Doğurganlık hızı dip yaptı: 76 ilde nüfus geriliyor sadece o il direniyor!
TÜİK 2025 yılı verilerine göre, Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk ile nüfusun yenilenme eşiği olan 2,10'un çok altında kaldı. Sadece Şanlıurfa'nın 3 çocuk barajını aşabildiği Türkiye genelinde; yükseköğretim mezunu anneler ile yoğun kentlerde yaşayanlarda çocuk sahibi olma oranı dip yaptı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkenin gelecekteki nüfus yapısına dair hayati ipuçları barındıran 2025 yılı Doğum İstatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, Türkiye'de doğum oranlarının tarihi bir gerileme dönemine girdiğini ve nüfusun yaşlanma sürecinin hız kazandığını ortaya koydu. Verilere göre, 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kayıtlara geçti. Bu doğumların yüzde 51,4'ünü erkek, yüzde 48,6'sını ise kız bebekler oluşturdu.
Doğurganlık Hızı Kritik Eşiğin Çok Altında: 1,42
Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden "toplam doğurganlık hızı", Türkiye'de adeta alarm veriyor. 2001 yılında 2,38 çocuk olan bu oran, 2014 yılından itibaren aralıksız şekilde düşerek 2025 yılında 1,42 çocuk seviyesine kadar geriledi. Böylece doğurganlık hızı, son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,10'un altında kalmaya devam etti.
Sadece Şanlıurfa Direniyor: 76 İlde Nüfus Geriliyor
Türkiye genelinde nüfusun yenilenme seviyesinin altında kalan il sayısı her geçen yıl katlanarak artıyor. 2017 yılında 57 il bu eşiğin altındayken, 2025 yılında tam 76 ilde nüfus yenilenme hızının altına düşüldü.
-
En Yüksek İl: Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu şehir 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa'yı 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin izledi. 2017 yılında 3 çocuk ve üzeri hıza sahip 10 il bulunurken, 2025'te bu baremde sadece Şanlıurfa kaldı.
-
En Düşük İl: Doğurganlık hızının en dipte olduğu şehir 1,09 çocuk ile Bartın olurken; onu 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak takip etti.
Eğitimli Kadınlar ve Büyükşehirler Daha Az Çocuk Yapıyor
TÜİK'in yeni analiz yöntemlerine göre oluşturduğu "kent-kır" yapısı, yaşam alanlarının doğurganlığa etkisini net biçimde ortaya koydu. Kırsal bölgelerde doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken, bu oran orta yoğun kentlerde 1,53'e, "yoğun kent" olarak sınıflandırılan büyük metropollerde ise 1,33'e kadar düşüyor.
Annenin eğitim durumu da çocuk sayısını doğrudan etkileyen faktörler arasında yer aldı. İlkokul mezunu annelerde doğurganlık hızı 2,51 çocuk olarak gerçekleşirken, yükseköğretim (üniversite ve üzeri) mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk seviyesinde kaldı. Bu veriyle Türkiye, AB ortalaması olan 1,34'ün üzerinde kalarak Avrupa genelinde 11. sırada yer bulabildi.
Anne Olma Yaşı İleri Kayıyor, Adölesan Doğumu Tarih Oluyor
Nüfus yapısındaki değişim, kaba doğum hızına da yansıdı. 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında bu oran binde 10,4'e geriledi. Kadınların anne olma yaşının gecikmesi de istatistiklerde yer buldu; 2001 yılında en yüksek doğurganlık hızı 20-24 yaş grubundayken, 2025 yılında bu yoğunluk 25-29 yaş grubuna kaydı. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5'e yükseldi.
İki Doğum Arasındaki Süre Uzuyor
Ekonomik ve sosyolojik tercihler, annelerin iki çocuk arasındaki bekleme sürelerini de uzattı. 2020 yılında iki doğum arasındaki ortalama süre 4,6 yıl iken, 2025'te bu süre 4,8 yıla çıktı. İkinci doğumunu gerçekleştirenlerin ilk çocukla arasındaki mesafe 4,3 yıl olurken; bu sürenin en uzun olduğu şehir 5,5 yıl ile Kırklareli, en kısa olduğu şehir ise 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Öte yandan, 2025 yılındaki toplam doğumların yüzde 42,8'inin annelerin ilk doğumu olması, ailelerin tek çocuk eğiliminin arttığını tescilledi. Çoğul doğumlar ise toplam doğumların yüzde 3,3'ünü oluşturdu.