Üniversite ödeneğinde vakıfta geçen süreler dikkate alınır mı?

Ankara Bölge İdare Mahkemesi, vakıf yükseköğretim kurumlarında çalıştıktan sonra devlet üniversitesine geçen profesörlerin ödeneklerinin tespitinde vakıfta geçen sürelerinin sayılmasının hukuken mümkün olmadığına hükmetti.

Kaynak : Memurlar.Net
Eklenme : 01 Ağustos 2021 00:03
Üniversite ödeneğinde vakıfta geçen süreler dikkate alınır mı?

Vakıf yükseköğretim kurumunda profesörlükte üç yılını doldurduktan sonra devlet üniversitesine geçiş yapan öğretim üyesinin tazminat göstergesinin ve üniversite ödeneğinin 2914 sayılı Kanunca yüksek orandan ödenmesi talebinin reddedilmesi üzerine dava açılmıştır.

İlk derece mahkemesi, 2547 sayılı Kanun ve 2914 sayılı Kanunda kadro lafzı kullanılırken bir istisnaya yer verilmemiş olmamasına rağmen Kanunun bütününe aykırı olarak daraltıcı yorum yapmak suretiyle vakıf üniversitesinde profesör kadrosunda geçen sürenin profesör kadrosunda geçen üç yıl kapsamında değerlendirilmeyerek davacının başvurusunun reddini hukuk aykırı görmüştür.

Üniversite tarafından istinafa yapılan başvuru sonucunda; vakıf yükseköğretim kurumlarındaki akademik personelin ücret, prim, çalışma saatleri, tatil günleri ve sosyal güvenlik gibi özlük haklarının 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre belirlendiği, söz konusu personelin mali hakları ve Devlet memuru kadrosu ile ilişkilendirilme bakımından ne 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi üniversite öğretim elamanlarının aylık, ödenek ve sair özlük haklarını düzenleyen 2914 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, kanun koyucu tarafından bu yönde bir düzenleme yapılmadığı sürece yorum ya da kıyas da yapılamayacağı, dolayısıyla davacının vakıf yükseköğretim kurumunda profesör kadrosunda geçen hizmet süresinin Devlet yükseköğretim kurumu profesör kadrosunda geçen üç yıl kapsamında değerlendirilmeyerek başvurusunun reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmeyerek kesin olarak hüküm verilmiştir.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi
Esas No.: 2020/2251

Karar No.: 2020/2818

İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN

(DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü/ANKARA

VEKİLİ :Hukuk Müşaviri ..

KARŞI TARAF (DAVACI) :..

VEKİLİ: Av..

İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptali yönünde verilen 15/06/2020 gün ve E:2019/2293, K:2020/1034 sayılı kararın; davalı idare vekilince, Vakıf üniversitesinde profesör unvanıyla istihdam edilen bir kimsenin kamu personel rejimi çerçevesinde profesör kadrosunda çalışmadığı, işçi statüsünde çalıştığı, davacının profesör kadrosunda üç yıl çalışmış olmak koşulunu karşılamadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KAPAT [X]

Dava; .. Üniversitesinde profesör kadrosunda görev yapan davacı tarafından, profesörlükte üç yılını doldurduğundan bahisle tazminat göstergesinin 6000 olarak uygulanması ve en yüksek devlet memuru brüt aylık tutarının %245'inin her ay üniversite ödeneği olarak ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21.11.2019 tarih ve E.2089 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; davacının davalı idareden istemde bulunduğu makam tazminatı göstergesinin 6000 olarak uygulanması ve en yüksek devlet memuru brüt aylık tutarının %245'inin her ay üniversite ödeneği olarak ödenmesinin ön koşulu yukarıda yer verilen 2914 sayılı Kanun düzenlemesinde profesör kadrosunda üç yılını doldurmuş olmak hususu düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın bu üç yıl içerisine vakıf üniversitesindeki çalışmaların dahil edilip edilmeyeceğine ilişkin bulunduğu, 2914 sayılı Kanunun yükseköğretim personeline ilişkin düzenlemeler yaparken Devlet üniversitesi, vakıf üniversitesi şeklinde bir ayrım yapmadığı, söz konusu düzenlemelerin bütün yükseköğretim kurumlarını kapsadığı, gerek 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve gerekse de 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun lafzı bütün olarak değerlendirildiğinde, kadro ifadesinin bütün yükseköğretim kurumlarını kapsayıcı olarak kullanıldığı, Kanun düzenlemesinde özlük haklarına ilişkin o madde kapsamında bir istisna varsa bunun ayrıca belirtildiği, makam tazminatı ve üniversite ödeneğine ilişkin düzenlemede ise vakıf üniversitesinde profesör kadrosunda geçen sürenin Kanunda belirtilen profesör kadrosunda üç yıl bulunma kapsamında değerlendirilmeyeceğine yer verilmediği, bu durumda; 2547 sayılı Kanun ve 2914 sayılı Kanunun istisnalara ayrıca yer verilerek tüm yükseköğretim kurumlarını kapsaması ve kadro lafzı kullanılırken bir istisnaya yer verilmemiş olmamasına rağmen, Kanunun bütününe aykırı olarak daraltıcı yorum yapılarak vakıf üniversitesinde profesör kadrosunda geçen sürenin profesör kadrosunda geçen üç yıl kapsamında değerlendirilmeyerek davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anayasanın "Yükseköğretim Kurumları" başlıklı 130. maddesinde; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı, Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumlarının kurulabileceği, üniversiteler ve bunlara bağlı birimlerin, Devletin gözetimi ve denetimi altında olduğu, yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması hususlarının kanunla düzenleneceği ve vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 2 nci maddesinde Kanun'un kapsamı; yükseköğretim üst kuruluşları, bütün yükseköğretim kurumları, bağlı birimleri ve bunlarla ilgili faaliyet ve esaslar olarak belirlenmiş, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "Yükseköğretim Kurumları: Üniversite ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunların bünyesinde yer alan fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuvarlar, araştırma ve uygulama merkezleri ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı meslek yüksekokulları ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın ve kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından kurulan meslek yüksekokullarıdır." şeklinde, " l) (Değişik: 22/2/2018-7100/2 md.) Öğretim Elemanları: Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileridir. m) (Değişik: 22/2/2018-7100/2 md.) Öğretim Üyeleri: Yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleridir. (1) Profesör: En yüksek düzeydeki akademik unvana sahip kişidir. ..." şeklinde tanımlanmış, "Profesörlüğe yükselme ve atama" başlıklı 26. maddesinde, "a) Profesörlüğe yükseltilerek atamada; 1) Doçentlik unvanını aldıktan sonra en az beş yıl süreyle, açık bulunan profesörlük kadrosu ile ilgili bilim alanında çalışmış olmak, 2) Doçentlik unvanını aldıktan sonra, ilgili bilim alanında özgün yayınlar veya çalışmalar yapmış olmak, gerekir. Yukarıdaki (2) numaralı bentteki yayınlardan biri, başvuru dosyasında başlıca araştırma eseri olarak belirtilir. Üniversiteler, profesörlüğe yükseltilerek atama için aranan bu asgari koşulların yanında, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. b) Profesörlüğe yükseltilerek atama yapılabilmesi için: 1) Üniversitelerde veya yüksek teknoloji enstitülerinde atama yapılacak olan profesörlük kadroları, rektörlük tarafından ilan edilir. 2) Profesörlük kadrosuna başvuran adayların durumlarını ve bilimsel niteliklerini tespit etmek için üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunca en az üçü başka üniversitelerden veya yüksek teknoloji enstitülerinden olmak üzere ilan edilen kadronun bilim alanıyla ilgili beş profesör seçilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar. c) Profesörlüğe yükseltilerek atanan kişi, bir başka yükseköğretim kurumunda veya bir başka bilim dalında boş bulunan profesörlük kadrosuna, ancak (a) ve (b) fıkralarında belirtilen esas ve usullere uygun olarak atanabilir", Ek 8. maddesinde de; "Vakıfca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretim elemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar." hükmüne yer verilmiştir.

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 2. maddesinde 04.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi üniversite öğretim elamanlarının aylık, ödenek ve sair özlük hakları Kanunun kapsamı olarak belirlenmiş, 5. maddesinde, "Üniversite öğretim elamanlarının aylıklarının hesaplanmasında, Devlet memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayı dikkate alınır.(2) Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.", 12. maddesinde, "657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuru bürüt aylık (ek gösterge dahil) tutarının; 1) Profesörlerden Rektör, Rektör Yardımcısı, Dekan, Dekan Yardımcısı, Yüksekokul Müdürü olanlar ile Profesör kadrosunda üç yılını tamamlamış bulunanlara % 245'i Her ay üniversite ödeneği olarak ödenir.", Ek 2. maddesinde, "Bu Kanuna ekli Makam Tazminatı Cetvelinde yazılı kadro ve görev unvanlarına atananlara hizalarında belirtilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda Makam Tazminatı ödenir. Makam Tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Makam tazminatının hak edilmesinde ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca diğer kanunlarda belirtilen Yüksek Hakimlik Tazminatı ve Makam Tazminatı ödenmez." hükmü yer almış, Kanuna ekli makam tazminatı cetvelinde de kadro ve görev unvanı başlığı altında profesörlere bu kadroda üç yılını tamamlamış olmak şartıyla tazminat göstergesinin 6000 olarak uygulanacağı düzenlenmiştir.

2914 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin gerekçesinde, "Profesör kadrosuna atanmış olanlara 657 sayılı Kanuna göre ödenmekte olan makam tazminatının tabi oldukları mevzuata göre ödenebilmesi sağlanmakta, Rektörlerin makam tazimatı profesörlere, göre daha fazla artırılmak suretiyle farklılaştırılmakta ve makam tazminatı ödenen akademik personel kapsamına Doçent kadrosuna atananlar da dahil edilmektedir." denilmiştir.

Anayasa'nın 130. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Öğretim Elemanlarının seçimi" başlıklı 23. maddesinde; "Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında, devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretim kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarında özellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyimine sahip olması gözetilir.

Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan 'özlük hakları' ibaresi Danıştay 8. Dairesi'nin 29.04.2011 tarih E:2008/8234, K:2011/2452 sayılı kararı ile "Yönetmelik kuralındaki 'özlük hakları' kavramında, ... vakıf yükseköğretim kurumlarında istihdam edilen akademik personelin mesleki güvencelerine ilişkin Anayasa'nın 130. maddesi ve 2547 sayılı Yasa hükümlerine uygunluk görülmediği; öte yandan, vakıf yükseköğretim kurumları, mali konular yönünden, devlet yükseköğretim kurumlarının tabi olduğu hükümlere bağlı olmadıklarından, akademik personelin aylık ve diğer parasal hakları bakımından İş Kanunu hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla, vakıf yükseköğretim kurumlarında istihdam edilecek akademik personelin mesleki güvencelerine ilişkin çalışma esaslarının (akademik personelin atanması, görevleri, unvanları, emeklilikleri, terfileri ve görevlerine son verilmesi gibi) idari sözleşmeyle belirlenmesi; akademik personelin yukarıda belirtilenler dışında kalan özlük haklarının ise (ücret, prim, çalışma saatleri, tatil günleri ve sosyal güvenlik gibi) İş Kanunu hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı" gerekçesiyle iptal edilmiş bulunmaktadır.

Aynı Yönetmeliğin "Uygulanacak hükümler" başlıklı 32. maddesinde de, "Vakıf yükseköğretim kurumları 2547 sayılı Kanunun vakıf yükseköğretim kurumları ile ilgili ek Maddelerinde aksine bir hüküm bulunmadığı sürece 2547 sayılı Kanunun bütün hükümlerine uymakla yükümlüdürler." düzenlemesi yer almıştır.

2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun (Bu Kanunun adı "Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun" iken, 15.12.1999 tarihli ve 4488 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirildiği) Ek maddelerinde, vakıflar tarafından kurulan üniversitelerin kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kuruldukları hükme bağlanmış olup; 13.10.1994 tarihinde kabul edilen 3961 sayılı Kanunla değiştirilen Ek 33. maddesinde, Ankara'da "Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı ile Haberal Eğitim Vakfı" tarafından 2547 sayılı Kanunun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz ".. Üniversitesi" adıyla yeni bir vakıf üniversitesi kurulduğu belirtilmiştir. Bu haliyle 2809 sayılı Kanun'un vakıf yükseköğretim kurumlarını, 2547 sayılı Kanun'un vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak kaydıyla düzenlediği görülmektedir.

78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin "Kadrolar" başlıklı 1. maddesinde, "28/3/1983 tarih ve 2809 sayılı 'Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkındaki 41 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un kapsamına dahil yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına ait kadrolar ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiş ve ilgili yükseköğretim kurumlarına tahsis edilmiştir." hükmü yer almıştır.

Öte yandan, memurların ve diğer kamu görevlilerinin aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin Kanunla düzenleneceği yolundaki anayasal kural gereğince, mali ve özlük haklara ilişkin olarak açık bir kanun hükmüne dayanılmaksızın, idarelerce herhangi bir ödemede ve tasarrufta bulunulamayacağı da açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının 01.12.2016 tarihinde .. Üniversitesi Hukuk Fakültesinde profesör kadrosuna atandığı ve daha sonra 21.06.2019 tarihinde .. Üniversitesi Hukuk Fakültesinde profesör kadrosuna atandığı, profesörlükte üç yılını doldurduğundan (vakıf üniversitesinde profesör akademik unvanı ile geçen sürenin dahil edilmesi suretiyle) bahisle, makam tazminatı göstergesinin 6000 olarak uygulanması ve en yüksek devlet memuru brüt aylık tutarının %245'inin her ay üniversite ödeneği olarak ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptığı 06.11.2019 tarihli başvurunun 21.11.2019 tarih ve E.20.89 sayılı işlemle reddi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bakılan uyuşmazlıkta; Dairemizin 05.10.2020 tarih ve 2020/2251 esas sayılı ara kararına, Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen cevap yazısına; "2914 sayılı Kanuna Ekli 'Ek Gösterge Cetveli'nde belirtilen 'profesörlük kadrosunda dört yılını tamamlamış olma' ve 'Makam Tazminatı Cetveli'nde belirtilen 'profesörlük kadrosunda üç yılını tamamlamış olma' koşullarının sadece Devlet yükseköğretim kurumları kadrolarında istihdam edilmek suretiyle sağlanabileceği düşünüldüğünden, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarının 4857 sayılı Kanuna tabi olarak geçen hizmet sürelerinin, kazanılmış hak aylıklarının, görev aylıklarının tespitinde dikkate alınmasına imkan bulunmadığı"na dair 13.11.2018 tarih ve 7311 sayılı, 25.08.2017 tarih ve 7031 sayılı görüş ve mütalaaların eklendiği, aynı ara kararına Yükseköğretim Kurulu'nca verilen cevap yazısına; "... vakıf üniversitelerinde görev yapan öğretim üyelerinin statülerinin, devlet üniversitelerinde kadrolu olarak görev yapan öğretim üyelerinden farklı olması nedeniyle, vakıf üniversitelerinde profesörlükte geçen sürelerin profesörlük özlük haklarından yararlanılmasında hizmetine ve kıdemine sayılamayacağına karar verildiğine" dair Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu'nun 02.04.2014 tarih ve 2014.12.2009 sayılı kararının eklendiği, aynı ara kararına .. Üniversitesi'nce verilen 23.10.2020 tarih ve 30786 sayılı cevap yazısında ise, davacının üniversitelerinde 04/08/2005 yılında başladığı Hukuk Fakültesi'nde, 29/11/2016 tarihinde profesörlük kadrosuna atandığı, üniversitelerinde akademik kadroların, rektörlük tarafından açıldığı ve atama/yükseltmelerin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında gerçekleştirildiği, vakıf üniversitelerinde "kadro" olarak atamaların, devlet üniversitelerinden farklı olarak üniversite içinde açıldığı, devlet memuru kadroları ile ilişkilendirilmediği, davacıya Profesör unvanı ile görev yapmakta iken yapılan ücret ödemesinin, 4857 sayılı İş Kanunu gereğince iş sözleşmesi kapsamında, profesör unvanı karşılığı olarak üniversitelerince belirlenen ücretten oluştuğu, vakıf üniversitesi olan üniversitelerinde, kadrolu akademisyenler de dahil olmak üzere ücretlerin, sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510-4/a maddesi) ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olduğu hususlarının belirtildiği görülmektedir.

Bu durumda; yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının aylık ve diğer mali haklarının 2914 sayılı Kanun ile düzenlendiği, kadrolarının ise 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile tahsis edildiği, buna karşın, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği gereğince, vakıf yükseköğretim kurumlarındaki akademik personelin ücret, prim, çalışma saatleri, tatil günleri ve sosyal güvenlik gibi özlük haklarının 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre belirlendiği, dolayısıyla söz konusu personelin mali hakları ve Devlet memuru kadrosu ile ilişkilendirilme bakımından ne 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi üniversite öğretim elamanlarının aylık, ödenek ve sair özlük haklarını düzenleyen 2914 sayılı Kanun kapsamında, ne de 2809 sayılı Kanun kapsamına dahil olan yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına ait kadroları düzenleyen 78 sayılı KHK kapsamında bulunduğu ve vakıf yükseköğretim kurumunda akademik unvan ile geçen çalışmaların/hizmet süresinin mali haklardan yararlanılmasında Devlet yükseköğretim kurumunda geçmiş sayılacağına ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a (eski SSK) maddesine tabi olarak çalışanların 2914 sayılı Kanun'da düzenlenen mali haklardan yararlandırılacaklarına ilişkin açık bir mevzuat hükmünün de bulunmadığı, kanun koyucu tarafından bu yönde bir düzenleme yapılmadığı sürece yorum ya da kıyas da yapılamayacağının anlaşıldığı, dolayısıyla davacının vakıf yükseköğretim kurumunda profesör kadrosunda geçen hizmet süresinin Devlet yükseköğretim kurumu profesör kadrosunda geçen üç yıl kapsamında değerlendirilmeyerek başvurusunun reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi değerlendirme ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait toplam 195,70TLyargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasına ait toplam 46,50 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine; artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere,12/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Bu Habere Tepkiniz