KDK, MTSK direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavları kamera kaydına alınsın!
Direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavlarının şeffaf, denetlenebilir, güvenli ve objektif koşullarda yürütülmesini sağlamak, adayların sınav süreçlerine ilişkin itirazlarında somut delil sunulabilmesine imkan tanımak, sınav görevlilerinin mevzuata uygun hareket edip etmediğinin izlenebilmesini temin etmek ve sınav hizmetine ilişkin idari uygulamalarda standartlaştırmayı güçlendirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından direksiyon uygulama sınavlarının kamera kaydıyla izlenebilir ve kayıt altına alınabilir şekilde düzenlenmesine yönelik gerekli idari ve teknik düzenlemelerin yapılması hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 15/04/2026 tarih ve 2026/6171-S.26.8617 sayılı kararı.
Direksiyon uygulama sınavında, sınav komisyonu tarafından usule ve değerlendirme kriterlerine aykırı olarak "vites değiştirmediği" ve "kör nokta kontrolü yapmadığı" gerekçesiyle başarısız sayıldığını, söz konusu hataları yapmadığım ve sınav esnasında bilgilendirilmediğini, ayrıca itiraz sürecine ilişkin sonucun tarafına usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle somaki sınav haklarım kullanamadığım belirterek sınav sonucunun iptalini ve kullanamadığı iki sınav hakkının iadesini talep Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 15/04/2026 tarih ve 2026/6171-S.26.8617 sayılı kararında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran 01.11.2025 tarihinde Eskişehir ili Tepebaşı ilçesinde katıldığı direksiyon uygulama sınavında, sınav komisyonu tarafından usule ve değerlendirme kriterlerine aykırı olarak "vites değiştirmediği" ve "kör nokta kontrolü yapmadığı" gerekçesiyle başarısız sayıldığını, söz konusu hataları yapmadığım ve sınav esnasında bilgilendirilmediğini, ayrıca itiraz sürecine ilişkin sonucun tarafına usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle somaki sınav haklarım kullanamadığım belirterek sınav sonucunun iptalini ve kullanamadığı iki sınav hakkının iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.2-Başvuranın 01.11.2025 Cumartesi günü Direksiyon Eğitimi Sınavına girdiği ve başarısız olduğu, başvuranın sınav sonucuna itirazını dilekçe ve ÇİMER üzerinden yaptığı, dilekçesine ve ÇİMER başvurusuna cevap verildiği ve sınavda başarısız olma sebebinin şikayetindeki iddiasına göre değil, Direksiyon Eğitimi Dersi Sınavı ve Uygulama ve Değerlendirme Komisyonu Başkan ve Üyenin müşterek kararı ile iki sarı ihlalden başarısız sayıldığının bildirildiği,
2.4-Komisyonda görevli başkan ve üyeye ait komisyon görevlendirmelerinin Mebbis modülü üzerinden yapıldığı, ilgililerin sertifika programlarının mebbis mtsk görevli işlemleri bölümünde kayıtlı olduğu, sınav gerçekleştirilen günde sınav yürütme komisyonu tarafından sınavı olumsuz etkileyecek her hangi bir mücbir sebebin belirtilmediği, başvuranın farklı kanallardan şikayette bulunup itirazına verilen cevabın değişik olmamasına rağmen sınav tarihlerini takip etmenin adayın sorumluluğunda olduğu, kursiyer kayıt sözleşmesinde sınavlara girmenin zorunlu olduğunu kabul ederek imza ile beyan ettiği, ilgili kurs tarafından belirtilen belgelerin ekte sunulduğu,
2.6. Başvuranı sınav yapan değerlendirme komisyonu üyelerinin daha önce herhangi bir şikayete konu edilmediği ve adayın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme hususunda daha hassas davranması gerektiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
10. Başvuran 01.11.2025 tarihinde Eskişehir ili Tepebaşı ilçesinde katıldığı direksiyon uygulama sınavında, sınav komisyonu tarafından usule ve değerlendirme kriterlerine aykırı olarak "vites değiştirmediği" ve "kör nokta kontrolü yapmadığı" gerekçesiyle başarısız sayıldığını, söz konusu hataları yapmadığını ve sınav esnasında bilgilendirilmediğini iddia etmektedir. Ayrıca, itiraz sürecine ilişkin sonucun tarafına usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle sonraki sınav haklarını kullanamadığını belirterek sınav sonucunun iptalini ve kullanamadığı iki sınav hakkının iadesini talep etmektedir.11. Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğünden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkikinde; Özel Motorlu Taşıt Sürücü Kursu Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, sertifikalı uzman komisyon üyelerince gerçekleştirildiği, başvuranın "Ek-3 ve Ek-4" değerlendirme formlarındaki kriterlere göre "iki sarı ihlal" neticesinde müşterek kararla başarısız sayıldığı, sınav denetçileri veya müfettişler tarafından sınavın işleyişine dair herhangi bir usulsüzlük rapor edilmediği, başvuranın itirazlarına gerek dilekçe gerekse CİMER üzerinden süresi içerisinde cevap verildiği, sınav tarihlerini takip etme sorumluluğunun kursiyer kayıt sözleşmesi gereği adayın kendisine ait olduğu bildirilmiştir.
12. Sürücü belgesi sınavları, doğası gereği "yerinde yapılan", "eş zamanlı gözleme dayanan" ve "teknik uzmanlık gerektiren" idari işlemlerdir. İdare, direksiyon uygulama sınavlarında komisyon üyeleri aracılığıyla bir takdir yetkisi kullanmaktadır. Bu yetki; adayların trafik güvenliğini tehlikeye atmayacak sevk ve idare yeteneğine sahip olup olmadıklarının tespiti ile sınırlıdır.
13. Somut olayda, sınavın iki farklı uzman üye (Başkan ve Üye) tarafından eş zamanlı takip edildiği, her iki üyenin de ortak bir kanaatle "vites değiştirme" ve "kör nokta kontrolü" hususlarında hata yapıldığına dair Ek-3 ve Ek-4 formlarını imza altına aldığı görülmektedir. İdari işlemler, aksine somut bir delil sunulmadığı sürece hukuka uygunluk karinesinden yararlanır. Başvuranın "hata yapmadığına" dair beyanı öznel bir iddia niteliğinde kalmış olup sınavı denetlemekle görevli müfettiş veya şube müdürlerince düzenlenen herhangi bir usulsüzlük raporuna rastlanmamıştır.
14. Başvuran, sınav esnasında hataları hakkında bilgilendirilmediğini ileri sürmüştür. Mevzuat uyarınca adayların sürüş güvenliğini tehlikeye düşürmediği sürece sınavın akışını bozmamak adına anlık müdahalelerden kaçınılması esastır. Değerlendirme formlarının elektronik ortamda tutulması ve sınav bitiminde sonucun ilan edilmesi, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi için yeterli kabul edilmektedir. İdarenin bu süreçte şeffaflık ilkesine aykırı bir tutum sergilediğine dair somut bir bulguya ulaşılamamıştır.
15. Başvuranın sınav haklarının iadesi talebi, "itiraz sonucunun geç öğrenilmesi" gerekçesine dayandırılmaktadır. İdare, başvuranın hem yazılı dilekçesine hem de CİMER başvurusuna süresi içerisinde (05.11.2025) yanıt oluşturmuştur. Başvuranın sunduğu dilekçede bu tarihte kendisine cevap verildiğini bizzat ikrar etmesi, tebligatın içeriğinden haberdar olunduğunu kanıtlamaktadır.
16. Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı ve kursiyer ile sürücü kursu arasında imzalanan sözleşme uyarınca sınav tarihlerini takip etme, randevu alma ve sürece dahil olma sorumluluğu "kursiyer" üzerindedir. İdarenin yanıtını fiziken teslim alma konusunda yaklaşık iki ay bekleyen başvuranın, bu süreçte sınav haklarını kullanmak için gerekli girişimlerde bulunmaması (sürücü kursundan bilgi alma, İlçe MEB'e müracaat vb.), "makul bir vatandaştan beklenen özen yükümlülüğüne" aykırılık teşkil etmektedir.
17. Ayrıca başvuranın itirazının reddedilmiş olması ile sınav haklarının kaybı arasında idareden kaynaklanan bir illiyet bağı kurulamamıştır. Zira itirazı reddedilen bir adayın, yasal süreçleri beklemeden (mevzuatın izin verdiği sınırlar dahilinde) sonraki sınavlara girme hakkı saklıdır. Bu hakkın kullanılmaması, başvuranın şahsi tercihinden veya takibindeki eksiklikten kaynaklanmaktadır.
18. Diğer yandan motorlu taşıt sürücüleri direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavlarının kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin temel ilkeler olan şeffaflık, hesap verebilirlik ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde yürütülmesinin zorunlu olduğu açıktır.
19. Şeffaflık ilkesi, gerçek ve tüzel kişilerin bilgiye erişebilmesi için idarenin bilgi verme yükümlülüğünü sistematik, kolay, hızlı ve erişilebilir bir biçimde yerine getirmesini gerektirmekte olup idareye duyulan güvenin sağlanabilmesi bakımından, şikayet ve itirazların bu ilkeye uygun şekilde incelenmesi esastır.
20. Hesap verebilirlik ilkesi ise idarenin yerine getirdiği her türlü işlem, eylem, tutum ve davranışı kamuoyuna ve yetkili mercilere açıklayabilmesini ifade etmekte ve kamu yönetiminde denetimin sağlanması, keyfi uygulamaların önlenmesi ve verimliliğin artırılması için zorunlu bir mekanizma oluşturmaktadır.
21. Tarafsızlık ilkesi ise idarelerin, kişiler veya grupların kimlik, düşünce veya sosyal özellikleri gözetilmeksizin objektif ve adil bir kamu hizmeti sunması demektir. Bu ilke, kamuoyu nezdinde idarenin tarafsızlığına gölge düşürebilecek her türlü uygulamanın önüne geçilmesi için idarenin gerekli tedbirleri alma yükümlülüğünü de beraberinde getirir.
22. Bu kapsamda direksiyon uygulama sınavlarının, performansa dayalı bir değerlendirme niteliğinde olması, sınavın adil, geçerli ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi, adayların başarı veya başarısızlıklarının objektif kriterlere dayandırılması, sınav görevlilerinin değerlendirme farklılıklarının tespit edilebilmesi ve sınav sürecine ilişkin itirazların etkili bir biçimde değerlendirilebilmesi için sınav uygulamalarının denetlenebilir kılınması büyük önem taşımaktadır.
23. Nitekim Mesleki Yeterlilik Kurumu Sınav ve Belgelendirme Dairesi Başkanlığı tarafından yayımlanan Teorik ve Performansa Dayalı Sınavlar İçin Kamera Kayıt Rehberinde sınavların kayıt altına alınmasının, sınavların objektif delillere dayanılarak değerlendirildiğine dair kamuoyuna güvence verilmesi, değerlendiriciler arasındaki farklılıkların geriye dönük analiz edilebilmesi, adayların itiraz ve şikayetlerinin etkili şekilde karara bağlanabilmesi için somut kanıt elde edilmesi, sistemin suiistimalinin önlenmesi, sınav uygulamalarının iyileştirilebilmesi ve standardizasyonun sağlanabilmesi gibi çok sayıda fayda sağladığı açıkça belirtilmiştir. (Bkz: Mesleki Yeterlilik Kurumu Sınav ve Belgelendirme Dairesi Başkanlığı, Teorik ve Performansa Dayalı Sınavlar İçin Kamera Kayıt Rehberi)
24. Bu bağlamda, direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavında da benzer faydaların elde edilmesi, sınav güvenliğinin ve kamu hizmetine olan güvenin artırılması, sınav görevlilerinin keyfi veya önyargılı değerlendirme ihtimalinin azaltılması, sınav süreci boyunca aday veya görevliler tarafından ortaya çıkabilecek uygunsuz davranışların önlenmesi ve sınav esnasında meydana gelebilecek kazaların tespiti açısından sınav sürecinin kamera ile kayıt altına alınması önemli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.
25. Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde:
25.1. İdarenin sınav sonucuna ilişkin tesis ettiği işlemin teknik bir değerlendirme olduğu ve bu değerlendirmenin usulüne uygun oluşturulan komisyonca yapıldığı, itiraz sürecinde ise idarenin bilgilendirme görevini yerine getirdiği, sınav haklarının kaybında ise başvuranın kendi tercihinin belirleyici olduğu, bu nedenle idarenin işlem ve eylemlerinde hukuka, hakkaniyete ve iyi yönetim ilkelerine aykırılık bulunmadığı,
25.2. Diğer yandan direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavlarının şeffaf, denetlenebilir, güvenli ve objektif koşullarda yürütülmesini sağlamak, adayların sınav süreçlerine ilişkin itirazlarında somut delil sunulabilmesine imkan tanımak, sınav görevlilerinin mevzuata uygun hareket edip etmediğinin izlenebilmesini temin etmek ve sınav hizmetine ilişkin idari uygulamalarda standartlaştırmayı güçlendirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından direksiyon uygulama sınavlarının kamera kaydıyla izlenebilir ve kayıt altına alınabilir şekilde düzenlenmesine yönelik gerekli idari ve teknik düzenlemelerin yapılmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
Başvuranın taleplerinin REDDİNE,
Şeffaflık, tarafsızlık ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi adına motorlu taşıt sürücüleri direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavlarında sınav sürecinin kamera sistemiyle kayıt altına alınmasına yönelik uygulamanın hayata geçirilmesi yönünde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20'nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Bu bilgiler haricinde hukuki gerekçeler ve mevzuat yönünden konuyu detaylı olarak inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 15/04/2026 tarih ve 2026/6171-S.26.8617 sayılı kararını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
Ahmet KANDEMİR