Mağduru tehdit edene af yok! Hukukçular: Cezalar artmalı
Zorbalar tarafından katledilenlerin yakınlarını tehdit etme cüretini gösterebilen eşkıyalara, 7 yıl olan en üst sınırdan ceza verilmesinin caydırıcı olabileceği belirtiliyor.
Türkiye hunharca işlenen çocuk cinayetlerine çözüm ararken, diğer yandan da ölenlerin yakınlarını tehdit eden eşkıyaların da caydırıcı cezalara çarptırılmasını konuşuyor.
Ankara'da kız kardeşini korumak isterken vahşice öldürülen Hakan Çakır'ın ailesine tehdit mesajları atan T.D. 3 yıl hapis cezası aldı. İstanbul'da akran şiddetine kurban giden Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan'ın ailelerine de tehdit ve hakaret mesajları gönderildi. Van Gölü'nde şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş için de tehdit mesajlarına Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma başlatıldı.
CHP'li eski Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede'nin taciz ettiği iddiasıyla gündeme gelen ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 16 yaşındaki kız çocuğu E.T.T'nin ailesini tehdit eden kimliği belirsiz kişiler için de yine soruşturma başlatıldı. Ancak bu aileler evlatlarını kaybetmenin acısını yaşarken bir de hakaret ve tehditler içeren mesajlara maruz kalıyor.
Ailelerin şikayetlerinden vazgeçmeleri sağlanmaya çalışılıyor. Ciddi bir problem haline gelen bu durumu gazetemizde değerlendiren Hukukçu Hadi Dündar, son dönemde mağdur ailelere yönelik tehditlerin arttığına dikkati çekerek "Bu tür eylemlere karşı daha ağır cezalar verilmesi, faillerin tutuklanması ve sahte hesaplar ile isimsiz hatlara hızlı şekilde ulaşılması önem taşır" dedi.
CAYDIRICILIK DÜŞÜK KALIYOR
Dündar "Almanya'da tehdit suçuna ilişkin yaptırımlar daha ağırdır. En basit öldürme tehdidi durumunda dahi kişiler yaklaşık 2 yıla kadar cezaevinde kalır. Türkiye'de ise en üst sınırdan ceza verilse bile fiilen bu sürenin önemli bir kısmı cezaevinde geçirilmiyor. Bu nedenle basit gibi görünen suçlar için daha ağır yaptırımlar uygulanması gerekiyor. Tehdit eden kişi 1 ila 2 yıl, örgütlü tehdit durumunda ise 3 ila 4 yıl cezaevinde kalacağını bilirse bu suçu işlemeyi göze almayacaktır. Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında caydırıcılığın düşük kaldığı görülmektedir. Bu alanda daha sert bir ceza politikasına ihtiyaç var" diye konuştu.
Mahkemelerin 7 yıl olan üst sınırdan ceza vermesi halinde toplum düzenini bozan basit suçların önüne geçileceğini belirten Dündar "Hukukta kırık cam teorisi olarak bilinen yaklaşıma göre, küçük suçlara karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması büyük suçların da azalmasını sağlar. Buna karşılık bazı suçlar basit görülerek düşük cezalar verilmesi veya para cezasına çevrilmesi, daha ağır suçlara zemin hazırlayabilir" ifadelerini kullandı.