Üniversitelerarası Kurul kararına, 'tasfiye edilme korkusu' damgasını vurdu. Eleştiriler, savunma aracı konumuna indirgenen Atatürk İlkeleri üzerinden yapıldı

Haber Giriş : 19 Ağustos 2003 18:02, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

Üniversitelerarası Kurul kararına, 'tasfiye edilme korkusu' damgasını vurdu. Eleştiriler, savunma aracı konumuna indirgenen Atatürk İlkeleri üzerinden yapıldı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın hazırladığı Yükseköğretim Yasa Taslağı'na ilişkin 60 devlet ve vakıf üniversitenin görüşlerini içeren ortak raporda, taslağın, "yükseköğretimin sorunlarını çözmek yerine ağırlaştıracağı" belirtildi. Taslağın bireysel yaklaşımla ele alınmış, tepkisel bir hesaplaşma yasası izlenimi verdiği belirtildi.

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü ve Üniversitelerarası Kurul Başkanı Prof. Dr. Ayhan Alkış başkanlığında toplanan kurul, üniversitelerin Yükseköğretim Yasa Taslağı'na ilişkin görüşlerini değerlendiriyor.

Üniversitelerarası Kurul'un (ÜAK) 31 Temmuz 2003 tarihinde YÖK'te gerçekleştirdiği toplantıda, üniversitelerin taslağa ilişkin görüşlerinin alınması yönündeki kararı uyarınca, bugüne kadar gelen raporlar ortak bir rapor haline getirildi.

Prof. Dr. Alkış ve Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Baki Komsuoğlu imzasıyla ''Üniversitelerarası Kurul'a Sunulmak Üzere Milli Eğitim Bakanlığı'nca Hazırlanan Yükseköğretim Yasa Tasarısı Taslağı'nın Değerlendirilmesi'' başlıklı rapor kaleme alındı.

Raporda, taslak, ''oluşum süreci ve izlenen yöntem, içerik, çağdaş, akademik ilkeler, ulusal yükseköğretim politikaları, mevcut yükseköğretim sistemi ve genel sonuçlar'' açısından değerlendirildi.

Raporda, taslağın, MEB'in internet sayfasında duyurulmuş olmasına karşın yükseköğretimle ilgili kurum ve kuruluşların sivil toplum örgütlerinin ve tüm tarafların görüşlerine resmen başvurulmaması nedeniyle ''izlenen yöntemin katılımcı ve uzlaşmacı yanının eksik bırakdığı'' savunuldu.

''Seçkinci bir yaklaşımla ele alınması gereken konu, siyasi ve popülist bakış açısıyla, geçmişte yaşanan olumsuzlukları çağrıştırmıştır'' denilen raporda, taslağın, aceleyle hazırlandığı kaydedildi. Son 6 ayda 2 ayrı taslağın gündeme getirildiğine işaret edilen raporda, üniversitelere katkı sağlayabilecekleri ve görüş oluşturabilecekleri makul sürenin tanınmadığı belirtildi.

İçerik açısından yapılan değerlendirmede ''Taslağın üniversitelerle ilgili en ufak ayrıntılara kadar yönetmelik düzeyinde düzenleme yaptığı ve standartlaşmaya yönelik hükümler içerdiği'' kaydedildi.

Akademik ilkeler yönünden taslağın, Avrupa Birliği yükseköğretimini göz ardı ettiği savunulan raporda, ''Ayrıca taslakta, Kopenhag kriterleri temelinde hukukun üstünlüğü ilkesiyle açıkça ters düşen ifadeler yer almaktadır. Bu, taslağa, yükseköğretim kurumlarını siyasi erkin kontrolüne terk etme biçiminde yansımıştır'' denildi.

Raporda, taslağın, ulusal yükseköğretim politikaları yönünden de mevcut durumu kötüleştirdiği ve ''mevcut yapıyı, siyasi müdahale ve denetime açık hale getirdiği'' ifade edildi.

''Temel felsefesiyle değerlendirildiğinde taslak, Atatürk ve devrimlerine bağlı, çoğulcu demokrasi, laik, sosyal ve hukuk devleti ilkelerine getirdiği büyük çaptaa tasfiye yaklaşımıyla; anayasayla güvence altına alınmış kazanılmış haklara aykırı bir düzenleme yapmaktadır.

Taslak, gelecek kuşakların gereksinim ve beklentilerine yanıt verecek bir perspektiften yoksun, bireysel yaklaşımla ele alınmış tepkisel bir hesaplaşma yasası izlenimi verecektir.

Ülkemizin başta AB olmak üzere tüm dünyayla bütünleşmeyi hedeflediği küreselleşme sürecinde üniversiteyi olmazsa olmaz kılan çağdaş akamedik ilkelerin dışına çekecek, hatta mevcut yükseköğretim sisteminin de gerilerine götürecek bu taslağın, yükseköğretimin yaşanan sorunlarını çözmek yerine ağırlaştıracağı ve dar boğaza sokacağı açıktır.''

Raporun, ''temel ilkeler ve beklentiler'' başlıklı bölümünde, mevcut Yükseköğretim Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan ''Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğü, Türk Milleti'' ibarelerinin kaldırılmasının büyük talihsizlik olduğu vurgulandı.

Çıkarılacak yasanın, üniversiteye girmek isteyen adayların sorunlarını çözümleyecek ve dershanelerin ortaöğretim sistemi yerine geçmesini önleyecek bir yapıda olması gerektiği kaydedilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

''Taslak, anayasamızın temel ilkeleri arasında bulunan Atatürk ilkeleri ve devrimleri doğrultusunda demokratik, laik, sosyal hukuk devleti anlayışına uygun, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun özüne ve insan haklarına bağlı bir çerçeveyi içermelidir.

ÖSYM sınavlarının etkinliğini azaltıcı, ortaöğretim başarı puanlarının etkinliğini artırıcı bir düzenleme yapılmalıdır.

Demokratik katılımcılığı teşvik etmeli fakat üniversite hiyerarşisini öldürmemelidir. Hedeflere ulaşmak için Yükseköğretim Yasası, üniversitelerin görüşleri doğrultusunda çağdaş kriterlere dayalı, ülke ve içinde bulunduğu coğrafyanın bilincinde (Ortadoğu'da lider ülke olması göz önüne alınarak) AB sürecine katkı sağlayacak nitelikte hazırlanmalıdır.''
Netgazete

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber