Süregelen işlemlerde yönetmeliğe her zaman dava açılabileceğine dair Danıştay kararı

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 30 Nisan 2012 14:20, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

T.C.

D A N I Ş T A Y

İdari Dava Daireleri

Kurulu

Esas No:2007/140

Karar No:2010/5

Özeti : 1991 yılında yürürlüğe giren bir Yönetmelik kuralına karşı 3.4.2006 tarihinde açılan davanın, iptali istenilen kuralın niteliği itibariyle Yönetmelik kapsamında bulunan konutlarda oturanlara devamlı uygulandığı anlaşıldığından, süresinde olduğunun kabulü gerektiği hakkında.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ?

Vekili : Av. ?

Karşı Taraf (Davalılar) : 1- Başbakanlık

2- Ulaştırma Bakanlığı

3- PTT Genel Müdürlüğü

Vekilleri : Av. ? Av. ?

İstemin Özeti : Danıştay Beşinci Dairesi'nin 26.9.2006 günlü, E:2006/1917, K:2006/4271 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmaların Özeti : Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülhan Akyüz'ün Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı İsa Yeğenoğlu'nun Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; Ordu Akkuş İlçesi PTT Müdürlüğü'nde görev yapan ve lojmanda oturan davacı tarafından, yakıt ihtiyacının tesbitiyle ilgili Kamu Konutları Yönetmeliği ile Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü Konut Yönetmeliği'nin, (10) sayılı cetvelinde yer alan Ordu Akkuş İlçesinin III. Bölgede olduğuna ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Beşinci Dairesi 26.9.2006 günlü, E:2006/1917, K:2006/4271 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinden bahisle, Kamu Konutları Yönetmeliği'nin eki (10) sayılı cetvelde 15.1.1991 günlü, 91/1391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan değişikliklerin 16.2.1991 günlü, 20788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buradaki hükmün PTT Genel Müdürlüğü Konut Yönetmeliği'ne aynen alınarak, Sağlık ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı'nın 7.3.1991 günlü, 56-131/986 sayılı yazısı ile tüm PTT Başmüdürlüklerine gönderildiği anlaşılmakla, düzenleyici işleme karşı dava açma süresi içinde açılmayan davanın esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.

Davacı, lojmanda oturduğu sürece kömür ihtiyacının devam ettiğini ileri sürerek anılan kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler..." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan maddede açıkça ifade edildiği üzere bir düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlemi veya uygulama işlemini ya da her ikisini birlikte iptal davasına konu yapabileceği kuşkusuzdur.

23.3.1984 günlü, 18524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Konutları Yönetmeliği"nin değişik 29. maddesinde; tamamı kamu kurum ve kuruluşlarının (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olan konutları hariç) mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan konutların, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarının, bu Yönetmeliğe ekli (9) ve (10) sayılı cetvellerde gösterilen esaslara göre, her konut blok veya grupları için ayrı ayrı olmak üzere, her yıl Mayıs ayının ilk onbeş günü içinde tesbit edileceği, kamu konutlarının gereğinden fazla yakılmasından dolayı, kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarından fazla ihtiyaç duyulan yakıtın konutlarda oturanlar tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

PTT Genel Müdürlüğü Konut Yönetmeliği'nin 26. maddesinde de, her konut blok veya gurupları için ayrı ayrı hesaplanan yıllık yakıt ödenek ihtiyacının konutları yönetmekle görevli birim tarafından onaylı bir cetvel halinde her yıl Mayıs ayının son gününe kadar bağlı bulundukları üniteye gönderileceği belirtilmiştir.

Ordu İli, Akkuş İlçesi Posta İşletmesinde çalışan ve bu işletmeye ait lojmanda oturan davacının, Ordu İlinin Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü Konut Yönetmeliği'nin, (10) sayılı cetvelinde III. Bölgede yer alması nedeniyle, Akkuş İlçesinin de bu bölgede değerlendirildiği ve ödenecek yakıt miktarının buna göre belirlendiği, oysa Akkuş İlçesinin Ordu İline göre daha soğuk olduğu, bu güne kadar idarece, lojmanda yakılan yakıtın tamamının ödenmesine rağmen 2000 yılından itibaren ödeme miktarının azaltıldığı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.

Bu durumda, Kamu Konutları Yönetmeliği kapsamındaki konutların yakıt ihtiyacı her yılın Mayıs ayı sonuna kadar tespit edildiğine ve davacı da bu Yönetmelik kapsamındaki bir lojmanda oturduğuna göre, bu konutlarda oturanlar bakımından sözkonusu Yönetmelik hükmünün devamlı olarak uygulandığı sonucuna varılmıştır.

Buna göre, kapsamında bulunan konutlarda oturanlara devamlı olarak uygulanan bir Yönetmelik kuralına karşı 3.4.2006 tarihinde açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken, davanın süre yönünden reddinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 26.9.2006 günlü, E:2006/1917, K:2006/4271 sayılı kararının bozulmasina, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 14.1.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacı temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber