Kıdemsiz müfettiş grup başkanı olarak atanabilir mi?

Danıştay son noktayı koydu. Kıdemsiz müfettiş grup başkanı olarak atanamaz

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Eklenme : 17 Ocak 2022 00:04
Kıdemsiz müfettiş grup başkanı olarak atanabilir mi?

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 20/12/2014 tarihli ve 29211 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği'ne karşı açılan davayı sonuçlandırdı.

Danıştay 2. Dairesince verilen karar onandı.

Bahsi geçen Yönetmeliğin birçok maddesi için . Derneği tarafından dava açılmıştı.

İptali istenilen düzenlemeden biri de; ''Rehberlik, teftiş, inceleme, ön inceleme ve soruşturma işleri, gerektiğinde gruplar halinde yürütülebilir. Başkan gruba dahil kişilerden uygun gördüğü birini grup sorumlusu olarak görevlendirebilir." hükmü idi.

Danıştay 2. Dairesi; müfettişlik mesleğinin kariyer bir meslek olması ve denetim hizmetlerinin işleyişinin diğer idari hizmetlerden farklı olması hususları birlikte dikkate alındığında, müfettişlerin grup halinde çalışması durumunda gruba dahil müfettişlerden en kıdemlisinin grup başkanı olarak belirlenmesinin hem çalışma barışının sağlanmasına, hem de denetim hizmetinin işleyişine uygun olacağı; bu durumda, müfettişlerin grup halinde çalışması durumunda gruba dahil müfettişlerden kıdemsiz müfettişlerin grup başkanı olarak belirlenmesine olanak tanıyan dava konusu düzenlemede, hizmet gereklerine ve hukuka uyarlık bulunmadığını belirtmiştir.

Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından müfettişliğe atama hukuka aykırı bulundu.

Bu hususa ilişkin 2. Dairenin tespiti şu şekildedir: "Kariyer mesleklere atanma ile ilgili olan düzenlemelerin yönetmeliklerle yapılmasına olanak bulunmadığı, bu konudaki düzenlemenin denetim hizmetlerinin özelliğine uygun şekilde kanunla düzenlenmesi gerektiği, bu durumda, kariyer bir meslek olarak teftiş hizmetlerini yürüten müfettiş yardımcıları, müfettişler ve teftiş kurulu başkanının, denetim hizmetleri kapsamında üstlenmiş oldukları görev, yetki ve sorumluluklarının özelliği ve niteliği dikkate alındığında, söz konusu görevlere ancak kanunla yapılacak olan bir düzenleme ile diğer kadro ve görevlerden atanma imkanı sağlanması gerekir."

İDDK bu kararı onamıştır.

T.C.

DANIŞTAY

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

ESAS NO: 2019/1990

KARAR NO: 2021/128

KARAR TARİHİ: 28.01.2021

KAPAT [X]

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : . Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri .

KARŞI TARAF (DAVACI) : . Derneği

İSTEMİN KONUSU:

Danıştay İkinci Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/1115, K:2019/2322 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

20/12/2014 tarih ve 29211 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği'nin; 1. maddesinde yer alan "diğer personel" ibaresinin, 3. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ve diğer personelden" ibaresinin, 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "ile Başkanlık emrinde rehberlik faaliyetleri için daimi veya geçici olarak görevlendirilen diğer personel" ibaresinin, 5. maddenin 3. fıkrasında yer alan "veya diğer personelden birini" ile "olarak" ibarelerinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan "veya diğer personelden" ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan "ve diğer personelin" ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "veya diğer personelin" ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin, 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ve diğer personel" ibaresinin, 16. maddesinin, 22. maddesinin 3. fıkrasının, 24. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya diğer personel" ibaresinin, 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "veya diğer personele" ibaresinin, 25. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "diğer" ibaresinin; 5. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 7. maddesinin, 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer alan "Başkan tarafından" ile "Başkanın onayı ile" ibarelerinin, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Başkanın onayıyla" ibaresinin, 36. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başkan tarafından" ile "Başkanın onayı ile" ibarelerinin, 46. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bakan veya Başkan tarafından yapılacak veya yaptırılacak soruşturma, inceleme veya değerlendirmeler sonucu hazırlanan raporlar, belgeler veya buna benzer evrak" ibaresinin, 46. maddesinin 2. fıkrasının, 8. maddesinin 4. fıkrasının, 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Başkanın onayına" ibaresinin, 57. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Başkanlığa sunulur ve uygun görülen metin" ibaresinin, 57. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Başkanın onayına" ibaresinin, 58. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Başkan onayına" ibaresinin, 59. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "onaylanan veya düzeltilerek onaylanan" ibaresinin, 63. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Raporlar Başkanın onayına sunulur." ibaresinin, 22. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başkan gruba dahil kişilerden uygun gördüğü birini grup sorumlusu olarak görevlendirebilir." ibaresinin, 44. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Müfettişler, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları göz önünde bulundurularak Başkanın önerisi üzerine başmüfettişlik kadrolarına atanırlar." ibaresinin iptali istemi yönünden;

Daire kararının özeti:

Danıştay İkinci Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/1115, K:2019/2322 sayılı kararıyla;

Dava konusu Yönetmeliğin; 1. maddesinde yer alan "diğer personel" ibaresinin, 3. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "diğer personelden" ibaresinin, 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "diğer personel" ibaresinin, 5. maddesinin 2. fıkrasının ve 3. fıkrasında yer alan "veya diğer personelden" ibaresinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan "veya diğer personelden" ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan "diğer personelin" ibaresi ile (j) bendinde yer alan "veya diğer personelin" ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer alan "diğer personelin" ibaresinin, 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "diğer personel" ibaresinin, 16. maddesinin 1. fıkrasının, 22. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "diğer personel" ibaresinin, 24. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "diğer personel" ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "diğer personele" ibaresinin, 25. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "diğer personelin" ibaresinin iptali istemi yönünden;

Dava konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen; 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "diğer personel" ibaresinin, 3. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin, 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "diğer personelden" ibaresinin, 5. maddesinin 2. fıkrasının ve 3. fıkrasında yer alan "veya diğer personelden" ibaresinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan "diğer personelden" ibaresinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "diğer personelin" ibaresinin, 16. maddesinin 1. fıkrasının ve 17. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan başka bir davada, Dairelerinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/1079, K:2019/2316 sayılı kararıyla,

Yine dava konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen; 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) ve (k) bentlerinde yer alan "diğer personelin" ibarelerinin, 12. maddesinin 2. fıkrasında, 22. maddesinin 3. fıkrasında ve 24. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "diğer personel" ibareleri ile 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "diğer personele" ibaresinin ve 25. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "diğer personelin" ibaresinin iptali istemiyle açılan başka bir davada, Dairelerinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/1100, K:2019/2320 sayılı kararıyla,

"Teftiş hizmetleri ile bu faaliyetleri desteklemek ve güçlendirmek amacıyla getirilen ve teftiş hizmetlerinin bir parçası olan rehberlik faaliyetlerini, kariyer bir meslek olarak yürüten müfettiş yardımcıları, müfettişler ve teftiş kurulu başkanının denetim hizmetleri kapsamında üstlenmiş oldukları görev, yetki ve sorumluluklarının özelliği ve niteliği dikkate alındığında, ''diğer personel" olarak nitelendirilen kişilerin müfettiş yetki ve sıfatına haiz olmaksızın rehberlik ve teftiş hizmetleri kapsamında görevlendirilmesinin, bu hizmetlerin kariyer bir meslek olarak yürütülmesine ilişkin temel ilkeye aykırı bulunduğu, ayrıca, teftiş ve rehberlik hizmetlerinin, bu konuda yetişmemiş, eğitim almamış, herhangi bir seçme kriterine tabi tutulmayan ve bu hizmetlerin yürütülmesi konusunda yeterlik sahibi olup olmadığı belli olmayan "diğer personel" tarafından yürütülmesine ve merkez teşkilatı dışında görev merkezleri oluşturmak suretiyle görev merkezinin sorumlusu olarak "diğer personel" olarak nitelendirilen personelin görevlendirilmesine imkan tanınarak kanunilik ilkesinin ihlal edildiği" gerekçesiyle anılan düzenlemelerin iptaline karar verildiğinden, söz konusu düzenlemeler yönünden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı,

Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasının (veya diğer personelden ibaresi hariç) iptali istemi yönünden;

Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinde; "Başkanlığın görev merkezi Ankara'dır. Başkanlık, Bakan onayı ile teftiş, inceleme, soruşturma yapmak veya rehberlik faaliyetinde bulunmak amacıyla Ankara dışında da görev merkezleri tesis edebilir. Başkan, müfettiş veya diğer personelden birini görev merkezlerindeki iş ve işlemlerin yürütülmesi amacıyla görev merkezi sorumlusu olarak görevlendirir." şeklinde düzenlemeye yer verildiği,

Dairelerinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/1079, K:2019/2316 sayılı kararıyla; "3046 sayılı Kanun ve 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'deki düzenlemelerle Bakanlık teşkilat yapılanmasında kanunilik ilkesi benimsenmiş olup, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının merkez teşkilatında ''hizmet birimi'' olarak gösterildiği dikkate alındığında, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak Yönetmelikle taşra teşkilatı kurulmasına imkan olmadığı" gerekçesiyle, anılan 5. maddenin 2. fıkrasının iptaline karar verildiği,

Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının, Bakan onayı ile teftiş, inceleme, soruşturma yapmak veya rehberlik faaliyetinde bulunmak amacıyla Ankara dışında da görev merkezleri tesis edilebileceği yolundaki düzenleme yönünden; yukarıda bahsedilen iptal kararı nedeniyle, söz konusu görev merkezlerine ilgili personelden birinin görev merkezlerindeki iş ve işlemlerin yürütülmesi amacıyla görevlendirilmesi yönünde düzenleme içeren Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin 3. fıkrasında da hukuka uyarlık bulunmadığı,

Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinde yer alan; "veya 29 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı tahsil şartını karşılamak koşulu ile Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından" ibaresinin iptali istemi yönünden;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 123 ve 128. maddelerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesine, mülga 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesine yer verildikten sonra,

Yönetmeliğin dava konusu 7. maddesinde; ''Başkan, müfettişlik veya denetçilik yeterliliğini kazanmış ve kamu kurum ve kuruluşlarında denetim hizmetleri ile ilgili görevlerde en az üç yıl hizmeti bulunan kişiler arasından veya 29 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı tahsil şartını karşılamak koşulu ile Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından atanır.'' düzenlemesine yer verildiği,

Kariyer mesleklere atanma ile ilgili olan düzenlemelerin yönetmeliklerle yapılmasına olanak bulunmadığı, bu konudaki düzenlemenin denetim hizmetlerinin özelliğine uygun şekilde kanunla düzenlenmesi gerektiği, bu durumda, kariyer bir meslek olarak teftiş hizmetlerini yürüten müfettiş yardımcıları, müfettişler ve teftiş kurulu başkanının, denetim hizmetleri kapsamında üstlenmiş oldukları görev, yetki ve sorumluluklarının özelliği ve niteliği dikkate alındığında, söz konusu görevlere ancak kanunla yapılacak olan bir düzenleme ile diğer kadro ve görevlerden atanma imkanı sağlanması gerekirken, uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı tahsil şartını karşılamak koşulu ile Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından da Rehberlik ve Teftiş Başkanı atanmasına imkan veren dava konusu düzenlemede hukuka ve teftiş hizmetlerinin gereklerine uyarlık bulunmadığı,

Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "Başkan gruba dahil kişilerden uygun gördüğü birini grup sorumlusu olarak görevlendirebilir." ibaresinin iptali istemi yönünden;

Yönetmeliğin dava konusu 22. maddesinde; ''Rehberlik, teftiş, inceleme, ön inceleme ve soruşturma işleri, gerektiğinde gruplar halinde yürütülebilir. Başkan gruba dahil kişilerden uygun gördüğü birini grup sorumlusu olarak görevlendirebilir...." düzenlemesine yer verildiği,

Dava konusu Yönetmeliğin 43. maddesinde müfettişler arasındaki kıdem sırasının hangi kriterlere göre nasıl belirleneceği hususunun ayrıntılı olarak düzenlenmiş olması, müfettişlik mesleğinin kariyer bir meslek olması ve denetim hizmetlerinin işleyişinin diğer idari hizmetlerden farklı olması hususları birlikte dikkate alındığında, müfettişlerin grup halinde çalışması durumunda gruba dahil müfettişlerden en kıdemlisinin grup başkanı olarak belirlenmesinin hem çalışma barışının sağlanmasına, hem de denetim hizmetinin işleyişine uygun olacağı,

Bu durumda, müfettişlerin grup halinde çalışması durumunda gruba dahil müfettişlerden kıdemsiz müfettişlerin grup başkanı olarak belirlenmesine olanak tanıyan dava konusu düzenlemede, hizmet gereklerine ve hukuka uyarlık bulunmadığı,

Dava konusu Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "Müfettişler, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları göz önünde bulundurularak Başkanın önerisi üzerine başmüfettişlik kadrolarına atanırlar." ibaresinin iptali istemi yönünden;

Yönetmeliğin dava konusu 44. maddesinde; "Müfettişler, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları göz önünde bulundurularak Başkanın önerisi üzerine başmüfettişlik kadrolarına atanırlar. Başmüfettişliğe atanabilmesi için, müfettişin 1 inci derece kadroya tayin edilebilecek şartlara sahip olması gerekir." düzenlemesine yer verildiği,

Aynı Yönetmeliğin 43. maddesinde de müfettişler arasındaki kıdem sırasının hangi kriterlere göre nasıl belirleneceği hususunun ayrıntılı olarak düzenlendiği,

Diğer taraftan, 13/10/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği'nin 38. maddesinde; "Müfettişler; kıdem, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları göz önünde bulundurularak Başkanın önerisi üzerine başmüfettişlik kadrolarına atanırlar. Başmüfettişliğe aday olabilmek için; müfettişin 1 inci derece kadroya tayin edilebilecek şartlara sahip olması gerekir." hükmüne, 19/10/2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin 57. maddesinde; "Müfettişler, kıdem, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları göz önünde bulundurularak Kurul Başkanının önerisi üzerine başmüfettişlik kadrolarına atanırlar. ..." hükmüne, yine 27/09/1994 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü'nün 31. maddesinde; "Müfettişler, kıdem, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları gözönünde bulundurularak Başkanın önerisi üzerine başmüfettişlik kadrolarına atanırlar." hükmüne yer verildiği,

Yukarıda yer verilen hususların birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu Yönetmeliğin 43. maddesinde müfettişler arasındaki kıdem sırasının hangi kriterlere göre nasıl belirleneceği hususunun ayrıntılı olarak düzenlenmiş olması, müfettişlik mesleğinin kariyer bir meslek olması ve denetim hizmetlerinin işleyişinin diğer idari hizmetlerden farklı niteliği de dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasında başmüfettişliğe yapılacak olan atamalarda, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumlarının esas alınacağı kurala bağlanmakla birlikte davalı idarece, yürürlükten kaldırılan düzenleyici işlemlerde benimsenen ve değerlendirme kriterlerinden biri olan kıdem kriterinden vazgeçilmesini gerektiren objektif, bilimsel ve hukuken kabul edilebilir bir neden ortaya konulmaksızın, dava konusu Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasında, başmüfettişliğe yapılacak olan atamalarda müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları kriterleri yanında kıdem kriterine yer verilmemesinde hukuka uyarlık görülmediği,

Dava konusu Yönetmeliğin diğer kısımları yönünden;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle 124. maddesinde; Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerine kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiş olup, idarelerin, bu yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarabilecekleri gibi kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla yönetmeliklerde değişiklikler de yapabilecekleri, yönetmeliklerin Anayasa, kanun, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen şekil şartına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı,

Mülga 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasıyla; müfettiş yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavlarının usul ve esaslarını, müfettişliğe yükselmelerini, görev, yetki ve sorumluluklarını, bunlarda aranacak özel şartları, Başkanlığın çalışma usul ve esasları ile diğer hususları belirleme noktasında mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına yönetmelik çıkarma yetkisi verildiği,

Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu, daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden aldığı, dolayısıyla, bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün olmadığı,

