215 bin kişilik çalışma: Kalp krizi riski 4 testle erken tespit edilebiliyor
JACC dergisinde yayımlanan yeni araştırma, genetik veriler ile kan testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle kalp hastalığı riskinin yıllar öncesinden öngörülebileceğini ortaya koydu.
Journal of the American College of Cardiology (JACC) dergisinde 18 Mart 2026'da yayımlanan araştırmada, UK Biobank verileri kullanılarak 215 binden fazla kişi yaklaşık 12 yıl boyunca takip edildi. Çalışmada genetik yatkınlık ile bazı kan değerlerinin birlikte analiz edilmesiyle koroner arter hastalığı riskinin önemli ölçüde daha doğru tahmin edilebildiği belirlendi.
Kalp krizi riski 4 temel göstergeyle ölçüldü
Araştırmada kalp hastalığı riskini belirlemede şu dört temel parametre birlikte değerlendirildi:
LDL kolesterol (kötü kolesterol)
Lipoprotein(a) [Lp(a)]
hs-CRP (iltihap göstergesi)
Genetik risk skoru (PRS)
Bilim insanları, bu dört verinin birlikte analiz edilmesinin, tek başına kolesterol ölçümüne kıyasla çok daha güçlü bir öngörü sağladığını ortaya koydu.
Risk birkaç kat artabiliyor
Çalışmaya göre bu dört parametrede yüksek risk grubunda yer alan kişilerde, kalp hastalığı gelişme ihtimali düşük risk grubuna göre birkaç kat daha yüksek bulunuyor.
Uzmanlar, bu durumun özellikle erken teşhis açısından kritik olduğunu vurgularken, riskin doğru belirlenmesiyle önleyici tedbirlerin zamanında alınabileceğine dikkat çekiyor.
Erken teşhis hayat kurtarıyor
Kalp krizi çoğu zaman önceden bazı belirtilerle kendini gösterebiliyor. En yaygın belirtiler şunlar:
-Göğüs ağrısı
-Nefes darlığı
-Kol veya çeneye vuran ağrı
-Soğuk terleme ve bulantı
Ancak bazı durumlarda, özellikle diyabet hastalarında, kalp krizi hiçbir belirti vermeden de gelişebiliyor.
Uzmanlardan "doktor kontrolünde test" uyarısı
Araştırma, özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde risk değerlendirmesinin önemini ortaya koyarken, uzmanlar bu testlerin rastgele değil, hekim önerisiyle yapılması gerektiğini belirtiyor.
Ailede kalp hastalığı öyküsü bulunan, kolesterol problemi yaşayan veya risk grubunda yer alan kişilerin detaylı değerlendirme için sağlık kuruluşlarına başvurması öneriliyor.
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, kalp hastalığının yalnızca tedavi edilmesi değil, oluşmadan önce önlenebileceğini göstermesi oldu.