20 yılda 59 okul saldırısı: Şiddetten haz duyan çocuklar var!
Türkiye'de 2005 yılından bu yana 59 okul saldırısı vakası yaşandığı açıklandı. Komisyonda sunum yapan akademisyenler, okul güvenliğinin sadece arama yapmak ya da kapıya x-ray koymaktan geçmediğini; öğretmen, aile ve psikolojik danışmanlardan oluşan entegre bir takip sisteminin şart olduğunu vurguladı.
TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, çocukları şiddete azmettiren unsurları ve okullardaki güvenlik risklerini masaya yatırmak üzere uzman isimleri ağırladı. Komisyonda yapılan sunumlar, dijital şiddetin çocukların algı dünyasını nasıl değiştirdiğini sarsıcı örneklerle ortaya koydu.
10 Yaşındaki Çocuğun Kan Donduran "Heyecan" Talebi
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, medyanın ve dijital içeriklerin çocukların şiddeti kanıksamasındaki rolüne değindi. Sahada karşılaştığı bir örneği milletvekilleriyle paylaşan Ulukol, 10 yaşındaki bir çocuğun, "Keşke bizim okulumuzda da Kahramanmaraş'taki okul saldırısı gibi bir saldırı olsa da biraz heyecan yaşasak" dediğini aktardı.
Ulukol, her şiddet eğilimli çocuğun suçluya dönüşmediğini belirterek, "Her fakir çocuk hırsızlık yapmıyor. O zaman çocuğu güçlendirecek, sorunu görecek ve destek olacak mekanizmalara ihtiyacımız var" diye konuştu.
Acı Bilanço: 20 Yılda 59 Okul Saldırısı
Paylaşılan verilere göre, ABD'de her yıl ortalama 50 okul saldırısı yaşanırken, Türkiye'de 2005 yılından bu yana toplam 59 okul saldırısı vakası kayıtlara geçti. Okul kapısına güvenlik görevlisi dikmenin veya üst araması yapmanın tek başına krizi çözmeyeceğini söyleyen Prof. Dr. Ulukol; öğretmen, rehberlik servisi, aile ve okul yönetiminin senkronize çalışacağı kalıcı bir sistemin kurulmasını talep etti.
Dışlanan Çocuklar "Taklit Suçlara" Yöneliyor
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Koçtürk ise madalyonun psikolojik ve sosyolojik boyutuna ışık tuttu. Okul terkleri, sosyal izolasyon ve aidiyet eksikliğinin şiddeti körüklediğini belirten Koçtürk, saldırganların profillerini şu sözlerle özetledi:
"Okul saldırılarını gerçekleştiren çocuklar çoğunlukla arkadaşları tarafından dışlanan, korkulan ya da uzak durulan öğrencilerdir. Bu çocuklarda aidiyet duygusunun güçlendirilmesi hayati önem taşıyor. Aksi takdirde dünyadaki diğer failleri rol model alarak benzer kıyafetler giyiyor, planlar yapıyor ve 'taklit suç' mekanizmasını devreye sokuyorlar."Dijital Sinyaller Yapay Zekayla Takip Edilmeli
Saldırı öncesinde çocukların çevrelerine önemli ipuçları verdiğini kaydeden Doç. Dr. Koçtürk; klinik depresyon, intihar söylemleri, ani inzivaya çekilme ve karanlık sosyal medya paylaşımlarının "erken uyarı sinyali" olduğunu aktardı. Bu dijital sinyallerin yapay zeka destekli sistemlerle taranabileceğini ifade eden Koçtürk, bu teknolojilerin mutlaka öğretmen, aile ve akran gözlemleriyle desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Esma Altın