Anketlerde AK Parti ile CHP arasındaki makas açılıyor

GENAR'ın nisan 2026 araştırması, AK Parti ile CHP arasındaki oy farkının belirginleşmeye başladığını ortaya koyuyor. AK Parti uzun bir aradan sonra ilk kez yüzde 35 barajını aşarak yüzde 35,3'e ulaşırken CHP yüzde 30,5 ile geriledi. Dış politikada istikrar algısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a duyulan güvendeki artış ve CHP'nin iç çalkantıları bu tablonun başlıca belirleyicileri olarak öne çıkıyor.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 07 Mayıs 2026 08:26, Son Güncelleme : 07 Mayıs 2026 08:36
Anketlerde AK Parti ile CHP arasındaki makas açılıyor

Hürriyet Gazetesinde yer alan habere göre, GENAR'ın nisan ayı araştırması, Türkiye'nin siyasi haritasında dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. AK Parti uzun bir durağanlık döneminin ardından yüzde 35 barajını geçerken, CHP yüzde 30 seviyesinde takılı kaldı.

Partilerin Güncel Oy Oranları

GENAR Araştırma'nın nisan 2026 anket sonuçlarına göre parti oy oranları şöyle sıralandı:

Parti ---Oy Oranı

AK Parti %35,3

CHP %30,5

DEM Parti %9,5

MHP %8,7

İYİ Parti %6,0

Zafer Partisi %2,9

Anahtar Parti %2,2

Yeniden Refah%2,1

TİP %1,1

BBP %0,7

Saadet Partisi %0,2

Diğer%0,8

Dış Konjonktür AK Parti'ye Yaradı

AK Parti'nin yüzde 35,3 ile öne geçmesinin ardında yalnızca iç siyasi dinamikler değil, dış gelişmeler de belirleyici rol oynuyor. Türkiye'nin İran-İsrail-ABD geriliminin dışında kalma başarısı ve hükümetin tutarlı barış söylemi, ülkeyi bölgede bir istikrar ve güvenilirlik merkezi olarak öne çıkarıyor. Savaş ortamının yarattığı belirsizlik, iktidar partisinin toplumsal desteğini yukarı çekiyor.

Erdoğan Faktörü: Tek Başına Taşıyan Lider

AK Parti'deki bu yükselişi değerlendirirken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bireysel etkisini ayrıca ele almak gerekiyor. GENAR dışında iki farklı araştırma şirketinin verilerine bakıldığında, Erdoğan'a duyulan güvenin son dönemde 6 ila 8 puan arasında arttığı görülüyor. Olağanüstü dönemlerde güçlü liderlik imajı toplumsal güveni pekiştiriyor; bu etki doğrudan parti tabanına yansıyor.

CHP Neden Geriledi?

Ekonomik baskıların sürdüğü ve belediyelere yönelik operasyonların gündemden düşmediği bu dönemde, siyasi konjonktürün CHP'ye avantaj sağlaması beklenirdi. Ancak tablonun tam tersi gerçekleşiyor.

CHP'deki gerilemenin başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir:

Parti içi çatışmalar: Süregelen iç hesaplaşmalar ve kamusal tartışmalar seçmen nezdinde güven erozyonuna yol açıyor.

Belediye soruşturmaları:Bursa ve Antalya büyükşehir belediyelerine yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, Uşak Belediye Başkanı'na ilişkin skandal haberler CHP tabanının motivasyonunu zayıflatıyor.

Liderlik algısı: Genel Başkan Özgür Özel'in toparlayıcı bir profil sergileyemediğine dair yaygınlaşan kanı, imaj sorunuyla birleşince partinin önünü tıkıyor.

Toplumun Savaş Döneminde Türkiye'den Beklentisi

Araştırmada katılımcılara Türkiye'nin bölgesel çatışmalar karşısında nasıl bir dış politika izlemesi gerektiği de soruldu. Sonuçlar iktidarın tutumlarıyla büyük ölçüde örtüşüyor.

Katılımcıların yüzde 41,4'ü Türkiye'nin bölgesinde bağımsız bir merkez güç olarak konumlanmasını tercih ediyor; bu oran mart ayındaki yüzde 38,6 seviyesinden belirgin biçimde yükseldi. İkinci sıraya yüzde 15,3 ile "Türk dünyasıyla ittifak" seçeneği girdi. "İslam dünyasıyla ittifak" yüzde 14,4 ile üçüncü oldu. "ABD ile ittifak" seçeneğini tercih edenlerin oranı ise yüzde 2 ile Afrika ülkeleriyle ittifak isteyenlerle hemen hemen aynı düzeyde kaldı. Bu veri, ABD'nin Türk kamuoyundaki imajının ne denli zedelendiğini açıkça ortaya koyuyor.

Halk Savaşı Türkiye'nin Sorunu Olarak Görüyor

Ankette İran savaşından en çok etkilenen ülkeler sorulduğunda, İran yüzde 31,7 ile ilk sıraya yerleşti. Dikkat çekici olan ise ikinci sıranın yüzde 14,2 ile Türkiye'ye ait olması; İsrail ve Arap ülkeleri ancak üçüncü ve dördüncü sıraya girebildi.

Bu bulgu önemli bir toplumsal algıya işaret ediyor: Türk halkı İran savaşını uzak bir bölgesel kriz olarak görmüyor; kendi ülkesini doğrudan etkileyen, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla yakın hissedilen bir tehdit olarak değerlendiriyor. Kamuoyu barış istiyor, ama aynı zamanda kaygılı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber