4 alanda çalışacak kamu personelinin aşı durumu artık sorgulanacak
Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Raporları Yönetmeliği, sağlık, eğitim, çocuk bakımı ve yaşlı bakımı alanlarında çalışacak kamu personelinin atama raporlarında aşılanma durumunun (rapora yazılmaksızın) hekimlerince değerlendirmeye alınacağını düzenliyor. Hekime tanınan takdir hakkı, aşısız kişilerin olumsuz rapor almasına zemin hazırlayıp hazırlamadığı sorusunu gündeme getirdi.
19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği, kamu personeli istihdamı açısından dikkat çekici bir düzenleme içeriyor. Yönetmeliğin 31. maddesi, toplu yaşam alanlarında görev yapacak kişilerin atamaya esas sağlık kurulu raporlarında aşılanma durumunun hekimce inceleneceğini, ancak bu bilginin rapora yazılmayacağını hükme bağlıyor.
Aşılama karşıtlığının toplumda giderek yaygınlaştığı bir dönemde hayata geçirilen bu düzenleme, uygulamada ciddi tartışmalara yol açabilecek nitelikte.
Aşılanma durumu rapora yazılmıyor ama değerlendiriliyor
Yönetmeliğin atamaya esas sağlık kurulu raporunu düzenleyen 31. maddesi şu hükmü içeriyor:
"Sağlık, eğitim, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi toplu yaşam alanlarında çalışacak kişiler için, bulaşıcı hastalık risk değerlendirmesine esas olmak üzere kişinin aşılanma durumu, raporda yer verilmemek suretiyle hekim tarafından tetkik edilir."
Düzenleme iki temel unsur içeriyor. Birincisi, sağlık, eğitim, çocuk bakımı ve yaşlı bakımı gibi toplu yaşam alanlarında çalışacak kamu görevlileri için aşılanma durumu artık atama sürecinin bir parçası haline geliyor. İkincisi, bu bilgi rapora açıkça yazılmayacak; ancak hekimin genel sağlık değerlendirmesine dahil edilecek.
Hekime geniş takdir hakkı tanındı
Yönetmelik, atama raporlarında hekime önemli bir takdir yetkisi tanıyor. Madde 31'in dördüncü fıkrasına göre mesleğe yönelik özel sağlık kriterleri belirlenmediği durumlarda o mesleğin yapılıp yapılamayacağına dair özel ibareye yer verilmiyor. Ancak kişinin psikiyatrik rahatsızlığı varsa bu rahatsızlığın görevini yapmasına engel olup olmadığı yazılıyor.
Atama kararı ise kuruma bırakılıyor. Yönetmelik, "birinci ve ikinci fıkraya göre belirtilen tanı, bulgu ve açıklamalara göre mesleğin yapılıp yapılamayacağı kararı ilgili kurum tarafından verilir" diyor.
Bu çerçevede aşılanma durumu rapora yansımasa da hekimin genel değerlendirmesini ve kurumun atama kararını dolaylı olarak etkileyip etkilemeyeceği belirsizliğini koruyor.
Hangi alanlarda çalışacaklar için geçerli?
Yönetmeliğin bu hükmü, toplu yaşam alanı olarak tanımlanan şu sektörlerde görev yapacak kamu personelini kapsıyor: Sağlık hizmetleri, eğitim kurumları, çocuk bakım hizmetleri ve yaşlı bakım hizmetleri.
Söz konusu alanlarda öğretmenler, sağlık çalışanları, kreş ve anaokulu personeli ile huzurevi çalışanlarının atama raporları bu kapsama giriyor.
Aşılanma durumu başka maddelerde de yer alıyor
Yönetmelik yalnızca atama raporlarıyla sınırlı kalmıyor. Muayene işlemlerini düzenleyen 8. madde, aşılanma durumunun sağlık raporu başvurularında sisteme kaydedileceğini öngörüyor.
Yaşlı bakım merkezleri, huzurevleri, kadın konukevleri ve yurtlar gibi toplu yaşam alanlarında kalmak amacıyla düzenlenecek raporları düzenleyen 33. madde ise aşı eksikliği tespit edilmesi halinde kişinin bilgilendirileceğini ve aşılanma durumundaki eksikliklerin raporda belirtileceğini açıkça düzenliyor.
Yönetmelik aşıyı zorunlu kılmıyor
Yönetmelik metninin bütünü değerlendirildiğinde aşılanmanın bir zorunluluk olarak öngörülmediği görülüyor. "Aşısız kişi atanamaz" ya da "aşısız kişi olumsuz rapor alır" şeklinde doğrudan bir hüküm yer almıyor.
Bununla birlikte, aşılanma durumunun rapora yazılmaksızın değerlendirmeye alınacağı ve atama kararının kuruma bırakıldığı düşünüldüğünde, özellikle dört alanda yapılacak atama işlemlerinde uygulamada farklı yorumlara yol açabileceği değerlendiriliyor.
Yönetmelik 19 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, 72 maddeden oluşuyor.