Türkiye-Ermenistan'da tarihi ticaret eşiği aşıldı
Türkiye ile Ermenistan arasında uzun yıllardır sınırlı düzeyde sürdürülen ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısı aralanıyor.
2022 yılında başlayan normalleşme süreci kapsamında tarafların attığı karşılıklı güven artırıcı adımlar, ekonomik alanda somut sonuçlar vermeye başladı. Son olarak iki ülke arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıkların geçtiğimiz pazartesi günü itibariyle tamamlandı. Kararın, yalnızca ekonomik ilişkiler açısından değil, Güney Kafkasya'daki siyasi ve diplomatik dengeler bakımından da önemli sonuçlar doğurması öngörülüyor.
Atılan adımın, Türkiye ile Ermenistan arasında yıllardır devam eden dolaylı ticaret modelinin daha şeffaf, hızlı ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlaması bekleniyor.
TİCARET MODELİ YENİLENİYOR
Yeni düzenleme kapsamında Türkiye'den üçüncü bir ülkeye ve oradan Ermenistan'a ulaştırılan malların ya da aynı güzergah üzerinden Türkiye'ye gelen ürünlerin resmi belgelerinde nihai çıkış ve varış noktası artık Türkiye ve Ermenistan olarak gösterilebilecek. Bugüne kadar iki ülke arasında doğrudan ticaret mekanizmasının bulunmaması nedeniyle ticari faaliyetler büyük ölçüde Gürcistan başta olmak üzere üçüncü ülkeler üzerinden yürütülüyordu. Bu durum hem lojistik maliyetlerini artırıyor hem de resmi işlemlerde çeşitli bürokratik zorluklara neden oluyordu. Yeni uygulamanın yürürlüğe girmesiyle birlikte ticaret süreçlerinin daha hızlı ilerlemesi, taşımacılık maliyetlerinin düşmesi ve firmaların resmi işlemlerini daha kolay gerçekleştirebilmesi hedefleniyor.
SINIR KAPILARININ AÇILMASI İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Türkiye ile Ermenistan arasındaki kara sınırının açılmasına yönelik teknik ve bürokratik çalışmaların da sürdüğü belirtildi. Yetkililer, sınır geçişlerine ilişkin altyapı, gümrük ve güvenlik düzenlemeleri üzerinde çalışmaların devam ettiğini ifade ediyor. İki ülke arasındaki sınır kapıları 1993 yılından bu yana kapalı bulunuyor. Buna rağmen son yıllarda yürütülen diplomatik temaslar, tarafların ilişkileri normalleştirme konusunda daha yapıcı bir yaklaşım sergilediğini ortaya koyuyor. Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci, 2022 yılında özel temsilcilerin atanmasıyla yeni bir ivme kazanmıştı. Taraflar arasında gerçekleştirilen görüşmelerde diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi, hava kargo ticaretinin artırılması ve üçüncü ülke vatandaşlarına sınır geçişlerinin açılması gibi çeşitli başlıklar ele alınmıştı. Süreç boyunca tarafların karşılıklı olarak attığı adımlar, uluslararası kamuoyu tarafından da yakından takip edildi. Özellikle Güney Kafkasya'da kalıcı barışın sağlanması açısından Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki normalleşmenin kritik öneme sahip olduğu değerlendiriliyor.
BÖLGESEL EKONOMİYE KATKI SAĞLAYABİLİR
Doğrudan ticaretin başlaması, yalnızca Türkiye ve Ermenistan açısından değil, tüm bölge ekonomisi bakımından olumlu sonuçlar doğurabilecek. Özellikle Güney Kafkasya'da ulaşım koridorlarının gelişmesi, ticaret yollarının çeşitlenmesi ve yeni yatırım imkanlarının oluşması beklenen gelişmeler arasında yer alıyor. Türkiye'nin bölgesel ekonomik entegrasyona verdiği önem doğrultusunda atılan bu adımın, ilerleyen süreçte enerji, lojistik ve turizm gibi farklı alanlarda yeni iş birliklerinin önünü açabileceğinin altı çiziliyor. Ayrıca sınır ticaretinin canlanmasının yerel ekonomilere doğrudan katkı sağlaması, özellikle Iğdır, Ağrı ve Kars gibi sınır illerinde istihdam ve ticari hareketlilik açısından olumlu etkiler oluşturması bekleniyor.
KALICI BARIŞ VE REFAH VURGUSU