İlköğretim Müfettişlerinin Harcırah Sorunu

İlköğretim müfettişlerinin, günü birlik görevlendirmelerinde 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33'üncü maddesinin (b) bendi hükmüne göre mi yoksa 39'uncu madde hükmüne göre mi ödeme yapılacağı hususuyla ilgili açılan davalarda İdari Mahkemeler 33'üncü maddenin (b) bendinde belirlenen gündelik miktarının tam olarak ödenmesi yönünde kararlar vermektedir. Sitemiz öğretmenler bölüm sorumlusu Ahmet Kandemir konuyu ayrıntısıyla araştırdı. Ayrıntılar için tıklayınız.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 26 Ocak 2009 01:10, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

İlköğretim müfettişlerinin, günü birlik görevlendirmelerinde; 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33'üncü maddesinin (a) bendinde, bu Kanun gereğince verilecek yurtiçi gündeliklerinin miktarının her yıl bütçe kanunları ile tespit olunacağı kuralı yer alırken, (b) bendinde; "Devamlı ikamet ettikleri yerler dikkate alınarak kurumlarınca belirlenen görev merkezi ve grup merkezi dışına teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma görevi ile gönderilen ....İlköğretim Müfettişleri ve Müfettiş Yardımcılarından;...(3) İl düzeyinde, teftiş, denetim veya inceleme yetkisine haiz bulunanlara birinci derece kadrolu memur için tespit olunan gündelik miktarının 0,9 katı'nın gündelik olarak ödeneceği öngörülmüştür. Bu kuralının mı? uygulanması gerektiği yoksa "Memuriyet mahalli dışına gönderilenlerin gündeliği" başlıklı 39 uncu maddesindeki geçici bir görevle memuriyet mahalli dışındaki bir yere gönderilenlerden, buralarda ve yolda öğle (saat 13.00) ve akşam (saat 19.00) yemeği zamanlarından birini geçirenlere 1/3, ikisini geçirenlere 2/3 oranında ve geceyi de geçirenlere tam gündelik verileceği kuralının mı uygulanacağı ve bu yönde ödeme yapılacağı hususuyla ilgili açılan davalarda İdari Mahkemeler 33'üncü maddenin (b) bendinde belirlenen gündelik miktarının tam olarak ödenmesi yönünde kararlar vermektedir.

Danıştay İkinci Daire Başkanlığının Esas 2007/2328 ve Karar 2007/3966 Nolu kararı ile Esas No: 2007/2327 Karar No: 2007/3967 kararı 22 Şubat 2008 Cuma günkü 26795 sayılı resmi gazetede yayınlanarak bu sorunu çözüme kavuşturmuştur.

Kararın ?gündelikler? bölümünde;

?Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33. maddesinin (b) bendi, bu bentte sayılan kişilerin teftiş, denetim, inceleme veya soruşturma ile görevlendirilmeleri durumunda ödemeye esas olacak gündeliği; 39. maddesi ise, geçici görevlilerin gidiş ve dönüş saatlerine göre ödenmesi gereken gündelik miktarını düzenlemektedir.

Böylece; teftiş, denetim, inceleme veya soruşturma görevi ile memuriyet mahalli dışına gönderilenlere 33. maddenin (b) bendine göre tesbit edilecek gündeliğin, gidiş ve dönüş saatleri dikkate alınmak suretiyle 39. maddedeki oranlar dahilinde ödenmesi gerekmektedir.? Hükümleriyle soruna son nokta konulmuştur.

Bu konuyla ilgili Dava açmayan diğer ilköğretim müfettişlerinin bu durumdan faydalanıp faydalanamayacağı ile davayı kazananların bu dava sonrası görevlendirilmelerinde nasıl ödeme yapılacağı konusunda Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı görüşü sorulmuş, Başkanlık 10/08/2007 tarih ve 3875 sayılı görüşünü internet sitesinde yeni yayınlamıştır. Başkanlık yukarıdaki Danıştay kararı uyarınca işlem yapılması gerektiğine dair görüş yayınlaması daha yerinde olacaktır.

Fakat Bu görüşün; ?Ayrıca, yargı kararları kişilere özgü olup, bu kararların genelleştirilerek başkaları hakkında uygulanması mümkün bulunmadığından, idari yargıda dava açmış bulunanlardan davaları sonuçlanmayanlar ile dava açmamış olanlara, söz konusu Genel Yazıda belirtilen hususların uygulanması gerekmektedir.? kısmını hukuki açıdan ele alırsak;

İptal davaları objektif davalardır: Ne davacının ne de davalının (iade) sübjektif bir hakkı söz konusudur. İdari işlemin hukuk sistemine, objektif hukuk kurallarına uygun olup olmadığı araştırılmaktadır. Aslında idare iptal davasının tarafını oluşturmaz: Uyuşmazlığın doğumuna neden olan iddia, idareye değil, işleme yönelmektedir. Çünkü iptal davasında yargılanan idare değil, onun işlemidir.

İptal davasının objektif olma niteliğinin bir göstergesi de, iptali istenen idari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, belli koşulların gerçekleşmesi halinde, ancak mahkeme tarafından karar verilebiliyor olmasıdır. Yürütmenin durdurulması istisnai bir müessesedir ve buna mahkeme karar verir.

İptal davasının objektif niteliğinin bir sonucu, verilen kararın kural olarak salt kesin hüküm niteliği taşıması ve sadece davacı için değil, herkes için geçerli olması (evla omnes) dır. İptal davası sonucunda, iptal kararı verildiğinde, bu kararın herkesi bağlıyor olmasına karşılık, ret kararı verildiğinde sadece davanın taraflarını bağlamaktadır.

İptal veya yürütmeyi durdurma kararı, idari bir işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetleyen yargı organının, işlemin geçerliliğini etkileyen bir sakatlık saptaması durumunda, işlemin geri yürür biçimde ortadan kalkmasını sağlayan kesin hükümlü bir yargısal işlemdir.

Hukuka aykırılık, bu aykırılığın yargı organınca saptanması anında değil, idari islerin yapıldığı anda doğmuştur. İptal veya yürütmeyi durdurma kararı, hukuka aykırılığı, bu aykırılığın doğduğu andan başlayarak ortadan kaldırarak bir yaptırım öngörmektedir. Bu da iptalin geri yürümesini gerektirmektedir. Dolayısıyla, iptal veya yürütmeyi durdurma kararları idari işlemin sakatlığının daha işlemin doğusunda var olduğunu ortaya koymak suretiyle, işlemin hukuki bir durum yaratmadığını, hukuksal bir değişiklik oluşturmadığını tespit etmektedir.

Ayrıca ?Hukuka bağlı ve saygılı idarenin emsal yargı kararları doğrultusunda hareket etmesi gerektiği? hakkında Danıştay 1. Dairesinin Esas No: 1997/123 Karar No: 1997/115 nolu kararı bulunmaktadır.

Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BİRİNCİ DAİRE 1997 115 1997 123 24/09/1997
KARAR METNİ

HUKUKA BAĞLI VE SAYGILI İDARENİN EMSAL YARGI KARARLARI DOĞRULTUSUNDA HAREKET ETMESİ GEREKTİĞİ HK

İstişari düşünce istemi, İdari Yargı yerince verilen bir kararın, dava konusu işleme benzer ve dava konusu yapılmamış olan işlemler yönünden de uygulanıp uygulanmayacağı hususunda düşülen duraksamanın giderilmesine ilişkindir.

Bilindiği üzere, yüksek mahkemelerin içtihatları birleştirme kararları yargı organlarını ve idareyi bağlayan kararlardır. İdare, benzeri olaylarda bu kararlar yönünde işlem tesisine zorunlu bulunmaktadır.

Bunun dışındaki kesin yargı kararları ise, yalnızca tarafları bağlayan kararlardır. İdare, benzeri olaylarda bu yargı kararları doğrultusunda işlem tesisi zorunda olmamakla birlikte, bu olaylar hakkındaki yargı kararları yerleşik hale gelmiş ise artık, idareler açısından bu kararlar emsal alınmayı gerektiren kararlardır. İdarenin, benzeri olaylarda yerleşik hale gelmiş yargı kararları doğrultusunda hareket etmesi, hukuka bağlı ve saygılı olmasının bir gereği olduğu gibi, lüzumsuz davaların açılmasını önlemesi bakımından ve dava ekonomisi açısından da uyulması gereken bir kural olmalıdır.

Bu nedenle, idari yargı yerince verilen bir kararın, dava konusu işleme benzer ve dava konusu yapılmamış olan işlemler yönünden de emsal alınmasında hukuksal bir engel bulunmadığı sonucuna varılmakla dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına karar verildi. (MT/NÇ) (DAN-DER; SAYI:95)

Başkanlık yazısındaki; ?yargı kararları kişilere özgü olup, bu kararların genelleştirilerek başkaları hakkında uygulanması mümkün bulunmadığından,? şeklinde görüş beyan etmesi hukukun yukarıda sıraladığımız genel ilkelerine ve Danıştay kararlarına uymamaktadır.

T.C.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Sayı : B.08.0.SGB.0.03.04/3875 10/08/2007

Konu : Harcırah

DOSYA

Bakanlığımız ilköğretim müfettişlerine asli görevleriyle ilgili çalışma programı gereği, günü birlik görevlendirmelerinde 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33'üncü maddesinin (b) bendi hükmüne göre mi yoksa 39'uncu madde hükmüne göre mi ödeme yapılacağı hususuyla ilgili olarak idari yargıda açılan davalar sonucunda, ilköğretim müfettişlerine Kanun'un 39'uncu maddesindeki sınırlamalara tabi olmadan 33'üncü maddenin (b) bendinde belirlenen gündelik miktarının tam olarak ödenmesi yönünde kararlar verildiği ve sonuçta mahkeme masraflarının davalı idarelerden alındığı ancak dava açmayan diğer ilköğretim müfettişlerinin de dava açmak üzere ilgili birimlerden idari yargıya başvurmak amacıyla cevap istedikleri belirtilerek, gerek bu farklı uygulamaya son verilmesi gerekse yeni açılacak davalarda verilecek karar sonucu idarenin zarara uğramaması amacıyla ilköğretim müfettişlerine ödenecek harcırah konusunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, ilköğretim müfettişlerinin programları uyarınca memuriyet mahalli içinde veya dışında bulunan okullarda teftiş, denetim, inceleme veya soruşturma amacıyla yapılacak görevlendirmelerde kendilerine ödenecek yol masrafı ve gündelik konusunda Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından bir Genel Yazı hazırlanmış ve 31/10/2005 tarih ve 22666 sayı ile Bakanlığımıza ve il valiliklerine gönderilmiştir.

Söz konusu yazıda, ilköğretim müfettişlerinin memuriyet mahalli içinde veya dışında görevlendirilmeleri halinde ilgili mevzuat uyarınca kendilerine ödenecek gündelik ve yol gideri ile ilgili gerekli açıklamalar yapılmış olup bu Genel Yazıda yer alan açıklamalara göre işlem yapılması gerekmektedir.

Öte yandan, Anayasa'nın 138'inci maddesi gereğince, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarını yerine getirme zorunluluğu bulunduğundan, ilgililer hakkında verilen mahkeme kararları uyarınca harcırahın hesaplanıp ilgililere ödenmesi gerekmektedir. Ancak, sadece mahkeme kararında belirtilen tutarın ödenmesi mümkün olup, bundan sonraki harcırah ödemelerinde yorum yapılarak söz konusu mahkeme kararlarına dayanılarak ödeme yapılmasına imkân bulunmadığı değerlendirilmektedir. Ayrıca, yargı kararları kişilere özgü olup, bu kararların genelleştirilerek başkaları hakkında uygulanması mümkün bulunmadığından, idari yargıda dava açmış bulunanlardan davaları sonuçlanmayanlar ile dava açmamış olanlara, söz konusu Genel Yazıda belirtilen hususların uygulanması gerekmektedir. Bilgi ve gereğini rica ederim.

Nurettin KONAKLI

Bakan a.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber