Aktivistlere terörist muamelesi: AB ülkeleri, İsrail Büyükelçilerini izahata çağırıyor
İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na yaptığı baskın sonrası aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in alıkonulan aktivistleri aşağıladığı kelepçeli görüntüler küresel bir diplomatik krize dönüştü. İtalya, Fransa ve Belçika'nın ardından Avusturya, İspanya ve Hollanda da harekete geçerek İsrailli diplomatları bakanlığa çağırdı ve resmi özür talep etti.
İtalya ve Fransa, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'nda alıkoyduğu uluslararası
aktivistlere yönelik kötü muamelesine ilişkin skandal videonun ortaya çıkmasının
ardından harekete geçti. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar
Ben-Gvir'in bizzat paylaştığı görüntüler, Avrupa başkentlerinde adeta diplomatik
bir çığ başlattı. İtalya ve Fransa'nın başlattığı diplomatik tepkiye Avusturya, Belçika,
İspanya ve Hollanda da katıldı.
Meloni: "Görüntüler Kabul Edilemez, Özür Bekliyoruz"
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yaptığı sert açıklamada insan onurunun çiğnendiğini
vurgulayarak şöyle konuştu:
"İsrailli Bakan Ben Gvir'in görüntüleri kabul edilemez. Aralarında çok
sayıda İtalyan vatandaşının da bulunduğu bu protestocuların, insan onurunu zedeleyen
bu muameleye maruz kalması hoş görülemez. İtalya, bu protestoculara uygulanan
muamele ve İtalyan hükümetinin açık taleplerine gösterilen tam saygısızlık nedeniyle
resmi özür talep etmektedir."
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Başbakan Meloni ile mutabık kalarak
İsrail'in Roma Büyükelçisi'ni derhal Dışişleri Bakanlığı'na çağırttığını açıkladı.
Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ise Fransız vatandaşlarının güvenliğinin
kırmızı çizgileri olduğunu hatırlatarak, "Öfkemizi ifade etmek ve açıklama
almak için Fransa'daki İsrail büyükelçisinin çağrılmasını talep ettim"
dedi.
Belçika ve İspanya'dan "Canavarca" Tepkisi
Krize sert tepki gösteren Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, insanların
alıkonulmuş, bağlanmış halde yüzüstü yatırılmasını ve bir bakanın bunu sosyal
medyada yayımlamasını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve Belçika'daki
İsrail Büyükelçisi'ni bakanlığa çağırttı.
Almanya'nın başkenti Berlin'de temaslarda bulunan İspanya Dışişleri Bakanı
Jose Manuel Albares ise videoyu izledikten sonra adeta ateş püskürdü. Albares,
şu ifadeleri kullandı:
"Küresel Sumud Filosu üyelerinin, bir İsrail bakanı ve polisi tarafından
haksız ve aşağılayıcı bir şekilde muamele gördüğünü gösteren korkunç, insanlık
dışı ve utanç verici bir video gördüm. Bu iğrenç ve utanç verici bir muameledir.
Canavarcadır ve İsrail'den kamuoyu önünde özür dilemesini talep ediyorum."
İspanya, bu gelişmenin ardından İsrail'in Madrid Maslahatgüzarı Dana Erlich'i
Dışişleri Bakanlığına çağırarak olayı en sert şekilde kınadı. Hollanda
Başbakanı Rob Jetten de aktivistlere yönelik kötü muamelenin asla kabul edilemeyeceğini
net bir dille belirterek, İsrail elçisinin izahat vermesi için Dışişleri Bakanlığına
çağrıldığını duyurdu.
Son olarak da Avusturya, İsrail'in alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik kötü muamelesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, İsrail'in Viyana Büyükelçisi'ne tepkilerini ilettiklerini bildirdi.
Aktivistlere "Terörist" Muamelesi ve Şiddet Kameralarda
Skandala yol açan ve bizzat Bakan Ben-Gvir'in "İsrail'e hoş geldiniz"
notuyla Aşdod Limanı'ndan paylaştığı videoda, İsrail polislerinin aktivistlere
uyguladığı ters kelepçe ve şiddet gözler önüne serildi.
Görüntülerde; elleri bağlı şekilde yüzüstü yere yatırılan aktivistlerin başında
bekleyen Ben-Gvir'in geçişi sırasında bir kadının "Özgür Filistin"
diye bağırdığı, İsrail polisinin ise kadına sert müdahalede bulunarak darp ettiği
görüldü. Bakan Ben-Gvir'in ise bu şiddet karşısında "İşte böyle yapmak
gerekiyor" dediği duyuldu. Ben-Gvir ayrıca aktivistlerin üzerinde İsrail
bayrağı sallayarak Başbakan Netanyahu'ya, "Bunları uzun süre bize verin,
terörist hapishanelerine atalım" sözleriyle seslendi.
44 Ülkeden 428 Aktivist Alıkonuldu
İsrail ordusu, müdahale etmeye başladığı insani yardım filosunda 44 ülkeden toplam 428 aktivisti hukuksuz şekilde alıkoydu. Türkiye, İspanya, Ürdün, Pakistan, Brezilya ve Endonezya'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülke, İsrail'in bu liman baskınını ve müdahalesini "uluslararası hukukun açık bir ihlali" olarak nitelendirerek ilk günden itibaren sert bir dille kınamıştı.