Dijital Terörizme Karşı, Stratejik İletişim, Hukuk ve Devlet Refleksi

FETÖ, bugün dijital alanda faaliyet gösteren bir terör örgütüdür.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 31 Ocak 2026 20:09, Son Güncelleme : 31 Ocak 2026 20:18
Dijital Terörizme Karşı, Stratejik İletişim, Hukuk ve Devlet Refleksi

Silahlı kapasitesini kaybettikçe, psikolojik harp ve dezenformasyon yöntemlerine daha fazla ağırlık vermektedir. Sosyal medya platformları, bu yapı için yalnızca bir iletişim aracı değil; örgütsel faaliyet alanıdır. Açık ya da maskeli hesaplarla yürütülen propagandanın tamamı, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir.

FETÖ'nün dijital yapılanması incelendiğinde, bilinçli bir hukuksuzluk stratejisi görülür. Sahte kimlikler, anonim hesaplar, yapay etkileşim ağları ve organize kirli gündem çalışmaları.

Amaç fikir üretmek değil; toplumsal algıyı yönlendirmek, devlete olan güveni aşındırmak ve kamu düzenini hedef almaktır.

Bu yapı, özellikle kritik güvenlik dönemlerinde devreye girmektedir. Darbe girişimleri, sınır ötesi operasyonlar, seçim süreçleri ve terörle mücadele adımları, FETÖ için her zaman fırsat olarak görülmüştür. Son olarak Suriye'de hükümetin, uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa hakkı kapsamında terör örgütü YPG'ye karşı yürüttüğü operasyonlar üzerinden Türkiye'yi hedef alan yoğun bir dezenformasyon faaliyeti başlatılmıştır.

Bu noktada devlet refleksi gecikmemiştir.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yürütülen kapsamlı dijital izleme ve analiz çalışmaları sonucunda 379 FETÖ ve FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabı tespit edilmiştir. Bu hesapların terör propagandası yaptığı ve sistematik biçimde dezenformasyon ürettiği hukuki delillerle ortaya konulmuştur. İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın açıkladığı üzere; ilgili kurumlarla tam koordinasyon sağlanmış, erişim engelleme ve adli süreçler derhal başlatılmıştır.

Bu operasyon, yalnızca bir sosyal medya temizliği değildir. Bu adım; Anayasa'nın devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü koruma yükümlülüğünün ve Terörle Mücadele Kanunu'nun dijital alandaki kararlı uygulamasıdır. Devlet, dijital mecraların terör örgütleri için güvenli liman olmasına izin vermeyeceğini açık biçimde göstermiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, terörle mücadelesini çok katmanlı bir güvenlik anlayışıyla yürütmektedir. Fiziksel güvenlik, siber güvenlik ve algı güvenliği artık birbirinden ayrı değildir. Dijital alanda yürütülen her terör faaliyeti, ulusal güvenliğin doğrudan ihlali olarak ele alınmaktadır.

Bugün gelinen noktada şu gerçek nettir:

Dijital alanda üretilen her yalan masum değildir.

Her "eleştiri" ifade özgürlüğü değildir.

Terör propagandası, hangi kılıfa sokulursa sokulsun suçtur.

İletişim Başkanlığı'nın dijital terörizme karşı bu kararlı adımı, hem terör örgütlerine hem de onların dijital taşeronlarına verilmiş açık bir mesajdır:

Devlet hukuku da, sahayı da, dijital alanı da birlikte yönetmektedir.

Topluma düşen sorumluluk da bu çerçevede nettir. Vatandaş; gördüğü her içeriği paylaşmakla değil, hukuka ve güvenliğe hizmet edip etmediğini sorgulamakla mükelleftir. Çünkü dezenformasyonla mücadele, yalnızca kurumların değil; toplumsal bilinçle güçlenen bir güvenlik meselesidir.

Türkiye, dijital terörizme karşı hem hukukla hem devlet aklıyla mücadele etmeye devam edecektir.

Öte yandan son süreçte İletişim Başkanlığı'nın yürüttüğü ileri düzey ağ analizleri sayesinde, milli güvenliği hedef alan; ırkçı söylemlerle beslenen, kendini "istihbaratçı" gibi pazarlayan maskeli dijital yapılar da tespit edilerek etkisiz hale getirildiği görülmektedir. Bu adım, yalnızca bireysel hesaplara yönelik bir işlem değil; dijital alanda kurulan kirli etki ağlarının bütüncül biçimde dağıtılmasıdır.

Bugün gelinen noktada dijital vatan savunması bir tercih değil, devlet güvenliğinin vazgeçilmez unsurlarından biridir

Analiz: Edip Üzen

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber