Sayıştay hesap yargılamasında kamu görevlilerini temsil eden avukat vekalet ücreti alabilir mi?

Sayıştay Temyiz Kurulu, daire yargılaması sırasında kamu görevlilerini temsil eden avukat tarafından her bir müvekkil açısından kendisine vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmemesini bozma nedeni saydı.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 15 Nisan 2026 00:10, Son Güncelleme : 13 Nisan 2026 13:33
Sayıştay hesap yargılamasında kamu görevlilerini temsil eden avukat vekalet ücreti alabilir mi?

Belediyenin mülkiyetinde olup kiraya verilen taşınmazların kira bedellerinde 01.04.2022 tarihli ve 235 sayılı Belediye Meclis Kararı ile Covid-19 salgını sebebiyle indirime gidilmesi sonucu 1.187.434,47 TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiş, sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini Dairede yapılan yargılama sırasında temsil eden avukat tarafından Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince her bir müvekkil açısından ayrı ayrı tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmediği, Daire Kararının bu yönüyle hatalı olduğu gerekçesiyle yapılan temyiz başvurusu 11.12.2024 tarihli ve 57574 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla reddedilmiştir.

Sorumlu vekili avukat ise bu karara karşı düzeltme talep etmiştir.

Konuyu tekrar inceleyen Temyiz Kurulu aşağıdaki gerekçe ile talebi haklı buldu

Bir davanın sonuçlandırılması açısından yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiğinden, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderlerinden olduğundan, yargılama giderlerine karar verilmesi hususu bir davanın sonuçlandırılması yönüyle yargılama usulüne ilişkindir.

6085 sayılı Kanun'un yukarıya alınan 61'inci maddesinde de bu Kanunda yargılama usulüne ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerine, 6100 sayılı Kanun'un "Diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447'nci maddesinin 2'nci fıkrasında da; mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

Sayıştay Dairelerinde yapılan hesap yargılamalarında sorumluluk tevcih edilen sorumluların vekille temsil edilmeleri durumunda, 6100 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri çerçevesinde kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Yılı: 2022

Daire: 7

Dosya No: 53994

Tutanak No: 58684

Tutanak Tarihi: 10.12.2025

KARAR

Konu: Sayıştay yargılamasına ilişkin avukatlık vekalet ücreti talebi (Daire yargılaması sırasında kamu görevlilerini temsil eden avukat tarafından her bir müvekkil açısından kendisine vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmediği gerekçesiyle yapılan başvuru)

24 sayılı İlamın 4'üncü maddesiyle; Belediyenin mülkiyetinde olup kiraya verilen taşınmazların kira bedellerinde 01.04.2022 tarihli ve 235 sayılı Belediye Meclis Kararı ile Covid-19 salgını sebebiyle indirime gidilmesi sonucu 1.187.434,47 TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmiş, sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini Dairede yapılan yargılama sırasında temsil eden Avukat . tarafından Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince her bir müvekkil açısından ayrı ayrı tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmediği, Daire Kararının bu yönüyle hatalı olduğu gerekçesiyle yapılan temyiz başvurusu 11.12.2024 tarihli ve 57574 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla reddedilmiştir.

KARAR DÜZELTİLMESİ DİLEKÇESİ

Sorumlu Vekili Av. . karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle;

Sayıştay Dairesinde yapılan duruşmalı yargılamada sorguda sorumlu tutulan 11 müvekkilin tarafınca temsil edildiğini, Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince her bir müvekkil açısından ayrı ayrı tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekmesi nedeniyle sadece bu yönden kararın temyiz edildiğini, tarafına tebliğ edilen Temyiz Kurulu Kararında avukatlık vekalet ücreti takdir edilmemesinin 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'na aykırı yönü bulunmadığı gerekçesi ile oy çokluğu ile talebin reddine karar verildiğini, süresi içerisinde karar düzeltme yoluna başvurduklarını, burada uygulanması gereken kanunun özel kanun mahiyetinde olan Avukatlık Kanunu'nda yer alan asgari ücret tarifesi olduğunu,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 50 ve 51'inci maddelerinde Sayıştay Dairelerince hangi kararların verilebileceği ve bu kararlarda hangi hususlara yer verileceği düzenlenmiş olup, hesap ve işlemlerin yargılamasında sorumluluk tevcih edilenler vekil ile temsil edildiğinde vekalet ücreti takdir edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, ancak aynı Kanun'un 61'inci maddesinde açıkça "Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı HUMK ilgili hükümleri uygulanır." denildiğini,

6100 sayılı Kanun'un 447/2 fıkrası gereği yapılan atıf ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağının açıkça belirtildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332, 326 ve 323'üncü maddelerinde yargılama giderleri ile ilgili düzenlemeler bulunduğunu,

Hukuk Muhakemeleri Kanunun 323'üncü maddesinin g bendi gereğince "vekille temsil edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti"nin yargılama giderlerinden sayıldığını,

Bir davanın sonuçlandırılması açısından yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilmesi gerektiğinden, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunması gereken vekalet ücreti yargılama giderlerinden sayıldığından her bir müvekkil yönünden ayrı ayrı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken temyiz isteminin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek karar düzeltilmesi talebinin kabulünü, lehine her bir müvekkil yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI

Başsavcılık mütalaasında özetle;

Karar düzeltilmesi dilekçesi özetlendikten sonra;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297'nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 332'nci maddesi hükmü karşısında, mahiyeti itibariyle yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretini kimin ödeyeceğine mahkemece karar verilmesi gerekmekte ise de; 6085 sayılı Kanun'da yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na gidileceği hüküm altına alınmış olup, 6085 sayılı Kanun'un 51'inci maddesinde ilamların nasıl düzenleneceği ve ilamda yer alması gereken hususların neler olduğu ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, Sayıştay ilamlarının düzenlenmesi ile ilgili olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na gidilmesinin mümkün olmadığı,

Bu gerekçelerle, Sayıştay yargılamasında vekalet ücretine hükmedilmesine imkan bulunmadığı,

Açıklanan nedenlerle sorumlu vekilinin karar düzeltmesi talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Karar düzeltilmesi talebine konu olayda, belediyenin mülkiyetinde olup kiraya verilen taşınmazların kira bedellerinde 01.04.2022 tarihli ve 235 sayılı Belediye Meclis Kararı ile Covid-19 salgını sebebiyle indirime gidilmesi sonucu 1.187.434,47 TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verildiği, sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini Dairede yapılan yargılama sırasında temsil eden Avukat . tarafından Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince her bir müvekkil açısından ayrı ayrı tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmediği, Daire Kararının bu yönüyle hatalı olduğu gerekçesiyle yapılan temyiz başvurusunun 11.12.2024 tarihli ve 57574 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla reddedildiği görülmektedir.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun "Hesap Yargılaması" bölümünde;

"Yargılamaya esas raporların dairelerce incelenmesi ve hükme bağlanması

MADDE 49 - (1) Daire başkanları dairelerine verilen yargılamaya esas raporlar hakkında başsavcılığın yazılı düşüncesini alır.

(2) Daire başkanı başsavcılığın yazılı düşüncesini içeren yargılamaya esas raporu düşüncesini bildirmesi için üyelerden birine verir. Üye kendisine verilen yargılamaya esas rapor üzerinde gerekli incelemeyi yapar ve yazılı düşüncesi ile birlikte daire başkanlığına geri verir ve raporda konu edilen hesap ve işlemlerin yargılanmasına başlanır.

(3) Hesap yargılaması sırasında savcı da hazır bulunur ve görüşünü açıklar."

"Hüküm ve tutanaklar

MADDE 50 - (1) Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.

(2) Verilen hüküm ve kararlar gerekçeli olarak tutanağa bağlanır ve daire başkanı ve üyeler tarafından imzalanır.

."

"İlamlar

MADDE 51 - (1) İlamlar gerekçeli olarak düzenlenir. İlamlardan ikişer nüshası daire başkanı ve üyeler tarafından imza edildikten sonra imzalı nüshalardan biri dairede alıkonulur, diğeri ve imzasız nüshaları rapor dosyası ile birlikte Sayıştay Başkanlığına verilir. Sayıştay Başkanı veya görevlendireceği kimseler tarafından Sayıştay mührü ile mühürlenip imza edildikten sonra hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyeleri tarafından imzalanan nüsha Başkanlıkça saklanır.

(2) İlamlarda;

a) Daire ve karar numarası, ilgili kamu idaresinin adı ve denetim dönemi,

b) Raporu düzenleyen denetçinin, savcının ve ilamı yazan raportörün ad ve soyadları,

c) Sorumluların ve varsa vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile unvan ve adresleri,

ç) Denetçinin rapora konu ettiği hususların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti, savcının düşüncesi, istem sonucu ve sorumluların savunmalarının özeti,

d) Duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunanların ad ve soyadları,

e) Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi,

f) Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları,

g) Sorgu üzerine tahsil edilmiş olan miktarların yersiz tahsil edildiğine karar verilmesi durumunda, tahsilata ilişkin belgelerin tarih ve numarası, sorumluların ve ahizlerin ad ve soyadları ile iade gerekçesi,

ğ) Hüküm dışı bırakılan hususlar,

h) Kararın tarihi ve oybirliği veya oy çokluğu ile verilmiş olduğu ve varsa muhalefet şerhi,

ı) Hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile imzaları, yer alır." hükümleri yer almaktadır.

Karar düzeltilmesi talebine konu olan Temyiz Kurulu Kararında da ifade edildiği üzere, Sayıştay hesap yargısına ilişkin özel hükümler içeren 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun yukarıda yer verilen ilgili maddelerinde yargılamanın nasıl yapılacağı, hangi kararların verileceği ve verilen kararlarda hangi hususların yer alacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. İlamlarda yer alacak hususlar arasında vekille temsil edilenler için vekalet ücreti takdir edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Karar düzeltilmesi dilekçesinde, 6085 sayılı Kanun'un 61'inci maddesinde açıkça "Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı HUMK ilgili hükümleri uygulanır." denildiği, 6100 sayılı Kanun'un 447/2 fıkrası gereği yapılan atıf ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağının açıkça belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332, 326 ve 323'üncü maddelerinde yargılama giderleri ile ilgili düzenlemeler bulunduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323'üncü maddesinin g bendi gereğince "vekille temsil edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti"nin yargılama giderlerinden sayıldığı ifade edilmişse de;

6085 sayılı Kanun'da yargılama sonucu verilen kararlarda hangi hususların yer alacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiş olduğundan 6100 sayılı Kanun'a gidilmesine gerek bulunmamaktadır. Nitekim 6100 sayılı Kanun'un 323'üncü maddesinde; "Başvurma, karar ve ilam harçları", "Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri", "Dosya ve sair evrak giderler" gibi giderler de yargılama giderleri arasında sayılmışken, 6085 sayılı Kanun'un yukarıda sayılan maddelerinde ilamda/kararda bulunacak hususlar ayrıntılı olarak düzenlenmiş ve bu giderler sayılmamış olduğundan, Sayıştay yargılamasında bu giderlere ilişkin de bir hüküm tesis edilmemektedir.

Bu itibarla, karar düzeltilmesi talebinin reddi ile 11.12.2024 tarihli ve 57574 sayılı Temyiz Kurulu Kararının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Temyiz Kurulu ve .. Daire Başkanı .'ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 10.12.2025 tarih ve 58684 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu ve ... Daire Başkanı .'ın karşı oy gerekçesi

. Belediyesi 2022 yılı Hesabına ilişkin düzenlenen, 24 sayılı İlamın 4'üncü maddesiyle, belediyenin mülkiyetinde olup kiraya verilen taşınmazların kira bedellerinde 01.04.2022 tarihli ve 235 sayılı Belediye Meclis Kararıyla COVİD-19 salgını sebebiyle indirime gidilmesinin, 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1/ç maddesi hükmüyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan, 2020/27 sayılı Genelge hükümlerine aykırı bir yönü bulunmadığından, Rapordaki tahakkuku silinen kira alacağı tutarı kadar (1.187.434,47 TL) kamu zararı iddiası hakkında "İlişilecek bir husus bulunmadığına" karar verilmiş, ancak Dairede rapor konusunun yargılaması sırasında, konuyla ilgili sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini (..., ., ., ., ., ., ., ., ., ., .'yi) temsilen Avukat . duruşmaya katılmasına rağmen, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretiyle ilgili olarak karar verilmediği gerekçesiyle Daire Kararının bozulması yönünde yaptığı temyiz başvurusunun 11.12.2024 tarihli ve 57574 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla reddedilmesi üzerine, bu defa karar düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.

Sorumlu Vekili Av. . karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle;

Sayıştay Dairesinde yapılan duruşmalı yargılamada sorguda sorumlu tutulan 11 müvekkilin tarafınca temsil edildiğini, Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince her bir müvekkil açısından ayrı ayrı tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi gerekmesi nedeniyle sadece bu yönden kararın temyiz edildiğini, tarafına tebliğ edilen Temyiz Kurulu Kararında avukatlık vekalet ücreti takdir edilmemesinin 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'na aykırı yönü bulunmadığı gerekçesi ile oy çokluğu ile talebin reddine karar verildiğini, süresi içerisinde karar düzeltme yoluna başvurduklarını, burada uygulanması gereken kanunun özel kanun mahiyetinde olan Avukatlık Kanunu'nda yer alan asgari ücret tarifesi olduğunu,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 50 ve 51'inci maddelerinde Sayıştay Dairelerince hangi kararların verilebileceği ve bu kararlarda hangi hususlara yer verileceği düzenlenmiş olup, hesap ve işlemlerin yargılamasında sorumluluk tevcih edilenler vekil ile temsil edildiğinde vekalet ücreti takdir edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, ancak aynı Kanun'un 61'inci maddesinde açıkça "Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı HUMK ilgili hükümleri uygulanır." denildiğini,

6100 sayılı Kanun'un 447/2 fıkrası gereği yapılan atıf ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağının açıkça belirtildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332, 326 ve 323'üncü maddelerinde yargılama giderleri ile ilgili düzenlemeler bulunduğunu,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323'üncü maddesinin g bendi gereğince "vekille temsil edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti"nin yargılama giderlerinden sayıldığını,

Bir davanın sonuçlandırılması açısından yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilmesi gerektiğinden, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunması gereken vekalet ücreti yargılama giderlerinden sayıldığından her bir müvekkil yönünden ayrı ayrı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken temyiz isteminin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek karar düzeltilmesi talebinin kabulünü, lehine her bir müvekkil yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

6085 sayılı Kanun'un "Hüküm ve tutanaklar" başlıklı 50'nci maddesinde;

(1) Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir.

(2) Verilen hüküm ve kararlar gerekçeli olarak tutanağa bağlanır ve daire başkanı ve üyeler tarafından imzalanır.

"İlamlar" başlıklı 51'inci maddesinde de;

"İlamlar

(1) İlamlar gerekçeli olarak düzenlenir. İlamlardan ikişer nüshası daire başkanı ve üyeler tarafından imza edildikten sonra imzalı nüshalardan biri dairede alıkonulur, diğeri ve imzasız nüshaları rapor dosyası ile birlikte Sayıştay Başkanlığına verilir. Sayıştay Başkanı veya görevlendireceği kimseler tarafından Sayıştay mührü ile mühürlenip imza edildikten sonra hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyeleri tarafından imzalanan nüsha Başkanlıkça saklanır.

(2) İlamlarda;

a) Daire ve karar numarası, ilgili kamu idaresinin adı ve denetim dönemi,

b) Raporu düzenleyen denetçinin, savcının ve ilamı yazan raportörün ad ve soyadları,

c) Sorumluların ve varsa vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile unvan ve adresleri,

ç) Denetçinin rapora konu ettiği hususların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti, savcının düşüncesi, istem sonucu ve sorumluların savunmalarının özeti,

d) Duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunanların ad ve soyadları,

e) Kararın hukuki dayanakları ile gerekçesi, tazmin hükmolunan hallerde tazmin miktarı ve uygulanacak faizin başlangıç tarihi,

f) Tahsil edilmek suretiyle ilişiği giderilmiş hususlar ve ahizleri ile tahsilat miktarları,

g) Sorgu üzerine tahsil edilmiş olan miktarların yersiz tahsil edildiğine karar verilmesi durumunda, tahsilata ilişkin belgelerin tarih ve numarası, sorumluların ve ahizlerin ad ve soyadları ile iade gerekçesi,

ğ) Hüküm dışı bırakılan hususlar,

h) Kararın tarihi ve oybirliği veya oy çokluğu ile verilmiş olduğu ve varsa muhalefet şerhi,

ı) Hesap yargılamasını yapan daire başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile imzaları, yer alır."

Şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun hesap yargılamasına ilişkin özel hükümler içeren yukarıda yer verilen ilgili maddelerinde, Sayıştay Dairelerince hangi kararların verilebileceği ve bu kararlarda hangi hususlara yer verileceği düzenlenmiş, hesap ve işlemlerin yargılanmasında sorumluluk tevcih edilenler vekil ile temsil edildiğinde, vekalet ücreti takdir edileceğine dair bir hükme yer verilmemiştir.

Kanun'un 61'inci maddesinde ise;

"Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır".

6100 sayılı Kanun'un "Diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447'nci maddesinin 2'nci fıkrasında da "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır."

Hükümlerine yer verilmiştir.

Söz konusu hususla ilgili bir sonuca ulaşabilmek için burada öncelikle usul işlemi kavramı ve çeşitlerinin açıklanmasına ihtiyaç vardır. Usul işlemi tanımı konusunda doktrinde bir uzlaşma bulunmamaktadır. Usul işlemi dar ve geniş anlamda olmak üzere ikiye ayrılmakta ve bunun yanında, işlemi yapan bakımından, taraf usul işlemleri ve mahkeme usul işlemleri gibi bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Dar anlamda usul işlemi ve geniş anlamda usul işlemi arasında nüanslar olmakla birlikte geniş anlamda usul işlemi (işlevsel usul işlemi) kavramı büyük ölçüde taraftar bulan ve kabul edilen görüştür. Türk Hukukunda da bugün geniş anlamda usul işlemi tanımının büyük ölçüde taraftar bulduğu söylenebilir.

Mahkeme usul işlemleri, bir davanın yürütülmesi ve sonuçlandırılması bakımından mahkeme tarafından yapılması gereken işlem ve kararlardır. (Medeni Usul Hukuku, Prof. Dr. Ramazan ARSLAN- Prof. Dr. Ejder YILMAZ- Prof. Dr. Sema Taşpınar AYVAZ Yetkin Yayınları 2016 1. Baskı)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332'nci maddesinde;

(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir.

(2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir.

(3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır.

Aynı Kanun'un "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326'ncı maddesinde;

(1) Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.

(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.

Aynı Kanun'un "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323'üncü maddesinde de;

"Yargılama giderleri şunlardır:

........

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti.

Hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hükümlere göre, bir davanın sonuçlandırılması açısından yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiğinden, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderlerinden olduğundan, yargılama giderlerine karar verilmesi hususu bir davanın sonuçlandırılması yönüyle yargılama usulüne ilişkindir. 6085 sayılı Kanun'un yukarıya alınan 61'inci maddesinde de bu Kanunda yargılama usulüne ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerine, 6100 sayılı Kanun'un "Diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447'nci maddesinin 2'nci fıkrasında da; mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı düzenlemesi gereği, Sayıştay Dairelerinde yapılan hesap yargılamalarında sorumluluk tevcih edilen sorumluların vekille temsil edilmeleri durumunda, 6100 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri çerçevesinde kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Açıklanan gerekçelerle, . Belediyesi 2022 yılı Hesabına ilişkin düzenlenen 24 sayılı İlamın 4'üncü maddesinde, Rapordaki tahakkuku silinen kira alacağı tutarı 1.187.434,47 TL'lik kamu zararı iddiasıyla ilgili olarak İlişilecek husus bulunmadığı kararına ilişkin olarak Dairede yapılan hesap yargılaması sırasında sorguda sorumlu tutulan kamu görevlilerini (..., ., ., ., ., ., ., ., ., ., .'yi) temsilen Avukat . duruşmaya katıldığı halde yargılama giderleriyle ilgili bir karar verilmemesi nedeniyle, Daire Kararının bozulması yönünde yaptığı temyiz başvurusunun reddine dair, 11.12.2024 tarihli ve 57574 sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla ilgili karar düzeltilmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.


Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber