Danıştay, daire başkanlığından alt göreve geçişte birimin hassasiyetine dikkat çekti!

Danıştay İkinci Dairesi, üniversite daire başkanının takdir hakkı gözetilerek alt görev olan fakülte sekreterliği görevine atanmasının hukuka uygun olduğuna hükmetti!

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Eklenme : 28 Kasım 2021 15:35
Danıştay, daire başkanlığından alt göreve geçişte birimin hassasiyetine dikkat çekti!

Dava konusu olayda, bir yükseköğretim kurumunda İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak görev yapan davacı bu görevinden alınarak ilçede bulunan Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak atanmıştır.

İlk derece mahkemesi, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı kadrosuna takdir hakkı kapsamında atanan davacının bu görevinden alınarak aynı takdir hakkı çerçevesinde fakülte sekreteri olarak atanmasında hukuken engel bulunmadığına hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de işlemde hukuka aykırılık bulmamıştır.

Danıştay İkinci Dairesi ise, ilk derece mahkemesinin gerekçelerine atıf yaparak Gelir Uzmanı olarak görev yapmakta iken takdir hakkı bağlamında Daire Başkanı olarak atanan davacının bu görevinden alınarak aynı takdir hakkı çerçevesinde Fakülte Sekreteri olarak atanmasında sakınca bulunmadığını, bununla birlikte ilgilinin görev yaptığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı görevinin önem ve mahiyeti dikkate alındığında, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından uygun olduğuna karar verilmiştir.

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2019/2241

Karar No : 2020/3233

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .

VEKİLİ : Av. .

KARŞI TARAF (DAVALI) : . Üniversitesi Rektörlüğü

VEKİLİ : Av. .

İSTEMİN KONUSU : . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem :

Dava; . Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, . ilçesinde bulunan . Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak atanmasına ilişkin 08/03/2017 tarih ve E.6129 sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :

... İdare Mahkemesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararıyla; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 52. maddesinin (a) bendinde; "Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı; üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır. Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır." hükmünün yer aldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden, kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabileceklerinin öngörüldüğü, söz konusu mevzuat hükümleri uyarınca idarenin, memurlarını görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atama noktasında takdir yetkisine sahip olduğu, bu bağlamda; daha önce Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Koordinasyon Müdürlüğünde "gelir uzmanı" olarak görev yapan davacının, davalı idare emrine "idari ve mali işler daire başkanı" olarak atanması, idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu gibi, dava konusu işlemle, bu kez "idari ve mali işler daire başkanı" görevinden alınarak . Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak atanmasının da mevzuatla idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında bulunduğu, davacının kazanılmış hak aylık derecesinin korunduğu, bu kapsamda hizmet gereklerine veya kamu yararına aykırı şekilde hareket edildiğini gösterir herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, anılan işlem nedeniyle oluştuğu iddia olunan maddi kayıpların tazmini yönündeki talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

... İdare Mahkemesinin anılan kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı karar ile; davacının istinaf başvurusunun, ''dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; daire başkanı olarak görev yapan davacı hakkında davalı idarece, .. örgütü üyeliği suçlamasıyla disiplin soruşturması açıldığı, bu nedenle davacının görevden alınarak fakülte sekreteri olarak atanmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı'' yolundaki gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

Davacı, anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından; hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının, . terör örgütüyle bağlantısının bulunmadığı kanaatiyle sonuçlandığı ve herhangi bir ceza ile tecziye edilmediği, daire başkanlığı görevini yürütme konusunda ihmalinin, kusurunun olduğu veya görevinde yetersiz kaldığı yönünde davalı idarece herhangi bir saptama yapılmadığı, idarenin, takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanmadığı, 2547 sayılı Kanun'un 52. maddesinde, ''Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır." hükmüne yer verildiği, ancak dava konusu atama işleminin, Dekanın önerisi olmaksızın tesis edildiği, işlemin şekil, sebep ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : .

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Davacı tarafından, . Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken, . Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığının 08/03/2017 tarih ve E.6129 sayılı işlemi ile . ilçesinde bulunan . Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak atanması üzerine, anılan işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Atamalar" başlıklı 52. maddesinin (a) bendinde; "Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı; üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır. Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır.'' hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile idarelere personelini naklen atama konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Gelir İdaresi Başkanlığı . Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Koordinasyon Müdürlüğünde "gelir uzmanı" olarak görev yapmakta iken, naklen . Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sekreterliği görevine atandığı, 18/09/2013 tarihinde bu görevine başladığı ve akabinde 06/11/2013 tarihinde Üniversite idari ve mali işler daire başkanlığı görevine getirildiği, dava konusu işlem ile de 657 sayılı Yasa'nın 76, 161 ve 169. maddeleri ile 2547 sayılı Yasa'nın 52/a maddesi uyarınca, aynı Üniversitenin . ilçesinde bulunan . Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak tayin edildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda, Gelir İdaresi Başkanlığı . Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Koordinasyon Müdürlüğünde "gelir uzmanı" olarak görev yapan davacının "idari ve mali işler daire başkanı" olarak atanması, davalı idareye mevzuatla tanınan takdir yetkisi kapsamında olduğu gibi, dava konusu işlemle, bu kez "idari ve mali işler daire başkanlığı" görevinden alarak . Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak atanmasının da aynı şekilde idarenin sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında bulunduğu, kaldı ki davacının kazanılmış hak aylık derecesi korunduğu gibi işlem tesis edilirken hizmet gereklerine veya kamu yararına aykırı şekilde hareket edildiğini gösterir herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı görülmektedir.

Bu durumda, Üniversite İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı görevinin önem ve mahiyeti dikkate alındığında, dava konusu işlemin, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, davanın reddi yolunda verilen karara yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2. . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,

04/11/2020 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava; . Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, . ilçesinde bulunan . Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak atanmasına ilişkin 08/03/2017 tarih ve E.6129 sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, 2007-2013 yılları arasında Gelir İdaresi Başkanlığı . Vergi Dairesi Başkanlığında Gelir Uzmanı olarak görev yaptığı, 2013 yılında . Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsüne Enstitü Sekreteri olarak naklen atandığı, 06/11/2013 tarihinde aynı Üniversitede İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı görevine getirildiği, dava konusu işlem ile de bu görevinden alınarak, Üniversitenin, . ilçesinde bulunan . Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesine "fakülte sekreteri" olarak atandığı ve söz konusu atamaya ilişkin olarak davalı idarece, davacının görevinde başarısız ya da yetersiz olduğuna ilişkin olarak somut bir bilgi ya da belgenin dava dosyasına sunulmadığı, öte yandan; dava konusu işlemin tesisinden kısa bir süre sonra davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ise de, yapılan soruşturma sonucunda davacı hakkında, disiplin cezası verilmesini gerektirecek bir durumun olmadığının saptandığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte hakkında soruşturma bulunmayan, disiplin cezası da almayan davacının, görevinde başarısız ya da yetersiz olduğu hususunda idarece somut bir saptama yapılmaksızın, salt 657 sayılı Kanun'un 76. maddesince idarelere tanınan takdir yetkisine istinaden işlem tesis edilmesinde, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda hüküm kuran İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Memurlar.Net'i Instagram'dan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz