'İmamoğlu suç örgütü' davasının 10'uncu duruşması sona erdi
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 10'uncu duruşması, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın savunmasını tamamlamasının ardından sona erdi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda Çalık, Beylikdüzü'ndeki West Side İnşaat Projesi'nde, diğer sanıklar Ekrem İmamoğlu, Hasan İmamoğlu ve Adem Soytekin ile birlikte arsa sahiplerinden rüşvet aldıkları iddialarına ilişkin savunma yaptı.
İnşaat ruhsatının, başvurudan sonra mimari, statik, elektronik ve mekanik projelerinin incelenmesi neticesinde düzenlendiğini belirten Çalık, "İncelemeler neticesinde kısa bekleme sürelerinin ardından ruhsatlar düzenlenmiş. 'Bekletildik, iskan verilmedi.' iddiaları gerçek değildir. Makul sürelerde yapılan incelemelerden sonra uygun koşullar sağlanmışsa ruhsat verilir. Bir aydan kısa sürede 250 bin metrekarelik projeye ruhsat verebilecek belediye varsa daha da belediye başkanlığı yapmayacağım." ifadelerini kullandı.
Çalık, Adem Soytekin'e verilen dairelerle ilgili şahsının talimatıyla Hasan İmamoğlu'na tapu devri yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak, "Taşınmazların satış sözleşmesi kapsamında satıldığı, ödemelerin banka havalesiyle yapıldığı evraklarla ortadadır. Benim böyle bir talimatım ya da yönlendirmem olmamıştır." dedi.
Beylikdüzü Belediyesi çalışanı Yaşar Uçar'ın intihar etmesi üzerine Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla eşi Arzu Uçar'a West Side Projesi'nden bir daire tahsis edildiği, ancak tapu ve kira sözleşmesi düzenlenmediği iddialarına ilişkin Çalık, şu savunmayı yaptı:
"Bir çalışanımızın intihar etmesi üzerine yaptığımız katkılar dosyada rüşvet olarak nitelendirilmiş. Böyle bir iddia ayıp ve inançlarımız açısından günahtır. Arzu Uçar'a herhangi bir mülkiyet devri yapılmamıştır. Ailesine barınma ihtiyacına dönük insani ve sosyal amaçlı destek girişiminden ibarettir. Gerekli aile muvafakatnamesi temin edilemediği için yardım sürecini başlatamadık, hukuken süreci tamamlayamadık. Sağlanan barınma desteği geçici bir destek olarak kaldı. Halen Arzu Hanım'dan muvafakat alınamamış ve belediye meclisi tarafından alınan karar bir kampanyaya dönüşememiştir."
- "Hakkımda beyanda bulunan sadece Adem Soytekin'dir"
Çalık, Beylikdüzü'ndeki bir inşaat ruhsatı için Hamit Demir'den 8 gayrimenkul istediği iddiasına ilişkin, "İddianamede dolaylı olarak rüşvet talep eden, söz konusu rüşvetin tutarını Adem Soytekin aracılığıyla tahsil eden kişiler arasında olduğum söylenmektedir. Açıkçası suçlamayı tam olarak kavrayamadım. Hamit Demir ifadelerinde, Çalık tarafından kendisine yöneltmiş rüşvet talebi olmadığını beyan etmiştir. Hakkımda beyanda bulunan sadece Adem Soytekin'dir." beyanında bulundu.
Kiler İnşaat firmasının sahibi sanık Nahit Kiler'in, inşaat ruhsatı alabilmek için Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı olduğu dönemde kendisine bağış adı altında rüşvet verdiği iddialarına ilişkin de Çalık, şunları söyledi:
"Adı geçen Nahit Kiler'i 2008 yılından beri tanırım. Bugünkü adıyla Çınar Evleri, yapı ruhsatları o dönem hatalı. Uyarılara rağmen düzeltilmemiş. Yıllarca iskanını alamadı. O projeden daire satın alan hak sahipleri ciddi mağduriyetler yaşadı. Nahit Bey, 2007 yılında Beylikdüzü'ne yatırım yapmış ancak Çınar Evleri'yle ilgili 5 tane büyük sorun almıştır. Bu sorunların üç tanesi İmamoğlu'nun belediye başkanı olduğu dönemde, iki tanesi de benim belediye başkanı olduğum dönemde çözüme kavuşturuldu. Bunları Nahit Bey de doğrulayacaktır. Nahit Bey'in bile kendi ifadesinde belirtmediği, inşaat ruhsatına karşılık rüşvet verildiği ifadesi hangi beyana, hangi somut bilgiye dayandırılmıştır benim tarafından anlaşılamamıştır. Kendisi ilçede kendi isteğiyle kreş yapmıştır."
Kamu yatırımlarının suç gibi gösterilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını savunan Çalık, "Benim tek talebim var, hakikatin ortaya çıkması. Etkin pişmanlık adı altında dosyaya giren beyanlara bakıyoruz, bir yalan başka bir yalanı yalanlıyor. Bir çelişki diğer bir çelişkiyi ortaya çıkarıyor ama hakikatin karşısında hiçbir kurgu ayakta kalamaz. Bugün burada yalnızca ben yargılanmıyorum hepimizin vicdanı da bu salonun içinde." ifadelerini kullandı.
Çalık, "Hukuksuz bir işin içinde olmadım. Beylikdüzü halkının menfaatine aykırı tek bir kararın icracısı olmadım, vicdanımın kabul etmediği hiçbir belgenin altına imza atmadım." savunmasını yaptı.
Sağlık durumuyla ilgili de konuşan Çalık, daha önce lösemi atlattığını, şu anda hastalığının remisyon döneminde olduğunu söyledi.
Çalık, "Kaçmadım, saklanmadım, delil karartmadım. Bir yıldır özgürlüğümden mahrumum. İçerde iki kitap yazacak kadar şiirler yazdım. Bir tanesiyle savunmamı bitirmek istiyorum." diyerek şiirini okudu.
Duruşma, Çalık'ın savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusunun yapılması için yarına ertelendi.
Bu arada, bugüne kadar duruşmada toplam 13 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu.