Danıştay, yeniden atamada yayın şartını taşımayan öğretim üyesinin ilişiğinin kesilmesini uygun buldu!

Danıştay Sekizinci Dairesi, yardımcı doçentin yeniden atama döneminde yayın yapma koşulunu taşımadığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesini hukuka uygun buldu!

Eklenme : 18 Ağustos 2022 00:05
Danıştay, yeniden atamada yayın şartını taşımayan öğretim üyesinin ilişiğinin kesilmesini uygun buldu!

Yardımcı doçent kadrosunda görev yapan öğretim üyesinin üniversitenin atanma kriterlerinde görev süresi içerisinde iki yayın yapma şartını taşımadığı gerekçesiyle ilişiği kesilmiştir.

İlk derece mahkemesi, 2547 sayılı Yasanın 23 üncü maddesinde; her atama sonunda görev süresinin kendiliğinden sona ereceği ifade edildiği halde, ilgililere bu göreve yeniden atanmak için ne kadar süre içinde başvurmalarının gerektiği yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği, ayrıca davacının ''hakemli dergilerde en az iki makale yayımlamış olmak'' koşulunu sağlayacak iki makalesinin yayınlanmak üzere kabul edildiğini ve Haziran ayının son haftasında dergilerin basılmış ve makalelerin yayımlanmış olacağı hususu dikkate alındığında işlemde hakkaniyet yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar vermiş ve bölge idare mahkemesi kararı uygun bulmuştur.

Danıştay Sekizinci Dairesi ise, davacının son atanma dönemi olan 20/05/2013-20/05/2016 tarihleri arasında hakemli dergilerde en az iki bilimsel makalesinin yayımlanmış olması gerekliliğine karşın, bu tarihler arasında hakemli dergilerde yayımlanmış makalesinin bulunmadığı, makalelerini 14/06/2016 ve 25/05/2016 tarihlerinde yayınlanması için gönderdiği ve yardımcı doçentliğe yeniden atanma ilkelerinde yer alan şartı taşımadığı açık olan kişinin görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmemiştir.

İlgili mahkeme ayrıca, öğretim üyelerinin her yeniden atama süresi sonuna kadar başta bilimsel eserler olmak üzere diğer koşullar tamamlanarak bilimsel eserlerini de içeren dosyaları hazırlayarak davalı idareye başvurmaları gerektiğinin altını çizmiştir.

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2018/2992

Karar No : 2022/2434

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Üniversitesi

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KAPAT [X]

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ...Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı'nda yardımcı doçent kadrosunda görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 2547 sayılı Yasanın 23. maddesinde; her atama sonunda görev süresinin kendiliğinden sona ereceği ifade edildiği halde, ilgililere bu göreve yeniden atanmak için ne kadar süre içinde başvurmalarının gerektiği yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği, davacının görev süresinin 20/05/2016 tarihinde sona ermesine karşın, kadro ve ilişik kesme işleminin 28/06/2016 tarihinde karara bağlandığı, oysa davacının bu kadroda devam edebilmesi için gerekli olan ''hakemli dergilerde en az iki makale yayımlamış olmak'' koşulunu sağlayacak iki makalesinin yayınlanmak üzere kabul edildiğini ve Haziran ayının son haftasında dergilerin basılmış ve makalelerin yayımlanmış olacağı hususunu, davaya konu karardan önce olmak üzere 20/06/2016 tarihinde Dekanlığa sunduğu görüldüğünden, bu başvuru üzerine makul bir sürenin davacıya tanınmasından sonra işlem tesisi gerekmekte iken, kadro ile ilişiği kesen 28/06/2016 günlü, ... sayılı işlemle geriye dönük olarak ve davacının başvurusundan sonra başlamak üzere 21/06/2016 tarihinden itibaren ilişiğinin kesilmesinde hakkaniyet yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir..

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıdan yeniden atanma süresinden aylar önce gerekli bilgi ve yayınları içeren dosyasını sunması talep edilmesine rağmen, atama işlemlerinin tamamlanması gereken tarihe kadar herhangi bir bilimsel dosya sunmadığı, 20/06/2016 tarihli dilekçesiyle yardımcı doçentliğe yeniden atanmak için yayınlaması gereken makalelerinin henüz yayınlanmadığını belirttiği, dolayısıyla yeniden atanma şartlarını sağlamadığının kendi ifadesiyle beyan edildiği, Mahkemece davacıya makul bir süre sunulmadan başvurusunun reddedilmesi gerektiği belirtilmişse de davacının normal görev süresinin 20/05/2016 tarihinde sona erdiği, atamasının yeniden yapılması için bilimsel dosyasını sunmasına yönelik yaklaşık üç ay önceden yazı yazıldığı, ayrıca sözlü olarak da birçok kez bu hususun kendisine söylenmesine rağmen bu tarihe kadar herhangi bir başvuruda bulunmadığı, en son verdiği dilekçe ile de görev süresi içinde yayınlamak zorunda olduğu iki makale şartını sağlamadığını kendisinin ifade ettiği, sonuç olarak yeniden atanma kriterlerini sağlamayan davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, 2547 sayılı Kanun'da yeniden atanma için hangi sürelerde başvurulması gerektiğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı, müvekkilinin yazmış olduğu makalelerinin yayınlanmasını beklediği için davalı idarece belirtilen sürede dosyasını vermediği, makalelerinin yayınlanmasını beklediğine dair dilekçe vermesine rağmen verdiği dilekçe davacının atama şartlarını taşımadığını ikrar şeklinde yorumlanarak görev süresinin uzatılmadığı, 29/06/2016 tarihinde yeniden atanma şartlarını yerine getirdiğine dair dosyasının davalı idareye sunulmasına rağmen dava dosyasının işleme alınmadığı, yeniden atama işleminin kesintisiz olacağına dair emredici bir hüküm olmamasına rağmen davalı idarece haksız ve hukuka aykırı bir şekilde dosyasının işleme alınmadığı, sonuç olarak müvekkilinin alanında başarılı bir akademisyen olduğu ve bağlı bulunduğu anabilim dalının kedisi hakkında olumlu görüş verdiği, hizmetine de ihtiyaç duyuluğu hususunun açık olduğu belirtilerek işlemin hukuka aykırı olduğu dolayısıyla davalı idarenin haksız temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

...Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı'nda yardımcı doçent kadrosunda görev yapan davacıya, üç yıllık görev süresi dolacağı gerekçesi ile yeniden atama için gerekli bilimsel dosyanın hazırlanıp sunulması gerektiğinin bildirilmesine rağmen, davacının görev süresinin sona erdiği tarih olan 20/05/2016 tarihine kadar dosyasını davalı idareye sunmadığı, 20/06/2016 tarihinde verdiği dilekçe ile bilimsel nitelikteki makalelerinin yayımlanması için iki ayrı hakemli dergiye sunduğunun ve makalelerin kabul edilip basım için beklendiği hususunun yazılı olarak bildirmesi üzerine, 21/06/2016 tarihinde toplanan Fakülte Yönetim Kurulu'nda davacının görev süresinin 20/05/2016 tarihinde sona ermesine rağmen yeniden atanmasına ilişkin dosyasını sunmaması nedeniyle yardımcı doçent kadrosuyla ilişiğinin kesilmesi hususunun Rektörlük makamına arzına karar verilmesi üzerine, davacının yardımcı doçent kadrosuyla ilişiğinin kesilmesi hususunun Rektörlükçe onaylanarak yardımcı doçentlik kadrosuyla ilişiği kesilmiştir.

Bunun üzerine davacı tarafından ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yardımcı Doçentliğe Atama" başlıklı 23. maddesinde; "a) Bir üniversite biriminde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda dekan, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda müdürler; biri o birimin yöneticisi, biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama, rektör tarafından yapılır(...) b) Yardımcı doçentliğe atanmada aranacak şartlar: (1) Doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilecek belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak, (2) Fakülte, enstitü veya yüksekokul yönetim kurullarınca, biri o dilin öğretim üyesi olmak üzere seçilecek üç kişilik bir jüri tarafından; sınava girenin kendi bilim alanında Türkçeden yabancı dile, yabancı dilden Türkçeye 150 - 200 kelimelik bir çeviriyi kapsayan yabancı dil sınavını başarmak. c) Üniversiteler, yardımcı doçentlik kadrosuna atama için bu maddede aranan asgari koşulların yanında, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmüne yer verilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanun'un 23. maddesine dayanılarak hazırlanan Ankara Üniversitesi Senato Kararı ile "Ankara Üniversitesi Öğretim Üyeliği Kadrolarına Atanma ve Yükseltilme İlkeleri" belirlenmiştir. Bu ilkelerde sosyal bilimler alanında yardımcı doçentliğe tekrar atanma için "Her atanma döneminde hakemli dergilerde en az iki makale yayınlatmış olmalıdır. Bu makaleler çok yazarlı ise, aday en az bir tanesinde 1. veya 2. isim olmalıdır.

Ardışık iki atanma döneminde kendi bilim alanında en az bir uluslararası veya iki ulusal kongre veya bilimsel toplantıda poster dahil bildiri sunmuş olmalıdır. Başvuru koşulu olarak Seçenekli Etkinlik Listesinde bulunanlardan, iki bilgi üretme alanından; iki bilgiyi yayma alanından olmak üzere en az dört tanesini son üç yıl içerisinde gerçekleştirmiş olmalıdır." şartları belirlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yükseköğretim Kanun'un 23. maddesi ile yardımcı doçentliğe atanma şartlarının belirlendiği, belirlenen bu şartların yanında üniversitelerce ek koşulların getirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm çerçevesinde çıkarılan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyeliği Kadrolarına Atanma ve Yükseltilme İlkeleri ile birtakım ek koşulların getirildiği, ek koşullardan birinin de her atanma döneminde hakemli dergilerde en az iki makalenin yayınlatmış olmasının yeniden atanma için zorunlu olduğuna karar verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; son olarak davalı üniversiteye 20/05/2013 tarihinde yardımcı doçent olarak üç yıllığına atanan davacıya, görev süresinin 20/05/2016 tarihinde sona erecek olması nedeniyle 03/03/2016 tarihli Dekanlık yazısı ile yeniden atamasının yapılabilmesi için bilimsel çalışmalarını ve diğer akademik etkinliklerini içeren dosyayı Dekanlığa teslim etmesi gerektiği hususunun bildirilmesine rağmen, davacı tarafından 20/05/2016 tarihine kadar bilimsel dosyasını davalı idareye sunmadığı, 20/06/2016 tarihli dilekçe ile Ankara Üniversitesi Öğretim Üyeliği Kadrolarına Atanma ve Yükseltilme İlkelerinde belirtilen "Her atanma döneminde hakemli dergilerde en az iki makale yayımlanmış olmak" koşulu doğrultusunda iki hakemli dergiye iki makalesini gönderdiğini, söz konusu dergilerin basımını beklediğini ve haziran ayının son haftasında dergilerin basılmış ve makalelerinin yayımlanmış olacağının öngörüldüğünü davalı idareye bildirdiği görülmektedir.

Yukarıda alıntısı yapılan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyeliği Kadrolarına Atanma ve Yükseltilme İlkelerinde yardımcı doçentliğe yeniden atanmak için her atanma döneminde hakemli dergilerde en az iki makale yayınlanmasının şart koşulduğu ve atanma döneminde bu şartı yerine getiremeyenlerin tekrardan yardımcı doçentliğe atanamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bölge idare mahkemesince; davacının dilekçesinde belirttiği makalelerinin Yaklaşım Dergisi ve Ankara Barosu Dergisi'ne hangi tarihte gönderildiğinin ve yayın kabulünün hangi tarih olduğuna dair yapılan ara karara cevap veren davacının gönderdiği belgelerden, Yaklaşım Dergisine gönderdiği makalesinin yayınevine 14/06/2016 tarihinde ulaştığı ve 20/06/2016 tarihinde yayınlanmasına karar verildiği, 27/06/2016 tarihinde de yayınlandığının belirtildiği, Ankara Barosu Dergisine de makalesini 25/05/2016 tarihinde yayınlanması için gönderdiği ve bu makalenin de 06/06/2016 tarihinde kabul edildiği görülmektedir.

Bu durumda; davacının, son atanma dönemi olan 20/05/2013-20/05/2016 tarihleri arasında hakemli dergilerde en az iki bilimsel makalesinin yayımlanmış olması gerekliliğine karşın, bu tarihler arasında hakemli dergilerde yayımlanmış makalesinin bulunmadığı, makalelerini 14/06/2016 ve 25/05/2016 tarihlerinde yayınlanması için gönderdiği, dolayısıyla atanma dönemi bittikten sonra makalelerinin yayınlandığı, makalelerini dergilere gönderme tarihinin dahi görev süresinin tamamlaması sonrası olduğu anlaşıldığından, yardımcı doçentliğe yeniden atanma ilkelerinde yer alan şartı taşımayan davacının, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte taraftan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında 2547 sayılı Yasa'nın 23. maddesinde, her atama sonunda görev süresinin kendiliğinden sona ereceği ifade edildiği halde, ilgililere bu göreve yeniden atanmak için ne kadar süre içinde başvurmalarının gerektiği yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği belirtilmişse de; yeniden atanmak için, belirlenen süre içerisinde atama dönemi sonuna kadar başta bilimsel eserler olmak üzere diğer koşullar tamamlanarak yeniden atanma için bilimsel eserlerini de içeren dosyanın hazırlanarak davalı idareye başvurulması gerekmektedir.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,

2. ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

Memurlar.Net'i Facebook'tan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz