'İmamoğlu suç örgütü' davasının 16'ncı duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 89'u tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 16'ncı duruşmasında bir kısım sanıkların savunmaları alındı.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 06 Nisan 2026 21:53, Son Güncelleme : 06 Nisan 2026 22:00
'İmamoğlu suç örgütü' davasının 16'ncı duruşması sona erdi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in ağabeyi tutuklu sanık Zafer Keleş savunma yaptı.

Sanık Keleş, 11 aydan fazla zamandır tutuklu olduğunu ifade ederek, kendisinden 2 ay önce kardeşi Fatih Keleş'in, 1 ay sonra da oğlu ve yeğeninin tutuklandığını söyledi.

Eşiyle birlikte emekli olduklarını anlatan Keleş, "Bir suç örgütü var diyorlar, ben bu suç örgütünü içeride 3 ay kaldıktan sonra öğrendim, korktum. Ben kim olursa olsun hiçbir örgütün yanından geçmedim, işim olmaz. Asılsız suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum." savunmasını yaptı.

Keleş, hakkında "örgüte çok bağlı olduğu, iş adamlarından para aldığı ve örgüte getirdiği" iddialarının bulunduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Örgüt üyeliğiyle alakalı konuştuğum kişiler varmış. 3-5 kişiyi tanımıyorum. Fakat kardeşim, oğlum var. Çeşitli illerden arkadaşlarım var. Bunlar aile dostum. Evlerine sık sık giderim. Bu kişilerle konuşmalarım örgüt üyeliği sayılacaksa benimle konuşan herkes örgüt üyesi o zaman. Trabzon'a gelirler, yemeğimi yer, bende kalır. Örgüt üyesi kardeşim olsa işim olmaz. Benim ne İBB, ne de bir başka kamu kurumunda hiçbir işim, hiçbir pozisyonum kesinlikle yoktur. Belediyeden bir kuruş maaş alan adam değilim, iğne işi bile yapmış değilim."

Kendisinin yargılanmasının sebebinin kardeşi Fatih Keleş ile alakalı olduğunu iddia eden sanık Keleş, "Kardeşimin durumu da Ekrem İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Ben tutuklanırken hakkımda sadece bir kişi bir beyan vermiş. Bakırköy Belediye binasından, Florya'ya kardeşime para taşımışız. Yüz bin kişinin olduğu yerde adam mı yok ben para taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım. Bankadan para çeksem yanımda adam çağırırım. Pimpirikli adamım, benim ne işim var para taşımakla. Ben bu suçlamaların hiçbirisini asla kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.

Sanık Zafer Keleş, sanıklardan Süleyman Atik'in ifadesinde yer alan, "kendisine bir çanta içerisinde 500 bin dolar verdiği, bu çantayı ertesi gün kendisinin kardeşi Fatih Keleş'e teslim ettiği" iddialarına ilişkin de "Sadece beyan ve baz var. Benden 7 kilometre uzakta duruyor. Ya ben Fatih'in yanına uğramışımdır ya da kafeteryada çay içiyorumdur. 3 aydır düşünüyorum. Olmayan şeyi anlatmak da zor. Bunun neresinden tutayım." savunmasını yaptı.

- Sanık Emrah Yüksel'in savunması

İBB'de yazılım koordinatörü olarak görev yapan tutuklu sanık Emrah Yüksel de savunmasında, 18 yıl çeşitli belediyelerde çalıştığını, 2019 yılında işsiz kaldığında İBB'ye başvurduğunu ve sonrasında burada çalışmaya başladığını söyledi.

Sanık Yüksel, 2016'da çeşitli yazılım eğitimleri verdiğini, sonrasında en iyi 3 yazılım eğitmeninden biri olduğunu ve yapay zeka alanında 4-17 yaş arasındaki çocuklara eğitimler verdiğini anlattı.

"İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" uygulamalarının ayrı uygulamalar olduğunu belirten sanık Yüksel, şunları söyledi:

"Bu iki uygulama sıklıkla iddianamede birbirine karıştırılmıştır. Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ortaya koyulamamıştır. 'İstanbul Senin' uygulamasının ne bakım, ne ihale aşamalarında bulunmadım. Geliştirmedim, bakımını da yapmıyorum ama bundan dolayı suçlanıyorum. İdari yöneticiler, bu uygulamanın hiçbir aşamasında beni görmemişler. Uygulama tarayıcılarında da ismim yok. Bunun nedeni açık, ne yönetim, ne veri tabanı, ne de sunucu da hiçbir yetkim yok. Veri kaydetmem teknik veya fiili olarak mümkün değil. 'İstanbul Senin' bir mobil uygulama. Biz web siteleriyle ilgileniyoruz. Bizim ulaşmak için yetkimiz yoktur. Bu soruşturma ortada yokken bağlı bulunduğum bilgi işlem müdürüne 'İstanbul Senin' ile ilgili mailim var. Mailde 'Bizim 'İstanbul Senin' uygulamasıyla bilgimiz yok, Akıllı Şehirler Müdürlüğü daha doğru yanıt verecektir." diye cevap veriyorum."

"İBB Hanem" uygulamasının temel amacının İBB'den hizmet alan vatandaşların kurum içinde sorgulanması olduğunu belirten Yüksel, bu uygulamanın tüm süreçlerinin İBB'nin kurumsal maillerinden yapıldığını, vatandaş kullanımına uygun bir uygulama olmadığını, test aşamasında kaldığını anlattı.

Yüksel, uygulamanın sunucu ve veri tabanının kapalı olduğunu kaydederek, "Sunucu bilgisayardır, test uygulaması mobil uygulamadır. İddianame genelinde 2 uygulama sürekli birbirine karıştırılmış. Test kullanıcıları alınmış, yönetici diye verilmiş. Ben kendimi iddianamede idari yönetici sandım. Test panelidir bu. "İBB Hanem"in şifresi 1,2,3'tür. Bu kadar önemli projenin şifresi bu olur mu? Sunucuda bulunduğu iddia edilen sandık bilgilerinin gönderildiğini ben iddianameyi okuduğumda öğrendim." beyanında bulundu.

Söz konusu veri akışında herhangi bir görevi olmadığını öne süren Yüksel, "Kimseye gönderilmemiştir. Konum verisi yok bu uygulamada. Söz konusu sandık verilerinin tarafıma gönderildiği ya da tarafımdan gönderilmesi söz konusu değildir. Suçlamaları kabul etmiyorum." dedi.

Sanık Yüksel, 6 yıldır İBB'de görevli olduğunu, yıllarca aynı binada bulunduklarını, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile aynı bazı vermemelerinin mümkün olamayacağını savundu.

Sanık Yüksel'in savunmasını tamamlamasından ardından dava yarına ertelendi.

Bugüne kadar toplam 20 sanık savunma yapmış oldu.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber