Araştırma görevlilerine lisansüstü eğitim mobbingi!

Devlet yükseköğretim kurumlarında 50/d statüsünde görev yapan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim görmek amaçlı geçici görevlendirme taleplerinin reddedilmesi mağduriyet yaratıyor!

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Eklenme : 21 Eylül 2021 14:08
Araştırma görevlilerine lisansüstü eğitim mobbingi!

Bilindiği üzere, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 35 inci maddesinde yer alan; "Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler. Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler. Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Bu mecburi hizmet, eş durumu ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilemez. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hüküm dışındadır." düzenlemesi gereğince devlet üniversitelerinde görev yapan araştırma görevlileri kendi istekleri ve üniversitelerinin uygun görüşü ile Yükseköğretim Kurulunun onayı doğrultusunda lisansüstü eğitim gördükleri üniversitelere görevlendirilebilmektedir.

Diğer taraftan, 2547 sayılı Kanuna eklenen ek 38 inci madde çerçevesinde 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren devlet üniversitelerinde araştırma görevlisi istihdamı 50/d statüsüne dönüştürülmüş ve daimi kadro olarak ifade ettiğimiz 33/a araştırma görevlisi istihdamı yürürlükten kaldırılmıştır. Yükseköğretimdeki önemli dönüşüm sorgulanmadan neden sonuç ilişkisi kurulmadan hayata geçirildiğinden birtakım sorunları da beraberinde getirmiştir. Özellikle yeni kurulmuş üniversitelere atanan araştırma görevlilerinin kadrolarının bulunduğu üniversitelerde henüz yüksek lisans ve doktora programlarının açılamaması kişilerin lisansüstü eğitim süreçlerinde sorunlar yaratmıştır.

Bazı üniversitelerde araştırma görevlilerinin görevlendirme taleplerinin reddedilmesi, kısa süreli izinlere dahi imkan tanınmaması ve hatta mobbinge varan uygulamalar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca keskin bir karar alınmasına neden olmuştur. "YÖK'TEN YÜKSEK LİSANS VE DOKTORASINI KADROSUNUN BULUNDUĞU ÜNİVERSİTE DIŞINDA YAPAN ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNE MÜJDE" başlığıyla verilen haberde, "ÖYP" ve "Öncelikli Alanlar" kapsamında atanan araştırma görevlileri ile "50/d statüsünde atanan araştırma görevlilerinden" kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumunun yer aldığı il dışında bir başka yükseköğretim kurumunda lisansüstü eğitim görenlerin, kadrolarının 2547 sayılı Kanunun 35. Maddesi uyarınca lisansüstü eğitim gördükleri devlet yükseköğretim kurumlarına geçici olarak tahsis edileceği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, 50/d statüsünde atanan araştırma görevlilerinin "taleplerinin" bulunması ve kadrolarının bulundukları yükseköğretim kurumlarında kaydolabilecekleri lisansüstü program bulunması şartıyla, kadrosunun bulunduğu devlet yükseköğretim kurumuna yatay geçiş yapabileceği de belirtilmiştir. Ancak, alınan bu karar bazı üniversitelerdeki yerleşik uygulamaların değişmesine etki etmediği gibi araştırma görevlilerinin aleyhine kararların devam ettiğine dair duyumlarımız devam etmektedir.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının araştırma görevlilerine müjde başlığıyla verdiği kararın üniversitelerin bir kısmında karşılık görmemesini anlamakta güçlük çektiğimiz gibi lisansüstü eğitim programı bulunmayan bölümlerde dahi araştırma görevlilerinin geçici görevlendirme taleplerine zorluk çıkarılmasının izahı mümkün değildir.

Öte yandan mezkur kanunun 12. maddesinde yükseköğretim kurumlarının görevleri arasında bilimsel araştırma yapmak özellikle belirtilmiş olup, akademik hayatın giriş basamağında olup bilimsel üretimin en hevesli konumunda olan 50/d araştırma görevlilerinin gerek eğitim süreçleri gerek bilimsel araştırma süreçlerindeki mücadelelerini diri tutmak üniversitelerinin bir sorumluluğudur.

Sonuç olarak, 50/d statüsünde istihdamın yasal bir zorunluluk olduğu düşünüldüğünde araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim haklarının engellenmesinin kişisel mağduriyetlere sebebiyet verdiği genel olarak bakıldığında ise eğitim hakkının engellenmesi yönünden de kurumsal sonuçlarının olabileceği göz önüne alınarak üniversitelerin YÖK kararı doğrultusunda kişilere kolaylık göstererek YÖK kararlarını zorunlu uygulaması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu Habere Tepkiniz