Bu durumda, dayanağı Kanun Hükmünde Kararname'de verilen yetkiye istinaden hazırlanarak 20/12/2014 tarih ve 29211 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Yönetmeliğin, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan norma aykırı veya bunu değiştirici, daraltıcı nitelikte bir hüküm getirmeyen düzenlemelerinde hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu Yönetmeliğin; 1. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "diğer personel" ibaresi, 3. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi, 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ve diğer personelden" ibaresi, 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "ile Başkanlık emrinde rehberlik faaliyetleri için daimi veya geçici olarak görevlendirilen diğer personel" ibaresi, 5. maddesinin 2. fıkrası ile 3. fıkrasında yer alan "veya diğer personelden" ibaresi, 6. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan "veya diğer personelden" ibaresi, 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan "ve diğer personelin" ibaresi, 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "veya diğer personelin" ibaresi, 8. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi, 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ve diğer personel" ibaresi, 16. maddesinin 1. fıkrası, 22. maddesinin 3. fıkrası, 24. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya diğer personel" ibaresi, 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "veya diğer personele" ibaresi, 25. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "diğer personelin" ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu Yönetmeliğin; 5. maddesinin 3. fıkrasının (veya diğer personelden ibaresi hariç), 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya 29 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı tahsil şartını karşılamak koşulu ile Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından" ibaresinin, 22. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başkan gruba dahil kişilerden uygun gördüğü birini grup sorumlusu olarak görevlendirebilir." ibaresinin, 44. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Müfettişler, müfettişlik yeteneği ve yeterliliği ile başarı durumları göz önünde bulundurularak Başkanın önerisi üzerine başmüfettişlik kadrolarına atanırlar." ibaresinin iptaline; Yönetmeliğin dava konusu diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davalı idare tarafından, 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; "Başkanlığın çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine dayanılarak "diğer personel"le ilgili Yönetmelik'te yapılan düzenlemenin hukuka ve üst hukuk normlarına uygun olduğu, rehberlik ve teftiş faaliyetlerinin birbirinden farklı hizmetler olduğu, rehberlik faaliyetlerinde, müfettişlerin yanında diğer personelin de bilgi ve birikiminden yararlanılabileceği, 639 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 21. maddesinin 2. fıkrası gereğince; Bakanlık müşavirlerinin, Bakanın uygun göreceği merkez veya taşra teşkilatına ait birimlerde rehberlik faaliyetleri kapsamında geçici olarak görevlendirilebileceğinin açık olduğu, bu kapsamda, rehberlik faaliyetleri kapsamında görevlendirilen Bakanlık üst düzey yöneticileri tarafından hazırlanan belgelerin, Başkanlığın rehberlik, inceleme ve soruşturma görevleri yerine getirilirken danışılabilecek teknik döküman olarak kullanıldığı, bu şekilde yürütülen çalışmalarla yetişmiş üst düzey görevlilerin atıl kalmasının önlendiği, müşavirlerin müfettişliğe atandıkları gibi bir durumun söz konusu olmadığı, değişen yönetim anlayışı ile idarenin elemanlarına performans kriterleri getirildiği, aynı durumun denetim elemanları için de geçerli olduğu, sadece meslekte eski olmanın, başmüfettişliğe atanmak için yeterli olması gerektiği iddiasının subjektif bir değerlendirme olduğu, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu edilen iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptale yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/1115, K:2019/2322 sayılı kararının, temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Kesin olarak, 28/01/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava konusu Yönetmeliğin "Başkanın atanması" başlıklı 7. maddesinde; "Başkan, müfettişlik veya denetçilik yeterliliğini kazanmış ve kamu kurum ve kuruluşlarında denetim hizmetleri ile ilgili görevlerde en az üç yıl hizmeti bulunan kişiler arasından veya 29 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı tahsil şartını karşılamak koşulu ile Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından atanır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan düzenlemeyle, Rehberlik ve Teftiş Başkanının, müfettiş veya denetçiler arasında atanabileceğinin yanı sıra, dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinde belirtilen tahsil şartını sağlamak koşuluyla, Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından da atanabileceği düzenlenmiştir.

Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeyle, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına, müfettiş sıfatını haiz olmayanların da atanmalarına yol açıldığı, kariyer yapısının önemsizleştirildiği ve liyakata dayalı yönetim anlayışından vazgeçildiği ileri sürülerek anılan düzenlemenin; "veya 29 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı tahsil şartını karşılamak koşulu ile Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından" kısmının iptali istenilmiş, temyize konu Daire kararında ise; kariyer bir meslek olarak teftiş hizmetlerini yürüten müfettiş yardımcıları, müfettişler ve teftiş kurulu başkanının, denetim hizmetleri kapsamında üstlenmiş oldukları görev, yetki ve sorumluluklarının özelliği ve niteliği dikkate alındığında, söz konusu görevlere ancak kanunla yapılacak olan bir düzenleme ile diğer kadro ve görevlerden atanma imkanı sağlanması gerektiği gerekçesiyle anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 09/07/2018 tarih ve (3. Mükerrer) 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 178. maddesiyle getirilen Ek 36. maddesinde; "Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatındaki üst kademe kamu yöneticisi ve taşra teşkilatındaki il ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevleri ile bu kadro, pozisyon ve görevlerin dengi ve daha üstü kadro, pozisyon ve görevlere atanabilmek için, öğrenim durumu şartı dışında;

a) Belirli bir meslek mensubu, kariyer meslek mensubu ya da kurum personeli olmak,

b) 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen hizmet sınıfları kapsamına dahil kadrolarda bulunmuş veya bulunuyor olmak,

c) Hakimlik ve savcılık mesleğinden olmak,

ç) Belirli kadro veya görevlerde belirli bir süre bulunmuş olmak, gibi özel şartlar aranmaz...." hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda, kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatındaki üst kademe kamu yöneticisi görevlerine atanabilmek için, öğrenim durumu şartı dışında, kariyer meslek mensubu olmak şartının veya herhangi bir şartın aranmayacağı yönündeki düzenleme karşısında, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına atanabilme şartlarının düzenlendiği dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinde yer alan ve iptal istemine konu edilen; "veya 29 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı tahsil şartını karşılamak koşulu ile Genel Müdürlük veya en az bu seviyede görev yapmış üst düzey yöneticiler arasından" ibaresinde hukuka aykırılık, anılan düzenlemenin iptali yönünde verilen Daire kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin bu kısım yönünden kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

Memurlar.Net'i Twitter'dan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz