1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

YÖK, hülle atamalarında neden basit bir düzenleme yapmıyor?

Yükseköğretim Kurulu, üniversitelerde liyakatı yok eden hülle atamaları basit bir düzenlemeyle engelleyebilir!
07 Nisan 2021 14:05
+Aa- Yazdır
YÖK, hülle atamalarında  neden basit bir düzenleme yapmıyor?

Üniversitelerde liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumları memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin usul ve esaslar, 12 Nisan 2014 tarihli ve Resmi Gazete'de yayımlanan "Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği"nde düzenlenmiştir.

Söz konusu yönetmelikte Görevde Yükselme Sınavına tabi Şube Müdürü kadroları, "Yönetim Hizmetleri" grubunda sayılmış, başvurabilmek için Genel Şartlara ilave olarak yükseköğretim kurumlarında şef, koruma ve güvenlik şefi, uzman, sivil savunma uzmanı, araştırmacı, basın ve halkla ilişkiler müşaviri, müze araştırmacısı, çözümleyici, başhemşire, müdür yardımcısı kadrolarından birinde veya en az lisans düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolardan birinde çalışmak kriteri yer almaktadır.

Diğer taraftan, mezkür Yönetmeliğin "Görev Grupları Arasındaki Geçişler ve Sınavsız Atanma" başlıklı 20 nci maddesinin (d) bendinde, "Şube müdüründen daha üst görevlere, en az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak kaydıyla, genel hükümlere göre sınavsız atama yapılır." düzenlemesine göre Şube Müdüründen daha üst olan Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı, Fakülte, Enstitü ve Yüksekokul Sekreteri kadrolarına genel hükümlere (lisans mezunu olmak ve hizmet süresi şartı) göre "SINAVSIZ ATAMA" yapılabilmektedir.

Belirtilen kadrolara sınavsız atama yapılmasındaki temel düzenlemenin amacı, Rektörün idari teşkilatını etkin ve verimli çalıştırması amacıyla idari yönetim kadrosunu doğrudan kendisini seçmesine imkan vermek, böylelikle idari hizmetlerde uyumun ve buna bağlı olarak kalitenin sağlanmasıdır.

Ancak, ülkemizde her boşluk bırakılan düzenlemede yaşanıldığı gibi bu hususta yıllardır suiistimal edilmiş, sınavsız atamalara yapılan kadrolar üzerinden bir nevi asansör sistemi oluşturularak, üst kadrolara atananlar kısa süreler içerisinde alt kadrolara sınavsız atanarak kariyer ve liyakat ilkeleri hiçe sayılmıştır.

Bu konuyu farklı üniversitelerde yaşanan somut örneklerle sizleri bilgilendirmiştik. Uludağ ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde yaşanan hülle atamalar Sayıştay Raporlarına konu olmuş, bu sistemin yarattığı erozyonu gözler önüne sermiştik. Bu defa, benzer bir durum ise Ordu Üniversitesinin Sayıştay raporunda çok çarpıcı bir boyutuyla yer almıştır.

Ordu Üniversitesi 2019 yılı Denetim Raporunda, faal olmayan, öğrencisi, binası ve idari personeli bulunmayan Meslek Yüksekokuluna Yüksekokul Sekreteri atandığı tespit edilmiştir. Denetim raporunda, MYO'ların faaliyete geçemedikleri dört yıllık süre zarfında 6-7 kez sekreter ataması yapıldığı, bu durumun yönetimde istikrarsızlığına sebebiyet verdiği; atamalarda İdarenin, söz konusu amaca uygun hareket etmediği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, Yüksekokul Sekreteri kadrosuna atananların, atandıkları görevde çalıştırılmadığı, çoğunluğunun şube müdürü (10 kişi) olarak sonradan hülle yoluyla atandığı ve atamaların kısa süreli olduğu, yapılan atamalarda kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmadığı da belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere, Sayıştay denetim raporuyla kamu kaynaklarının nasıl verimsiz ve usulsüz bir şekilde kullanıldığını kamuoyuna ilan etmiştir. Peki, Yükseköğretim Kurulu neden bu konulara el atmamaktadır? Bu sorunu görmemek, bilmemek veya duymamak, yaygınlaşmasından başka bir işe yaramamaktadır. Halbuki "Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği"nde sınavsız olarak atananlar eşdeğer veya aynı düzey görevlere belirli bir süre atanmalarının engellenmesine yönelik bir düzenleme bu sorunun kısmen çözümüne vesile olabilir. Bu durumu yine yönetmeliğin genel şartlar maddesindeki ".. görevlerde toplam en az üç yıl hizmeti bulunmak.." hükmünden kıyasla Üniversitelerdeki Fakülte Sekreteri, Yüksekokul Sekreteri, Enstitü Sekreteri gibi kadrolarda en az üç yıl hizmeti olanların Şube Müdürü kadrolarına atanmasını sağlayacak bir düzenleme yerinde bir uygulama olacaktır.

Sonuç olarak, "Atı Alan Üsküdar'ı daha fazla geçmeden", Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının Sayıştay denetim raporlarını dikkate almak suretiyle kariyer ve liyakat ilkelerini yok eden hülle atamaları engelleyen bir düzenleme yapması büyük önem arz etmektedir.

BULGU 3: Faal Olmayan Meslek Yüksekokullarına Sekreter Ataması Yapılması

Üniversitede yapılan inceleme sonucunda; henüz faaliyete geçmemiş olan ve öğrencisi ve binası dahi bulunmayan Gölköy ve Aybastı Meslek Yüksekokullarına (MYO), çok sayıda MYO Sekreteri atandığı, görülmüştür.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun; "Ana ilkeler" başlıklı 5'inci maddesinde, üniversitelerin bünyesindeki fakülte, enstitü ve yüksekokulların, Kalkınma Plan ve Programlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretim planlaması çerçevesinde Yükseköğretim Kurulunun görüşü veya önerisi üzerine kanunla kurulacağı; "Yükseköğretim Kurulunun görevleri" başlıklı 7'nci maddesinde ise, Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulacağı, geliştirileceği ve eğitim - öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planların hazırlanacağı ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasının gözetim ve denetiminin Yükseköğretim Kurulunca yapılacağı, hükme bağlanmıştır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yükseköğretim Kurumlarının görevleri" başlıklı 12'nci maddesinin (b) bendinde; "Kendi ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirmek," 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Hesap verme sorumluluğu" başlıklı 8'inci maddesinde; "Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır." hükümlerine yer verilmektedir.

Öte yandan 2547 sayılı Kanun'un "Rektör" başlıklı 13'üncü maddesinde de; üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde ve eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde rektörlerin birinci derecede yetkili ve sorumlu olduğu, ifade edilmektedir. Üst yönetici ile harcama yetkililerinin, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasını sağlama sorumlulukları çerçevesinde; üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasının ve geliştirilmesinin ve eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin, devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinin sağlanması için fakülte ve yüksekokulların, 2547 sayılı Kanun'da yer alan ilke ve esaslara göre açılması ve idare edilmesi gerekmektedir.

Yapılan incelemede; aşağıda ayrıntısı görüleceği üzere, faal olmayan, öğrencisi, binası ve idari personeli bulunmayan MYO'lara, MYO Sekreteri atandığı, tespit edilmiştir.

İdare, atamalarda, Yüksekokulların fiziki şartlarının sağlanarak eğitim ve öğretime geçmesini amaçlasaydı; fiziki şartların sağlanması ile ilgili önemli görev ve sorumlulukları bulunan yüksekokul sekreteri kadrosunun, istikrarlı bir şekilde yönetilmesini tercih ederdi. MYO'lara, faaliyete geçemedikleri dört yıllık süre zarfında 6-7 kez sekreter ataması yapıldığından ve bu durum, yönetim istikrarsızlığına sebebiyet verdiğinden; atamalarda İdarenin, söz konusu amaca uygun hareket etmediği, düşünülmektedir.

Okulların, bu kadar uzun bir süre faaliyete geçmemesi de bunu desteklemektedir.

Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin 5, 7 ve 10'uncu maddeleri şube müdürlüğü kadrosuna atanacaklara, sınav şartı getirmiştir.

Yönetmeliği'n 20'nci maddesinin (d) bendi uyarınca yüksekokul sekreteri olarak atanan bir personel ise, aynı maddenin (a) ve (b) bentleri uyarınca aynı düzeydeki ya da daha alt düzeydeki kadrolara atanma hakkını kazanmakta; dolayısıyla, sınavsız bir şekilde şube müdürü olma hakkını elde etmektedir.

Zaten atananların, atandıkları görevde çalıştırılmaması, çoğunluğunun şube müdürü (10 kişi) olarak istihdam edilmesi ve atamaların kısa süreli olması, bu durumu işaret etmektedir. Bu itibarla; yapılan atamalarla, mevzuatın kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması ve kötüye kullanılmaması hususunun gereğinin yerine getirilmediği, düşünülmektedir.

MYO SEKRETERİ ATAMA TABLOSU

Gölköy MYO

Aybastı MYO

Atama Tarihi

Adı Soyadı

Atama Tarihi

Adı Soyadı

03.07.2015

************

03.07.2015

************

15.02.2016

************

15.02.2016

************

02.12.2016

************

02.12.2016

************

04.07.2017

************

19.07.2017

************

01.02.2018

************

24.09.2018

************

24.09.2018

************

27.03.2019

************

27.03.2019

************

Not: Atanan kişilerin tamamı farklı kişilerdir.

Memurlar.Net - Özel

Bu yazının tüm hakları Memurlar.Net'e aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 36. maddesi uyarınca alıntılanamaz. Telif hakları saklı tutulmuş bu yazının alıntılanması halinde yasal takip yapılacaktır. ©

Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
33 Yorum yapıldı
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
SON HABERLER
21:35 - Koronavirüse yenik düşen öğretmen toprağa verildi21:29 - Deniz Baysal Yurtçu da koronavirüse yakalandı21:27 - Mersin polisi, video kliple 112'nin önemine dikkati çekti21:11 - Kuzugöbeği mantarı gelir kapısı oldu21:08 - Diyarbakır'da korkunç olay! Asansör 11. kattan yere çakıldı21:00 - İstanbul Valiliğinden 1 Mayıs kararı
20:57 - Gastronomi kentinde iftarın vazgeçilmezi: Ramazan kahkesi20:54 - Microsoft, Malezya'da veri merkezleri kuracak20:49 - '25-59 yaş arasında Covid-19 endişe verici oranda artıyor'20:39 - Türkiye'nin uluslararası yatırım pozisyonu verileri yayımlandı20:37 - Prof. Dr. Mustafa Müslim, Gaziantep'te toprağa verildi20:35 - Yeşilova Belediye Başkanı'ndan hizmet pasaportu açıklaması
20:27 - Türkiye'nin kuzey kesimlerinde bugün sağanak bekleniyor20:26 - 15 dakikada yüksek güvenlikli mobil askeri üs20:22 - Prof. Dr. Ali Özek, son yolculuğuna uğurlandı20:16 - Rus turistler Türkiye'de tatil yapmaya kararlı19:42 - Vaka sayısının kritik seyri sürüyor! 341 kişi hayatını kaybetti
19:21 - THY, yolcularına hijyen seti hizmetini sunmaya devam ediyor
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Erkan Oğur'un, İbrahim Kalın'a önce eşlik edip sonra da 'İçimin bir köşesi cız etmişti' demesi hakkında ne düşünüyor sunuz?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam