AYM bir kez daha tescilledi: Gezi olaylarında toplanma hakkı ihlal edildi

Ankara'da Gezi eylemleri sırasında polis kurşunuyla hayatını kaybeden Ethem Sarısülük için 16 Haziran'da Kızılay'da yapılan törene polisler biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etmiş, 20 yaşındaki Dilan Dursun ise Kolej'de gaz bombasıyla başından vurulmuştu

Haber Giriş : 25 Ocak 2023 09:04, Son Güncelleme : 25 Ocak 2023 09:05
AYM bir kez daha tescilledi: Gezi olaylarında toplanma hakkı ihlal edildi

Kafatasında kırık oluşan ve uzun süre yoğun bakımda tedavi gören Dilan Dursun', Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuru sonuçlandı.

Dilan Dursun bireysel başvurusunda ağır şekilde yaralanması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturmada gerekli özenin gösterilmediğinden, delillerin ivedi şekilde toplanmadığından, soruşturmanın bağımsız ve tarafsız şekilde yürütülmediğinden, bunun sonucu olarak da birçok kolluk görevlisi hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararları verilirken bir kolluk görevlisi hakkında yetersiz soruşturma ile açılan kamu davasının sonuçsuz kalmasından yakındı.

"BİBER GAZINI ATARKEN KURALLARA UYMADI"

Yüksek Mahkeme şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:

Başvurucunun polis tarafından yaralandığı hususunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.

Başvurucunun kendisine karşı güç kullanılmasını gerektiren herhangi bir eylemi olduğu yönünde bir iddia, yapılan soruşturma kapsamında taraflardan herhangi biri tarafından ileri sürülmemiştir.

Polis tarafından kullanılan gaz tüfeğinin asgari bir mesafe öteden ve belli bir açıyla atış yapma kurallarına uyulmadan kullanıldığı yönündeki iddiası, düzenlenen adli raporlarla da desteklenmektedir.

"ORANTISIZ GÜÇ KULLANILDI"

Başvurucunun ağır yaralanması uygulanan kamusal gücün gerekli olan oranın ötesinde bir şiddet içerdiğini açıkça göstermektedir. Dolayısıyla kolluk kuvvetince başvurucuya karşı kullanılan gücün orantılı olduğu söylenemeyecektir.

Somut olayda başvurucunun iddiası ve buna dair ileri sürdüğü deliller kolluk görevlisinin kasıtlı eylemine maruz kalması üzerinde yoğunlaşmaktadır. Başvurucu eylemin kasıtla işlendiği yönündeki iddiasını yaralanmasına neden olan gaz mühimmatının atıldığı aracın plakasının olmaması ve gaz silahının usulüne uygun kullanılmaması olgularıyla desteklemiştir. Bu haliyle başvurucunun suç nitelendirmesine ilişkin iddiasının temellendirilmediği, en azından bu yöndeki izleniminin haksız olduğu kolaylıkla söylenemeyecektir.

"NEDEN GÜÇ KULLANILDIĞI ANLAŞILAMADI"

Başvurucunun yolu trafiğe kapatan kişiler arasında olduğu yönünde herhangi bir iddia bulunmazken neden kolluğun güç kullanımına maruz kaldığı anlaşılamamıştır. Bu durumun ise başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı bir etkisi vardır. Kaldı ki toplantıya kolluk kuvvetince yapılan müdahale sonucu başvurucunun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması kullanılan kamusal gücün orantılı olmadığını da göstermektedir.

109. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

HÜKÜM: 252 BİN TL TAZMİNAT ÖDENMESİNE

Memurlar.Net'i Twitter'dan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz