1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Tümü

'Ankesör' bu 8 kritere uyarsa FETÖ delili sayılacak

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, FETÖ'nün gizli haberleşme yöntemi olarak kullandığı ankesörlü telefonla ardışık aramaların, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil sayılmasıyla ilgili 8 kriter tespit etti. Daire, bu kriterlere uyan aramaların suç delili sayılacağına karar verdi
14 Kasım 2019 16:45
+Aa- Yazdır
'Ankesör' bu 8 kritere uyarsa FETÖ delili sayılacak

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) gizli haberleşme yöntemlerinden ankesörlü veya sabit kontörlü telefonlar üzerinden yapılan haberleşmenin hukuki delil sayılmasına ilişkin kriterleri belirledi.

Daire, ankesörlü/kontörlü sabit hatlardan ardışık arandığı da tespit edilerek, FETÖ üyeliğinden hüküm giyen bir askerin dosyasında, bir iletişim aracı olarak ankesörlü/kontörlü sabit hatlardan periyodik veya ardışık aramaların hukuki niteliğini irdeledi, bu arama sonuçlarının delil olarak hukukiliğini tartıştı.

FETÖ'nün iletişim yöntemi olarak ankesörlü/sabit hatlardan periyodik veya ardışık aramalar yaptıkları yönündeki tespitlerden sonra yasalara uygun yapılan araştırmalar sonucunda, örgüt mensuplarının "sohbet" olarak adlandırdıkları örgütsel toplantılara devam etmek için kamuya açık market, büfe ve benzeri yerlerde kurulu, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatları özel yöntemlerle kullandıklarının tespit edildiği hatırlatıldı.

Bunun üzerine, CMK'nin 135/6 maddesi gereğince, sabit hat ve ankesörlü hatlara yönelik iletişimin tespiti kararları alınarak uygulamaya konulduğu belirtilen kararda, şüpheliler ile kamuya açık sabit veya ankesörlü hatların HTS kayıtlarının incelenmesi, üçüncü kişilere ait verilerin ayıklanması ile yapılan analizler sonucunda şüphelilere ulaşılmasında, hukuka aykırı yöntemlerin kullanıldığının ileri sürülemeyeceği kaydedildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da atıf yapılan Yargıtay kararında, AİHM'in, kişisel verilerin elde edilmesini her durumda özel yaşamın gizliliği hakkına bir müdahale olarak görmediği ve kişisel verilere ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesi çerçevesinde iki aşamalı bir değerlendirme yaptığı aktarıldı.

AİHM'in devletlerin, ulusal güvenliklerini korumak amacıyla, yetkililere kamunun ulaşamadığı kişisel verileri barındıran kayıtlarda bilgi toplama ve kaydetme yetkisini veren kanuni düzenlemeler yapmasını uygun gördüğü de vurgulandı.

Kararda, şüphelinin veya sanığın askeri mahrem hizmetler yapılanmasında yer alıp sabit hat ve/veya ankesörlü telefonlar üzerinden hücresel haberleşme ağına dahil olup olmadıklarının belirlenmesi ile soruşturma ve yargılama aşamasında sanığın hukuki durumunun ve konumunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suçun ispatı açısından belirleyici nitelikte olması nedeniyle bu delilin elde edilişi, niteliği, kullanımı, hukukiliği konusunun tartışılması, savunma argümanlarının değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

8 kriter

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararında, ardışık aramaların hangi kriterlere göre, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil sayılacağı şöyle sıralandı:

1- Mahrem imamların büfe/ankesörlü sabit telefon hattı ile hedef şahıslarla görüşmelerinde gizliliği sağlamak için arayacağı kişinin telefon numarasını çeşitli şifreleme metotları kullanarak kaydetmesi,

2- Aramaların tek taraflı ve kısa süreli olması veya sadece çağrıdan ibaret bulunması,

3- Aranan askerlerin genellikle rütbelerinin ve bağlı bulunduğu kuvvetlerin denk olması,

4- Aramanın mesai saatleri dışında yapılması,

5- Sorumlu şahsın, hedeflerin kaybolmasını sağlamak amacıyla askeri personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişileri de ankesörle araması,

6- Aramanın 15 gün, ayda veya 2 ayda bir kez olmak üzere periyodik olması,

7- Mahrem imamın sorumlusu olduğu asker şahıs veya şahıslarla aynı ilde ikamet etmesi ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurması,

8- Aranan asker şahısların hatların takılı bulunduğu cihazların toplantı yerine götürülmemesi veya götürülse bile kapalı tutulması.

- "Maddi gerçeğin ortaya konulması gerekir"

Kararda, bu kriterlerin yanı sıra mahrem imamlarca hedef şahıs arandıktan sonra ilgisiz rastgele numaraların çevrilerek, redial (geri arama) tuşu ile son aranan kişinin tespitinin önlenmeye çalışılması hususlarını da ortaya koyan ayrıntılı analiz raporunun temin edilerek dosyaya konulması gerektiği belirtildi.

Emniyet kayıtları ile BTK'dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, "0" saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi gerektiği de kaydedilen kararda, şüpheli/sanığın görev yaptığı diğer şehirlerde ardışık aramalarının olup olmadığı araştırılarak, sabit hat ve ankesörlü telefon kullandığına ilişkin analiz raporunun da istenmesi gerektiği ifade edildi.

Kararda, bu tür aramalar kapsamında, diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığının da araştırılması, varsa ifade örneklerinin dosyaya ibrazı sağlanarak değerlendirilmesi suretiyle maddi gerçeğin ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararında, "Bu açıklanan özellikler doğrultusunda, bir asker şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta ve benzeri gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağında kuşku yoktur." tespiti yapıldı.

- Ankesör soruşturma süreci

FETÖ'nün gizli haberleşme ağı ByLock'un deşifre edilmesinin ardından yürütülen soruşturmalarda, TSK içine yuvalanmış FETÖ mensuplarının, örgütün mahrem imamlarıyla ankesörlü veya sabit kontörlü telefonlar üzerinden irtibat kurduğu tespit edilmişti.

Soruşturmalarda, mahrem imamların, sorumlu olduğu örgüt üyesi askerle, iletişimin tespitinin önüne geçmek amacıyla market, büfe ve kırtasiye gibi iş yerlerindeki sabit telefonlar üzerinden irtibata geçtiği belirlenmişti.

Mahrem imamların, kendilerine bağlı kripto TSK mensuplarını aynı kontörlü veya ankesörlü telefondan sırayla aradıkları, kimi mahrem imamların ise sorumlu olduğu askerlerle aynı gün içinde farklı sabit hatlardan iletişime geçtikleri, bazılarının ise aynı gün içinde farklı zamanlarda aynı sabit hattan sorumlu oldukları kripto TSK mensuplarıyla iletişim kurduğu ortaya çıkarılmıştı.

Örgütte mahrem imam konumunda bulunan kişilerin, sabit telefon üzerinden kendilerine bağlı kripto TSK mensuplarını sırayla araması "ardışık", mahrem imamın kendisine bağlı kripto TSK mensubunu her ayın belli günlerinde araması da "periyodik" arama şeklinde tanımlanmıştı.

Soruşturmaların genişletilmesiyle örgütün, "ankesörlü telefon"la görüşme yöntemini, sadece askerler için değil, aralarında yüksek yargı üyelerinin de bulunduğu önemli kurumlardaki FETÖ mensupları için de kullandığı tespit edilmişti.

Anadolu Ajansı
Bu haberi oylayabilirsiniz 0 0
4 Yorum yapıldı
YORUMLARTüm Yorumlar Popüler Yorumlar
SON HABERLER
07:21 - Bozuk gıdalar online alışveriş sepetinde!07:12 - Ülke genelinde yağış beklenmiyor-Haritalı07:00 - Türkiye virüsle mücadelede model ülke06:52 - Avrupa'nın saatli bombaları: Müslümanlara saldırabilirler06:41 - Seçim öncesi Trump'la ilgili yeni iddia: 10 yıl hiç vergi ödememiş06:30 - Modern kamu yönetiminde Ömer'in açtığı yoldan yürümek
06:20 - Oyuncu Ali Sürmeli ameliyattan çıktı04:00 - Ankara Emniyeti'nden Ayhan Bilgen'in sağlık durumu hakkında açıklama00:48 - Prof. Ahmet Şimşirgil'den tepki çeken açıklama00:44 - Sağlık Bakanı Koca, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını kınadı:00:43 - Türkiye'nin koronavirüsle mücadelesinde son 24 saatte yaşananlar00:32 - 'Sadece Azerbaycan değil Türkiye ile de savaşıyoruz'
00:07 - 5. sınıflarda yabancı dil ağırlıklı eğitim uygulamasına devam edilecek00:06 - 28 Eylül 2020'den önemli gündem başlıkları00:03 - RTÜK, ahlaksız programın incelemede olduğunu açıkladı00:01 - 4/B'li personel hakkında 4483 sayılı Kanuna göre ön inceleme yapılabilir mi?00:01 - Mesleki açık öğretimde yüz yüze eğitimler 9 Ekim'de başlayacak
23:31 - 2020 İOKBS: Bursluluk sınav sonuçları açıklandı
1 2 3 4 5 6 7 Tümü
ANKET
Sizce okullarda yüz yüze eğitime geçilmeli mi?
ARŞİV
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri veya çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam