Savunma ihracatı 10 milyar doları aştı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu belirterek, "Savunma ihracatımız geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aştı" dedi.
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı bugün kapılarını açarken 9 Mayıs'a kadar ziyaretçilerini İstanbul Fuar Merkezi'nde ağırlayacak.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, SAHA 2026'da dünyanın en büyük savunma sanayi kurumlarının proje ve sistemlerinin yanı sıra KOBİ'lerden araştırma enstitülerine ve teknoloji girişimlerine kadar ekosistemin büyüklüğünün gözlemlendiğini anlattı.
Bir ülkenin güvenlik kapasitesinin, yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını ve deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda, dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle ölçüldüğünü bildiren Kacır, bu yeni gerçeklik karşısında ülkelerin, caydırıcılıklarını artırmak ve savunma ihtiyaçlarını karşılamak için çok daha yüksek maliyetleri göze aldığını söyledi.
"Dünyada satılan her 3 askeri insansız hava aracının ikisini Türk firmaları üretiyor"
Kacır, küresel savunma harcamalarının son 10 yılda yüzde 41 artarak 2025'te 2,9 trilyon dolara ulaştığına işaret ederek, "Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artış ivmesinin devam edeceğine işaret ediyor. AR-GE'si, test altyapıları, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayisi kurmak, tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde her zaman bu anlayışla hareket ettik. Uzun dönemli AR-GE, yatırım ve tedarik planlarımızı hazırlayarak nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak, dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayii ekosistemini ülkemizde oluşturduk" diye konuştu.
Savunma tedarikinde yerli ürünlerin payını son 23 yılda yüzde 20'lerden yüzde 80'lerin üzerine taşıdıklarını belirten Kacır, bugün dünyada satılan her üç askeri insansız hava aracının ikisini Türk firmalarının ürettiğini, Türkiye'nin, kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren ve üreten 10 ülkeden biri olduğunu aktardı.
"Savunma sanayisi firmalarımız her geçen yıl yeni kabiliyetler kazanıyor"
Kacır, 5'inci nesil savaş uçağı KAAN'dan Bayraktar TB3'e, hava-hava füzeleri GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN'dan insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA'ya, ALTAY Tankı'ndan HÜRJET'e, farklı irtifa ve menzildeki hava tehditlerine karşı koruyan Çelik Kubbe'nin unsurlarına kadar Türkiye'nin başarısını gösteren savunma sanayi ürünleri bulunduğunu aktardı.
Ülkede, savunma sanayisini en üst düzeyde destekleyen güçlü siyasi irade ve Milli Teknoloji Hamlesi'ni sahiplenen millet desteği bulunduğu belirten Kacır, 4 bini aşkın şirkette, araştırma kurumları ve üniversitelerde, yaş ortalaması 34 olan 100 bini aşkın çalışanın yalnızca Türkiye'nin değil, dost ve kardeş ülkelerin caydırıcılığının teminatı olduğunu söyledi.
Kacır, Türk firmalarının, sunduklarının teknoloji odaklı çözümler, kapsamlı ömür devri desteği ve kullanıcı ülkelerin nitelikli personel ihtiyacını karşılayan eğitim programlarıyla en güvenilir çözüm ortaklarından olduğunu bildirerek, sözlerine şöyle devam etti:
"2002'de 248 milyon dolar olan savunma ihracatımız, aktif savunma diplomasimiz ve firmalarımızın küresel pazarları hedefleyen yaklaşımları sayesinde geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aştı. Savunma ihracatında şimdilik dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz. Biliyoruz bu ivme artarak devam edecek. Çünkü savunma sanayisi firmalarımız her geçen yıl yeni kabiliyetler kazanıyor, üretim ve teknoloji geliştirme kapasitelerini istikrarlı biçimde büyütüyor. Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye'dir. Sektörümüz, sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır."
"1112 savunma sanayisi yatırımının önünü açtık"
Kacır, Türkiye'nin dışarıda tutulduğu herhangi bir programın, Avrupa'yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacağını ifade etti.
Avrupa'daki karar vericilerin Türkiye ile işbirliğine yönelmesi gerektiğini dile getiren Kacır, "NATO standartlarında üretim altyapımız, Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkan tanıyor. Son 23 yılda teşvik sistemimizle 460 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 1112 savunma sanayisi yatırımının önünü açtık. 2002'den bu yana TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayisi projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize 64,1 milyar lira kaynak sunduk" dedi.
Türkiye'yi harp teknolojilerinde söz sahibi ülkelerden biri haline getirmeye kararlı olduklarına işaret eden Kacır, uzayı stratejik bir başlık olarak gördüklerini, son 23 yılda uzay bilimleri ve teknolojilerinde oluşturdukları birikimle uzayın sunduğu fırsatları değerlendireceklerini söyledi.
Kacır, uzaya bağımsız erişimi teminat altına alacak uzay limanının inşasına başladıklarını, ülke mühendislerinin geliştirdiği milli itki sistemine sahip uzay aracıyla Ay Programı'nı gerçekleştireceklerini anlattı.
Milli Küresel Konumlama Sistemi'yle askeri operasyonların güvenliği açısından önemli bir riski bertaraf edeceklerini belirten Kacır, 5-9 Ekim'de Antalya'da 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin düzenleneceğini anımsattı.
Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'yi küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdıklarını, AR-GE teşvik mekanizmasıyla ülkenin üretim kapasitesini, teknolojik derinliğini artırdıklarını kaydetti.
"AR-GE süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz"
Türkiye'nin imalat sanayi katma değerini 246 milyar dolara yükselttiklerini aktaran Kacır, "Türkiye'yi yüksek katma değerli üretimin adresi haline getirecek yeni nesil teşvik mekanizmalarını devreye alıyoruz. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve AR-GE süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı'nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu'da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız" diye konuştu.
Kacır, Ankara ve İstanbul'da yoğunlaşan savunma sanayi kümelenmelerinin Anadolu'nun güçlü üretim merkezlerinde çoğaltılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin savunma sanayisi hedeflerine ulaşmasının anahtarının, kamu kurumları, özel sektör, araştırma merkezleri ve üniversiteler arasındaki işbirliği ve büyük firmalar ile KOBİ'ler arasındaki işbirliğinin güçlenmesi olduğunu belirten Kacır, şunları kaydetti:
"Ekosistem aktörlerinin birlikte üretme ve geliştirme iradesini tahkim eden SAHA İstanbul, bu bakımdan ülkemiz için son derece kıymetli bir platform. Bu fuar vesilesiyle SAHA İstanbul yönetimince '81 ilde dron üretim merkezleri' çağrısını değerli buluyorum. Bu sürece katkı sunmak için gerekeni yapacağız. Bilgi, teknoloji, tecrübe ve üretim kabiliyetinin paylaşıldığı, karşılıklı güvene dayalı ve tüm taraflara değer üreten ortaklıklar kurmak, Türkiye olarak temel ilkemizdir. SAHA EXPO, bu doğrultuda somut adımların atıldığı, tüm katılımcılar için verimli ve ufuk açıcı bir buluşma zemini olacaktır."