CB Kararı ile görevden alınan bölge müdürü davayı kazandı
Danıştay İkinci Dairesi, bölge müdürü olarak görev yapan davacının; bu görevden alınmasına ilişkin 03/05/2023 günlü, 32179 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/05/2023 günlü, 2023/262 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın kendisine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
İlk derece mahkemesi: Takdir hakkı kapsamındadır
Üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulünün gerektiği; bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmamaktadır.
Danıştay: Atama işlemine dayanak olan gerekçenin hukuki olması gerekmektedir
Somut olayda; davacının, bölge müdürlüğü görevinden alınarak, araştırmacı kadrosuna atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında, hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğu yönünde, hukuken geçerli, somut bilgi-belge veya görevinden alınmasını gerektirir bir disiplin soruşturması veya idari teklif de bulunmadığından, geçmiş hizmetlerindeki yöneticilik görevleri ve süreleri de dikkate alındığında, salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1808
Karar No : 2025/3312
İSTEMİN KONUSU:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : ... olarak görev yapan davacının; bu görevden alınmasına ilişkin 03/05/2023 günlü, 32179 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/05/2023 günlü, 2023/262 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın kendisine ilişkin kısmı ile ... Bölge Müdürlüğündeki ... kadrosuna atanmasına ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulünün gerektiği; bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı; nitekim, bölge müdürlüğü görevinden alınan davacının, araştırmacı kadrosuna atanmasının yasal dayanağının da 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemlerde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla usul ve esas yönünden hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; davalı idare bünyesinde otuz altı yıl görev yaptıktan sonra, layık görülerek bölge müdürü olarak atamasının yapıldığı; görevinde başarısız olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma da bulunmadığı halde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI:
1- Cumhurbaşkanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
2- Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... olarak görev yapmakta iken, bu görevinden alınarak, ... Bölge Müdürlüğündeki ... kadrosuna atanan davacı tarafından; bölge müdürlüğü görevinden alınmasına ilişkin 03/05/2023 günlü, 32179 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/05/2023 günlü, 2023/262 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın kendisine ilişkin kısmı ile araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden, kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri öngörülmüştür.
10/07/2018 günlü, 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 2. maddesinde "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır." düzenlemesine yer verilmiş; bölge müdürleri (II) sayılı cetvelde yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde yer alan düzenleme ile memurların yer ve görev bakımından naklen atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı; bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği; belirtilen unsurlara uyulmaksızın kullanıldığının kanıtlanması ya da yargı yerlerince saptanması halinde ise, idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin gerekeceği yargısal içtihatlardandır.
İdare hukukunda benimsenmiş bu prensiple idarenin işlemlerinde keyfiliğin, sübjektifliğin önlenmesinin ve bu suretle memurların daha rahat, güvenli bir statüde hizmet vermelerinin amaçlandığı şüphesizdir. Bu bakımdan, atama işlemine dayanak olan gerekçenin de yukarıda anılan hususlar dahilinde değerlendirilmesi; yapılacak değerlendirmede ilgilinin durumu, kamu yararı, hizmet gerekleri gibi kriterlerin dikkate alınması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının; 1993-2001 yılları arasında ...; 2001-2008 yılları arasında bölge müdür yardımcısı ve 2008-2020 yılları arasında yine ... görevlerinde bulunduğu, 30/10/2022 tarihinde ... olarak atandığı; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile bu görevinden alındığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının, bölge müdürlüğü görevinden alınarak, araştırmacı kadrosuna atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında, hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğu yönünde, hukuken geçerli, somut bilgi-belge veya görevinden alınmasını gerektirir bir disiplin soruşturması veya idari teklif de bulunmadığından, geçmiş hizmetlerindeki yöneticilik görevleri ve süreleri de dikkate alındığında, salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.