CB Kararnamesi ile görevden alınan genel müdür yardımcılığı görevinden alınma hukuka aykırı bulundu
Danıştay 2. Dairesi, Hazine ve Maliye Bakanlığında müdür yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin 01/04/2023 günlü, 32150 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2023/178 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 02/05/2023 günlü, 2126923 sayılı Bakan Onayı ile Muhasebat Genel Müdürlüğüne Muhasebat Başkontrolörü kadrosuna atanması ve Bakan Onayını takip eden iki yıldan sonraki özlük haklarının Muhasebat Başkontrolörü kadrosu esas alınarak belirlenmesi işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
İlk derece mahkemesi: Takdir hakkı kapsamında işlem hukuka uygundur
İdarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, yasalarla kendisine verilen görevleri etkin, süratli ve verimli bir biçimde yürütme ve bu amaçla gereken önlemleri almakla yükümlü olan idarenin, Personel Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı (üst düzey personel) olarak görev yapan davacının bu kadroya atanması ve görevden alınması hususunda daha geniş bir takdir yetkisine sahip bulunduğu, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından ve davacının geçmiş hizmetleri, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği ve söz konusu görevden alınma işleminde idarenin hizmet dışı nedenlere dayandığının açık ve net tespit edilemediği hususları da dikkate alındığında, davacının takdiren atandığı genel müdür yardımcılığı kadrosundan alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Danıştay: Salt takdir hakkı gerekçe olamaz
Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerekmektedir.
Bu durumda; davacının geçmiş hizmetleri değerlendirildiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, genel müdür yardımcılığından alınarak muhasebat başkontrolörü olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğuna ilişkin idarece hukuken geçerli somut bilgi veya belge sunulmadığı görüldüğünden, takdir yetkisi gerekçe gösterilmek suretiyle tesis edilen genel müdür yardımcılığından alınarak muhasebat başkontrolörü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1231
Karar No : 2025/3594
İSTEMİN KONUSU:
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem:
Dava; davacının Hazine ve Maliye Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken başka bir göreve atanmak üzere genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin 01/04/2023 günlü, 32150 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2023/178 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 02/05/2023 günlü, 2126923 sayılı Bakan Onayı ile Muhasebat Genel Müdürlüğüne Muhasebat Başkontrolörü kadrosuna atanması ve Bakan Onayını takip eden iki yıldan sonraki özlük haklarının Muhasebat Başkontrolörü kadrosu esas alınarak belirlenmesi işleminin iptali ve işlemler nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakları ile parasal hakların yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınması işlemi yönünden; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, yasalarla kendisine verilen görevleri etkin, süratli ve verimli bir biçimde yürütme ve bu amaçla gereken önlemleri almakla yükümlü olan idarenin, Personel Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı (üst düzey personel) olarak görev yapan davacının bu kadroya atanması ve görevden alınması hususunda daha geniş bir takdir yetkisine sahip bulunduğu, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından ve davacının geçmiş hizmetleri, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği ve söz konusu görevden alınma işleminde idarenin hizmet dışı nedenlere dayandığının açık ve net tespit edilemediği hususları da dikkate alındığında, davacının takdiren atandığı genel müdür yardımcılığı kadrosundan alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Muhasebat Genel Müdürlüğüne Muhasebat Başkontrolörü kadrosuna atanmasına ve Bakan Onayını takip eden iki yıldan sonraki özlük haklarının Muhasebat Başkontrolörü kadrosu esas alınarak belirlenmesine ilişkin kısım yönünden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 35. maddesinin, idarelere görevden alma konusunda takdir hakkı vermediği, yalnızca maddede sayılan görevlerden alınan kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlediğinden ve özlük haklarını düzenlediğinden, görevden almaya sebep oluşturabilecek yasal bir dayanak niteliği taşımadığı, bu düzenleme maddede sayılan görevlilerin bu görevlerinden alınmaları halinde hangi kadroya atanacaklarına ve özlük haklarının ne şekilde belirleneceğine ilişkin olduğundan, bir personelin görevden alınması halinde atanacağı yer konusunda idarenin bir takdir yetkisinden söz edilemeyeceği, görevden alınan personelin atanacağı yer konusunda idarenin bağlı yetki içinde olduğu anlaşıldığından davacının Muhasebat Genel Müdürlüğüne Muhasebat Başkontrolörü kadrosuna atanmasına ve Bakan Onayını takip eden iki yıldan sonraki özlük haklarının Muhasebat Başkontrolörü kadrosu esas alınarak belirlenmesi işleminde de hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, davacının işlemler nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakları ile parasal hakların yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; kariyer ve liyakat ilkesine uygun bir şekilde atandığı, görevinde başarısız olmadığı, eksik incelemeyle karar verildiği, hakkında hiç bir adli ya da idari soruşturma açılmadığı, disiplin cezası bulunmadığı, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket edilmesi gerektiği, benzer durumlarda açılmış davalarda lehe verilmiş yargı kararları bulunduğu, idrarece görevden alınmasını gerektirecek bilgi veya belgenin dosyaya sunulamadığı, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığı, kamuda 28 yıl görev yaptığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan zorlu test ve mülakat sınavlarını başararak göreve başladığı, hiyerarşik olarak alt kadrolarda uzun yıllar görev yaptığı, kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda bulunduğu göreve atandığı, performans puanlamasında başarılı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI:
Cumhurbaşkanlığı: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin ve 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, temyiz aşamasında duruşma yapılması yolundaki davacı istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; ... yılında Hazine ve Maliye Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünde ... olarak göreve başlayan davacının, ... yılında ... kadrosuna atandığı, ... yılında muhasebat başkontrolörü olarak görevine devam ettiği, ... yılında kadrosunun maliye uzmanı olarak değiştirildiği ve bu unvan ile görevine ... yılına kadar devam ettiği, ... yılında Personel Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak atandığı ve söz konusu görevin ... yılına kadar devam ettiği ve sonrasında personel genel müdür yardımcılığı görevine ... tarihinde vekaleten, ... tarihinde de asaleten atamasının yapıldığı, bu görevi yürütmekte iken 01/04/2023 günlü, 32150 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2023/178 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile genel müdür yardımcılığı görevinden alındığı ve 02/05/2023 günlü, 2126923 sayılı Bakan Onayı ile Muhasebat Genel Müdürlüğüne Muhasebat Başkontrolörü kadrosuna atanması üzerine, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde, "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler. Aşağı dereceye atananların 68. maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür. ..." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerekmektedir.
Bu durumda; davacının geçmiş hizmetleri değerlendirildiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, genel müdür yardımcılığından alınarak muhasebat başkontrolörü olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğuna ilişkin idarece hukuken geçerli somut bilgi veya belge sunulmadığı görüldüğünden, takdir yetkisi gerekçe gösterilmek suretiyle tesis edilen genel müdür yardımcılığından alınarak muhasebat başkontrolörü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak muhasebat başkontrolörü olarak atanmasına ilişkin işlemler hakkında verilen kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verileceği dikkate alındığında, davacının Bakan Onayını takip eden iki yıldan sonraki özlük haklarının Muhasebat Başkontrolörü kadrosu esas alınarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptali istemi hakkında yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.