Burhanettin Duran: Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye olarak biz, dün olduğu gibi bugün de gelecekte de Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız. Suriye devletinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstereceğiz ve bunun korunmasına yardımcı olacağız" dedi.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 26 Şubat 2026 13:54, Son Güncelleme : 26 Şubat 2026 13:54
Burhanettin Duran: Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız

İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin uluslararası ve bölgesel kriz dönemlerinde üstlendiği barışçıl, arabulucu ve kolaylaştırıcı rolün medya söylemleri aracılığıyla nasıl inşa edildiğini ve algılandığını çok boyutlu bir iletişim perspektifiyle ele almak üzere İletişim Başkanlığında düzenlenen "Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye'nin Barış Rolü Paneli"ne katıldı.

Burada açılış konuşmasını yapan Duran, sözlerine, zorlu çatışma bölgelerinde görev yapan basın mensupları, sivil toplum kuruluşu çalışanları ve sağlık personeli başta olmak üzere herkese insanlık adına teşekkür ederek başladı.

Panelde, dünyanın her bir noktasında "daha adil bir sistemin" tesis edilmesi için Türkiye'nin ortaya koyduğu gayretlerin anlatılacağını belirten Duran, Türkiye'nin bugün küresel vicdanın sesi olarak çatışma bölgelerinde hem diplomatik bir aktör hem de insani çözüm ortağı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "adalet merkezli dünya" çağrısının, Türkiye'nin barış yaklaşımının temellerini oluşturduğunun altını çizen Duran, şunları kaydetti:

"Bizler biliyoruz ki barışın meşruiyeti askeri ve siyasi güç dengelerinden değil, toplumların adalet duygularından geçer. Günümüzdeyse barış, yalnız müzakerelerle barış masalarında kazanılan bir şey değildir. Barış çabaları uluslararası kamuoyunda karşılık bulamazsa, sesi kısılır veya perdelenirse, işte o zaman en önemli cepheyi kaybetmişiz demektir. Bu nedenle, bizler barışın sesinin duyulabilmesi için her türlü medya mecralarında adil ve güvenilir bir temsilin mücadelesini veriyoruz ve vermek zorundayız. Gerçeklerin 'sahte filtrelere' takıldığı, zulmün 'hassas içerik' olarak gizlenmeye çalışıldığı mecralarda hep beraber yapacak çok işimiz var, yürüyecek çok yolumuz var."

"Dünyada yaşanabilecek bir gıda krizi engellendi"

Burhanettin Duran, dünyanın hibrit çatışmaların, vekil aktörlerin ve büyük güç rekabetinin belirleyici olduğu bir dönemden geçtiğine işaret ederek, barışın artık yalnızca siyasi anlaşmalarla değil, güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebileceğini söyledi.

Türkiye'nin kolaylaştırıcı ve arabulucu kapasitesinin bugün dünyada fark oluşturduğuna dikkati çeken Duran, "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen ve müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır." ifadesini kullandı.

Bu rolün teknik müzakere süreçlerinin yürütülmesi, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi ve kriz anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesi açısından önem taşıdığını kaydeden Duran, 5. yılına giren Ukrayna-Rusya savaşında tarafların Türkiye'nin arabuluculuğunda birçok kez bir araya geldiğini, Türkiye'nin barış masasına ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

Duran, "Karadeniz tahıl koridoru" mutabakatının, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çabaları ile Türkiye öncülüğünde gerçekleştiğini, tüm dünyada yaşanabilecek olası bir gıda krizinin bu yolla engellendiğini belirtti.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değinen Duran, "İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarının ve gerçekleştirdiği sistematik soykırımın tüm uluslararası platformlarda en yüksek sesle gündeme getirilmesi, insani yardım koridorlarının açılması, işgalin ve katliamların durdurulması ve İsrail'in adalet karşısında hesap vermesi için en büyük çabayı gösteren ülkenin Türkiye'nin olması asla bir tesadüf değildir." diye konuştu.

"Dezenformasyonla mücadeleyi olmazsa olmaz görüyoruz"

Duran, Türkiye'nin Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi, Afrika Boynuzu'nda Etiyopya ve Somali'nin diyalog temelinde bir araya getirilmesi gibi birçok diplomatik hamleyle barış diplomasisine devam ettiğini bildirdi.

Türkiye'nin bu bölgelerde adalet zemininde bir duruş ortaya koyduğunu, masada anlaşmaları konuşurken, başta AFAD ve Türk Kızılay gibi kurumlarla sahada da insani diplomasi yürüttüğünü dile getiren Duran, "Bütün bu çabalarımızın amacı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, 'Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir.'" sözlerini sarf etti.

İletişim Başkanlığı olarak çatışma bölgelerinde kimin mağdur, kimin haklı ve neyin adil olduğunu vicdanlara sunmanın vazifelerinden biri olduğunun altını çizen Duran, Başkanlığın, Türkiye'nin barış anlatısını güçlendirmek ve iletişim ekosisteminde doğru temsil etmek adına çok sayıda faaliyet yürüttüğünü anımsattı.

Barışın iletişimini korumanın, güvenlik meselesi olduğuna işaret eden Duran, şunları paylaştı:

"Bugün 'dezenformasyon' dediğimiz algı operasyonları, toplumsal yaraları kaşıyan, istikrarı zehirleyen, barış masalarını deviren bir güce erişmiştir. Gazze'de bebekler ölürken, sosyal medyada 'Filistinlilerin sattığı topraklardan bahsedenler' maalesef bu zehirden tatmış olanlardır. Bizler, dezenformasyonla mücadeleyi, barış anlatımızın güçlendirilmesi için olmazsa olmaz görüyoruz. Zira şunu biliyoruz ki, çatışma bölgelerinde barışı konuşurken, yalnızca silahların susması yetmez, hakikatin üzerindeki ablukanın kaldırılması da gereklidir. Barış masalarının sadece sahada kurulmadığını, barışın, bir yönüyle de veri merkezlerinde, algoritmalarda, ekranlarda şekillendiğini bilmek durumundayız. Vatandaşlarımızdan da özellikle duygusal hassasiyetlerin tırmandığı dönemlerde bu tarz içeriklere karşı çok dikkatli olmalarını istirham ediyorum."

"Türkiye olarak Suriyeli kardeşlerimizin yanında olacağız"

Duran, Suriye halkının 13 yıl süren savaş boyunca neler çektiğini en yakından gözlemleyen ve gerçeklerin uluslararası kamuoyuna duyurulmasında en çok çaba gösteren aktörlerin başında Türkiye'nin geldiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin Suriye'de eski rejimin katliamları karşısında Suriyelilere sırtını dönmediğini, bölgede istikrarın temini için elini taşın altına koymaktan çekinmediğini belirten Duran, "Hamdolsun, Suriye halkı 13 yıl acı çektikten sonra 8 Aralık 2024'te devrimini gerçekleştirdi ve artık hem Suriye için hem de bölgemiz için yepyeni bir dönem başladı." değerlendirmesinde bulundu.

İletişim Başkanı Duran, şöyle devam etti:

"Elbette önümüzde çok önemli bir görev var. Suriye'nin istikrar içerisinde yeniden inşası ve yeniden imarı. Bunun kolay bir görev olmadığını biliyoruz. Bu noktada yeni dönemde Suriye'de oluşan istikrarı hala sabote etmek isteyen, barış ortamını zehirlemek isteyen ve istikrarsızlıktan beslenmek isteyen çevreler var. Bu aktörler kimi zaman terör örgütü görünümünde kimi zaman vekil aktörler kimi zaman da bazı devlet görünümünde olabiliyor. Onlara ve bütün dünyaya şunu ifade etmek istiyorum, Türkiye olarak biz, dün olduğu gibi bugün de gelecekte de Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız. Suriye devletinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstereceğiz ve bunun korunmasına yardımcı olacağız. Suriye'de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz."

Konuşmaların ardından Duran ile Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa, "Türkiye'nin Barış Rolü" isimli fotoğraf sergisini de gezdi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber