Danıştay, hukuka aykırı hükme benzer düzenleme yapılmasını iptal nedeni saydı
Danıştay 2. Dairesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti sebebiyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin 18/02/2015 günlü, 698 sayılı işlem ile dayanağı olan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin ilgili maddesine karşı açılan davada karar verdi. Bakanlığın daha önce iptal edilen hükme benzer hüküm getirerek nakil işlemini reddetmesi hukuka aykırı bulundu

Stratejik personel uygulaması hukuka uygundur.
Stratejik personel uygulamasının, Devletin sağlık hizmetlerinin sunumundaki
pozitif yükümlülüğü gereği almak zorunda bulunduğu tedbirlerden biri olduğu,
zira, istihdamında güçlük çekilen ve insanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam
hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan tabiplerin, yurdun
her yerinde görev yapmasını sağlamak için diğer kamu görevlilerinden farklı
düzenlemelere tabi tutulmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında gereklilik
arz ettiği sonucuna varılmıştır.
Bu sebeple; Devlet'e yüklenen sağlık hakkının korunması ödevi kapsamında getirilen
düzenlemeler ile vatandaşlara etkin, verimli ve hızlı bir hizmet sunumu ile
yükümlü olan bir kısım sağlık personelinin "stratejik personel" olarak
belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Hukuka aykırı bulunarak iptal edilen düzenlemeye benzer düzenleme yapılarak
nakil işleminin reddedilmesi hukuka aykırıdır
Davacı hakkında tesis edilen bireysel işleme gerekçe olarak gösterilen yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasındaki düzenleme doğrultusunda getirilen benzer nitelikteki 20. maddesinin 7. fıkrasında yer alan hükmün yargı kararı ile hukuka aykırı bulunması karşısında, davacının söz konusu yönetmelik hükümleri uyarınca eş durumu gözetilerek Ankara'ya atanma başvurusunun reddi yolunda kurulan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
T.C.
DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/2517
Karar No: 2024/3782
DAVANIN KONUSU:
. Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacı tarafından,
eş durumu mazereti sebebiyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin 18/02/2015
günlü, 698 sayılı işlem ile dayanağı olan ve 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları
Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin,
1. fıkrasının (m) bendi ile 21. maddesinin 11. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI:
Davacı tarafından, zorunlu hizmet yükümlülüğünü tamamladıktan sonra Şanlıurfa'ya
atandığı, eşinin 2007 yılından bu yana Ankara'da sigortalı serbest avukat olarak
görev yaptığından eş mazereti nedeniyle Ankara'ya atanma talebiyle davalı idareye
başvurduğu, dava konusu işlemle stratejik personel olması nedeniyle talebinin
reddedildiği,
Zorunlu hizmet yükümlülüğünü yerine getirmiş bir hekimin neye göre stratejik
personel olarak kabul edildiğinin belli olmadığı,
Eşinin Ankara'da kendisinin Şanlıurfa'da olması hasebiyle aile birliğinin sağlanamadığı,
davaya konu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde
hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı idarece; davacının uzman tabip unvanlı bir personel olması ve bu yönüyle
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği uyarınca,
"stratejik personel" olarak kabul edilmesi nedeniyle eş durumu mazeretiyle
atanma talebinin kabulünün mümkün olmadığı,
Dava konusu Yönetmeliğin, 657 sayılı Kanun'a ve 3359 sayılı Kanun'a uygun olduğu,
Devlet için Anayasal bir görev olan, sağlık hizmetlerinin tüm yurtta sunumunun
önündeki zorluklar ve ihtiyaç durumu göz önüne alınarak Yönetmelik değişikliklerinin
yapıldığı,
Devlet'e yüklenen sağlık hakkının korunması ödevi kapsamında getirilen düzenlemeler
ile vatandaşlara etkin, verimli ve hızlı bir hizmet sunumu ile yükümlü olan
bir kısım sağlık personelinin "stratejik personel" olarak belirlenebileceği,
Stratejik personel uygulaması ile zaman içinde sağlık hizmetlerinin sunumunun
iyileştirildiği, hem daha iyi noktalara gelmek hem de gelinen noktayı korumak
için uygulamanın devam etmesi gerektiği,
Davaya konu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde
kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş
ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık
Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Olağanüstü
ve özel durumlarda yer değişikliği" başlıklı 21. maddesinin son fıkrasının
iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı, Yönetmeliğin
"Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin iptali
istemi yönünden davanın reddi, eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanma
isteminin reddine ilişkin işlemin ise iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde
doktor olarak görev yapan davacının, eş durumu sebebiyle Ankara iline atanma
isteminin reddine ilişkin 18/02/2015 tarih ve 698 sayılı Türkiye Kamu Hastaneleri
Kurumu işleminin ve dayanağı olan ve 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve
Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (m) bendi ile 21. maddesinin son
cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (m) bendinin, 04/04/2015 tarih ve 29316
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ve 30/09/2016 tarih ve 29843 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirildiği, 21. maddesinin ise
başlığı ile birlikte, 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Yönetmeliğin 9. maddesi ile tamamen değiştirildiği ve yapılan değişiklik kapsamında
21. maddenin 11. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde
üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz"
şeklindeki düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı görülmüştür.
Davacının, eş durumu gözetilerek Ankara'ya atanma başvurusunun reddine ilişkin
18/02/2015 tarih ve 698 sayılı işlemin istemine gelince:
Dosyanın incelenmesinden, davacının eşinin özel bir şirkette yaklaşık sekiz
yıldır Ankara Barosuna kayıtlı avukat olarak SGK kapsamında sigortalı olarak
çalıştığı ve davacı tarafından bu gerekçeyle eş durumu mazeretine dayalı atanma
talebinde bulunulduğu, yapılan bu başvurunun, kendisinin stratejik personel
kapsamında olduğu ve ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasında yer alan
"Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç)
ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz" düzenlemesi gerekçe gösterilerek
reddedildiği görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin
21. maddesinin 11. fıkrasında "Stratejik personelin atama taleplerinde
üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz."
şeklindeki düzenleme ile, stratejik personelin, aynı yönetmeliğin 21. maddesinin
3. fıkrasının (a) bendinde yer alan "217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren bir kurum
veya kuruluşta, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre açıktan istihdam edilenler
ile geçici işçiler hariç statüsüne bakılmaksızın kamu görevlisi olduğunu ve
teşkilatının bulunmaması veya başka bir yerde istihdamının mümkün olmaması gibi
nedenlerle bulunduğu yerde çalışma zorunluluğu olduğunu,", aynı fıkranın
(c) bendinde yer alan "Sosyal güvenlik kurumları kapsamında veya sosyal
güvenlik kurumları kapsamı dışında kalan ve özel kanunlarla düzenlenmiş bulunan
diğer sandıklara tabi olarak çalışması halinde müracaat tarihi itibari ile en
az üç yıl, son bulunduğu yerde kesintisiz en az iki yıl prim ödediğini veya
Bağ-Kur sigortalısı olanların Bağ-Kur borçlarını yapılandırdıklarını,",
aynı fıkranın (ç) bendinde yer alan "Devlet tarafından işyeri sahiplerine
prim ödeme kolaylığı ya da prim affı getirildiği dönemlerde sigorta primi kesilen
işyeri çalışanın bu durumu Sosyal Güvenlik Kurumu veya Maliye Bakanlığı makamlarından
alacağı belge ile," ve yine aynı fıkranın (d) bendinde yer alan "Kamu
kurum ve kuruluşlarında geçici işçi olarak çalıştığını ve müracaat tarihi itibari
ile en az üç yıl, son bulunduğu yerde kesintisiz en az iki yıl prim ödediğini,"
ve 7.fıkrasında yer alan "Personelin sağlık ile ilgili bir alanda en az
dört yıllık lisans öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi halinde, münhal kadro
olması ve öğrenim süresi ile sınırlı olmak kaydıyla, öğrenim gördüğü yere yer
değiştirme suretiyle atanma talebi değerlendirilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Yönetmelik ile, dayanağı olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte yer almadığı halde, serbest veya özel kuruluşlarda
çalışan eş dolayısıyla sağlık personeline eş durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde
bulunma hakkı tanınmış iken, hekimleri kapsayan "stratejik personel"e
bu konuda kısıtlama getirilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesinde, memurun, kamu personeli olmayan
eşinin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek
suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış
ve halen çalışıyor olması halinde eşin bulunduğu yere atanabileceği düzenlenmiş
ve bu suretle, tüm Devlet memurları için bu hak, unvan veya sıfat yönünden herhangi
bir kısıtlamaya tabi tutulmadan tanınmıştır.
Yukarı yer verilen açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu yönetmelik
hükümleri uyarınca tesis edilen, eş durumu gözetilerek Ankara'ya atanma başvurusunun
reddine ilişkin 18/02/2015 tarih ve 698 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme
Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (m) bendi ile 21. maddesinin, 11. fıkrası yönünden
karar verilmesine yer olmadığı, bireysel işlemin ise iptali gerekeceği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 25/08/2017 günlü, 30165 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 663 sayılı
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 15. madde uyarınca, kaldırılan Türkiye Kamu
Hastaneleri Kurumunun dava ve icra takip işlerinin Sağlık Bakanlığına devredildiği
görüldüğünden, davanın Sağlık Bakanlığı husumetiyle görülmesine karar verilerek,
Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten
sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev
yapan davacının eşinin özel bir şirkette yaklaşık sekiz yıldır Ankara Barosuna
kayıtlı avukat olarak SGK kapsamında sigortalı olarak çalıştığı ve davacının
eş durumu mazereti nedeniyle atanma talebinde bulunduğu, talebinin, kendisinin
stratejik personel olması nedeniyle ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasında
yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a),
(c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz" düzenlemesi gerekçe
gösterilerek reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı
ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Tanımlar"
başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin iptali istemine ilişkin olarak;
Davanın açıldığı tarihten sonra söz konusu maddede değişiklik yapılmış ve stratejik
personel tanımı genişletilmiş ise de; davacının dava açmaktaki amacının "Stratejik
personel" kavramının kendisi olup, bu kavramın da hala yürürlükte olduğu
göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi.
Devlet, Anayasa'nın 17. maddesinde kişilere tanınmış olan yaşam hakkını güvence
altına almakla yükümlü olup, kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını
koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez
haklarındandır. Bu haklara karşı olan her türlü engelin ortadan kaldırılması
da Devlete ödev olarak verilmiştir.
Bireylerin sağlıklı yaşam hakkına sahip olması, sağlık hizmetlerinden yeterince
yararlanmasına bağlıdır. Anayasa, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak
Devlete sağlık hizmetlerinin sunumunda pozitif yükümlülük vermiş, Devleti bu
haklardan yararlanmayı artıracak önlemleri almakla mükellef kılmıştır. Bu nedenle
Anayasa'nın 56. maddesinde öngörülen sağlık hakkından yararlanma konusunda en
geniş ölçekli uygulamaların gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı ve yaşamı, mahiyeti itibarıyla
ertelenemez ve ikame edilemez özelliğe sahip olduğundan, yurdun her yerine sağlık
hizmeti götürülebilmesi adına birtakım düzenlemeler yapmanın, idare açısından
bir zorunluluk olduğu açıktır.
Bu itibarla, Sağlık Bakanlığınca, 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 4. maddesine, 24/06/2006
günlü Yönetmelik ile eklenen (m) bendinde; "Stratejik Personel: Bakanlık
tarafından istihdamında güçlük çekilen uzman tabip ve tabip unvanlarındaki personelini
ifade eder." kuralı düzenlenerek, ilk kez "stratejik personel"
kavramı kullanılmıştır. Bilahare, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği
ile 08/06/2004 günlü Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, "stratejik
personel" kavramı mevzuattaki varlığını korumuştur.
04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve
Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına
Dair Yönetmelik ile "stratejik personel tanımı" yeniden yapılmış ve
tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman
tabip, uzman (TUTG) ve tabip unvanındaki personel, stratejik personel olarak
belirlenmiş, en son 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "stratejik personel tanımı"
güncellenerek uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personeli de
kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve yapılan açıklamalar ışığında; stratejik personel
uygulamasının, Devletin sağlık hizmetlerinin sunumundaki pozitif yükümlülüğü
gereği almak zorunda bulunduğu tedbirlerden biri olduğu, zira, istihdamında
güçlük çekilen ve insanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın
sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan tabiplerin, yurdun her yerinde görev
yapmasını sağlamak için diğer kamu görevlilerinden farklı düzenlemelere tabi
tutulmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında gereklilik arz ettiği
sonucuna varılmıştır.
Bu sebeple; Devlet'e yüklenen sağlık hakkının korunması ödevi kapsamında getirilen
düzenlemeler ile vatandaşlara etkin, verimli ve hızlı bir hizmet sunumu ile
yükümlü olan bir kısım sağlık personelinin "stratejik personel" olarak
belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2- 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin
"Olağanüstü ve özel durumlarda yer değişikliği" başlıklı 21. maddesinin
11. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak; 21. maddenin başlığı ile birlikte,
04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 9.
maddesi ile tamamen değiştirildiği ve yapılan değişiklik kapsamında 21. maddenin
11. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü
fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz"
şeklindeki düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı görülmüştür.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği bu kısma ilişkin düzenleme yürürlükte
olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine
yer bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte
olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları
ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici
işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili
olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır.
Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi:
Doktor olarak görev yapan davacının, eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline
atanma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden;
Genel Yönetmelik olan ve kurumların çıkaracakları özel yönetmeliklerde dayanak
alınan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte,
serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş nedeniyle atanma isteğinde bulunma
hakkı tüm Devlet memurları için unvan veya sıfat yönünden herhangi bir kısıtlamaya
tabi tutulmadan yer aldığı halde, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama
ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile, hekimleri kapsayan "stratejik personel"e
bu konuda kısıtlama getirildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, davacının eşinin üç yıldan fazla süredir Ankara ilinde
serbest avukat olarak çalıştığı ve davacı tarafından bu nedenle, eş durumu mazeretinden
dolayı Ankara iline atanma isteminde bulunduğu; bu başvurunun, kendisinin stratejik
personel kapsamında olduğu ve ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasında
yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a),
(c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz." düzenlemesi gerekçe
gösterilerek reddedildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrası, 04/04/2015 tarih
ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mezkur Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına
Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilmiş ve benzer hüküm 20. maddenin
7. fıkrasında "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin
ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiş,
yapılan bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Beşinci Dairesinin
15/06/2016 günlü, E:2016/963, K:2016/3923 sayılı sayılı kararıyla; Yönetmeliğin
20. Maddesinin 7. fıkrasında; "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde
bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz."
düzenlemesinin yer aldığı, anılan Yönetmelik ile, dayanağı olan Devlet Memurlarının
Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte yer almadığı halde,
serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş dolayısıyla sağlık personeline eş
durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkı tanınmış iken, hekimleri
kapsayan "stratejik personel"e bu konuda kısıtlama getirildiği, ancak,
Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin
14. maddesinin, 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki
Yönetmeliğin 4. maddesiyle değiştirildiği, anılan değişiklikle memurun, kamu
personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik
primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak
çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde eşin bulunduğu yere atanabileceğinin
düzenlendiği ve bu suretle tüm Devlet memurları için bu hakkın, unvan veya sıfat
yönünden herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmadan tanındığı, dolayısıyla, hekimleri
kapsayan "stratejik personel"e, serbest veya özel kuruluşlarda çalışan
eş dolayısıyla, eş durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkına kısıtlama
getirilmesine ilişkin dava konusu düzenlemenin, Genel Yönetmeliğe, dolayısıyla
hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Yönetmeliğinin 20. maddesinin 7. fıkrasında
yer alan "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin
(........) beşinci fıkrası uygulanmaz." ibaresinin iptaline karar verilmiş,
İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13/03/2017 günlü, E:2017/168, K:2017/1137 sayılı
kararıyla açıklamalı olarak onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda; davacı hakkında tesis edilen bireysel işleme gerekçe olarak gösterilen
yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasındaki düzenleme doğrultusunda getirilen
benzer nitelikteki 20. maddesinin 7. fıkrasında yer alan hükmün yargı kararı
ile hukuka aykırı bulunması karşısında, davacının söz konusu yönetmelik hükümleri
uyarınca eş durumu gözetilerek Ankara'ya atanma başvurusunun reddi yolunda kurulan
dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmeliğe 16/08/2014 günlü, 29090 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/06/2014
günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile getirilen ve tüm Devlet memurlarını
kapsayan, kamu personeli olmayan eşin, talep edilen yerde kesintisiz son üç
yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi
ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde eşin bulunduğu
yere atanabileceği yolundaki düzenlemeye, 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 08/08/2016 günlü, 2016/9097 sayılı Bakanlar Kurulu kararı
ile anılan Yönetmeliğin "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği"
başlıklı 14. maddesine "Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli
hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d)
bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir." cümlesinin son
fıkra olarak eklenmesiyle istisna getirilerek, Sağlık Bakanlığı'nın atama ve
yer değiştirme yönetmeliğinde diğer kurumlardan farklı düzenleme yapmasına imkan
tanınmış olup, 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mezkur
Bakanlar Kurulu kararı öncesinde, davalı idarenin Genel Yönetmelikte yer alan
hususlardan farklı bir düzenleme yapma yetkisi bulunmadığı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı
ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1.
fıkrasının (m) bendinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,
2. Aynı Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasının iptali istemi hakkında KARAR
VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla,
3. Davacının eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanma isteminin reddine
ilişkin işlemin İPTALİNE oybirliğiyle,
4. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin
davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan...-TL'nin davalı idareden alınarak
davacıya verilmesine, posta pulu ücretinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden
sonra davacıya iadesine,
5. Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye
verilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari
Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/06/2024 tarihinde karar
verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu edilen Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasının dava devam ederken başka bir yönetmelik değişikliğiyle yürürlükten kaldırılmış olmasının, bu konudaki davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece bu kısma yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.