Advertisement

Danıştay: Muvafakatsiz kurumlararası nakil olamaz

Danıştay 2. Dairesi, kurumlararası nakil sürecinde her iki kurumdan da muvafakat alınması gerektiği, sadece bir kurumun muvafakatinin yeterli olmayacağını belirtti.

Eklenme : 15 Ağustos 2022 00:05
Danıştay: Muvafakatsiz kurumlararası nakil olamaz

Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesinde hemşire olarak görev yapan davacı tarafından eşinin polis memuru olarak görev yaptığı gerekçesiyle aile birliği mazeretine dayalı olarak kurumlar arası nakil suretiyle geçiş talebinde bulunmuştur.

İlk derece mahkemesince dava aşağıdaki gerekçe ile reddedilmiştir:

Davacı konusunda, herhangi bir kurum tarafından muvakafat istenmemiştir.

Personel yetersizliği olduğu için muvafakat verilmesinin uygun olmayacağının bildirilmiştir.

Davalı idarece de davacının nakil yoluyla atanması için münhal yeterli kadrosunun olmadığı ayrıca davacının kurumlararası naklen atanmak için ilk önce görev yaptığı kurumdan muvafakat alması gerektiği belirtilmiştir.

X Tıp Fakültesi Rektörlüğü davacının muvafakat talebine olumsuz yanıt vermiştir.

Nakil yolu ile geçilmek istenilen kurum, muvafakatsiz nakli kabul etmek zorunda değildir.

Bu konuda takdir yetkisinin bulunmakta olup, nakil istemini kabul etmesi konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanamaz.

Danıştay 2. Dairesi bu kararı onamıştır.

T.C.

DANIŞTAY

İKİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/922

Karar No: 2022/1643

KAPAT [X]

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU:

...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem:

...Üniversitesi... Tıp Fakültesi Hastanesinde hemşire olarak görev yapan davacı tarafından, eşinin zorunlu doğu hizmeti kapsamında... İl Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yaptığı gerekçesiyle aile birliği mazeretine dayalı olarak kurumlar arası nakil suretiyle Diyarbakır ili'ne naklen atanma talebiyle Sağlık Bakanlığı'na yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

.... İdare Mahkemesinin ...tarih, E:..., K:...sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere kural olarak memur statüsünde çalışmak, bu amaçla yapılan bir seçme sınavında başarılı olma koşuluna bağlı bulunmakta iken kanun koyucu tarafından, söz konusu sınavdan muaf tutulmak suretiyle genel kurallara istisna tanınarak sözleşmeli personel statüsünden memur kadrosuna atananlara beş yıl süresince diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil yasağının getirilmesi kamu hizmetine girme hakkı ve kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkeler konusunda Anayasa'nın 70. ve 128. maddeleri kapsamında bir engel teşkil etmediği ve Devletin, ailenin korunması hususundaki pozitif yükümlülüğünün ihlaline yol açmadığı gibi aile birliği bakımından ölçüsüz bir müdahale olarak da nitelendirilemeyeceği,

Davacının 5 yıllık zorunlu çalışma süresini Kanunun düzenlenme maksadının aksine fiilen çalışarak tamamlamadığı, davacının görev yapmakta olduğu... Üniversitesi Tıp Fakültesi Rektörlüğü'nün dava dosyasındaki beyanlarından anlaşılacağı üzere davacı konusunda, herhangi bir kurum tarafından muvakafat istenmediği, personel yetersizliği olduğu için muvafakat verilmesinin uygun olmayacağının bildirildiği, davalı idarece de davacının nakil yoluyla atanması için münhal yeterli kadrosunun olmadığı ayrıca davacının kurumlararası naklen atanmak için ilk önce görev yaptığı kurumdan muvafakat alması gerektiğinin belirtildiği, ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Rektörlüğü'nün de davacının muvafakat talebine olumsuz yanıt verdiği, nakil yolu ile geçilmek istenilen kurumun muvafakatsiz nakli kabul etmek zorunda olmadığı, bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu, nakil istemini kabul etmesi konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanamayacağı görüldüğünden davacının kurumlararası geçiş yoluyla naklen atanma isteminin zımnen reddi yolundaki dava konusu işlemde, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ise temyiz incelemesine konu ...günlü, E:...sayılı kararla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/6. maddesi uyarınca, kesin karara karşı yapılan temyiz istemi Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından; aile bütünlüğünün bozulduğu, anayasal haklarının ihlal edildiği, aile bütünlüğünün sağlanması açısından kurumlar arası naklen atama yoluyla davalı bakanlık nezdinde geçmesinin zorunlu olduğu, bu nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI:

Davalı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:

...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:...sayılı kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu ve "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararları ile Bölge İdare Mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği kurala bağlanmıştır.

Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 49. maddesinde ise, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın kararı hukuka uygun bulursa onayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2. ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:...sayılı kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/04/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Memurlar.Net'i Youtube'dan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz