'İmamoğlu suç örgütü' davasının 18'inci duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 18'inci duruşmasında, bir kısım sanıkların savunmaları alındı.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 08 Nisan 2026 21:11, Son Güncelleme : 08 Nisan 2026 21:10
'İmamoğlu suç örgütü' davasının 18'inci duruşması sona erdi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, reklamcı olan tutuklu sanık Yusuf Utku Şahin savunma yaptı.

Sanık Şahin, hakkında verilen bir ifadeden dolayı tutuklandığını savunarak, "Reklamcılık sektörüne giriş yaptım. 2021 yılında ben özel reklam firmalarında çalışıyordum. 'İstanbul Senin' uygulaması 2021 yılının Kasım ayında çıkmış." dedi.

Çalıştığı şirkete kayyum atandığını, "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" uygulamalarına ve veriye ulaşma konusunda kendisini dış kapının dış mandalı olarak bile görmediğini öne süren Şahin, İBB'de ve ona bağlı hiçbir şirkette çalışmadığını savundu.

"Google Tag Manager" ile veri çalmanın mümkün olmadığını iddia eden Şahin, "Bilgi birikimi konusunda herkes beni arar. Tanınırım sektörde. Ben bilgilerimi paylaşırım. İddianamede yer alıyor, diğer sanık Emrah Yüksel ile 82 saniye konuşmuşum. Hatırlamıyorum. Hiç tanışmadığım bir kişi." savunmasını yaptı.

Şahin, "İddianamede, benim attığım iddiasıyla 8 maili gördüm. Bu mailleri ben atmadım. Ben istifa ettikten sonra mailim kapatılmamış. Ben mail tarihlerinde şirkette bile çalışmıyorum. Mailler suç unsurunu da kapsamıyor. 'İstanbul Senin' ile alakalı mailler de değil. Google Tag Manager, uygulamada çalışmaz. Yetkisi yok. Kişisel veri de alınmaz. Savcılık beni bir tane ifadeyle, benim yazmadığım maillerle tutukladı." beyanında bulundu.

- "Özgüner'in gerçeğe aykırı ifadeleri yüzünden buradayım"

İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek, savunmasında Ekrem İmamoğlu ile 2010 yılında Beylikdüzü'nde tanıştığını, sonrasında görüşmediklerini anlattı.

Siyasi hayatına CHP'de başladığını ifade eden Geçek, bilişimci olduğu için partide bilişimcilik yaptığını söyledi.

CHP'de seçim sonuçlarının girilmesi çalışmaları yaptığını, sonrasında ise ilçe bilişimden sorumlu olarak görev aldığını aktaran Geçek, Seçim Koordinasyon Bilişim Merkezi sorumluluğu görevinde bulunduğunu kaydetti.

Geçek, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı olan sanık Naim Erol Özgüner ile tanıştırıldığını anlatarak, "Özgüner'in gerçeğe aykırı ifadeleri yüzünden buradayım. Tahliye bileti olarak beni gösterdi. Seçim sabahı her şey değişti. Özgüner, 'Ben başkanın masasında olmak istiyorum ve siyasete girmek istiyorum. Bizden sonra gelenler belediye başkanı oldu biz yerimizde kaldık.' dedi. Özel vasfa haiz üye olarak gösteriliyorum ancak kimse bana 'Al şurası senin olsun.' demedi." ifadelerini kullandı.

"İstanbul Senin" uygulamasının, kent için çok faydalı bir uygulama olduğunu ancak kötü bir şeymiş gibi anlatıldığını savunan Geçek, uygulamanın lansmanına bile davet edilmediğini öne sürdü.

Sanık Geçek, verilerin Almanya'ya gönderildiği iddialarına ilişkin de, "Almanya'ya resmi davetle gittik. Erol Özgüner de davet edildi ancak kendisi Saraybosna'da tatildeydi, kardan uçağı kalkmadığı için gelemedi. Almanya'daki toplantıya Zoom üzerinden katıldı. Sanki ifadesinde hiç yokmuş gibi davranıyor. İBB'nin veri sorumlusu Naim Erol Özgüner'dir. Erol, buradaki birçok kişinin tutuklanmasına sebeptir." beyanında bulundu.

- "Bana 'Hüseyin Gün burada' deseniz ben tanımam"

"İstanbul Senin"in vatandaşa hizmet sunmak için kurulan bir uygulama olduğunu savunan Geçek, şunları kaydetti:

"Vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta test uygulaması yapıldı. 'Görsel olarak elden geçirilmesi lazım.' dedim. Bunun dışında sürece bir katkım ve dahilim yoktur. İstanbulluların kişisel verilerini toplamak için 'İstanbul Senin' uygulamasını yapmışız iddiası var. Bir havuz var, İBB bütün uygulamalarını orada topluyor. 15 uygulamadan buraya veri akıyor. Yani 'İstanbul Senin' uygulaması olmasa da veri geliyor. 'İstanbul Senin' uygulaması olmasa da 20 tane uygulama olurdu, hiçbir şey değişmezdi."

Geçek, "'İstanbul Senin' uygulamasında sızıntı var. 3,7 milyon kişinin verisi sızmış. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) diyor ki 'Veri sızıntısı bulunmadı.' Test kullanıcılarını veri sorumlusu diye tutukluyorsunuz. Ancak İBB veri sorumlularına bu sorular soruldu mu?" ifadesini kullandı.

"İBB Hanem"in ne olduğunu bilmediğini savunan Geçek, "Hiçbir yerinde olmadığım, bilmediğim bir uygulamayı burada savunamayacağım." dedi.

Sanık Geçek, örgüt yöneticisi olmakla suçlanan sanık Hüseyin Gün'ü hayatında bir kere gördüğünü öne sürerek, şunları söyledi:

"Hüseyin Gün kim ki ben ona bağlıyım? Bana 'Hüseyin Gün burada' deseniz ben tanımam. Ben bu adamın casusluk dosyasında bütün yazışmalarını okudum. Konuşmalarında, 'İstanbul Senin benim projem' demiş bazı yerlerde. Hüseyin Gün konuşmalarında beni aşağılamış. Beni aşağılayan biri beni örgüte alır mı? Kendini casus olarak tanımlayan adam, benim hakkımda iyi bir şey söylese ben çok üzülürüm. Adamın ne iş yaptığı belli değil, tam bir şarlatan. Savcılığın beni Hüseyin Gün denilen ne olduğu belirsiz bir kişiyle bağlantılı göstermesi bu iddianamede bana yapılan en büyük hakarettir."

Geçek'in savunmasını tamamlamasının ardından duruşma, avukatlarının beyanlarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber