Görevden Uzaklaştırılan Memurun Görevine İadesi Halinde Alacağına Faiz Hesaplanmalı Mıdır?

Göreve iade edilen memurun maaş alacağının doğduğu tarihlerden idareye başvuru tarihine kadar geçen süre için bir faiz ödemesi yapılmaması, başvurucuya aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemekte ve mülkiyet hakkının korunmasındaki dengeyi bozmaktadır.<

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 13 Şubat 2026 00:10, Son Güncelleme : 02 Şubat 2026 09:08
Görevden Uzaklaştırılan Memurun Görevine İadesi Halinde Alacağına Faiz Hesaplanmalı  Mıdır?

Zaman zaman kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, bir tedbir olarak görevden uzaklaştırma işlemi uygulanabilmektedir.

657 sayılı Kanuna göre, görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.

Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.

Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.

Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, derhal kaldırılır.

Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:

a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler;

b) Yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenler;

c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar;

ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler;

Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.

Bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.

Askerler hakkında da 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununa göre, disiplinsizlik veya suç teşkil edebilecek bir fiili nedeniyle hakkında yapılan inceleme ve araştırmanın emniyetli ve sıhhatli olarak devam etmesi amacıyla, görevi başında kalmasında sakınca görülecek subay, astsubay, uzman erbaş veya sözleşmeli erbaş ve erler idari izinli sayılarak görevinden geçici olarak uzaklaştırılabilmektedir.

Görevden uzaklaştırma tedbiri; süresi sonunda başka bir işleme gerek kalmadan ortadan kalkacağı gibi gerek görülmesi veya görevden uzaklaştırmaya neden olan fiilin herhangi bir suç veya disiplinsizlik teşkil etmediğinin anlaşılması halinde kararı veren disiplin amiri tarafından sürenin tamamlanmasından önce de kaldırılabilir.

Göreve iade edilen personelin maaş alacakları ile bu alacaklara faiz ödenmesi hususunda AYM ye intikal eden bir başvuru (Başvuru numarası 2021/7047) mülkiyet hakkının korunması açısından önemli tespit ve sonuçlar içermektedir.

Başvuru, görevden uzaklaştırma sürecinde maaştan yapılan kesintinin tazmini için açılan davada hükmedilen faiz başlangıç tarihinin maaş alacağını değer kaybına uğratması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvurucu, uzman jandarma olarak görev yapmaktayken hakkındaki ceza davası nedeniyle 15/6/2011 ile 2/5/2016 tarihleri arasında görevinden uzaklaştırılmıştır. Söz konusu dönemde 1/3 oranında kesinti yapılmak suretiyle başvurucuya maaşı ödenmiş ancak görevinden uzaklaştırıldığı dönemde eksik ödenen maaşının yasal faiziyle birlikte iadesi talebi ise reddedilmiştir. Başvurucu, mahkeme aşamalarından sonra bireysel başvuruda bulunmuştur.

Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiş ve açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi, kamu kurum ve kuruluşlarından olan çeşitli para alacaklarının değer kaybına uğratılarak ödenmesine ilişkin şikayetleri daha önce incelemiş; buna göre kamu makamlarının para borçlarını makul olmayan bir gecikme ile ödedikleri durumlarda para alacağında meydana gelen değer aşınmalarının başvurucu üzerinde şahsi olarak aşırı bir yük oluşturması halinde müdahale ölçülü olmadığından mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir

Somut olayda ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi ise başvurucunun açıkta geçirdiği 15/6/2011 ile 2/5/2016 tarihleri arasındaki dönemde maaşından yapılan kesintilerin idareye başvuru tarihi olan 13/5/2019'dan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiştir. Başvurucuya geriye dönük olarak maaşının eksik ödenen kısmının iade edilmesi gerektiği kamu makamlarınca kabul edilmiş bir olgudur. Bununla birlikte başvurucunun maaş alacağının doğduğu tarihlerden idareye başvuru tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında enflasyon karşısında alacaktaki değer kaybını giderebilecek bir faiz ödemesi yapılmaması başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Dolayısıyla söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu sonucuna varılmalıdır.

Nihayetinde, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, başvuruda tespit edilen mülkiyet hakkı ihlalinin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir.

Anayasa Mahkemesinin bu kararı, göreve iade edilen kamu görevlilerinin maaş alacaklarının doğduğu tarihten talep tarihine kadar geçecek süre zarfında da yasal faiz talebinde bulunabileceklerini açıkça mülkiyet hakkı ile ilişkilendirerek haklı gereçlere dayandırmaktadır. Dolayısı ile kamu idarelerinin bu tür işlemlerde gerekli, hassasiyeti göstermeleri, yapılan işlemin hukuki ve yerindeliğini titizlikle yerine getirmeleri ve olası kamu zararını önleme konusunda dikkatli, davranmaları gerekmektedir. Aksi halde yersiz ödenen her bir tutar, kamu zararı olarak buna sebebiyet veren kamu görevlilerinden talep edilebilecektir.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber