Hikmet öğretmen cinayetinde HTS oyunu!

İstanbul'da 2006'da kaybolan emekli matematik öğretmeni Hikmet Akçay'ın esrarengiz dosyası, akıllara durgunluk veren bir soruşturmaya dönüştü. Aradan geçen 19 yıl 7 ayın ardından dosyayı yeniden inceleyen dedektifler, HTS kayıtlarındaki zincirleme bağlantıları ortaya çıkardı.

Kaynak : Habertürk
Haber Giriş : 30 Kasım 2025 16:53, Son Güncelleme : 30 Kasım 2025 16:56
Hikmet öğretmen cinayetinde HTS oyunu!

Habertürk'ten Mustafa Şekeroğlu'nun haberine göre; Yıl 2006... Tarih 1 Mayıs'ı gösteriyordu. İşçi ve Emekçiler Bayramı nedeniyle İstanbul'da çok sıkı güvenlik önlemleri alınmıştı. Yasa dışı grupların eylem yapacağı yönündeki duyumlar üzerine özellikle Beyoğlu'nda kuş uçurtulmuyordu. Neredeyse bütün polislerin görevde olduğu o gün, Silivri'deki jandarma ekipleri gelen bir ihbar üzerine hızla Beyciler Köyü fabrikalar bölgesine geçti.

KAN DONDURAN MANZARA

Olay yerine giden jandarma ekipleri kan donduran bir manzarayla karşılaştı. Boş arazide, bir valizin yanında yanmış halde bir erkek cesedi bulundu. Olay hemen savcılığa bildirildi ve Olay Yeri İnceleme ekipleri bölgede çalışma başlattı. Tanınmayacak derecede yandığı belirlenen erkek cesedi, yıllar sonra suçluların korkulu yeri olan, namı diğer "En yüksek tepe Gayrettepe" olarak bilinen Asayiş Şube Müdürlüğü'nün Kayıp Şahıslar Büro Amirliği dedektifleri tarafından çözülecek akıllara durgunluk veren bir cinayet dosyasının başlangıcı olacaktı.

BİR GÜN SONRA

Bir gün sonra Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giden İsmet Bey, 51 yaşındaki emekli öğretmen kardeşi Hikmet Akçay'dan birkaç gündür haber alamadığını belirterek kayıp başvurusunda bulundu. Eski matematik öğretmeni olan Hikmet Akçay'ın evine, çilingir yardımıyla kapı açtırılarak girildi.

DOSYA SESSİZ SEDASIZ RAFLARA KALDIRILDI

İçeride, Akçay'ın akıbetiyle ilgili en ufak bir bulgu arayan polis ekipleri bazı ses kayıtları buldu. Bu kayıtların içeriğindeki sesler, duyulmaması üzerine gerekli tedbirler alınarak adli emanete teslim edildi. Yapılan çalışmalara rağmen kayıp öğretmen Hikmet Akçay'la ilgili herhangi bir gelişme yaşanmadı. Dosya sessiz sedasız raflara kaldırıldı.

19 YIL SONRA

2024 yılının son ayında Polis Başmüfettişi Selami Yıldız, İstanbul Emniyet Müdürü olarak atandı. İstanbul'da birçok önemli birimde değişiklikler yapıldı. Sokak suçları ve uyuşturucu çetelerine yönelik çalışmalar yoğunlaştırıldı. Ancak Yıldız'ın özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de, geçmişte çözülemeyen faili meçhul vakaların sıkı takibi ve kurulacak özel ekiplerle bu dosyaların çözülmesiydi.

GAYRETTEPE'DE HAREKETLİLİK

Türk Emniyet Teşkilatı'nın efsane birimi Asayiş Şube Müdürlüğü'nün özellikle Cinayet Büro ve Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'nde önemli bir hareketlilik yaşanmaya başlandı. Cinayet Büro'da çözülmemiş cinayet dosyaları, Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'nde ise cinayete kurban gitme ihtimali bulunan kayıp vakaları tek tek raflardan indirildi.

HİKMET ÖĞRETMENE NE OLDU?

Toplantı yapan Kayıp Şahıslar Büro Amirliği, esrarengiz şekilde ortadan kaybolmuş ve yıllarca bulunamayan kişilerin dosyalarını ayırdı. Bu dosyalardan biri, 2 Mayıs 2006 günü hakkında kayıp başvurusu yapılan Hikmet öğretmene aitti. Tam 19 yıl 6 aydır ortaya çıkmayan Hikmet öğretmene ne olmuştu? Hiçbir suç kaydı olmayan emekli öğretmenden neden bu kadar uzun süredir haber alınamıyordu? Eğer bir cinayete kurban gittiyse, altı ay sonra dosyada zaman aşımı dolacaktı. Bu soruların cevabı bulunmalı ve olay artık çözüme kavuşturulmalıydı.

SES KAYDI İYİLEŞTİRİLDİ

Dosyayı Kayıp Şahıslar Büro Amiri Fatih komiser yönetiyordu. Genç komiser, hemen özel bir ekip kurarak olayın çözülmesi için yoğun bir çaba harcamaya başladı. İlk olarak dosya baştan sona incelendi, eksik bırakılmış tüm noktalar tek tek tespit edildi. Dosyada bulunan ses kayıtları da yeniden işlenerek iyileştirildi.

TEHDİT İÇEREN KELİMELER

Gelişen teknoloji sayesinde iyileştirilen kayıtlarda, Hikmet Akçay'ın bir genç kızla yaptığı ses kaydı tespit edildi. Konuşma sırasında Akçay'ın, "Sen evli erkeklerle ilişkiye giriyorsun. Seni annene söylerim. O öğretmenin eşini de tanıyorum, ona da durumu anlatacağım. Bu ilişkiye son vermezsen seni parçalar, bir bavulun içine koyarım" dediği anlaşıldı. Bu konuşmanın, Akçay'ın kaybolmasıyla bağlantılı olabileceği değerlendirildi. Peki Akçay'ın tehdit ettiği bu genç kız kimdi? Bu kritik ses kaydının ardından soruşturma derinleştirildi.

HTS KAYITLARI KENDİ EVİNİ GÖSTERDİ

Dosyada öğretmenin cep telefonu kayıtlarının bulunmadığı tespit edildi. Bunun üzerine, 19 yıl 6 ay öncesine ait baz istasyonu ve HTS kayıtları incelendi. Elde edilen kayıtlarda, öğretmenin 27 Nisan 2006 günü İstanbul ve Kocaeli'nde sinyal verdiği görüldü. Telefon görüşmelerinde, şu an 42 yaşında olan Esin B. isimli bir kadınla iletişim kurduğu belirlendi. Soruşturmanın derinleşmesi üzerine, ikilinin aynı gün Kocaeli'nde aynı bölgeden sinyal verdiği anlaşıldı. Ancak öğretmenin ertesi gün İstanbul Bayrampaşa'daki evinden sinyal vermesi kafaları karıştırdı.

EVDE HİÇ KAN İZİ YOKTU

Dedektifler, dosyadaki o dönem yapılan arama tutanaklarını inceledi. Evde herhangi bir kan ya da boğuşma izi bulunmadığı görüldü. Bu da öğretmen öldürüldüyse bunun kendi evinde gerçekleşmediğini gösteriyordu. Ancak telefonunun en son kendi evinden sinyal vermesi dikkat çekiciydi. Bu durum, tecrübeli dedektiflerin Esin B.'ye yönelmesine neden oldu. Ortada bir oyun olduğu düşünüldü ve dedektifler bu oyunu bozmakta kararlıydı. Esin B. bu kez mercek altına alındı.

ZİNCİRLEME İLİŞKİLER

Çıkarılan profile göre Esin B., olay tarihinde 23 yaşında ve Kocaeli'de üniversitede okuyan bir öğrenciydi. Araştırma derinleştikçe şaşırtıcı bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Esin B.'nin, kayıp öğretmen Hikmet Akçay'ın ortaokul öğrencisi olduğu tespit edildi. Genç kızın olay döneminde kullandığı cep telefonuna ait kayıtlar da incelendi. Ortaya çıkan çizelge, zincirleme ilişkilere uzanan dikkat çekici bir tabloyu gösteriyordu.

KOCAELİ'NDEN SİLİVRİ'YE UZANAN YOL

Telefon kayıtlarında, Esin B.'nin kayıp öğretmen Hikmet Akçay'dan sonra olay döneminde üniversitedeki erkek arkadaşı Zemçi S. ve lisede matematik öğretmeni olan Erdoğan Y. (63) ile bağlantı kurduğu ortaya çıktı. Kayıtlara göre bu üç kişi, önce Kocaeli'ndeki genç kızın evinin bulunduğu bölgeden, daha sonra ise hep birlikte Silivri Beyciler Köyü Fabrikalar Bölgesi'nden sinyal verdi.

YANMIŞ ERKEK CESEDİ BULUNMUŞTU

Kayıtlara göre toplam dört kişinin 29 Nisan 2006 günü Silivri'deki bu bölgeye gittiği anlaşılıyordu. Dedektifler hemen 2006 yılında bölgede herhangi bir ceset bulunup bulunmadığını araştırdı. Yapılan incelemede, 1 Mayıs 2006 günü bir bavulun içinde yanmış halde bir erkek cesedi bulunduğu bilgisine ulaşıldı. Kimliği tespit edilemeyen bu kişi, kimsesizler mezarlığına gömülmüştü. Dedektifler, kayıp öğretmenin o dönem bulunan bu kimliği belirsiz kişi olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Tüm olasılıklar ve yapılan çalışmalar da bu ihtimali güçlendiriyordu.

OLAYI KIRMIZI BAVUL ÇÖZDÜ

Ancak bu yeterli miydi? Dedektifler işi tamamen netleştirmek için yoğun bir çalışma yürüttü. O dönem dört şüphelinin banka kayıtları incelendi ve bu inceleme, akıllara durgunluk veren cinayetin çözülmesinde kritik bir rol oynadı. Banka kayıtlarına göre, şüpheliler Silivri'ye gitmeden bir gün önce, 28 Nisan 2006'da Esin B.'nin lise öğretmeni Erdoğan Y.'nin 100 TL'yi IBAN üzerinden Zemçi S.'nin hesabına gönderdiği görüldü. Zemçi S. ise bu 100 TL ile Kocaeli'de bir mağazadan kırmızı renkli bir bavul satın almıştı. Dedektifler, cesedin bulunduğu güne ait olay yeri tutanaklarını tekrar inceledi. İnceleme sonucunda, bulunan ve birçok bölümü yanmış olan bavul renginin kırmızı olduğu tutanaklara işlendiği görüldü.

SİNYAL OYUNU BOZULDU

Kayıp Şahıslar Amirliği'nin dedektifleri, adeta Agatha Christie'nin ünlü dedektifi Hercule Poirot'yu aratmayan bir çalışmayla olayı çözdü. Dedektiflerin tespitine göre cinayet, Kocaeli'de Esin B.'nin evinde işlendi. Ardından ceset, satın alınan kırmızı bavulun içine konularak Silivri'ye götürüldü ve burada yakıldı. Şüpheliler, polis incelemesini yanıltmak için cinayet öncesinde tedbir almış ve emekli öğretmen Akçay'ın cep telefonunu yalnız yaşadığı evine götürerek sinyalin o adresten verilmesini sağlamıştı. Ancak bu kurdukları oyun, titiz çalışma sonucunda tamamen bozuldu.

ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE OPERASYON YAPILDI

Dedektifler bir aylık tüm çalışmalarını tamamlamış ve zaman aşımına 5 ay kalmıştı. Artık sıra operasyona gelmişti. 24 Kasım 2025 günü, Öğretmenler Günü'nde düzenlenen operasyonla Esin B., Erdoğan Y., Zemçi S. ve Hakan D. gözaltına alındı.

CİNAYETİ TÜM DETAYLARIYLA İTİRAF ETTİ

Dedektiflerin titiz çalışması sayesinde şüphelilerin verdiği ifadelerde, film senaryolarını aratmayan cinayetin tüm detayları ortaya çıktı. Cinayeti işlediğini kabul eden Esin B., ifadesinde olayın ayrıntılarını şöyle anlattı: "Hikmet, benim ortaokulda matematik öğretmenimdi. Onunla aramız iyiydi, ailemle de görüşürdü. Maddi durumumuz iyi olmadığı için bize zaman zaman maddi yardımda bulunurdu."

"BENİM EVLİ BİR ADAMLA İLİŞKİM OLDUĞU İÇİN KIZIYORDU"

Öğretmeniyle irtibatın hiç kesilmediğini söyleyen Esin B., şu ifadeleri verdi: "Ben Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü kazandım. Üniversiteye gittiğimde onunla konuşmayı sürdürüyordum. Bu arada, ben liseye giderken kimya öğretmenim Erdoğan Y.'ye aşık olmuştum. İlk başta ben küçük olduğum için aşkım karşılıksız kaldı. Ancak üniversiteye başlayınca görüşmeye başladık. Hikmet bunu duyunca bana kızıyordu. 'Evli adamlarla ne işin var? Seni ailene, onu da karısına şikayet edeceğim' diyordu."

OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI

Esin B., olay günü Hikmet Akçay'ın Kocaeli'ne geldiğini şöyle anlattı: "Önce evime gelmek istedi. Kabul etmeyince bir alışveriş merkezinde buluştuk. Yine aynı nedenle tartıştık. Daha sonra alışveriş merkezinden çıkıp benim evime geçtik. Eve gittiğimizde tekrar tartıştık. Bu sırada boğazıma sarılarak beni boğmaya çalıştı. Ben de onu ittim. Yere düştü ve hareketsiz kaldı. Mutfağa gidip bir bıçak aldım. Bacağını bıçakladığımı hatırlıyorum."

"CEP TELEFONUNU EVE GÖTÜRDÜK"

Olayın ardından üniversiteden arkadaşı Zemçi S.'yi aradığını söyleyen Esin B., ifadelerine şöyle devam etti: "Zemçi eve geldi. Cesedi görünce ne olduğunu sordu, ben de anlattım. Önce polise gitmeyi düşündük ama sonra cesedi ortadan kaldırmaya karar verdik. Cesedi banyoya taşıdık. Ardından Hikmet'in üzerindeki ev anahtarını ve cep telefonunu alıp İstanbul Bayrampaşa'daki evine gittik."

ANLATTIKLARI HTS KAYITLARIYLA UYUMLU ÇIKTI

Esin B., Kocaeli'ne döndükten sonra kimya öğretmeni Erdoğan Y.'yi aradığını ve durumu ona da anlattığını söyledi. Bunun üzerine Erdoğan Y.'nin arkadaşına 100 TL gönderdiği, arkadaşının da bu parayla kırmızı bir valiz satın aldığı ortaya çıktı. Kan donduran ifadelerine şöyle devam etti:

"Erdoğan da yanımıza geldi. Cesedi taşımaya karar verdik. Kırmızı bir bavul almıştık. Cesedi bavula koyduk, otomobilin bagajına yerleştirdik. Ben, Zemçi ve Erdoğan birlikte İstanbul'a gittik. Rastgele dolaşırken Silivri tarafında kimsenin olmadığı bir arazide cesedi indirdik. Yanımızda getirdiğimiz 2,5 litrelik içecek şişesine koyduğumuz benzini dökerek ateşe verdik."

5 AY SONRA ZAMAN AŞIMINA UĞRAYACAKTI

Şüpheli Zemçi S. de ifadesinde Esin B.'nin anlattıklarını doğruladı. Böylece 19 yıl 7 ay önce işlenen vahşi cinayet, yürütülen müthiş çalışmayla tamamen çözüldü. Eğer beş ay daha geçseydi dosya zaman aşımına uğrayacaktı. Dört şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'nin "Hercule Poirot"ları ise şimdi çözülmeyi bekleyen yeni bir dosyaya yoğunlaşmaya başladı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber