorunlu hale getirilmesi gibi kritik maddeler yer alıyor.
Eğitim-Bir-Sen olarak kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına
dikkati çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini ifade eden
Aydın, 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye'de kadınların en büyük örgütlü gücü
olma sorumluluğunu taşıdıklarını vurguladı.
"Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum" anlayışıyla
yürüttükleri çalışmaların sahada karşılık gördüğünü belirten Aydın, 2025 yılı
itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27'ye ulaşmasının bu kararlı
mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.
Kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunların çözümü için uzun yıllardır
mücadele verdiklerini vurgulayan Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kurulduğumuz günden bu yana iş-aile uyumunun sağlanması, analık haklarının
korunması, çalışma hayatında şiddet ve mobbingin önlenmesi ve fırsat eşitsizliğinin
giderilmesi için mücadele ediyoruz.
Israrlı takiplerimiz ve girişimlerimiz sonucunda doğum ve babalık izinlerinin
artırılmasından yarım zamanlı çalışma hakkına, kreş hizmetlerinin tasarruf genelgesi
kapsamından çıkarılmasından 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesine kadar pek
çok konuda sivil toplum ve siyasetin harekete geçmesini sağladık."
Türkiye'nin uzun süredir sessiz fakat derin bir demografik dönüşüm süreci yaşadığına
dikkati çeken Aydın, nüfusun yaşlandığını, doğurganlık oranlarının düştüğünü
belirterek, bu tablonun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu
ifade etti.
Kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında
sıkıştığını anlatan Aydın, aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği,
aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele
ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yaptıkları "Türkiye'de
Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri"
başlıklı saha araştırmasının sonuçlarının bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koyduğunu
belirten Aydın, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin
artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini
talep ettiklerini aktardı.
Araştırmaya katılanların yüzde 92'sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96'sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini ifade eden Aydın, şunları kaydetti:
"Kadınlar, esnek çalışma modellerini desteklemekte, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden.
Bugün dünyada pek çok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modeli, ülkemizde
de başta kadın kamu görevlileri için uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek
iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye
gidilmeli, kadın kamu görevlileri çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir. Eğitim-Bir-Sen
olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini
azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini
destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz."
Kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi
gerektiğinin altını çizen Aydın, bu kapsamdaki önerilerini şöyle sıraladı:
"Analık izni doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60
haftaya çıkarılmalı,
Süt izni iki yıla çıkarılmalı,
Babalık izin süreleri artırılmalı,
Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı
sağlanmalı,
Çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmeli ve emeklilikte yıpranma payı
uygulanmalı,
Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı,
Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15'e sabitlenmeli,
Evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemeler daha da geliştirilmeli."
Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde doğum
ve babalık izin sürelerinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını
belirterek, "Doğum hızını ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen
düzenlemelere kararlılıkla devam edilmelidir. Ancak saha araştırmamız da göstermiştir
ki sorunu aşmak için daha kalıcı ve kapsamlı çözümler üretilmelidir." ifadelerini
kullandı.
Eğitim-Bir-Sen olarak kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması, huzurlu ve saygın bir çalışma ortamında üretmeye devam etmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Aydın, emekleri, mücadeleleri ve fedakarlıklarıyla hayatın her alanına değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı.