'O dönem' Vergi Mahkemesi Başkanı atanma iltisakı ve irtibatı destekleyen unsur sayıldı

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, FETÖ/PYD iltisak ve irtibatı nedeniyle meslekten çıkartılan yargı mensuplarına ilişkin temyiz karalarını analiz etmeye devam ediyoruz.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 08 Aralık 2022 00:10, Son Güncelleme : 07 Aralık 2022 11:25
'O dönem' Vergi Mahkemesi Başkanı atanma iltisakı ve irtibatı destekleyen unsur  sayıldı

Daha önceki haberlerimizde de vurgulandığı üzere, İDDK kararları ışığında FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Bakanlığı ve HSK'da etkin olduğu "döneme" ışık tutacak bilgiler ortaya çıkmaktadır.

İltisak ve irtibata ilişkin bylock başta olmak üzere, tanık beyanları, para transferleri, hakim/savcı adaylığı hazırlanma evlerinde kalma vb kriterler yanında örgütün ele geçirdiği kurumlarda nasıl bir yapılanma içine girebileceğine ilişkin önemli kriterler ortaya çıkmaktadır:

İdari görevlerin bunlarla doldurulması

Müfettiş ve başmüfettiş kadrolarının ele geçirilmesi

Dil eğitimine öncelikle örgüt mensuplarının gönderilmesi

Önemli faaliyetlerin örgüt mensuplarına verilmesi

Tecrübesi olmayanların kritik yerlere konması (başsavcı vekili) gibi.

Yayımlanan son bir kararda ise Vergi Mahkemesi Başkanlığına ilişkin değerlendirme yapıldı:

"Davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde daha önce bu yönde bir tecrübesi olmadığı halde yargıda unvanlı bir görev olan Vergi Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesinin kararda belirtilen delillerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu kanaatine varıldığı,"

Temyiz isteminin reddine ilişkin 5. Daire kararı İDDK tarafından onandı.

T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 2021/188
Karar No: 2022/414

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .

KARŞI TARAF (DAVALI) : .
VEKİLİ: Av..

İSTEMİN KONUSU:

Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 tarih ve E:2017/6043, K:2020/2634 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun . tarih ve . sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun . tarih ve . sayılı kararının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti:

Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 tarih ve E:2017/6043, K:2020/2634 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin iddialarının yerinde görülmediği,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun . Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararıyla reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,

Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt mensubu olduğuna, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,

Davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde daha önce bu yönde bir tecrübesi olmadığı halde yargıda unvanlı bir görev olan Vergi Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesinin kararda belirtilen delillerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu kanaatine varıldığı,

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, Anayasa ve 2802 sayılı Kanunda belirlenen usul ve güvenceler dikkate alınmadan, hakkında soruşturma açılıp savunması dahi alınmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, aleyhinde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan meslekten çıkartılmasının masumiyet karinesine aykırı olduğu, üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığı, bu sebeple dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararda örgütün hiyerarşik yapısı içindeki yerinin, örgütün hangi talimatı ile hangi eylem ve işlemleri gerçekleştirdiğinin ve hangi tutum ve davranışları ile anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ortaya konulamadığı, aleyhindeki tanık beyanları ve diğer delillerin yasalara aykırı olarak elde edildiği, bu nedenle hükme esas alınamayacağı, davanın reddine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/06/2020 tarih ve E:2017/6043, K:2020/2634 sayılı kararının ONANMASINA,

3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,

4. Kesin olarak, 10/02/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Memurlar.Net'i Instagram'dan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz