Aday memurların işten atılması kolaylaştırıldı mı?
29 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 56'ncı maddesi değişti. Kamuoyunda "aday memurların işten çıkarılması kolaylaştı" tartışmaları gündeme gelirken, yeni düzenlemenin eski uygulamaya göre hangi somut değişiklikleri içerdiği mercek altına alındı.
29 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik yapıldı.
657 sayılı DMK'nın 56 ncı maddesi;
"Adaylık süresi içinde; temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin
herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası
almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası
almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı
ile ilişikleri kesilir. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Kamu
Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirilir.
Bu madde hükümlerine göre ilişikleri kesilenler (sağlık nedenleri hariç) üç
yıl süre ile Devlet memurluğuna alınmazlar."
şeklinde düzenlendi.
56 ncı madde eski haliyle;
"Adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmıyacak
durumları; göreve devamsızlıkları, bilgi ve iş yapma kabiliyeti bakımından yeterli
olmadıkları tespit olunanların kurumlarının değerlendirme kurulları kararı
ve atamaya yetkili amirin onayı ile adaylık devresi içinde ilişikleri kesilir."
şeklinde düzenlenmekteydi.
1970 yılında mevzuata giren ve 2025 yılında AYM tarafından ". hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmıyacak durumları." ibaresinin soyut ve yoruma açık olması ve nitekim Karar'ın 12'inci fıkrasında "kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir" ifadesiyle iptal edilmiştir.
Yeni düzenleme ile kamuoyunda birçok tartışma ortaya atıldı. Aday memurların ilişiğinin kesilmesinin kolaylaştırıldığı, keyfiyetin önünün açıldığı ifade edildi.
Peki bu durum doğruyu yansıtıyor mu?
Öncelikle ortaya atılan bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirtmek gerekir.
Nitekim; eski uygulamada var olan ve soyut ifadelerle ortaya konulan ibareler; yeni düzenlemede somut, öngörülebilir ve sınırları belirlenmiş hale getirilmiştir.
Öncelikle; "hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmıyacak durumları" olanların herhangi bir disiplin işlemine gerek kalmaksızın idarenin kararı ile ilişiğinin kesilmesi mümkünken yeni düzenlemede disiplin işlemi yapılması zorunlu tutulmuştur.
Disiplin sürecinin olması, sadece idarecin kararıyla değil sendikaların da kurulda yer almasını ve kararı etkilemesini sağlayacak.
Ayrıca personelin kendisini savunma imkanı, itiraz edip bir üst kuruldan kararın tekrar değerlendirilmesini ve görevdeyken disiplin cezasına mahkeme yoluyla itiraz imkanı sağlamıştır.
Uyarı cezası aldı diye aday memurun ilişiğinin kesilebileceği iddia edilmektedir.
Adaylık süresi boyunca birden fazla uyarı cezası verilmesi süreci oldukça uzun ve ayrıntılı bir süreçtir.
Şöyle ki; idarece tespit edilen durum hakkında muhakkik tayin edilip muhakkik raporunda uygunsuzluğun değerlendirilmesi halinde ilgilinin savunması alınmak koşuluyla sendika temsilcisinin de bulunduğu disiplin kurulunda ceza verilebiliyor.
Cezaya itiraz yolu izlenirse bu defa merkez/yüksek disiplin kurulunca ilginin itirazı yine sendika temsilcisinin bulunduğu ortamda değerlendiriliyor.
Bu aşamada cezası kaldırılmazsa cezanın iptali için mahkeme yolu da açık durumda. Ve bu süreçler sonunda iki defa cezası kesinleşirse atamaya yetkili amir tarafından ilişik kesme işlemi yapılabiliyor.
Kısacası, olay görüldüğü gibi değil. İdarenin tek taraflı yaptığı işlem artık sendikaların da içine girdiği ve periyodik bir disiplin sürecine bağlı olarak gerçekleştirilecek. Keyfiyet önlenecek, muğlaklık ortadan kalkacak, süreç şeffaf ve hukuki düzene göre ilerleyecek.