Uzman erbaşlığa geçen sözleşmeli erlere verilecek ikramiyeye ilişkin önemli karar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, sözleşmeli er veya erbaş olarak görev yapmakta iken 6191 sayılı Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu'nun 8. maddesine eklenen 12. fıkranın yürürlük tarihinden önce uzman erbaşlığa geçiş yapan kişilere anılan Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan ikramiyenin ödenip ödenemeyeceği hususuna ilişkin mahkemeler arasındaki görüş aykırılığını giderdi.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 03 Ocak 2026 00:10, Son Güncelleme : 24 Aralık 2025 09:51
Uzman erbaşlığa geçen sözleşmeli erlere verilecek ikramiyeye ilişkin önemli karar

İDDK, 28/06/2024 tarihinden önce sözleşmeli er veya erbaşlıktan uzman erbaşlığa geçiş yapanlara 6191 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan ikramiyenin ödenemeyeceğine hükmetti.

Geçmişe uygulanacağına ilişkin madde yoksa yorum yoluyla geçmişe uygulanamaz

Yargı içtihatları ve doktrinde ağırlıklı olarak kabul edilen yaklaşıma göre, kanunların zaman bakımından uygulanmasında temel kural kanunların geçmişe yürümezliği ilkesidir. Kanunların geçmişe yürümezliği ilkesi, kanunların kural olarak yürürlük tarihlerinden sonra gerçekleşen olaylar hakkında uygulanabilmesini ifade etmektedir. Hukuk devletinin temel kriterlerinden, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun olan da, kanunların yürürlük tarihlerinden önce gerçekleşen hukuki ilişkilere etkili olacak şekilde uygulanmamasıdır.

Bununla birlikte, kamu yararı, kamu düzeni, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi ayrıksı konular bakımından kanunların geçmişe yürümezliği ilkesine istisna getirilerek, kanunların geçmişe etkili kılınabileceği kabul edilmektedir. Ancak ifade, mali haklarda iyileştirme getiren her sonraki tarihli kanun hükmünün, geçmişe etkili olarak uygulanabileceği şeklinde anlaşılmamalıdır. Mali haklarda iyileştirme getiren bir kanun hükmünün, yürürlüğünden önceki bir tarihten başlayarak uygulanmasını mümkün kılan bir kuralın bulunması halinde; mali haklarda iyileştirme getiren kanun, yürürlüğünden önce gerçekleşen olaylara da uygulanabilecek olup, ilgilileri aleyhine sonuç doğurmayan sonraki tarihli kanunun yürürlüğünden önceki olaylara etkili olacak şekilde uygulanması, hukuk devletinin gerekliliklerinden olan hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırılık teşkil etmeyecektir.

Buna karşın, mali haklara iyileştirme getiren sonraki tarihli kanunun, yürürlüğünden önceki tarihlerde gerçekleşmiş olaylara etkili olarak uygulanabilmesine imkan veren herhangi bir geçiş hükmünün bulunmaması durumunda ise; kanunların geçmişe yürümezliğine ilişkin temel ilkenin izlenmesi gerekmektedir. Bu ihtimalde sonraki tarihli kanun, mali haklarda iyileştirme getiriyor olsa dahi, yorum yoluyla geçmişe etkili olarak uygulanamayacaktır. Aksi halin kabulü, mali hakları iyileştiren sonraki tarihli kanunun, uygulanma alanının kapsam ve sınırlarının belirlenmesinde eşitlik ilkesi bağlamında da sorun teşkil edebilecek farklı uygulama örneklerinin ortaya çıkmasına yol açabilecektir.

T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ
KURULU
Esas No : 2025/65
Karar No : 2025/60

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 11/07/2025 tarih ve E:2025/55, K:2025/55 sayılı kararıyla;
vekili Av tarafından, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 19/06/2025 tarih ve E:2025/1072, K:2025/1240 sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 21/03/2025 tarih ve E:2025/323, K:2025/846 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle,
"Aykırılığın, davanın reddi yolundaki Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği" görüşüyle, 2576 sayılı ''Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun"un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakimi ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:

AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI :
A- ERZURUM BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 5. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2025/1072 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken uzman erbaş sınavında başarılı olması üzerine uzman erbaş olarak naspedilen davacı tarafından, sözleşmeli er olarak görev yaptığı döneme ilişkin ikramiyesinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 17/09/2024 tarih ve 22079978 sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı ikramiyenin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 25/02/2025 tarih ve E:2024/2321, K:2025/309 sayılı kararının özeti:
6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 5 ve 7. maddeleri ile 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7517 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 48. maddesi ile anılan Kanun'un 8. maddesine eklenen 12. fıkra ve 08/06/2011 tarih ve 27958 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliği'nin 21. maddesi belirtilerek;
Somut uyuşmazlığın çözümünde öncelikle, 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 12. fıkrasına getirilen hükmün, kanunların zaman bakımından uygulanmasına dair kurallar bağlamında yürürlüğünden önce gerçekleşen statü geçişleri hakkında uygulanıp uygulanamayacağı hususunun irdelenmesi gerektiği;
Yargı içtihatları ve doktrinde ağırlıklı olarak kabul edilen yaklaşıma göre, kanunların zaman bakımından uygulanmasında temel kuralın kanunların ''geçmişe yürümezliği'' ilkesi olduğu, bu ilkenin, kanunların kural olarak yürürlük tarihlerinden sonra gerçekleşen olaylar hakkında uygulanabilmesini gerekli kıldığı, bu sonucun hukuk devletinin temel kriterleri arasında gösterilen hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun olduğu;
Bununla birlikte, kamu yararı, kamu düzeni, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi ayrıksı konular bakımından kanunların geçmişe yürümezliği ilkesine istisna getirilerek, kanunların geçmişe etkili kılınabileceği, mali haklara iyileştirme getiren sonraki tarihli kanunun, yürürlüğünden önceki tarihlerde gerçekleşmiş olaylara uygulanabilmesine imkan veren bir geçiş hükmünün bulunması halinde geçmişe etkili olarak uygulanabileceği, herhangi bir geçiş hükmünün bulunmaması durumunda ise; kanunların geçmişe yürümezliğine ilişkin temel ilkenin izlenmesi gerektiği, bu ihtimalde sonraki tarihli kanun, mali haklarda iyileştirme getiriyor olsa dahi, yorum yoluyla geçmişe etkili olarak uygulanamayacağı;
Bu açıklamalar çerçevesinde, 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesine eklenen 12. fıkranın, anılan Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan ödemeye hak kazanma koşulları bakımından anılan ödemenin yapılmasını gerektiren halleri genişletici nitelikte olduğu, ancak bu hükmün geçmişe etkili olarak uygulanabileceğine dair herhangi bir geçiş hükmü bulunmadığı, bu nedenle fıkranın yürürlüğe girdiği 28/06/2024 tarihinden önce gerçekleşerek tüm sonuçları ile hukuk aleminde doğmuş olaylar bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı;
Yukarıda yer verilen kanunların zaman bakımından uygulanmasına yönelik anlatımlara göre, statü geçiş işlemleri kapsamında 22/01/2024 tarihinde sözleşmeli er sözleşmesini feshederek uzman erbaşlığa geçiş yapan davacının, 6191 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan ödemeye hak kazanıp kazanmadığı hususunun tespitinde, 28/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 12. fıkrasının uygulanamayacağı,
Davacının durumu, 6191 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrası kapsamında değerlendirildiğinde ise; davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapmaktayken, yine Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere uzman erbaşlığa geçiş yaptığı, statü geçiş süreci kapsamında 22/01/2024 tarihinde sözleşmesinin sona erdiği, uzman erbaşlık sınavında başarılı olan davacının, statü geçiş işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla sözleşmesinin feshedilmesinde kusurunun bulunmadığı ancak, Kanun'da aranan ''Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmış olmak'' koşulunun gerçekleşmediği;
Nitekim, konuya ilişkin olarak Bölge İdare Mahkemelerince verilen farklı yönde kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde aykırılığın giderilmesi müessesine konu edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/10/2022 tarih ve E:2022/58, K:2022/64 sayılı kararında da bu tespitlere yer verildiği;
Bu durumda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde sözleşmeli er olarak görev yapmaktayken uzman erbaşlık sınavında başarılı olarak, Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere uzman erbaşlık kadrosuna atanan davacının, sözleşmesinin herhangi bir kusuru olmaksızın sona erdiği görülmekteyse de, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde uzman erbaş olarak görev yapmaya devam etmekle ''Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılma'' koşulunu sağlamadığı, statü geçişinin 22/01/2024 tarihinde gerçekleştiği dikkate alındığında 28/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 12. fıkrasının da geçmişe etkili olarak uygulanma imkanının bulunmadığı, bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan dava konusu işlem hukuka uygun tesis edildiğinden ikramiye ödenmesine yönelik istemin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 19/06/2025 tarih ve E:2025/1072, K:2025/1240 sayılı kararının özeti:
Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 25/02/2025 tarih ve E:2024/2321, K:2025/309 sayılı kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
B- İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 3. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2025/323 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken uzman erbaş sınavında başarılı olması üzerine uzman erbaş olarak naspedilen davacı tarafından, sözleşmeli er olarak görev yaptığı döneme ilişkin ikramiyesinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 11/09/2024 tarih ve 22020304 sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı ikramiyenin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 27/12/2024 tarih ve E:2024/1897, K:2024/2529 sayılı kararının özeti:
6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 5 ve 7. maddeleri ile 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7517 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 48. maddesi ile anılan Kanun'un 8. maddesine eklenen 12. fıkra ve 08/06/2011 tarih ve 27958 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliği'nin 21 ve 28. maddeleri belirtilerek;
Olayda, Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliği'nin 28. maddesinde sözleşmesini yenilemeyenler veya ayrılanların ilgili mevzuattaki şartları sağlamak şartıyla, uzman erbaşlığa ve astsubaylığa başvurabileceği, en az üç yıl görev yapmış olanların, müteakip sözleşme süresi içerisinde başvuru yapabileceği, bu durumda olanların, başvurularının kabul edilmesi halinde uzman erbaşlığa geçenlerin sözleşmelerinin kendiliğinden son bulacağının düzenlendiği, davacıya uzman erbaşlığa geçiş hakkı tanınmasından dolayı sözleşmeli erbaş görevine ilişkin sözleşmesinin kendiliğinden son bulduğu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde sözleşmeli er olarak görev yapan davacının Komutanlıkça icra edilen uzman erbaşlık sınavına girerek uzman erbaş nasbedilmiş olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, aksi halin hakkaniyete ve eşitlik ilkesine aykırı olacağı dikkate alındığında, davacının kendi iradesiyle uzman erbaşlığa geçiş yapmış olduğu görülse de sözleşmesinin sona ermesinde kusurunun bulunmadığının kabulü gerektiği;
Bu durumda, uzman erbaşlığa geçişi sebebiyle davacının herhangi bir kusuru olmaksızın sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesi karşısında, 22/01/2024 tarihinde uzman erbaşlığa geçiş yapan davacıya 6191 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrası gereğince ikramiyesi ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı;
Nitekim, 6191 sayılı Kanun'un 8. fıkrasına 7517 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile eklenen 12. fıkra ile 7. maddenin 5. fıkrası kapsamındaki ödemenin; sözleşmeli er/erbaş iken gerekli şartları taşıyarak ilgisine göre kuvvet komutanlıkları mensubu olup Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında uzman erbaş olarak istihdam edilenlere de ödeneceğinin hükme bağlandığının görüldüğü;
Ayrıca, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davacının ikramiyesinin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının ikramiyesinin idareye başvuru tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 21/03/2025 tarih ve E:2025/323, K:2025/846 sayılı kararının özeti:
İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 27/12/2024 tarih ve E:2024/1897, K:2024/2529 sayılı kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
II-İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken girdikleri sınav sonucunda başarılı olarak erbaşlığa geçiş yapan davacıların, sözleşmeli er olarak görev yaptıkları süre için ikramiye istemlerinin 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7517 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 48. maddesi ile 6191 sayılı Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu'nun 8. maddesine eklenen 12. fıkranın 28/06/2024 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki statü geçişlerinde uygulanması hususunda bir ibare de bulunmadığından bahisle reddi üzerine açılan davalarda verilen farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine incelenen aykırılığın oluştuğu görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Başvuruya konu olan kararlar arasındaki aykırılığı, sözleşmeli er veya erbaş olarak görev yapmakta iken 6191 sayılı Sözleşmeli Er ve Erbaş Kanunu'nun 8. maddesine eklenen 12. fıkranın yürürlük tarihinden önce uzman erbaşlığa geçiş yapan kişilere anılan Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan ikramiyenin ödenip ödenemeyeceği hususu oluşturmaktadır.

6191 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen, aykırılığa konu uzman erbaşlığa geçişlerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan, 7. maddesinin 5. fıkrasında; kendi kusurları olmaksızın veya ilk sözleşmesini yahut müteakip sözleşme süresini bitirmesinden dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerinden (7517 sayılı Kanun'un 47. maddesi ile bu ibare "Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından" şeklinde değiştirilmiştir.) ayrılan sözleşmeli erbaş ve erlere yapılacak ödeme hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanun'da 7517 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önce sözleşmeli er veya erbaşlıktan uzman erbaşlığa geçiş yapan kişilere 7. maddenin 5. fıkrası kapsamında ödeme yapılıp yapılamayacağı hususu aykırılığın giderilmesine konu olmuş, Kurulumuzun 12/10/2022 tarih ve E:2022/58, K:2022/64 sayılı kararıyla özetle; hükümde, kusur ve sözleşme süresine ilişkin koşullar belirlenmekle birlikte kişilere ödeme yapılmasının temel koşulunun Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmak olarak belirlendiği, aykırılığın giderilmesine konu olaylarda Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde sözleşmeli er olarak görev yapan kişilerin uzman erbaşlık sınavında başarılı olmaları sonrasında bu statüye geçiş yapabilmeleri için mevcut sözleşmelerinin feshi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesine uzman erbaş statüsüne nasbedilmelerinin söz konusu olduğu, dolayısıyla bu kişilerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldıklarından söz edilemeyeceği, bu nedenle hükümde yer alan "ayrılma" koşulunun sözleşmeli er ve erbaşlıktan uzman erbaşlığa geçiş yapanlar açısından gerçekleşmediği anlaşıldığından, bu kişilere ödeme yapılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmış, sözleşmelerinin feshedilmesinde davacıların kusurunun bulunmadığı kabul edilse dahi temel koşul olan ayrılma koşulu sağlanmadığından bu hususun uyuşmazlıkların esasını etkiler yönünün bulunmadığı gerekçesiyle aykırılığın ret kararları doğrultusunda giderilmesine karar verilmiştir.

Dolayısıyla, 28/06/2024 tarihinden önce, sözleşmeli er veya erbaşlıktan, uzman erbaşlığa geçiş yapan kişilere 6191 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrası kapsamında ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.

28/06/2024 tarihinden sonra bu şekilde geçiş yapan kişilere ödeme yapılmasını mümkün kılan hüküm ise, 28/06/2024 tarih ve 32586 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7517 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesine eklenen 12. fıkradır. Anılan hükmün, yürürlük tarihinden sonra sözleşmeli er veya erbaşlıktan uzman erbaşlığa geçiş yapanlara uygulanacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıklardaki şekliyle, 7517 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sözleşmeli er veya erbaşlıktan uzman erbaşlığa geçiş yapmış, bu geçiş ardından idareden herhangi bir ikramiye talebinde bulunmamış veya böyle bir talepte bulunup talebinin reddi üzerine dava açmamış, bir diğer deyişle geçiş yapılan tarih itibarıyla hukuk aleminde bütün sonuçlarıyla kesinleşmiş işlemler sonrasında yürürlüğe giren 7517 sayılı Kanun kapsamında geriye dönük olarak ikramiye isteminde bulunan uzman erbaşlar açısından inceleme yapıldığında;

Yargı içtihatları ve doktrinde ağırlıklı olarak kabul edilen yaklaşıma göre, kanunların zaman bakımından uygulanmasında temel kural kanunların geçmişe yürümezliği ilkesidir. Kanunların geçmişe yürümezliği ilkesi, kanunların kural olarak yürürlük tarihlerinden sonra gerçekleşen olaylar hakkında uygulanabilmesini ifade etmektedir. Hukuk devletinin temel kriterlerinden, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun olan da, kanunların yürürlük tarihlerinden önce gerçekleşen hukuki ilişkilere etkili olacak şekilde uygulanmamasıdır.

Bununla birlikte, kamu yararı, kamu düzeni, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi ayrıksı konular bakımından kanunların geçmişe yürümezliği ilkesine istisna getirilerek, kanunların geçmişe etkili kılınabileceği kabul edilmektedir. Ancak ifade, mali haklarda iyileştirme getiren her sonraki tarihli kanun hükmünün, geçmişe etkili olarak uygulanabileceği şeklinde anlaşılmamalıdır. Mali haklarda iyileştirme getiren bir kanun hükmünün, yürürlüğünden önceki bir tarihten başlayarak uygulanmasını mümkün kılan bir kuralın bulunması halinde; mali haklarda iyileştirme getiren kanun, yürürlüğünden önce gerçekleşen olaylara da uygulanabilecek olup, ilgilileri aleyhine sonuç doğurmayan sonraki tarihli kanunun yürürlüğünden önceki olaylara etkili olacak şekilde uygulanması, hukuk devletinin gerekliliklerinden olan hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırılık teşkil etmeyecektir.

Buna karşın, mali haklara iyileştirme getiren sonraki tarihli kanunun, yürürlüğünden önceki tarihlerde gerçekleşmiş olaylara etkili olarak uygulanabilmesine imkan veren herhangi bir geçiş hükmünün bulunmaması durumunda ise; kanunların geçmişe yürümezliğine ilişkin temel ilkenin izlenmesi gerekmektedir. Bu ihtimalde sonraki tarihli kanun, mali haklarda iyileştirme getiriyor olsa dahi, yorum yoluyla geçmişe etkili olarak uygulanamayacaktır. Aksi halin kabulü, mali hakları iyileştiren sonraki tarihli kanunun, uygulanma alanının kapsam ve sınırlarının belirlenmesinde eşitlik ilkesi bağlamında da sorun teşkil edebilecek farklı uygulama örneklerinin ortaya çıkmasına yol açabilecektir.

Bu açıklamalar çerçevesinde, aykırılığın giderilmesine konu olaylarda kişilerin taleplerinin dayanağı olan 7517 sayılı Kanun ile 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesine eklenen 12. fıkranın da mali haklarda iyileştirme getirdiği muhakkaktır. Ancak 7517 sayılı Kanun'un 56. maddesinde açıkça; bu Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmış, hükümlerin geçmişe etkili olarak uygulanabileceğine dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Bu haliyle, anılan 12. fıkranın yürürlüğe girdiği 28/06/2024 tarihinden önce tesis edilmiş ve hukuk aleminde tüm sonuçlarıyla doğmuş işlemler açısından uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Diğer yandan, yukarıda belirtildiği üzere hüküm mali haklarda iyileştirme içerse dahi yorum yoluyla geçmişe dönük olarak kişilerin bu haktan yararlanabileceğinden bahsetmek kanunların geriye yürümezliği ilkesine de aykırı olacaktır.

III- SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle; Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, "7517 sayılı Kanun ile 6191 sayılı Kanun'un 8. maddesine eklenen 12. fıkranın yürürlüğe girdiği 28/06/2024 tarihinden önce sözleşmeli er veya erbaşlıktan uzman erbaşlığa geçiş yapanlara 6191 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan ikramiyenin ödenemeyeceği" doğrultusunda giderilmesine, kesin olarak, 01/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber