Adliyelerde haksız nöbet uygulaması

Adliyelerde, mesai bitiminden sonra ve hafta sonu, nöbet tutulmaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığı'nda çalışan personel için Cumhuriyet Başsavcılığı, diğer birimlerde çalışan personel için ise Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlıkları nöbet çizelgelerini hazırlamaktadır; ancak hazırlanan bu nöbet çizelgesinde bazı birimler nöbete dahil edilmemektedir. Bu haksız uygulamanın sona erdirilmesi, nöbet tutmama ayrılacalığı tanından Adliye personelinin de nöbete dahil edilmesi gerekmektedir

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 24 Ekim 2011 00:05, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

Adaletin dağıtıldığı yegane ortamlar olan adliyelerde, adalet ile bağdaşmayan adaletsiz uygulamalar yapılmaktadır. Özellikle Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlıkları tarafından yapılan bu haksız uygulamalar personelin çalışma barışını olumsuz yönde etkilemektedir.

Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlıkları'nın; personelin tayin konusunda ki haklı taleplerine verilen olumsuz kararlar, personelin görevlendirilmesi konusundaki haksız uygulamalardan tutun da personelin tutacağı nöbete kadar bir çok haksız uygulamaları olmaktadır.

Bu yazı da, adliye personelinin nöbet tutma şeklinin nasıl olduğu ve hangi birimlerin nöbet tutmaktan muaf tutulduğu, fazla çalışmadığı halde bu ücreti almaktan imtina etmeyen kişilerin olduğu hususları üzerinde durulacaktır.

2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunun 5435 Sayılı Kanun ile değişik 54. Maddesi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 29.12.2005 tarih 904 sayılı kararı uyarınca mesai saatleri bittikten sonra, Adalet Hizmetlerinin en iyi şekilde yerine getirilebilmesinin temini bakımından nöbetin nerede ve ne şekilde tutulacağına ilişkin nöbet listesi mahkeme hakimleri ve mahkeme personeli için Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlıkları tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığı birimlerinde çalışan personel için ise Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilmektedir.

Mahkemelerde nöbet tutan, Zabıt Katipleri ve Mübaşirler için düzenlenen nöbet çizelgelerinde ismi geçen personel, çizelgede kendisine belirlenen nöbet gününde nöbetini tutar, nöbet tutma eylemi, ilgili personelin Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından belirttiği saatte başlar ve biter. Yani; hangi personelin hangi gün ve hangi saatler aralığında nöbet tutanağının tespiti daha önceden ilgili personelin bağlı bulunduğu Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyon Başkanlığı tarafından belirlenir.

Savcılık biriminde çalışan personel için ise, Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili personelinin nöbet günlerini düzenleyen çizelgeyi hazırlar ve ilgili personel nöbetinin başladığı günde nöbetini tutar ve nöbeti bittiğinde nöbetini kendisinden sonraki nöbetçi personele devreder.

Nöbet konusunda, özellikle vurgulanması gereken husus; personel nöbet tutarken mesai saatini, dini veya resmi günleri gözetmeksizin nöbet tutmaktadır, tıpkı Sağlık Bakanlığı personelinin nöbet tutan personeli gibi gerekirse gecenin bir vaktine kadar nöbet tutmaktadır;ancak Adalet Bakanlığı'nın nöbet tutan personeli maalesef Sağlık Bakanlığı personeli gibi çağdaş uygulamalar ile karşılaşmamaktadır, adeta çağdışı uygulamaların muhatabı olmaktadır şöyle ki; bir adalet personeli düşünün ve bu adalet personelinin nöbeti sabaha karşı saat 6.00'da gibi bitmiş olsun, o adalet personelinin işe başlama saati 1 gün istirahat sonra çalışmak değildir veya 2 gün istirahat sonra çalışmak değildir, o personel sabaha karşı 6.00'da biten nöbetinden sonra o gün mesai kaçta başlıyor ise gelir işine başlar ve bu böyle devam eder, Sağlık Bakanlığı çalışanlarının içinde bulunduğu bir çok sorun olabilir; biz burada istirahat konusunun nasıl olduğunu özellikle Sağlık Bakanlığı personeli ile belirtmek istedik.

Adalet Personeli tuttuğu nöbet karşılığı para almıyor mu ?

Öncelikle nöbetin ne olduğunu ve adliye çalışanlarının tuttukları nöbet karşılığı veya fazla mesaiye kaldıklarının karşılığı olarak ek ücret alıp almadıklarını açıklamak konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

3717 Sayılı Kanun'un 2/A maddesi ; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olarak çalışan personele, ayda elli saati aşmayacak şekilde fiilen yapılan fazla çalışma karşılığında, Bütçe Kanunu ile belirlenen fazla çalışma ücretinin üç katına kadar fazla çalışma ücreti ödenebilir hükmüne yer vermiştir.

3717 Sayılı Kanun'un 2A maddesi şu şekildedir:

"Madde 2/A - (Ek madde: 18/05/2004 - 5172 S.K./2.mad) Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, (Ek ibare: 11/12/2010-6087 S.K./46.mad.) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu ile Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı (ceza ve infaz kurumları hariç) ile Türkiye Adalet Akademisi kadrolarında, sözleşmeli personel dahil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olarak çalışan personele, ayda elli saati aşmayacak şekilde fiilen yapılan fazla çalışma karşılığında, Bütçe Kanunu ile belirlenen fazla çalışma ücretinin üç katına kadar fazla çalışma ücreti ödenebilir. Fazla çalışma yaptırılacak gün ve saatler ile çalışma mahalli gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle belirlenecek saat başı ödeme miktarı ve ödemeye ilişkin diğer usul ve esaslar Adalet Bakanlığı, Yüksek Mahkemelerde ve Yüksek Seçim Kurulunda ise Başkanları tarafından tespit edilir. (Ek cümle : 29/06/2006 - 5536 S.K/8.mad) Bu madde uyarınca yapılacak ödeme, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaz."

Adalet Personeli ayda 50 saat fazla çalışmış olsa da alacağı mesai ücreti net olarak 186.26 TL'yi geçmemektedir ve adliye çalışanları da bu ücreti harcayarak bir türlü bitirememektedirler.

İşin maddi konusu yetersiz olmakla beraber, asıl irdelenmesi gereken husus, adliye de çalışan personelin tuttuğu nöbetin zorluğu ve çalıştığı işin zorluğunun maddiyat ile ölçülemeyeceği kuşkusuz bir gerçektir, adliye personeli tuttuğu nöbetten ötürü para alıyor diyen kişiler öncelikle gelsinler adliyede bir saat nöbet tutsunlar, o stresi o zorluğu görsünler ondan sonra tutulan nöbetin karşılığı olan parayı alıyorlar şeklinde düşünmeleri son derece yerinde olur. Tutulan nöbetin karşılığı alınan ücretin yetersizliği bir kenara, asıl belirtilmesi gereken husus, nöbetin verdiği yıpranma olmaktadır, aşırı derecede ağır şartlarda çalışan adliye çalışanları maddi ve özlük hakları konusunda tuttuğu nöbetin karşılığını alamamaktadırlar. Bir Ağır Ceza Mahkemesini ve bu mahkemenin nöbetçi olduğunu nöbetçi olan personelin de işlerinin sabaha karşı 6.00'da bittiğini düşünün zira Ağır Ceza Mahkemelerinin işlerinin ne kadar yoğun ve ne kadar stresli olduğunu;ancak adliye çalışanları bilirler, hal böyle iken, saat 6.00'da işten çıkan bir personelin tekrar aynı gün mesai başlangıcında mesaiye gelmesi ne kadar hakkaniyetlidir bunu da Sayın Adalet Bakanı'nın vicdanına bırakıyoruz.

Diğer irdeleyeceğimiz husus, nöbet hususunda yaşanılan adaletsiz uygulamalar ve bazı birimlerin nöbetten muaf tutulmalarıdır, şöyle ki;

Adliyelerde çalışılan birimler, Cumhuriyet Başsavcılığı, Mahkemeler ve İcra Müdürlükleri, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlıkları olarak sınıflandırılmaktadır.

Savcılık birimi dışında çalışan adalet personeli, bağlı bulundukları Adli Yargı Adalet Komisyonları ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının maiyetlerinde çalışan personelin nöbet tutmaları konusunda yaptıkları çizelgeye istinaden günü geldiğinde nöbetlerini tutmaktadırlar.

Nedendir bilinmez, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlıkları, Adalet Komisyonu Kaleminde çalışan personelini nöbet çizelgesinde göstermemektedirler, yani Adalet Komisyonu Kaleminde çalışan personel nöbet tutmaktadır yukarıda da belirttiğimiz gibi nöbeti sabaha karşı 6.00'da bitip iş yerine mesai başladığında gelen personel nöbetini tutar iken, Adalet Komisyonu Kalemi çalışanları nöbet tutmamaktadırlar.

Yine nedendir bilinmez nöbet tutmayan diğer birim ise Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Büroları'dır, Cumhuriyet Başsavcılığı çalışanlarının nöbet çizelgelerini Cumhuriyet Başsavcılığı tanzim etmektedir. Yani Adalet Komisyonu Başkanlıkları, mahkeme çalışanlarının nöbetlerinin çizelgelerini tanzim ederken, Cumhuriyet Başsavcılığı ise kendi bünyesinde çalışan personelin nöbet çizelgelerini tanzim etmektedirler. Hal böyle olunca da Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanları nöbet çizelgelerinde gösterilmemektedirler bu da Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanlarının nöbet tutmayacağı anlamına gelmektedir.

Burada şu iki soruyu Sayın Adalet Bakanı'na soruyoruz:

1. Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Kalemi çalışanlarının, nöbet tutan personelden ne farkı vardır?

2. Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanlarının nöbet tutan Cumhuriyet Başsavcılığı personelinden ne farkı vardır?

Adliyede çalışılan birimlerden Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanları ve Adalet Komisyonu çalışanları dışında diğer birimlerde çalışan adliye personeli nöbet tutmakta iken, Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanları ve Adalet Komisyonu çalışanları nöbet tutmamaktadırlar, bu da Anayasa'mızın 10. Maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

Anayasa'mızın Kanun Önünde Eşitlik İlkesini Düzenleyen 10.Maddesi şu şekildedir:

KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK

MADDE 10- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 12/9/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Eşitlik ilkesi Anayasamızın 10.Maddesinde hüküm altına alındığı halde, Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanları ve Adalet Komisyonu çalışanlarının nöbet tutmamasını sağlayan Adalet Komisyonu Başkanlıkları ve Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasamızın 10. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesini yok saymaktadırlar.

Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanları ve Adalet Komisyonu çalışanları dışında diğer birimlerde çalışan adliye personeli nöbet tutmakta iken, Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu çalışanları ve Adalet Komisyonu çalışanları nöbet tutmamaları hakkaniyet ile bağdaşmayan bir durumdur.

Buraya kadar Adliye çalışanlarının nöbet tutması,aylık en fazla 50 saat mesaiye kalındığını, mesaiye kalındığında net olarak 186.26 TL fazla çalışma ücreti alındığını alınan bu mesai ücretinin ise daha fazla olmayacağını, adliyelerde nöbet tutmayan birimlerin Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonları ile Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürolarının olduğunu, belirtmeye çalıştık.

Konunun önemi Adalet Bakanlığı tarafından dikkate alınıp gerekli düzenlemelerin yapılması dileğiyle.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber