Ekonomi büyüyor, Memur küçülüyor: '2026 için acil müdahale şart'

Türkiye Kamu-Sen, 2025 yılı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının reel olarak eridiğini belirterek 2026 yılı için ek zam, refah payı ve kapsamlı yapısal düzenlemeler talep etti. Sendika, enflasyon farkının zam gibi sunulmasının gerçeği yansıtmadığını vurgularken, mevcut ekonomik politikaların yükünün memur ve emeklilerin omuzlarına yüklendiğini savundu. Kamu-Sen, memur maaşlarının yoksulluk, emekli maaşlarının ise açlık sınırının altında kaldığına dikkat çekerek, talepler karşılanmazsa 2026 boyunca her türlü eylem ve girişimin hayata geçirileceğini açıkladı.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 05 Ocak 2026 11:49, Son Güncelleme : 05 Ocak 2026 11:59
Ekonomi büyüyor, Memur küçülüyor: '2026 için acil müdahale şart'

Türkiye Kamu-Sen, 2025 yılı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücünün ciddi biçimde gerilediğini belirterek 2026 yılı için ek zam, refah payı ve köklü yapısal düzenlemeler talep etti. Sendika, mevcut ekonomik politikanın yükünün memur ve emeklilerin sırtına yüklendiğini savunurken, "Bu gidişata derhal müdahale edilmesi zorunludur" mesajı verdi.

"BÜTÇELER TEMENNİYLE DEĞİL, GERÇEKLERLE YAPILMALI"

Kamu-Sen açıklamasında, 2026 Merkezi Yönetim Bütçesi'nde memur ve emekliler için ayrılan payın yetersizliğine dikkat çekilerek bütçelerin hayatın somut gerçekleri esas alınarak hazırlanması gerektiği vurgulandı. Yüksek enflasyon ve yüksek faiz sarmalının uzun süredir devam ettiğine işaret eden sendika, ücret artışlarının bilinçli olarak sınırlı tutulduğunu, bunun da alım gücünü düşürdüğünü savundu.

Sendikaya göre, enflasyonu kontrol altına alma gerekçesiyle uygulanan bu politika, ekonomik yükü kamu çalışanları ve emeklilerin omuzlarına bırakıyor. 2023 toplu sözleşme sürecinde yapılan uyarıların dikkate alınmaması nedeniyle 2024 ve 2025'te maaş artışlarının gerçekleşen enflasyonun gerisinde kaldığı ifade edildi.

RESMİ ENFLASYON BAŞKA, MUTFAK ENFLASYONU BAŞKA

Açıklamada TÜİK'in açıkladığı enflasyon verileri ile vatandaşın günlük hayatta hissettiği hayat pahalılığı arasındaki farka özellikle vurgu yapıldı. Enflasyon farkının kamuoyuna bir "zam" gibi sunulmasının gerçeği yansıtmadığı belirtilirken, bu farkın aslında maaşların yıl boyunca eridiğinin belgesi olduğu ifade edildi.

Sendika, enflasyon farkını "bir zam değil, gecikmeli ve eksik telafi" olarak tanımladı ve bu uygulamanın maaşların yıl içinde sıfır zamla yaşandığının resmi adı olduğunu savundu.

2025'TE MAAŞLAR REEL OLARAK ERİDİ

TÜİK verilerine göre Aralık 2025 enflasyonunun yüzde 0,89, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,89 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı. Bu tabloya göre Temmuz 2025'te yapılan yüzde 5'lik artışın enflasyon karşısında eridiği, maaşların reel olarak yüzde 7,2 değer kaybettiği belirtildi.

Kamu-Sen, 2025 yılı genelinde memur maaşlarının toplamda 18,53 puan eridiğini vurguladı. Kamuoyunda dile getirilen yüzde 18,6'lık artışın gerçeği yansıtmadığını belirten sendika, enflasyon farkının zam gibi gösterilmesini "elma ile armudu karıştırmak" olarak nitelendirdi.

"MEMUR YOKSULLUK, EMEKLİ AÇLIK SINIRINDA"

Hakem Kurulu kararıyla 2026 Ocak ayında maaşlara yüzde 11 artış yapılacağını hatırlatan sendika, en düşük memur maaşının 56 bin 878 TL'ye, ortalama memur maaşının ise 68 bin 221 TL'ye çıkacağını belirtti. Ancak bu artışlara rağmen memur maaşlarının yoksulluk sınırının, emekli maaşlarının ise açlık sınırının altında kaldığı ifade edildi.

Kamu-Sen'e göre, maaşlar ayın ilk 15 gününe yetiyor; ayın ikinci yarısı ise borç ve geçim sıkıntısının başladığı dönem oluyor.

VERGİ YÜKÜ MEMURUN OMZUNDA

Açıklamada 2026 bütçesinde vergi gelirlerinin bütçe gelirlerinin yüzde 97,5'ini oluşturmasının planlandığına dikkat çekildi. Gelir vergisi ve dolaylı vergilerin ağırlığının dar ve sabit gelirli kesimleri daha fazla etkilediği vurgulanırken, memurlara yapılacak zam oranlarının bu tabloyla uyumlu olmadığı savunuldu.

Sendika, gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kalmasının fiilen "zammın geri alınması" anlamına geldiğini belirtti ve ücretliler için gelir vergisi oranının yüzde 15'te sabitlenmesi talebini yineledi.

BÜYÜME VAR, MEMURA YANSIMIYOR

Türkiye ekonomisinin son 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü hatırlatan Kamu-Sen, bu büyümenin memur ve emeklinin sofrasına yansımadığını savundu. "Bir yanda büyüyen ekonomi, diğer yanda küçülen memur ekonomisi" ifadesiyle mevcut tablo özetlendi.

Sendikaya göre memurun alım gücündeki düşüş yalnızca kamu çalışanlarını değil, piyasaları daraltarak tüm ekonomiyi olumsuz etkiliyor.

EMEKLİLİK SİSTEMİNE SERT ELEŞTİRİ

Açıklamanın önemli bir bölümünde memur emeklilerinin durumu ele alındı. Emekli maaşına yansımayan ödemeler nedeniyle görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağın koptuğu belirtilirken, 5510 sayılı Kanun'un yarattığı 2008 öncesi-sonrası ayrımının adaletsizliği derinleştirdiği ifade edildi.

Sendika, memur emeklilerine çalışırken aldıkları maaşın yalnızca yüzde 45'i oranında emekli maaşı bağlanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu durumun emekliliği bir hak olmaktan çıkarıp risk haline getirdiği savunuldu.

3600 EK GÖSTERGE VE DİĞER YAPISAL TALEPLER

Kamu-Sen, Cumhurbaşkanı tarafından daha önce verilen 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesini, birinci dereceye gelen tüm kamu görevlilerinin bu haktan yararlanmasını istedi. Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı'na geçirilmesi, teknik personel, mühendis, avukat, akademisyen ve öğretmenlerin mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi talepleri de yinelendi.

Ayrıca kamuda statü farklılıklarından kaynaklanan ücret uçurumunun çalışma barışını bozduğu vurgulanarak yatay ve dikey ücret dengesinin sağlanması çağrısı yapıldı.

14 MADDELİK TALEP LİSTESİ VE "EYLEM" MESAJI

Kamu-Sen, 2026 yılı boyunca hayata geçirilmesi için mücadele edeceği 14 maddelik talep listesini kamuoyuyla paylaştı. Ek zam, refah payı, bayram ikramiyesi, vergi düzenlemesi, kira ve sosyal yardımlar gibi başlıkların yer aldığı listede, kadrolu istihdam ve mülakatın kaldırılması da kırmızı çizgi olarak vurgulandı.

Bütün bu açıklamalarımız çerçevesinde 2026'nın memur ve emeklilerimiz adına olumlu bir yıl olması amacıyla 2026 yılı boyunca, öncelikle hayata geçirilmesi için mücadele edeceğimiz taleplerimiz şu şekildedir:

  • 1. Memur ve emekliler için öngörülen 2026 yılı zam oranları gözden geçirilmeli, gerçekleşen enflasyon temelinde yeni bir ücret artışı belirlenmelidir.
  • 2. Kamu görevlilerinin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için kamu görevlilerine ve emeklilere ek zam yapılmalıdır.
  • 3. Eriyen maaşların telafisi için refah payı uygulamasına geçilmeli, her maaş zammı döneminde artışların üzerine refah payı eklenmelidir.
  • 4. Enflasyon farkı ortaya çıktığı ay itibarı ile maaşlara yansıtılmalıdır.
  • 5. Statü farklılığından dolayı ortaya çıkan ücret dengesizliği giderilmelidir.
  • 6. 2023 yılında uygulamaya konulan ilave ek ödeme emekli maaşlarına da yansıtılmalı, memurlara yapılan bütün ödemeler emekli maaşı ve ikramiye hesaplamasında değerlendirilmelidir.
  • 7. Birinci dereceye gelen tüm kamu görevlilerine 3600 ek gösterge verilmesi için gerekli yasal düzenleme bir an önce çıkarılmalıdır.
  • 8. Çalışanların vergi dilimleri %15'te sabitlenmelidir.
  • 9. Yardımcı hizmetler sınıfı personeli genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmeli, yeni hizmet sınıfları ihdas edilmelidir.
  • 10. Mühendis, avukat, sağlık çalışanı, veteriner hekim, biyolog, teknik hizmetler sınıfı, öğretmen, akademisyen gibi çalışanlarımızın talep ve beklentilerini karşılayacak, özlük haklarını ve çalışma koşullarını iyileştirecek düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.
  • 11. 2008 öncesi ve sonrasında göreve başlayanlar açısından ortaya çıkan çifte standart kaldırılmalı, memurların sosyal güvenlik ve emeklilik hakları 2008 öncesinde olduğu gibi belirlenmeli, en düşük emekli maaşı yükseltilmelidir.
  • 12. Memurlara da dini bayramlar öncesinde bayram ikramiyesi verilmelidir.
  • 13. Aile yardımı ve çocuk parası gibi mevcut sosyal yardımlar günün şartlarına uygun şekilde yükseltilmeli, kira yardımı başta olmak üzere kreş, ısınma, yol, yemek gibi yeni yardım kalemleri oluşturulmalıdır.
  • 14. Aile birliğinin sağlanması ve evliliklerin teşvik edilmesi için gerekli tüm önlemler 2026 yılı içinde hayata geçirilmelidir.

Türkiye Kamu-Sen olarak yukarıda sıraladığımız taleplerimizin öncelikli olarak hayata geçirilmesi amacıyla ilkelerimiz çerçevesinde, 2026 yılında her türlü girişimde bulunacak, her türlü eylem ve etkinliği gerçekleştireceğiz.

Açıklamanın sonunda Kamu-Sen, 25 milyonluk bir kesimin sesi olduklarını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Ekonomi politikalarının insan odaklı olması gerektiği vurgulanırken, memur ve emeklilerin daha fazla ihmal edilmemesi istendi.

Zekeriya ELTİMUR

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber