PMYO'dan eski arkadaşına bilgi sızdıran polis meslekten ihraç edildi

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiilden dolayı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemi hukuka uygun buldu.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 19 Aralık 2022 00:10, Son Güncelleme : 06 Aralık 2022 15:33
PMYO'dan eski arkadaşına bilgi sızdıran polis meslekten ihraç edildi

Danıştay 5. Daire: Eski arkadaşı ile görüşmesi hayatın olağan akışına uygundur

Dava konusu uyuşmazlıkta, polis memuru olarak görev yapan davacının, çeşitli adli suçlara yönelik yapılan operasyon kapsamında tutuklanan D.A. isimli şahıs ile polis okulundan arkadaş olduğu, polis memuru olan D.A. isimli şahsın meslekten çıkarıldığı ancak davacı ile zaman zaman telefonla zaman zaman ise yüz yüze görüşmeye devam ettiği anlaşılmakla birlikte; dosya kapsamında yer alan tanık beyanlarının incelenmesinden, operasyon kapsamında tutuklanan şüphelilerden hiçbirinin davacıyı tanımadıkları yönündeki beyanları da dikkate alındığında davacı ile D.A. isimli şahıs arasındaki görüşmelerde hayatın olağan akışına aykırı olan bir yön bulunmadığı gibi görev yaptığı ilde haklarında yürütülen bir kovuşturma bulunmamasına rağmen kimlerin suça bulaşmış kişiler olduğunun davacı tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, davacı tarafından telefon konuşmasında sarf edilen sözlerin, gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belge kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı ve yapılan operasyonu akamete uğratabilecek ölçüde önemli olmadığı,

Bu durumda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

İDDK: Arkadaşına bilgi aktarmıştır, atılması gerekir

. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, kurulan örgüte üye olmak, tefecilik, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, zorla senet imzalatmak ve işyeri kurşunlama" suçlarına yönelik yapılan soruşturmasında olayın şüphelilerinden olan ve daha önce muhtelif suçlardan dolayı meslekten ihraç edilen eski polis memuru D.A. ile davacının sık sık görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerde davacının D.A.'ya bilgi aktardığının tespit edildiği, iletişim tespit tutanaklarına göre eski polis memuru D.A.'nın davacıya ... plakalı aracın, sivil emniyet aracı olup olmadığı hususunu, E. isimli bir amiri ve kendilerine karşı yapılması planlanan herhangi bir operasyon olup olmadığına ilişkin sorular sorduğu, davacının bahse konu aracın Asayiş Şube Müdürlüğüne ait ekip otosu ve ekipteki personelin arkadaşı olduğu, kendileri ile ilgili bir problem olmadığı, E. isimli şahsın KOM'da görevli olduğu, amir olup olmadığını bilmediği şeklinde görüşme yaptığı, ancak ... plakalı aracın Asayiş Şube Müdürlüğüne ait ve söz konusu örgüte yönelik takip ve tarassut çalışmalarında görevli olduğu, E. isimli personelin de Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde görevli polis memuru H.E.C. olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından verilen bilgilerin suç örgütüne yapılacak operasyonu akamete uğratabilecek ölçüde önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, davacının görevli veya yetkili olmayan kişilere gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri açıkladığı sabit olduğundan, fiiline uygun meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.


T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 2021/2258
Karar No: 2022/1830

TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI): . 'nun Varisleri. ve .
VEKİLİ: Av.
II-(DAVALI): . Bakanlığı
VEKİLİ: Av.
DİĞER DAVALI : .
VEKİLİ : .

İSTEMİN KONUSU:

Danıştay Beşinci Dairesinin 26/11/2020 tarih ve E:2018/2802, K:2020/5432 sayılı kararının redde ilişkin kısmının davacının varisleri tarafından, iptale ilişkin kısmının davalı İçişleri Bakanlığı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

Davacının, . İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiilden dolayı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. tarih ve. sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti:

Danıştay Beşinci Dairesinin 26/11/2020 tarih ve E:2018/2802, K:2020/5432 sayılı kararıyla;

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemi yönünden;

23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun hükümleri dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan meslekten çıkarma cezasının dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş kabul edileceğinin kurala bağlandığının görüldüğü,

Bu durumda, dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı mevcut olduğundan anılan Tüzük'te bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı,

Öte yandan, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dava konusu maddesinde, gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklayan personele verilecek disiplin cezalarının düzenlendiği, anılan düzenlemenin, polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı; anılan eylemlerin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmayı gerektiren fiiller arasında sayılmasının polislik mesleğinin niteliği dikkate alındığında kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu anlaşıldığından, anılan Tüzük'ün dava konusu maddesinde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı;

Davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun . tarih ve . sayılı kararının iptali istemi yönünden;

Dava konusu uyuşmazlıkta, polis memuru olarak görev yapan davacının, çeşitli adli suçlara yönelik yapılan operasyon kapsamında tutuklanan D.A. isimli şahıs ile polis okulundan arkadaş olduğu, polis memuru olan D.A. isimli şahsın meslekten çıkarıldığı ancak davacı ile zaman zaman telefonla zaman zaman ise yüz yüze görüşmeye devam ettiği anlaşılmakla birlikte; dosya kapsamında yer alan tanık beyanlarının incelenmesinden, operasyon kapsamında tutuklanan şüphelilerden hiçbirinin davacıyı tanımadıkları yönündeki beyanları da dikkate alındığında davacı ile D.A. isimli şahıs arasındaki görüşmelerde hayatın olağan akışına aykırı olan bir yön bulunmadığı gibi görev yaptığı ilde haklarında yürütülen bir kovuşturma bulunmamasına rağmen kimlerin suça bulaşmış kişiler olduğunun davacı tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, davacı tarafından telefon konuşmasında sarf edilen sözlerin, gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belge kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı ve yapılan operasyonu akamete uğratabilecek ölçüde önemli olmadığı,

Bu durumda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı;

gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine, . tarih ve . sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:

Davacının varisleri tarafından, davacı hakkında 2014 yılında tesis edilen disiplin yaptırımının dayanağının 2018 yılında yürürlüğe giren Kanun olamayacağı, 7068 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından, davacıya atfedilen eylemin sübuta erdiği, dava konusu meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

Davalı idareler tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen ret kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:

Davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının redde ilişkin kısmının onanması, davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı İçişleri Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü, davacının Anayasa'ya aykırılık itirazı ciddi görülmeyerek için esasına geçildi;

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/3969 sayısına kayden açılan "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, kurulan örgüte üye olmak tefecilik, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet, zorla senet imzalatmak, ve işyeri kurşunlama" suçlarına yönelik olarak yapılan çalışmalarda; olayın şüphelilerinden olan ve daha önce muhtelif suçlardan dolayı meslekten çıkarılan eski polis memuru D.A. ile polis memuru davacının, sık sık görüşmeler yaptığının ve davacının bu görüşmelerde D.A.'ya bilgi aktardığının tespit edilmesi üzerine disiplin soruşturması başlatılmıştır.

Yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan raporda; iletişim tespit tutanaklarında geçen ve D.A.'nın davacıya sorduğu "..." plakalı aracın, söz konusu örgüte yönelik yapılan operasyonda takip ve tarassut ile fiilen görevli olduğu ve bu araç hakkında verdiği bilginin operasyonu akamete uğratabilecek ölçüde önemli olduğu, davacının suç örgütü üyesi olmamakla birlikte emniyet teşkilatı mensubundan beklenen basireti göstermeyerek, görevinin gereği olmadığı halde toplum içinde adları suçla anılan ve tefecilik yapan kişilerle iletişim kurarak ve kendilerine vermemesi gereken gizli bilgileri vererek Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinde yer alan "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili sübuta erdiğinden meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir.

Anılan raporu değerlendiren Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun . tarih ve . sayılı kararıyla, davacının isnat edilen suçu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, emniyet örgütünde çalışan her sınıftan memura verilecek disiplin cezalarını gerektiren eylem, işlem tutum ve davranışlarla cezaların derece ve miktarının Tüzük'te gösterildiği belirtilmiş ve 8/13. maddesinde, "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" kuralına yer verilmiştir.

08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..."; "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.

(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.

(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının redde ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacının varislerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Daire kararının, . tarih ve . sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline ilişkin kısmına gelince;

. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, kurulan örgüte üye olmak, tefecilik, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, zorla senet imzalatmak ve işyeri kurşunlama" suçlarına yönelik yapılan soruşturmasında olayın şüphelilerinden olan ve daha önce muhtelif suçlardan dolayı meslekten ihraç edilen eski polis memuru D.A. ile davacının sık sık görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerde davacının D.A.'ya bilgi aktardığının tespit edildiği, iletişim tespit tutanaklarına göre eski polis memuru D.A.'nın davacıya ... plakalı aracın, sivil emniyet aracı olup olmadığı hususunu, E. isimli bir amiri ve kendilerine karşı yapılması planlanan herhangi bir operasyon olup olmadığına ilişkin sorular sorduğu, davacının bahse konu aracın Asayiş Şube Müdürlüğüne ait ekip otosu ve ekipteki personelin arkadaşı olduğu, kendileri ile ilgili bir problem olmadığı, E. isimli şahsın KOM'da görevli olduğu, amir olup olmadığını bilmediği şeklinde görüşme yaptığı, ancak ... plakalı aracın Asayiş Şube Müdürlüğüne ait ve söz konusu örgüte yönelik takip ve tarassut çalışmalarında görevli olduğu, E. isimli personelin de Asayiş Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliğinde görevli polis memuru H.E.C. olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından verilen bilgilerin suç örgütüne yapılacak operasyonu akamete uğratabilecek ölçüde önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, davacının görevli veya yetkili olmayan kişilere gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri açıkladığı sabit olduğundan, fiiline uygun meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, . tarih ve . sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının varislerinin temyiz istemlerinin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2. Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/11/2020 tarih ve E:2018/2802, K:2020/5432 sayılı kararının redde ilişkin kısmının ONANMASINA, iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,

4. Kesin olarak, 23/05/2022 tarihinde disiplin cezası yönünden oybirliği, Tüzük maddesi yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber