İDDK, eğitmenlik yaptırılmayan eğitmenin sözleşmesinin feshini hukuka aykırı buldu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden eğitmen olarak görev yapan davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle feshine ilişkin işlemi hukuka aykırı buldu.
Bu işlemi hukuka aykırı bulan ilk derece mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun buldu.
İlk derece mahkemesi: İdare hizmetine ihtiyaç kalmadığını ispatlayamamıştır.
Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik bölümü mezunu olduğu, göreve başladığı tarihten itibaren kadrosuyla ilgili bir görevde bulunmadığı, dosyaya sunduğu belge ve bilgilerin ise, davalı idarede hizmetine ihtiyaç olduğunu kanıtlar nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
Danıştay 12. Daire: Uzmanlık alanı dışında görevlendirilmiştir
Davacının, başkanlık oluruyla dış ilişkiler müdür vekili ve dış ilişkiler müdürlüğünde personel olarak görev yaptığının bildirildiği, göreve başladığı tarihten, sözleşmesinin fesh edildiği 10/06/2019 tarihine kadar, davalı belediyeye ait uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışında işlerde görevlendirildiği, dava konusu işlemle, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
İDDK: Personelin burada kusuru yoktur
Uyuşmazlıkta; davacının Sağlık Hizmetleri Sınıfı (3) dereceli ... kadrosu karşılık gösterilerek 10/04/2017 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile ... olarak göreve başlatıldığı, ancak göreve başladığı tarihten sözleşmesinin feshedildiği 10/06/2019 tarihine kadar başkanlık oluruyla dış ilişkiler müdür vekili ve dış ilişkiler müdürlüğünde personel olarak görev yaptırıldığı, dava konusu işlemle de, uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışında işlerde görev yaptığı nedeniyle bulunduğu pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışında ki işlerde görevlendirilmesinin kendi iradesinden değil idarenin tasarrufundan kaynaklandığı ve hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin idare tarafından başkaca bir sebep gösterilmediği hususları dikkate alındığında, davacının bulunduğu pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine yönelik dava konusu işlemin, idarenin sürekliliği ilkesi ve idareye güvenin korunması gerekliliği ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 2024/2918
Karar No: 2025/1650
İSTEMİN KONUSU :
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden ... olarak görev yapan davacının, ... - ... tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle feshine ilişkin .. tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması halinde, süresi dolmadan sözleşmelerin feshedilebilmesinin de mümkün olduğu; ancak, asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle, sözleşme yenilememe veya feshin haklı sebeplere dayanması gerektiği, davacının sözleşmesinin, ifa ettiği hizmette başarısız veya verimsiz olduğu yolundaki bir tespit nedeniyle değil, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç bulunmadığından bahisle fesih edildiği, kadrosunun, davacı görevdeyken Belediye Meclisince iptal edilme olanağı bulunmadığı; ancak, bu hususun hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmamasının bir gerekçesi olamayacağı; öte yandan, ... olan davacının, Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik bölümü mezunu olduğu, göreve başladığı tarihten itibaren kadrosuyla ilgili bir görevde bulunmadığı, dosyaya sunduğu belge ve bilgilerin ise, davalı idarede hizmetine ihtiyaç olduğunu kanıtlar nitelikte olmadığı anlaşıldığından, göreve başladığı tarihten itibaren ... görevini ifa etmeyen davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2017 yılından itibaren ... kadrosu ile istihdam edilen davacının, dış ilişkiler müdür vekili olarak görev yaptığı, davalı idarece, söz konusu müdürlükte bulunan tek kadro iptal edilmeksizin, sözleşme kapsamında istihdam edileceği herhangi bir faaliyet alanının bulunmadığı ve hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiği; ancak, hangi sebeple hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin somut gerekçe gösterilemediği, belediyenin sağlık hizmetinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, dava konusu işlemden sonra alınan 01/07/2019 tarihli belediye meclis kararından, ... kadrosunun iptal edilerek, hemşire ve sağlık memuru kadrolarının ihdas edildiği anlaşıldığından bu yöndeki savunmaya da itibar edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti:
Danıştay Onikinci Dairesinin 20/05/2024 tarih ve E:2021/4040, K:2024/2549 sayılı kararıyla;
Uyuşmazlıkta; davacının, 10/04/2017 tarihinden itibaren imzalanan hizmet sözleşmesi ile davalı belediyeye ... olarak alındığı, Erbaa Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısında, Sağlık Hizmetleri Sınıfı (3) dereceli ... kadrosu karşılık gösterilerek sözleşme imzalanan davacının, başkanlık oluruyla dış ilişkiler müdür vekili ve dış ilişkiler müdürlüğünde personel olarak görev yaptığının bildirildiği, göreve başladığı tarihten, sözleşmesinin fesh edildiği 10/06/2019 tarihine kadar, davalı belediyeye ait uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışında işlerde görevlendirildiği, dava konusu işlemle, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, (3) dereceli ... kadro unvanına ilişkin görevleri yerine getirmek üzere sözleşmeli statüde istihdam edilen davacının, ilk kez göreve başladığı ... tarihinden itibaren ... olarak çalışmadığı; bu itibarla, davalı idarede ... pozisyonunda görevlendirilecek personele ihtiyaç bulunmadığı açık olduğundan, ... - ... tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davalı idare tarafından, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 6. maddesi uyarınca sözleşmeli personelin görevi dışında bir işte çalıştırılamayacağı, davacının fiili olarak sağlık teknikerliği yapmadığı, sözleşmeli personelin, Devlet memurlarına tanınan güvencelerden faydalanmasına imkan olmadığı, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ:
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Erbaa Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden ... olarak görev yapan davacının, ...-... tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesi, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle ... tarih ve ... sayılı işlemle feshedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında; "Norm kadro ilke ve standartları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Belediyenin ve bağlı kuruluşlarının norm kadroları, bu ilke ve standartlar çerçevesinde belediye meclisi kararıyla belirlenir." , ikinci fıkrasında; "Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur." , üçüncü fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır." ve beşinci fıkrasında; "Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde ayni ya da nakdi menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır ... " hükümleri öngörülmüştür.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı ve "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6/d maddesinde ise; "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun yukarıda metnine yer verilen 49. maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenleme ile kamu tüzel kişiliğine sahip olan belediyelerin uzmanlık gerektiren asli ve sürekli görevlerini yürütmek üzere hizmet sözleşmesi ile personel çalıştırabilmesi mümkün kılınmıştır.
Söz konusu personelin sözleşme süresinin sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda takdir yetkisi bulunduğu gibi; haklı nedenlerin varlığı halinde sözleşmenin süresi dolmadan feshi de mümkündür. Ancak asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti yürüten sözleşmeli personelin kamu hukukuna tabi, esasları idarece önceden belirlenmiş ve güvenceli statüleri gereği, gerek sözleşmenin yenilenmemesi gerekse feshin haklı sebeplere dayanması; bu sebeplerin ise yargısal denetime imkan verecek biçimde ortaya konulması zorunludur.
Öte yandan, idarenin tüm işlem ve eylemlerinde olduğu gibi sözleşmeli personel hakkında tesis edilecek tasarruflarında da süreklilik ilkesinin gözetilmesi gerekmektedir. Zira kamu hizmetlerinin kesintisiz ve düzenli yürütülmesi, idarenin hukuka bağlılığının bir yansımasıdır. Bu itibarla, sözleşmenin feshi yönündeki işlemlerin keyfi uygulamalara yol açmayacak şekilde, objektif ve hukuki gerekçelere dayandırılması; böylelikle hem kamu hizmetinin sürekliliğinin hem de idareye duyulan güvenin korunması zorunludur.
Uyuşmazlıkta; davacının Sağlık Hizmetleri Sınıfı (3) dereceli ... kadrosu karşılık gösterilerek 10/04/2017 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile ... olarak göreve başlatıldığı, ancak göreve başladığı tarihten sözleşmesinin feshedildiği 10/06/2019 tarihine kadar başkanlık oluruyla dış ilişkiler müdür vekili ve dış ilişkiler müdürlüğünde personel olarak görev yaptırıldığı, dava konusu işlemle de, uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışında işlerde görev yaptığı nedeniyle bulunduğu pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışında ki işlerde görevlendirilmesinin kendi iradesinden değil idarenin tasarrufundan kaynaklandığı ve hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin idare tarafından başkaca bir sebep gösterilmediği hususları dikkate alındığında, davacının bulunduğu pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine yönelik dava konusu işlemin, idarenin sürekliliği ilkesi ve idareye güvenin korunması gerekliliği ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 20/05/2024 tarih ve E:2021/4040, K:2024/2549 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.