Sosyal medyada 'Nasıl da denk geldi. Gerçi sonunda asdasdasd' yorumu nedeniyle atılan memur davayı kazandı

Danıştay 2. Dairesi, Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde genel idare hizmetleri sınıfında mütercim tercüman olarak görev yapan davacı tarafından, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde yazdığı ve paylaştığı yorum ve fotoğraflar nedeniyle meslekten çıkartılan memuru haklı buldu.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 01 Mart 2026 00:10, Son Güncelleme : 24 Şubat 2026 15:46
Sosyal medyada 'Nasıl da denk geldi. Gerçi sonunda asdasdasd' yorumu nedeniyle atılan memur davayı kazandı

İlk derece mahkemesi: EGM bizzat toplum nezdinde devlet olarak nitelendirilmektedir

Söz konusu paylaşımları yapan davacının, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenlik güçlerinden biri olan ve kamu düzeni ile güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde mütercim tercüman olarak görev yaptığı ve görevli olduğu idarenin bizzat toplum nezdinde devlet olarak nitelendirildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının ifade özgürlüğüne yönelik müdahalenin, demokratik bir toplumda acil bir toplumsal gereksinime karşılık geldiği, davacının fiili ile verilen ceza arasında "orantılılık" bulunmadığından söz etmeye imkan olmadığı, zira emrinde çalıştığı devleti aşağılayan içerikli paylaşımlar yapan davacıya karşı, görevden alınması sonucunu doğuran davaya konu işlemin, davacının bu paylaşımdaki ifadeleri nedeniyle tesis olunduğu ve bu haliyle orantısızlıktan bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin de hukuka uygun olduğu

İstinaf: Kanun değişmiştir lehe olan düzenleme uygulanmalıdır

Dava konusu işlem tarihinde Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükten kalkmış olması nedeniyle olaya uygulanma olanağının bulunmadığı, ancak dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7068 sayılı Kanun'da davacının sabit olan fiilinin karşılığının 8. maddenin 4/b-6 bendinde Tüzük'le paralel bir şekilde düzenlendiği ve 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirdiğinin görüldüğü, 7068 sayılı Kanun'un sözü edilen maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken yürürlükten kalkmış olan Tüzük uyarınca tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Danıştay: Disiplin hukukunda da lehe olan kanun uygulanır

İdari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, yukarıda anılan lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/16028

Karar No: 2025/3783

İSTEMİN KONUSU:

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem:

Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Şube Müdürlüğü emrinde genel idare hizmetleri sınıfında mütercim tercüman olarak görev yapan davacı tarafından, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde ... tarihinde yazdığı ve paylaştığı yorum ve fotoğraflar nedeniyle "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/47 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan mali haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü bakımından, davacıya isnat edilen fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri ile dava konusu işlemin tesis olunduğu tarihte yürürlükte bulunan 7068 sayılı Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinden hangisinin davacı lehine olduğu ve davacının yaptığı paylaşımların Tüzüğün 8/47. maddesini ihlal eder nitelikte olup olmadığı hususlarının ortaya konulması gerektiği; bu minvalde, davacının 19/01/2016 tarihinde kendisine ait facebook hesabından, "Nasıl da denk geldi. Gerçi sonunda asdasdasd" yorumu eklenmek suretiyle yapılan paylaşımın, davacı tarafından belirtilen tarihte yapıldığının dosya kapsamında sabit olduğu, paylaşımın sonundaki ifadelerin ise; Tüzüğün 8/47. maddesini ve 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesini ihlal eder nitelikte bir hareket olarak nitelendirilebileceği; bu maddelerden, söz konusu paylaşımın yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tüzük hükmünün, 657 sayılı Kanun'a göre davacı açısından daha lehe olduğu, zira 657 sayılı Kanun'da yaptırım olarak "Devlet memurluğundan çıkarma" öngörülmüşken, Tüzük hükmünde bu yaptırımdan daha hafif olan ve sadece emniyet teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmaya mani olacak bir ceza düzenlemesine yer verilmesi karşısında, davacının lehine olan düzenleme doğrultusunda tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, söz konusu paylaşımları yapan davacının, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenlik güçlerinden biri olan ve kamu düzeni ile güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde mütercim tercüman olarak görev yaptığı ve görevli olduğu idarenin bizzat toplum nezdinde devlet olarak nitelendirildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının ifade özgürlüğüne yönelik müdahalenin, demokratik bir toplumda acil bir toplumsal gereksinime karşılık geldiği, davacının fiili ile verilen ceza arasında "orantılılık" bulunmadığından söz etmeye imkan olmadığı, zira emrinde çalıştığı devleti aşağılayan içerikli paylaşımlar yapan davacıya karşı, görevden alınması sonucunu doğuran davaya konu işlemin, davacının bu paylaşımdaki ifadeleri nedeniyle tesis olunduğu ve bu haliyle orantısızlıktan bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin de hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; her ne kadar İdare Mahkemesince, davacının gerçekleştirdiği fiilin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/47. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği belirtilmişse de; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucu, davacının sabit olan fiilinin, anılan Tüzüğün 6. maddesinin B/5 bendi uyarınca "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" hükmü kapsamında olduğu anlaşılmakla birlikte, dava konusu işlem tarihinde Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükten kalkmış olması nedeniyle olaya uygulanma olanağının bulunmadığı, ancak dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7068 sayılı Kanun'da davacının sabit olan fiilinin karşılığının 8. maddenin 4/b-6 bendinde Tüzük'le paralel bir şekilde düzenlendiği ve 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirdiğinin görüldüğü, 7068 sayılı Kanun'un sözü edilen maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken yürürlükten kalkmış olan Tüzük uyarınca tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davalı idarece bu gerekçeler göz önünde tutularak davacı hakkında fiilinin karşılığı disiplin cezasının tesis edilebileceğinin açık olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI:

Emniyet Genel Müdürlüğünün İddiaları:

Davacının üzerine atılı disiplin suçunun sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

Davacının İddiaları: Uyuşmazlığın tüm safhalarında davalı idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramış olduğu, soruşturmaya konu paylaşımların eleştiri sınırları içerisinde ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu; öte yandan, İdare Mahkemesince yoksun kaldığı mali hakların ödenmesi yolunda karar verilmiş olmakla birlikte, faize ilişkin hüküm kurulmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI:

Davacı tarafından: Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:

Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Emniyet Genel Müdürlüğü ... Dairesi Başkanlığı ... Şube Müdürlüğü emrinde genel idare hizmetleri sınıfında mütercim tercüman olarak görev yapan davacı tarafından, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde ... tarihinde yazdığı ve paylaştığı yorum ve fotoğraflar nedeniyle "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/47 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan mali haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 47. fıkrasında "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiili meslekten çıkarma cezasının uygulanmasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Davalı İdarenin Temyiz İstemi Yönünden:

Ceza Hukuku kökenli olan, lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.

İdari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, yukarıda anılan lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.

Davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel alınan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/47 maddesinde yer alan "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiiline, 7068 sayılı Kanun'un meslekten çıkarma cezasını gerektiren; fiil, işlem, tutum ve davranışlarını saymak suretiyle belirlendiği 8. maddesinde yer verilmemiştir.

Bu itibarla, "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiil tipi esas alınarak disiplin cezası verilemeyeceğinden, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan; davalı idarece, davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.

Davacı Temyiz İstemi Yönünden:

Davacı tarafından yoksun kaldığı mali hakların ödenmesi yolunda karar verilmesine karşın faize ilişkin hüküm kurulmadığı ileri sürülmekte ise de, dava dilekçesinde bu yönde bir istemde bulunulmadığından, davacının bu yöndeki savına itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.


Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber