Akın Gürlek: Değerlerimizi yaşatmalıyız
"Bayramlar, insana çocukluğunu hatırlatır; samimiyeti, sevinci ve birlik duygusunu yeniden yaşatır. Bazı şeyler değişmiş olabilir ama bu günlerin ruhunun hala canlı olduğuna inanıyorum. Bayramları dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği günler olarak yaşatmalıyız."
Meclis çatısı altındaki yemin krizinden İBB davasına, mal varlığı tartışmalarından yargı süreçlerinin uzamasına kadar adaletin çok ağır gündem maddelerini şimdilik bir kenara bıraktık. Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görevindeki ilk bir ayı geride bırakırken, siyasetin ötesine geçtiğimiz, samimi bir bayram sohbetinde buluştuk. Bayramların, bizi biz yapan değerlerin gelecek nesillere taşınmasında en önemli köprülerden biri olduğunu söyleyen Bakan Gürlek'in sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:
Ramazan Bayramı vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle okuyucularımıza bayram mesajınızı alabilir miyiz?
Ramazan ayını hüzünle geride bıraktık. Bu süreçte paylaşmanın, dayanışmanın, merhametin ve kardeşliğin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hep birlikte hissettik. Bayramların da bu birlik ve beraberliği daha da güçlendirdiğine inanıyorum. İnşallah bu bayram; toplumumuzda adalet, huzur ve güven duygusunun daha da pekişmesine vesile olur. Bu vesileyle Adalet teşkilatımızın tüm mensuplarının, ailelerinin ve milletimizin bayramını tebrik ediyorum. Bayramın; ülkemize, İslam alemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve kardeşlik getirmesini diliyorum. Öte yandan, başta Gazze olmak üzere zulüm ve çatışma altında bayrama giren kardeşlerimizi de unutmuyoruz. Dualarımız; adaletin, barışın ve insan onurunun hakim olduğu bir dünyanın en kısa zamanda kurulması için. Temennimiz; çocukların korkuyla değil umutla büyüdüğü bir dünyanın hakim olması.
DEĞERLERİMİZİ TAŞIYAN KÖPRÜLERDEN BİRİ
"Nerede o eski bayramlar" sözünü sık duyuyoruz. Siz ne düşünüyorsunuz? Çocukluğunuzda bayramlar nasıldı?
Bu cümleyi çoğumuz zaman zaman söyleriz. Çünkü bayramlar, insana çocukluğunu hatırlatır; samimiyeti, sevinci ve birlik duygusunu yeniden yaşatır. Benim çocukluğumda bayramlar; sabah erkenden uyanmak, bayram kıyafetlerini giymek, büyüklerin elini öpmek, mahallede büyükleri ziyaret etmek ve gün boyu süren bir neşe demekti. Aile büyüklerinin bir araya geldiği, sofraların kalabalık olduğu, komşuluk ilişkilerinin güçlendiği çok özel günlerdi. Bugün hayatın temposu, şehirleşme ve farklı hayat biçimleri bazı şeyleri değiştirmiş olabilir. Ama ben bayramların ruhunun hala canlı olduğuna inanıyorum. Önemli olan bu kültürü yaşatmak ve çocuklarımıza aktarmak. Çocuklarımızı bayram ziyaretlerine götürmek, büyüklerin duasının kıymetini anlatmak, paylaşmanın güzelliğini hissettirmek bizim sorumluluğumuz. Bayramları sevgi, saygı ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği günler olarak yaşatmalıyız. Çünkü bayramlar, bizi biz yapan değerleri gelecek nesillere taşıyan en önemli köprülerden biri.
GÜÇLÜ YARGI, HUKUK DEVLETİNİN TEMELİDİR
Adalet Bakanlığı görevinizde ilk ayınızı geride bıraktınız. Yargı mensuplarıyla yakın iletişiminiz dikkat çekiyor. Neler söylemek istersiniz?
Zaman çok çabuk akıyor. Bu süre içinde en çok önem verdiğim konulardan biri, yargı camiamızla güçlü bir iletişim kurmak oldu. Meslek hayatımın önemli bir kısmını sahada geçirmiş biriyim. Bu nedenle yargı mensuplarımızın karşılaştığı zorlukları, beklentilerini yakından biliyorum. Göreve geldiğim ilk günden itibaren onların görüşlerini dinlemeye, çözüm üretmeye özel önem veriyorum. Amacımız; hakimlerimizin, savcılarımızın, avukatlarımızın ve tüm yargı camiası mensuplarının görevlerini daha huzurlu ve verimli bir ortamda yapabilmelerini sağlamak. Çünkü güçlü bir yargı, güçlü bir hukuk devletinin temelidir.
AİLENİN KORUNMASI BİR BEKA MESELESİ
Adalet Bakanı Gürlek, son dönemde aile yapısını olumsuz etkileyen çok fazla tehdit olduğunu belirterek "Ailenin korunması bir beka meselesi haline geldi. Toplumu ayakta tutan temel sütun olan aile, toplumun en küçük birimi değil en büyük gücü. Dijital mecralarla birlikte özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin maruz kaldığı riskler çeşitlenmiş durumda. Bu nedenle ailenin korunması aynı zamanda çocuklarımızın korunmasıdır, bir gelecek ve beka meselesidir. Bizim sadece güvenlik tedbirleriyle değil eğitimle, sosyal politikalarla ve hukukla birlikte hareket etmemiz gerekiyor.12. Yargı Paketinde de sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Çocuklarımızın geleceği için gerekli tüm adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz" dedi.
GAMZE ERDOĞAN