1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile konuştuk (1)

Memurlar.net olarak, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile yaptığımız röportajın ilk bölümünü yayınlıyoruz.
04 Aralık 2020 00:04
+Aa- Yazdır
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile konuştuk (1)

Memurlar.net olarak, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli dün buluştuk. Hem kamu personelinin merak ettiği hem de tarıma dair merak edilen bazı konuları kendisine soru olarak yönelttik. Bakan Pakdemirli, son iki yılda tarımsal hasılada yüzde 47 artış, büyükbaş hayvan varlığında yüzde 8, küçükbaş hayvan varlığında yüzde 20 artış sağladıklarına dikkat çekti. Bakan Pakdemirli "Tarımda Avrupa lideriyiz. Küçükbaşta birinci, büyükbaşta ikinci sıradayız." dedi.

İşte ropörtajın ilk bölümü:

2 YILDA BİTKİSEL ÜRETİMİMİZ 8,7 MİLYON TON İLAVE ARTIŞLA 124 MİLYON TONA ULAŞTI

1- Tarım ve Orman alanında Türkiye'nin genel durumu ve dünyada bulunduğu konum nedir? Türkiye temel gıda maddelerinde kendi kendine yeten bir ülke midir?

Tarım-orman sektörümüz her geçen gün büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Son iki yılda tarımsal hasılamız yüzde 47 artışla, 277,5 Milyar Liraya ulaştı. GSYH içindeki payımız 2018 yılında yüzde 5,8 iken, 2019 yılında yüzde 6,4'e yükseldi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağladığı imkanlarla; tarım sektörü iki yıldır tüm çeyreklerde büyüme gösteriyor. TÜİK tarafından en son açıklanan 2020 yılı 3. Çeyrek büyüme rakamlarında, tarım yüzde 6,2 büyüme ile önemli bir gelişme gösterdi. İnşallah bu yılı, önemli bir büyüme rakamı ile kapatarak, ülke ekonomimize güç katmaya devam edeceğiz.

Son iki yılda bitkisel üretimimiz 8,7 Milyon ton ilave artışla 124 Milyon tona ulaştı. Bu yıl, yüzde 75 tohum hibesi ile boş arazileri üretime kazandıracak projeleri başlattık. Hazine arazilerini üretime açarak, bitkisel üretimi daha da yukarılara taşıyacağız. Hayvan varlığımızda ise son iki yılda artan rakamlar hemen göze çarpıyor. Büyükbaş hayvan varlığımızı yüzde 8 artışla, 18,6 milyon başa, Küçükbaş hayvan varlığımızı ise yüzde 20 artışla, 55,1 milyon başa çıkardık.

Türkiye, tarım ve gıda ürünlerinde net ihracatçı bir ülkedir. 2019 yılında 19,7 Milyar dolar tarım ve gıda ürünü ihracatı yaptık ve 5 Milyar Dolar dış ticaret fazlası verdik. Bu yılın ilk 10 ayında ihracatımız pandemiye rağmen geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artış gösterdi. Tohum ihracatımız 9 kat artışla, 155 Milyon Dolara yükseldi. Su ürünleri ihracatında 2023 hedefi olan 1 Milyar Dolara, 2019'da ulaştık. Buğday unu ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ikinci sıradayız.

TÜRKİYE TARIM VE GIDADA KENDİ KENDİNE YETEN BİR ÜLKEDİR

Önceliğimiz Yerli - Yeterli - Verimli üretim...

Tarımda Avrupa lideriyiz. Küçükbaşta 1. büyükbaşta 2. Sıradayız...12 binden fazla bitkiye ev sahipliği yapıyoruz. 4 saatlik bir uçuş mesafesiyle dünya nüfusunun %40'ına ulaşabiliriz. 1,9 trilyonluk tarımsal ticaret hacmine sahip bölgedeyiz. Tarımsal alan bakımından dünyada 17. Sıradayız ama tarımsal hasılada Avrupa'da 1. Dünyada ilk 10 arasındayız

PANDEMİDE SIKINTI YAŞAYACAĞIMIZI DÜŞÜNMÜYORUM

2- Pandemi sürecinde ülkemiz tarımsal üretimi ne aşamada, bu konuda sıkıntılar yaşanıyor mu? Gelecekte gıda tedarikinde endişeli bir durum oluşur mu?

Pandemi tüm dünyada hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Pandemi sürecinde tarım ve gıdanın önemi bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Biz bakanlık olarak, daha virüs ülkemize gelmeden gerekli tedbirleri aldık ve birçok ülkede görülen marketlerin adeta yağmalanması hadisesini yaşamadık. Bu yıl bitkisel üretimimizin 124 milyon tona ulaşmasını bekliyoruz. Büyükbaş hayvan sayımız da 18,6 milyon başa ulaştı. Önümüzdeki dönemde bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Gerekli tedbirlerimizi alıyoruz. Çiftçilerimizi ve gıda sektörünü kısıtlamalardan muaf tuttuk. Bitkisel üretimde "Yazlık Ekiliş Programı"nı başlattık. 350 bin dekar alanda ekilmek üzere hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkiler tohumluğunu % 75 hibe ile dağıttık. Ayrıca Hazine arazilerinde üretim yaptırdık...

2021 YILINDA ÜRETİCİLERE 23 MİLYAR DESTEK ÖDEMESİ YAPILACAK

4- 2021 yılında üreticilere 23 milyar TL destek ödemesi yapılacak. Destekleme kalemleri neler olacak? Destekleme stratejimiz tarımsal üretimi teşvik ediyor ve çiftçiyi koruyor mu? Destekleme modelini değiştirmeyi düşünüyor musunuz?

2021 yılında çiftçilerimize 23 milyar lira destek ödemesi yapacağız. Bu kapsamda, alan bazlı 4 milyar 711 milyon 286 bin lira, hayvancılığa 7 milyar 103 milyon 700 bin lira, TARSİM için bir milyar 250 milyon lira, telafi edici ödemeler için 307 milyon 146 bin lira, kırsal kalkınma için 1,1750 milyar lira, fark ödemesi için 6 milyar 69 milyon 717 bin lira, diğer tarımsal amaçlı destekler için de 1,808 milyar lira destek yapılacak.

Diğer taraftan bu yıl, kütlü pamuk prim desteğini %37,5 artışla, kg başına 1,1 Lira yaptık. Yağlık Ayçiçeği prim desteğini kg başına 40 Kuruştan %25 artışla 50 Kuruşa çıkardık.

Bu kapsamda 2020 üretim yılı sertifikalı tohum kullanım desteklerinde bir önceki yıla göre;

* Buğday ve arpada % 88,
* Tritikale, yulaf, ve çavdarda % 166
* Çeltikte % 100,
* Kuru fasülye ve mercimekte % 50,
* Patates, kolza ve aspirde % 25 oranlarında artış gerçekleştirileecektir.

İlk defa verilecek olan Balon Balığı Avcılık Desteklemesi 1.000.000 adet'e kadar (1.000.000 adet dahil) 5 TL/Adet destek verilecek

Sözleşmeli üretim kapsamında üretilen tiftiğine ilk defa ilave 10 TL/kg destek vereceğiz.

Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı anaç koyunlarına 30 TL/baş, anaç keçilerine 35 TL/baş, tiftik keçisi olan illerde anaç tiftik keçisi başına ilave 20 TL/baş, göçer yetiştiricilerin anaç koyun keçilerine ilave 2 TL/baş destek vereceğiz.

Hayvansal ürünlerin (süt, bal, yumurta ve besilik materyal) satışı DİTAP üzerinden yapılması halinde ilave destek verilecektir.

Temel buzağı desteğini 350 TL den 370 TL'ye çıkardık.

İpekböceği yetiştiriciliğinde ücretsiz tohum sağlayan Kozabirlik dağıttığı kutu başına 80 TL'den 100 TL'ye, ürettiği yaş ipekböceği kozasını Kozabirlik/kooperatifleri veya faaliyet alanı kozadan flatürle ipek çekimi ve işleme olan tüzel kişilik vasıflarına haiz işletmelere satan yetiştiricilere yaş kozanın kg'ına 60 liradan 70 liraya çıkardık.

Suni tohumlamadan doğan malaklara ilk defa ilave 250 TL verilecek

EN İYİ DENETÇİ TÜKETİCİNİN KENDİSİDİR

5- Bakanlık gıda denetimi konusunda yeterince etkin mi? Ne tür denetimler yapılıyor?

Bakanlık olarak tarımsal üretim kadar üretilen ürünlerin sağlıklı bir şekilde sofralara ulaşması için gayretle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 81 ilde 7 binin üzerinde kontrol görevlisiyle gıda denetimi yapıyoruz.

2019'da 1.215.996 denetim yaptık.

Bu yıl ise şuana kadar 1.191.939 denetim gerçekleştirdik.

Bu denetimlerin 12.112 adedine 104.379.170 TL idari cezası kestik.

141 adet de Savcılığa suç duyurusunda bulunduk.

COVİD 19 kapsamında da hijyen denetimlerimizi artırdık.

Bu kapsamda 16.428 adedine 116.751.481 TL idari para keserken, 174 adetine de Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. En iyi denetçi tüketicinin kendisidir anlayışındayız. O nedenle 7/24 aranabilen ALO 174 Gıda Hattına 14 Şubat 2019 tarihinden bugüne kadar yapılan 2 Milyon 468 bin aramanın 752 binini sonuçlandırdık. (0 501 174 0 174) numaralı Whatsapp İhbar Hattına ise bugüne kadar gelen 30.612 başvuruyu cevaplandırdık.

SUYUMUZU İSRAF ETMEDEN TÜKETELİM

TASARRUF İLKELERİNE UYULMASI ÖNEM ARZ EDİYOR

TARIMSAL ÜRETİM İSE ŞUAN İTİBARİYLE OLUMSUZ ETKİLENMEMİŞTİR

6- Meteorolojik iklim verileri ne durumda önümüzde ki günlerde kuraklık bekleniyor mu? Özellikle büyük şehirlerde içme suyu sıkıntısı var mı?

2020 yılı başı itibariyle işletmedeki büyük kapasiteli olan 374 adet baraj ve 19 adet düzenlenmiş doğal gölün anlık takibi yapılıyor. Bu Barajlarımızın işletme programları her yıl "Su Yılı" başlangıcı olan Ekim ayında iklim şartlarına ve barajların özelliklerine bağlı olarak hazırlanmakta, gerekli görülmesi halinde akımların durumuna göre revize yapılabiliyor.

Ülkemizde, depolamalı tesislere gelen suyun yaklaşık % 60'ı kar erimesinden kaynaklanmakta olup, akımlar Mart-Haziran aralığında gerçekleşmektedir. Bu sebeple, barajların doluluk oranlarını bu günkü durumlarına göre değerlendirerek yetersiz olduğunu söylemek çok doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü akımlar Mart ayı itibarı ile ortalamanın üzerine çıkarak doluluk oranlarını artırmaktadırlar. Şimdilik barajlar yeterli seviyede olup, ihtiyaçları karşılama noktasında bir sıkıntı olduğu düşünülmemektedir.

01 Aralık 2020 tarihli itibariyle anlık izlemesi yapılan 374 adet depolamalı tesisimizde aktif doluluk oranı %34,6 dır. Bunların özelinde; içme suyu maksatlıları %32,5, sulama % 31,4 ve enerji maksatlıları ise ortalama %36,4 aktif doluluğa sahiptir.

İstanbul İlinin günlük içme ve kullanma suyu ihtiyacı ortalama 3 milyon m3'tür. Bu ihtiyacın önemli bir miktarı DSİ'ce daha önce inşa edilen Ömerli, Alibeyköy, Büyükçekmece ve diğer barajlar ile, Yeşilçay ve Melen Sistemi'nden karşılanmaktadır. Dünya'nın en büyük şehirlerinden biri olan, Ülkemizin göz bebeği İstanbul iline su sağlayan barajlardan bir kısmı Anadolu yakasında; bir kısmı ise Avrupa yakasında bulunmaktadır. İstanbul barajları birbiri ile entegre olup, tüm barajlardan İstanbul ilinin her tarafına arıtma tesislerinden su aktarılabilmektedir.

Netice olarak; İstanbul iline su sağlayan barajların doluluk oranı ortalaması bugün itibariyle % 24 olup, şu anda hiç su gelmese dahi İstanbul'un yaklaşık 2,5 aylık ihtiyacını karşılayacak su rezervuarlarda mevcuttur. Ayrıca her yıl olduğu gibi önümüzdeki kış aylarındaki yağışlarla birlikte baraj giriş akımlarındaki artışla birlikte İstanbul'da herhangi bir su problemi yaşanması beklenmemektedir. İstanbul'a ayrıca depolama tesisleri dışında Yeşilçay ve melen regülatörlerinden de arıtma tesislerine su basılmaktadır.

Ankara'da ise İçmesuyu 2. Merhale Projesi Gerede Sisteminin inşası 2019 yılında tamamlanarak regülatör ve tünel birlikte işletmeye alınarak ASKİ'ye devredilmiştir.

Ankara'nın 2050 yılı itibariyle ihtiyacı olan içme suyunu karşılayacak olan ve DSİ tarafından inşa edilen Gerede Sistemi ile; Bolu ili Gerede havzasındaki sular Işıklı Regülatörü ve 31,6 km uzunluğunda 4,5 m çapında 40 m³/s kapasitesinde Türkiye'nin en uzun içme suyu tüneli ile Çamlıdere Barajına cazibeli olarak aktarılmaktadır.

Söz konusu tesisle Ankara'ya yılda ortalama 226 milyon m³ içme ve kullanma suyu temin edilmesi planlanmış olup, şu ana kadar yaklaşık Çamlıdere Barajına 170 milyon m³ içme ve kullanma suyu aktarılmıştır.

Ayrıca Ankaraya Kesikköprü barajından pompajla su alma imkanı vardır.

İzmir barajlarında ise aktif doluluk oranı %36 olup hiç su gelmese bile İzmir'in 5 ay yetecek suyu vardır. Ayrıca bugünkü durumda günlük su ihtiyacının %50'ye yakınını YAS kuyularından karşılama imkanı vardır. Dolayısıyla İzmir'de de su sıkıntısı yaşanması beklenmemektedir

Netice olarak, başta İstanbul, Ankara olmak üzere Ülkemiz genelindeki diğer şehirlerimizde, önümüzdeki dönemde gerçekleşmesini beklediğimiz kış yağışlarının da etkisiyle önemli bir su sıkıntısı yaşanmayacağı öngörülmektedir. Ancak her zaman olduğu gibi Vatandaşlarımızın suyumuzu israf etmeden ihtiyaçları kadar tüketmeleri ve tasarruf ilkelerine azami derecede uymaları önem arz etmektedir.

Bakanlığımızca bütün şehirlerimizde, geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de içme ve kullanma suyu sıkıntısı yaşanmaması için gerekli yatırımlar planlanarak peyderpey hayata geçirilmekte ve tedbirler alınmaktadır.

Tarımsal üretim ise şuan itibariyle olumsuz etkilenmemiştir.

7-Orman yangınlarına müdahale konusunda Bakanlığın alt yapısı ve operasyonel gücü ne durumdadır?

Yangın çıkan alanlarda ağaçlandırma yapılıyor mu?

Özellikle sahil bölgelerinde çıkan yangınlarda zarar gören ormanlar yeniden ağaçlandırılıyor mu?

Orman yangınlarıyla mücadeledeki en önemli faktörlerden birisi erken tespit ve etkili müdahaledir. Orman yangınlarının erken tespiti için yangın gözetleme kulelerinde (776 adet) 7/24 esasına göre çalışan personellerimiz tarafından yangına hassas bölgelerdeki ormanlarımız izlenmektedir. Bu kulelerimizin yanında ormanlarımız kameralar ile izlenmektedir. Bu yıl orman yangınlarının erken tespitinde İnsansız Hava Aracı kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle Ege Bölgesi ormanları yüksek irtifada uçuş yapan, aynı anda 3 milyon hektar alanı izleyebilen bu araçlar ile yangınlar daha erken tespit edilecektir.

Ülkemizde orman yangınlara erken ve etkili şekilde müdahale edilmesi için ile 1 yönetim uçağı, 6 idare helikopteri yanında 27 adet yangın söndürme helikopteri ile 3 amfibik uçak,1 İHA, 1.072 adet arazöz, 281 adet su tankeri, 586 adet ilk müdahale aracı, 185 adet dozer, 473 adet diğer araç - iş makinası ile 10.545 Yangın işçisi, 4.110 teknik personel ve 6.435 memur olmak üzere 21.090 personelimiz görev yapmaktadır. Ayrıca 12.500 yangın gönüllü destek vermektedir.

Anayasamızın 169. maddesinde: "Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.

Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz." hükmü yer almaktadır.

Orman yangınından zarar gören alanlar en geç 1 yıl içerisinde ağaçlandırılarak tekrar orman vasfına dönüştürülmek olup 1 metrekaresi dahi başka maksatla kullanılmamaktadır.

Bu kapsamda Orman İşletme Şefliği, şefliği sınırları içerisinde başlayan orman yangınını söndürüp yangından hiçbir belirti kalmayıncaya kadar çalışmalarına devam etmektedir. Her gün yangın devam ediyor mu? Etmiyor mu? Diye kontrol edilmektedir. Yangının tamamen söndüğüne emin olduktan sonra Orman İşletme Şefince, yangın sönüş raporunu hazırlanmakta ve bundan sonra asıl çalışmalar başlamaktadır. Şöyle ki, önce yetkililer tarafından (Orman İşletme Şefi ve İşletme Müdür Yardımcısı, daha büyük yangınlarda Bölge Müdürlüğünden Şube Müdürü ve Bölge Müdür Yardımcısı tarafından ) yanan alan komple karış karış gezilmekte ve bir çalışma haritası çıkarılmaktadır. Bu haritada örtü ve tepe yangınına maruz alanlar, yangın sonrası doğal veya yapay yolla ( ekim veya dikimle ) gençleştirilecek, rehabilite edilecek, ve hiç müdahaleye gerek olmayan alanlar işaretlenmektedir. Ayrıca çalışmalarda kullanılacak tohum ve fidan miktarı da belirlenmektedir. Sonrasında yangından zarar görmüş ağaçların sahadan çıkarılması işlemine başlanmaktadır. Ağaçlar sahadan çıkarıldıktan sonra doğal ve yapay yolla gençleştirilecek sahalarda arazi temizliği ve hazırlığı işine geçilmektedir. Bu işlemler bittikten sonra sahanın doğal veya yapay yolla (ekim veya dikim ile) gençleştirilmesi çalışmaları tamamlanmaktadır. Burada amaç, yanının çıktığı sene içerisinde işlerin tamamlanmasıdır. Ancak bazen yangının sene sonuna doğru çıkması veya alansal olarak büyük yangınlarda çalışmalar gecikebilmekte ve bir sene sonrasına sarkabilmektedir. Her halükarda işler bitirilmektedir. Sahadaki gelişmeler devamlı surette inceleme altında takibe alınmakta ve sorunlar olduğunda hemen müdahale edilerek sahanın gelişme seyri kontrol altında tutulmaktadır. Sahaya başka müdahalelere izin verilmemektedir.

GDO KONUSUNDA HİÇBİR ŞEKİLDE GIDA AMAÇLI BİR ÜRÜNE İZİN VERİLMEMİŞTİR.

8-GDO'lu ürünler son zamanlarda tüketicide endişe oluşturuyor. Hem gıda da hem de tohumda GDO lu ürünler için alınan önlemler nelerdir?

Bakanlığımızca çiftlikten sofraya kadar gıda zincirinin tüm aşamalarında etkin bir şekilde denetimler yapılmaktadır. Denetimler sadece gıda üretim yerlerinde değil satış ve toplu tüketim yerlerinde de yapılmaktadır. 2019 yılında 1 milyon 200 bin denetim yapılmıştır.

4 Kasım 2020 tarihinde Yayımlanan Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun ile gıda ve yemde taklit ve tağşiş yapılması, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar üretilmesi, piyasaya arzı ile ilgili Cezalar artırılmıştır. Bu hükümler Kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir. GDO konusunda hiçbir şekilde gıda amaçlı bir ürüne izin verilmemiştir.

Devam edecek

Yarın: 2021 yılında kaç personel alacaksınız? Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı olacak mı? Gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Memurlar.Net - Özel

Bu yazının tüm hakları Memurlar.Net'e aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 36. maddesi uyarınca alıntılanamaz. Telif hakları saklı tutulmuş bu yazının alıntılanması halinde yasal takip yapılacaktır. ©

Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
32 Yorum yapıldı
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
SON HABERLER
18:00 - HSK kararnamesi ile yeni mahkemeler göreve başlıyor17:58 - Tasarruf için kombiyi kapatanlara uyarı: Ayarı düşürün17:54 - Gaziantep'te çıkan yangında 2 çocuk hayatını kaybetti17:47 - Otoyolda mucize kurtuluş! O anlar kamerada17:46 - Çeyrek altının düşüşü devam ediyor17:39 - Açıklamalı 657 sayılı Kanun kitabı için özel fiyat!
17:37 - Dolar günü düşüşle kapattı17:30 - Selçuk Bayraktar: Yaptığımız işleri şiir yazmaya benzetiyorum17:15 - Rusya'dan ikinci korona aşısı: Etkinlik oranı yüzde 10017:11 - Koronayı yenen belediye başkanı görevine döndü17:09 - Köpeğini 'fazla ekmek yiyor' diye öldürdü, damadı şikayetçi oldu17:08 - 27. dönem POMEM'de ön sağlık kontrol tarihi açıklandı
17:06 - Arda Turan, 'Cinsel taciz' suçundan yeniden yargılanacak16:57 - Trafik kazasında hayatını kaybeden uzman çavuş ve ailesi toprağa verildi16:51 - Ters dönmüş aracının içinde ölü bulunan doktor için cenaze töreni16:48 - Boncuk, 5 gündür hastane tedavi gören sahibini bekliyor16:43 - Eski ÖSYM Başkanı Fethi Toker hayatını kaybetti
16:40 - Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, bu hatayı sehven mi yaptı?
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam