Aynı işi yapmak aynı miktarda emekli aylığı alınacağı anlamına gelir mi?

Danıştay 12. Dairesi kadro, görev, statü ve özlük hakları yönünden farklı mevzuat hükümlerine tabi olan personelin birbirinden farklı emekli aylıkları almasının hukuka uygun olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesi kararını onadı.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Eklenme : 17 Eylül 2021 00:01
Aynı işi yapmak aynı miktarda emekli aylığı alınacağı anlamına gelir mi?

Dava, 657 sayılı Kanuna tabi mahalli katip olarak görev yapmakta iken, 16/10/2012 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından; sözleşmeli sekreter ile aynı işi yaptığı halde, söz konusu personelden daha düşük emekli aylığı aldığından bahisle, emekli aylığının sözleşmeli sekreter ile eşit hale getirilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk derece mahkemesi aşağıdaki gerekçe ile davayı reddetmiştir.

Mahalli katip ile sözleşmeli sekreter unvanlı personel kadro, görev, statü ve özlük hakları yönünden farklı mevzuat hükümlerine tabi olduğu anlaşıldığından, başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık yoktur.

Danıştay 12. Dairesi bu kararı onamıştır.

T.C.

DANIŞTAY

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2018/5976

Karar No: 2020/4305

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .

VEKİLİ: Av..

KARŞI TARAF (DAVALI) : . Başkanlığı

VEKİLİ: Av. .

İSTEMİN KONUSU : . İdare Mahkemesinin. tarih ve E:., K:. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KAPAT [X]

YARGILAMA SÜRECİ:

DAVA KONUSU İSTEM:

. Bakanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi mahalli katip olarak görev yapmakta iken, 16/10/2012 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından; sözleşmeli sekreter ile aynı işi yaptığı halde, söz konusu personelden daha düşük emekli aylığı aldığından bahisle, emekli aylığının sözleşmeli sekreter ile eşit hale getirilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların emekliye ayrıldığı itibaren ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

... İdare Mahkemesince; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 41. ve Ek 70. maddelerinde, emekliye ayrılan memurların, emekli aylığı unsurlarına yer verildiği; davacının emekli olmadan önce . Bakanlığında, 657 sayılı Kanun'a tabi mahalli katip olarak görev yaptığı, sözleşmeli sekreterlerin ise 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara tabi olarak istihdam edildiği; buna göre mahalli katip ile sözleşmeli sekreter unvanlı personelin kadro, görev, statü ve özlük hakları yönünden farklı mevzuat hükümlerine tabi olduğu anlaşıldığından, davacının emekli aylığının sözleşmeli sekreter ile eşit hale getirilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, mahalli katip ile sözleşmeli sekreterin aynı işi yaptığı ve 1994 yılı öncesinde aynı tutarda emekli maaşı aldığı; 1994 yılından itibaren ise sözleşmeli sekreterlerin daha fazla emekli aylığı almaya başladığı; aynı işi yaptıkları halde, sözleşmeli sekreterin daha fazla emekli aylığı almasının Anayasanın eşitlik ilkesine ve hukuk devleti prensibine aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ: Sözleşmeli sekreterlerin emeklilik yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na, mahalli katiplerin ise 5434 sayılı Kanun'a tabi olduğu; bu iki kanuna göre, emekli kesenekleri (primleri) ile emekli (yaşlılık) aylığı hesaplanma biçimi farklı kurallara tabi olduğu dikkate alındığında; davacıya sözleşmeli sekreter ile aynı tutarda emekli aylığı ödenmesi yasal olarak mümkün bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Habere Tepkiniz