Vekil Öğretmenlik Neden Memuriyetten Sayılır?

Vekil öğretmenlik, günümüzde işlerliği kalmamış olsa da 1 Ekim 2008 tarihinden önce vekil öğretmen olarak görev yapmış olanlar 657 sayılı Kanun kapsamında memur, dolayısıyla da 5434 sayılı Kanun kapsamında memur sayılmaktadırlar.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 20 Mayıs 2026 00:10, Son Güncelleme : 15 Mayıs 2026 10:44
Vekil Öğretmenlik Neden Memuriyetten Sayılır?

Mevzuat ve Değerlendirmeler:

Sitemizde işlemiş olduğumuz konulara gelen yorumlardan vekil öğretmenlik, ücretli öğretmenlik kıyaslaması yapıldığını, ücretli öğretmenliğin primlerinin işçi statüsünden yatmış olmasına rağmen niye vekil öğretmenliğin 657 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği konusunda yorumların yapıldığını gördüğümüzden bu konuda değerlendirmelerimizi yapmaktayız.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda "Vekil öğretmenler" ile, "Ücretli öğretmenler" in statülerinin belirlenmesinde ayrı ayrı maddelere yer verilmiştir.

Madde 86 hükmü "Vekil öğretmenler" le ilgili olup, "Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı hüküm şu şekildedir:

"Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.

Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahalli idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir.

Açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verilir. Bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hali dışında Devlet memurları için öngörülen hükümler uygulanır."

Vekalet görevinin fiilen yapılması şartı Madde 174 hükmünde belirlenmiş, vekalet aylıklarının şartları da Madde 175 hükmünde,

"Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.

Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.

88 inci maddeye göre ikinci görev verilen memurlara, bu görevleri karşılığında aylık ödenebilmesi için boş bir kadroya ait görevin ikinci görev olarak yürütülmesi gerekir. Bu şekilde görevlendirilenlere, görevlendirildikleri kadro derecesinin ilk kademe aylığının üçte ikisi ödenir. Ancak, sağlık grup başkanlığı, baştabip ve baştabip yardımcılığı hizmetlerinin ikinci görev olarak yürütülmesi halinde kadro şartı aranmaz ve bu hizmetleri yürütenlere almakta oldukları aylığın üçte ikisi ikinci görev aylığı olarak ödenir.

Açıktan vekil olarak atananlar bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan da yararlanırlar ve bunlara ödenecek vekalet aylığının hesabına memuriyet taban aylığı da dahil edilir." şeklinde belirlenmiştir.

Madde 89 hükmü ise "Ücretli öğretmenler" le ilgili olup, ,"Ders görevi" başlıklı hüküm şu şekildedir:

"Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir.

Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunur."

Madde 176 hükmü ise ücretli öğretmenlere ödenecek aylık tutarlarını belirlemeye yönelik olup,

"Ders ve konferans ücretleri" başlıklı hüküm şu şekildedir:

"Bu Kanunun 89 uncu maddesine göre kendilerine ders görevi verilenlere, ders saati başına gündüz öğretimi için 140, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yarıyıl ve yaz tatillerinde, cumartesi ve pazar günleri ile saat 18.00'den sonra başlayan öğretim faaliyetleri için 150 gösterge rakamının bu Kanuna göre belirlenen aylık katsayısı ile çarpımından oluşan miktar üzerinden ek ders ücreti ödenir.

Bu ücretler, özel eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğü kurumlarda görevli öğretmen ve yöneticiler ile bu öğrencilere yönelik olarak açılan özel sınıf öğretmenlerine ve cezaevlerinde görevli öğretmenlere %25, Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlere %100 fazlasıyla ödenir.

Bu madde kapsamında ücretle ders vermek üzere yükseköğretim kurumlarından görevlendirilen öğretim elemanlarına 2914 sayılı Kanun hükümlerine göre ek ders ücreti ödenir.

Konferans ücreti her yıl bütçe kanunlarında gösterilir."

Sosyal Güvenlik Primlerinin ödenmesi ve vekalet görevini yapanların memur statüsünde kabul edilmesi konusu da aşağıdaki hükümler gereği olmaktadır.

5434 sayılı Kanun kapsamına girilebilmesi için de, mutlaka 1 Ekim 2008 tarihinden önce memur kapsamında görevli olunması gerekmektedir. Bu durumu açıklayan madde hükümleri de 5510 sayılı Kanunun geçici maddeleri, özellikle geçici 4 üncü maddesi olmaktadır. Bu madde hükmünde, 1 Ekim 2008 tarihinden önce herhangi bir görev süresine bakılmaksızın (1 gün, 15 gün, 1 ay vb. gibi) memur statüsünde ve memur statüsünden sayılan görevlerde bulunanlar hakkında 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği açık olarak belirlenmiştir.

Dolayısıyla da, vekillikte geçen süreler için 5434 sayılı Kanun Madde 14 ve 15 hükümleri esas alınarak Sosyal Güvenlik Kurumuna memur statüsünde kesenek ve karşılık gönderilmektedir.

5434 sayılı Kanun Madde 15 (f) hükmü ile "Açıktan tayin edilen vekillerin, kanunlarına göre, aldıkları vekillik aylık veya ücretleri tutarları;" ibaresi ile SGK primlerinin, yani emekli keseneğinin vekalet görevini yapanlara ödenen aylık ve ücret tutarları ile ödeneklerden alınacağı belirlenmiştir.

5510 sayılı Kanun Madde 4 hükmünde "c) Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,

sigortalı sayılırlar." Şeklinde yer alan hüküm ile açıktan vekil olarak görev yapanlar memur statüsünde sigortalı sayılmışlar,

Yine 5510 sayılı Kanun Madde 80 hükmünün memurlarla ilgili bölümünde de, "c) Açıktan vekil olarak atanan sigortalılar için, (a) bendinde öngörülen unsurlardan ilgili mevzuatı uyarınca ödenen tutar," ın prime esas kazançlar arasında sayılacağı belirlenmiştir.

Bu minvalde sonuç bağlamında, açıktan vekil olarak atanan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 86 hükmü ile belirlenen görevleri yürütenler memur statüsünde sayılırlar.

Ayrıca, günümüzde açıktan vekil olarak atanma sisteminin (bazı durumlarda ihtiyaca binaen halen kullanıldığından) işlerliği yoğun olmasa da, 1 Ekim 2008 tarihinden önce açıktan atama ile gerçekleştirilen vekil öğretmenlik sistemi tercih edilen bir uygulama idi. Yukarıda izah ettiğimiz gibi 657 sayılı Kanunun açık hükmü gereği, açıktan vekil olarak geçen süreler Devlet memuru olarak geçen sürelerle aynı olmaktadır. Yani vekil öğretmenlikte geçen süreler için de 1 Ekim 2008 tarihinden önce görev yapmış olanlar açısından Sosyal Güvenlik Kurumuna 5434 sayılı Kanun kapsamında % 36 oranında kesenek ve karşılık tutarı gönderilmiş olacağından, bu sürenin de emeklilik için gerekli olan hizmet süresinden değerlendirilmesi ve 1 Ekim 2008 öncesi ve sonrası olarak bakıldığında uygulanacak olan Kanunun buna göre belirlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

Sonuç bağlamında özetle, açıktan vekil olarak yapılan görevin 1 Ekim 2008 öncesi veya sonrası geçmiş olması önem kazanmaktadır. Şayet önce geçmiş ise kişiler 5434 kapsamında, sonra geçmiş ise 5510 kapsamında memur sayılmaktadırlar.

Konuları da içeren değerlendirmelerimiz için,

https://www.memurlar.net/haber/1070480/https://www.memurlar.net/haber/1161608/adreslerimiz ziyaret edilebilir.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber