Kültür'de uzman atamaları mahkemeye taşınıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığının, görevden aldığı il müdürlerinin bir kısmını merkez biriminde Kültür ve Turizm Umanı olarak atarken başka il müdürlerini ise illerde düz uzman olarak ataması, bir çok soruna neden oluyor. İllere uzman olarak atananlar mali olarak aylıklarının üçte birinden fazlasını kaybetmekte olup, tüm işlemler dava edilmektedir.

Eklenme : 25 Temmuz 2022 15:16
Kültür'de uzman atamaları mahkemeye taşınıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı son bir yıldan beridir aynı görevi yapan ancak farklı atama biçimleri ile muhatap olan farklı uygulamalara imza atmakta ve bu durum çeşitli mağduriyetlerin yaşanmasına sebep olmaktadır. 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı ekinde yer alan III sayılı cetvelde listelenmiş olan idarecilerin atanmasında aynı uygulamaları yapması gerekirken birbirinden farklı uygulamalar yaparak hem kafa karışıklığına sebep olmuş hem de çeşitli mağduriyetlerin yaşanmasına neden olmuştur. İl Müdürü olarak görev yapmakta iken çeşitli sebeplerle görevden alınan il müdürlerinin on iki tanesi merkez teşkilata Kültür ve Turizm Uzmanı olarak atanmışken son bir yıl içerisinde doğudaki illerde görev yapan 4 il müdürünü, bakanlık taşra uzmanı olarak görevlendirmiştir. Bu iki uzmanlığın ismi her ne kadar aynı gibi görünse de aslında özlük hakları açısından birbirleri ile çok farklı görevlerdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, kafa karışıklığına sebebiyet veren uygulamayı yaparak, bir çok sorunun ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Şöyle ki;

Merkez Teşkilatta İstihdam Edilen Kültür ve Turizm Uzmanları: Bu uzmanlıkta görevlendirilen uzmanların özlük hakları ve aylıkları İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevi ile neredeyse aynıdır. Bu kadroda il müdürlerinin özlük haklarında hiçbir kayıp bulunmamaktadır. Bu atama hem 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine uygun hem de olması gereken bir uygulamadır. Çünkü 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre görevden alınan idarecilerin denetim elemanı ya da uzaman olarak görevlendirilmesi öngörmektedir.

Taşra Kültür ve Turizm Uzmanları: İhdas edilen bu uzmanlık kadrosunda istihdam edilen görevliler İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden ve merkez uzmanlık kadrosundan ortalama 7000 (Yedi bin) TL, yani %35 daha az maaş almaktadır. Her ne kadar bu pozisyon da uzmanlık gibi görünse de aslında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76 maddesinde açıkça ifade edilmiş olan Hak, Derece ve Aylık açısından denk bir görev olmadığı açıkça görülmektedir. Birbirine çok yakın hatta aynıymış gibi gözüken bu iki kavram bazı memurların özlük haklarının kaybına sebep olmakla birlikte, eşit olmayan bir uygulamayı da beraberinde getirmiştir. Taşraya atanmış idarecilerin atamasına genel olarak bakıldığında, adı "uzman" olan bir göreve atamaları yapılmıştır fakat açıklamaya çalıştığımız nedenlerden dolayı bu kapsamdaki idareciler büyük bir hak kaybına uğratmıştır.

3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi sadece Kültür ve Turizm Bakanlığının atamalarda esas alacağı bir düzenleme değildir. Bahse konu kararname bütün bakanlıkların, atama işlemlerinde esas aldığı, almak zorunda olduğu bir kararnamedir. Diğer bakanlıklarda, aynı görevi ifa etmiş ve aynı şartları taşımış bulunan personelin atanmasında esas alınan 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi temel dayanak olarak gösterilerek, taşraya atanmış olan bir uzman veya denetim elemanı görevlendirilmesini görmek mümkün değildir. Hizmetin esasları ve vatandaşın devlete olan güveni ancak eşitlik ve adalet ilkeleri ile sağlanabilmektedir. Açıklanan bu nedenlerden dolayı, Kültür ve Turizm Bakanlığının bu keyfi uygulaması eşitlik ve adalet duygusunu sarsıcı bir uygulamaymış gibi görünmektedir.

Kanun koyucu 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesini hazırlarken, devletine uzun yıllar hizmet etmiş olan çalışanların haklarını korumak açısından son derece hassas davranmış ve onların mağdur edilmemesi için son derece adaletli bir uygulama yapmıştır. Ancak uygulayıcılar yukarıda ifade edilen yasal boşluğu bulup bu kapsamda, devletine yıllarca hizmet etmiş olan idarecileri adeta cezalandırmıştır. Yıllarca amiri konumunda oldukları kurumlarına yeniden memur olarak atama yapmak suretiyle, bu idareciler hizmetlerinden dolayı cezalandırılmış ve küstürülmüştür. Halbuki 3 Sayılı Cumhur Başkanlığı Kararnamesi merkez ve taşraya atama yapılacak olan idarecileri tanımlarken uzman ve denetim elemanı atamalarında taşraya atama gibi bir seçenekten bahsetmemektedir. Sadece araştırmacı kadrosuna atanmış olanların merkez veya taşraya atanabilmesi seçeneği uygulayıcıya bırakılmıştır. Bu şekilde ataması yapılmış olan idarecilerin tamamı İdare Mahkemelerine başvurmak suretiyle haklarını kazanmak için mücadele etmektedirler. Bunların bir kısmının istinaf mahkemelerinden lehlerine çıkmış emsal kararların olduğu bilgisi de tarafımızca öğrenilmiş bulunmaktadır.

5 Temmuz 2022 tarih ve 31887 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Devlet Memurları Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununu 61. Maddesi, yapılmış olan bu adaletsiz uygulamaları düzeltmek için idareye adeta yeni bir şans vermiştir. MADDE 61- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 41- Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar veya görevleri sona erenler ile 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona eren kamu görevlilerinden mülga ek 18 inci maddeye göre atanmış olanlar hariç olmak üzere, kamu görevlileri arasından atanmış olup ek 37 nci madde kapsamındaki yönetici kadro veya pozisyonlarındayken 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona eren kamu görevlileri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde talepte bulunmaları halinde, önceki yöneticilik görevleri esas alınarak üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ile dördüncü fıkrası hariç ek 37 nci maddeye göre belirlenecek durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanır.

Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda

görevden alınanlar veya görevleri sona erenler hariç olmak üzere,

a) Ek 35 inci maddenin dokuzuncu fıkrasının (c) bendi kapsamındaki yöneticilerden ek göstergesi bakanlık bölge müdürüne denk veya daha yüksek olan kadro ve pozisyonlar ile bakanlık il müdürü ve bağlı, ilgili, ilişkili kuruluş bölge müdürü kadrolarında,

b) Ek 37 nci madde kapsamındaki kadro ve pozisyonlarda,

kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanlardan, 9/7/2018 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde görevden alınan veya görevi sona eren kamu görevlilerinin mali hakları, görevden alınmaları ya da görevlerinin sona ermesi üzerine atandıkları kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından geçerli olmak üzere ikinci yılın sonuna kadar, fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir. Ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga ek 18 inci madde uyarınca önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınmak suretiyle ödeme yapılan süre, bu fıkrada yer alan iki yıllık süreden düşülür.

Bu maddeye göre atanacakların kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmalarını müteakiben, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmış sayılır."

Açıkça görüldüğü gibi, kanun koyucu bu kapsamda, bilerek veya bilmeyerek yapılmış olan adaletsiz ve keyfi uygulamaları yeniden düzeltmek ve devletine uzun yıllar hizmet etmekten başka hiçbir suçu ve günahı olmayan bu idarecileri tekrar kazanmak maksadıyla uygulayıcıya yeniden bir fırsat ve imkan sağlamıştır. Bütün bakanlıkların uyguladığı 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin öngördüğü ve diğer bakanlıklarda yapılagelen uygulamaların aynısının Kültür ve Turizm Bakanlığında da yapılmasını umuyor ve bekliyoruz. Anayasanın eşitlik ilkesi olan 10 maddesi ve 657 Sayılı Devlet Memurları kanunun 76. Maddesinin ruhuna uygun atamaların keyfiyetten uzak, hizmetin gereği, insan hak ve onuruna yakışır bir şekilde uygulanmasını diliyoruz.

Memurlar.Net'i Facebook'tan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz